Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

TÜRKİYE'NİN 2007 DÖNEMECİ

Bu 10 senelik süre içinde, AKP Hükümeti'nin yaptığı başarılı "Amerikan Uşaklığı" görevi sayesinde Amerika Irak'ı işgal etmiştir. Sonrasında 1,5 milyon Müslüman'a, Amerika ve AKP tarafından Soykırıma tabi tutulmuştur.
Genelkurmay Başkanları yeniden Amerika'nın hizmetine girdiler(örneğin Hilmi Özkök).
Hilmi Özkök döneminde Şanlı Türk Askerimiz'e çuval giydirilmiştir. Sonrasında Kahramanımız Aziz Ergen Paşa çuval rezaletinin intikamını almıştır, ancak yine AKP döneminde emekli yapılmıştır. Sonrasında R.T.E.'ye "ABD'ye nota verecekmisiniz" diye sorulunca, cevabı "Ne veriyoruz müzik notası mı bu" olurken, Suriye konusunda tam tersi açıklamaları neden yaptığı açık bir şekilde ortadadır.
AKP, PKK teröristlerini ödüllendirdi, Türkiye’de kahraman gibi(Habur İhaneti) karşılanmalarına izin verildi. Oslo’da Tayyip ve Öcalan, İngiltere’nin emriyle ihanet anlaşmasına seve seve imza attılar! Tayyip Yahudilerden üstün hizmet madalyası almıştır ve asla geri iade etmemiştir!
Hizbullahçı teröristler, anlamsız bir şekilde beraat ettirilip ödüllendirildiler.
Silivri'deki Kahramanlarımız en kötü şartlarda yaşarlarken, İmralı'daki terörist bozuntusu Öcalan'ın en lüks hücrelerde yaşatılmasına izin verildi ve buradan bu şerefsize PKK'yı yönetebilme yetkisi verildi. AKP yetkilileri, ABD emriyle, Öcalan ile defalarca işbirliği yaptılar.
ABD-Erdoğan-Mehmet Ali Talat İşbirlği sonucunda KKTC'nin Tam Bağımsızlığını yok edebilmek için önemli anlaşmalar yapıldı. Yunanistan resmen adalarımızı işgal etmiştir.
Erdoğan ve Yandaşları yaptıkları yolsuzluklar sonrasında aşırı derecede zenginleştiler.
Tüm değerli Topraklar ve Milli Kuruluşlar Düşman devletlere satıldı.
Arap Milliyetçisi R.T.E. kendisini Davos fatihi zannederken(Davos olayı bir kurgu-senaryodur), buna karşısında, şerefsiz Tayyip, Azerbaycan Türkleri'nin Namus Meselesi olan Karabağ Soykırımı'na karşı kasıtlı bir şekilde duyarsız kalıp Soydaşlarımıza hakaret etmiştir! Büyük tepki ve baskı olmasa, AKP Ermenistan ile sınırların açılmasını sağlayacaktı.
İşsizlik oranları %30’lara tırmanmaktadır.
Atatürkçü Kahramanlarımız, Şanlı Ergenekon Destanımız'ın adı verilen sahte bir suçlamayla tutuklanıp zindanlara atılmıştırlar.
-Kuzey Irak’taki kukla PKK-Barzani devletine savaş ilan etmesi gerekirken, AKP, ABD’nin emriyle Suriye’yi düşman ilan edip bağımsız bütünlüğümüzü kasıtlı olarak tehlikeye atmaktadır. AKP Barzani’yi resmi devlet başkanı olarak tanıdı. AKP ve yandaşları Kuzey Irak’ta PKK’yla işbirliği yaparak zenginleştiler.
-Tek Çözüm, 1960 devriminde olduğu gibi bir Milli Güç Birliğindedir. Bu birliğin başında İşçi Partisi olmalıdır. Kılıçdaroğlu, Bahçeli ve onların etrafındaki CIA ajanlarının, aynen Tayyip ve Feto gibi ABD'nin ajanları olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmıştır son dönemde! CHP ve MHP'nin Sorosçu, MİT'çi, Fethullahçı, CIA'ci olmayan Milli Atatürkçü tam bağımsız halk önderleri bir çatı altında birleşip CHP ve MHP üst yönetimini ele geçirip buraları tam bağımsız Atatürkçü'lerle doldurup düzmece olmayan bir CHP-MHP-İP Milli Türk Güçbirliğini kurmaları gerekir!
Önümüzdeki dönemde Türk Milletimizin izlemesi gereken siyasi strateji:
1. Bölücü Anayasa’ya HAYIR, Türk’lük Maddesini Anayasa’dan Çıkartamazsınız!
2. Yurtta Sulh, Cihanda Sulh, Suriye Kardeştir, ABD Kalleştir!
3. NATO'dan çıkmalıyız, Kuzey Irak işgal edilip PKK'nın kökü kazınmalıdır! Türk-Kürt Kardeştir, ABD Kalleştir!
4. FETO'CILAR, TAYYİP, AKP'LİLER, HEPSİ YARGILANACAK, AKP HÜKÜMETİ BEKLENEN EKONOMİK KRİZLE DEVRİLECEK, GÜÇ KAYBEDEN ABD ORTA DOĞU VE TÜRKİYE'DEN DEFOLUP GİDECEK. ASİL TÜRK SOYUMUZ BÜTÜN AVRASYA TÜRKLERİ BİRLEŞTİRİP TÜRK BİRLİĞİNİ KURACAKTIR VE CİHAN HAKİMİYETİNİ YENİDEN KURACAĞIZ, BUGÜN BİZE YAPILAN TECAVÜZLERİN İNTİKAMI ALINACAKTIR, KORKUN BİZDEN!

TÜRKİYE'NİN 2007 DÖNEMECİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 31 Ara 2010, 05:00

TÜRKİYE'NİN 2007 DÖNEMECİ

Yasal prosedüre göre 2007'de hem cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak hem de genel seçimlere gidilecek. Zamanında seçim isteyen AKP, böylece mevcut Meclis aritmetiği değişmeden yeni cumhurbaşkanını kendisi belirlemek, mümkünse bir partiliyi Çankaya'ya taşımak istiyor. AKP'nin, iktidarı bütünüyle fethetme ve sistemi dönüştürme siyaseti bunu zorunlu kılıyor. İşte bu ideolojik/siyasal zorunluluk, siyasal ve toplumsal realiteyle çeliştiği gibi çatışıyor da.

Diğer taraftan 2007, aynı zamanda kısa vadeli dış borç ödemelerinin de yapılacağı bir yıl olacak. Daha da önemlisi, cari açığın işaret ettiği yıkıcı bir ekonomik krizin çıkma olasılığının yükseleceği bir döneme girilecek. O nedenle AKP hükümeti olası bir ekonomik krizi bütün olanaklarıyla 2008'e ertelemeye çalışıyor. Bu erteleme girişimi başarıyla sonuçlandırılabilir mi? Eğer süreç başarıyla yönetilebilirse, evet!

Ekonomi yönetimini bir borç yönetimi olarak algılayan mevcut hükümet, kaçınılmaz olarak borçlanma yeteneğini sürdürmek için yeni kaynaklar arayacak. Öyle anlaşılıyor ki, hükümet bu konuda yaşanacak bir tıkanmayı önlemek için 11 Eylül 2001'den sonra Batı'dan kaçan Arap sermayesine yaslanmayı deneyecek. Nitekim bu operasyonun belli bir başarıyla yürütüldüğü gözleniyor.

Bu aşamada çok önemli başka bir olguya daha işaret etmek 2orunluluğu var; 2007'de içine girilen yeni dönemde (2008'i de kapsayacak bir genişlikte ele alındığında), gelir dağılımındaki derin uçurumun yol açtığı öfke birikimi, hükümetten beklentileri aşarak bir patlamaya dönüşme potansiyelini içinde taşıyor. Bu patlamanın önlenmesi (daha doğru bir ifadeyle geciktirilmesi) sıcak para ekonomisine dayalı "saadet zinciri" düzeninin kırılmasını önlemekten geçiyor. Bunu gerçekleştirmek ise son derece zor görünüyor.

Bütün bu gelişmeleri tam olarak kavramadığı düşünülse bile, sezdiği kesin olan AKP yönetiminin, kendisini iktidara taşıyan rüzgar henüz yön değiştirmeden, beş yılllık yeni bir hükümet dönemini garantilemek isteyeceği açıktır. Bu nedenle AKP'nin, yıkıcı etkilerinden kaçınmak amacıyla bir ekonomik kriz olasılığını -ki bu bir "olasılık" olsa bile- 2008 ve sonrasına ertelemeye çalıştığını görmek gerekiyor.

Hesap basit; bir kez daha iktidara gelindiği taktirde, beş yıllık hükümet pratiğinin sağladığı tecrübe, başlangıçtaki tepkilerin yumuşaması ve ikinci kez seçilmenin sağladığı inisiyatif ile muhalefet güçlerinin direniş eğilimlerinin kırılacağı düşünülüyor. Dolayısıyla böyle bir politik iklimde, hem çekirdek tabanın ertelenen ideolojik beklentileri karşılanabilir hem de başta ABD olmak üzere Batı'nın desteği yeniden sağlanabilir diye bakılıyor.

Sonuç olarak, politik belirsizlik ortamı, iktidara karşı duyulan kuşku ve tedirginliğin beslediği gerilim, sadece devlet içinde kuvvetler çatışmasına yol açmıyor, toplumu da içine alarak genişliyor.

Tam bu dönemde; Batı karşısında duyulan eziklik, bölünme korkusu ve Güneydoğu'da tırmanan çatışmaların etkisiyle yeniden yükselişe geçen milliyetçi dalga da, bir yandan iktidarı ve toplumu kuşatırken, diğer yandan bu olgunun bizatihi kendisi başlı başına bir gerilim kaynağı olma özelliği taşıyor.

Kaynakça
Kitap: BİR ABD PROJESİ OLARAK AKP
Yazar: MERDAN YANARDAĞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 2002-2017: Cumhuriyetimizin 7. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 7 misafir