1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

Mason AKP ilişkisi

MesajGönderilme zamanı: 06 Kas 2010, 17:21
gönderen TurkmenCopur
Mason rehberler

Akif Beki'nin kitabında Erdoğan hareketinin Mason Cemalettin Efgani'nin ideallerini paylaştığı bölümleri sayfa 82'de ibretle okuyorduk:

"...Osmanlıcılık çökünce, arka arkaya İslamcılık ve sonra da Türkçülük ideolojilerini ortaya süren ismin aynı olmasıydı: Cemaleddin Efgani. Afganlı mı, İranlı mı, yoksa Azeri Türkü mü olduğu bile bilinmeyen bu İslamcı aksiyon adamının bir ütopyası vardı: İslam Cumhuriyetleri Birliği. Bu amaca ulaşmak için, hem ümmetçi hem milliyetçi fikirleri İslam dünyasında yaymaya çalıştı.

İslamcılık kadar Türkçülük ve Arapçılık akımlarının da fikir ba­balığını yaptı. Ünlü fikir adamı Cemil Meriç, "Ümrandan Uygarlığa" adlı eserinde Efgani efsanesini böyle anlatıyor . Mısır'da Muhammed Abduh, Suriye'de Reşit Rıza, Türkiye'de Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp ve Mehmet Emin Bey başta olmak üzere İslam coğrafyasında birçok önemli entellektüel, üstadın milliyetçi-ümmetçi fikirlerinden etkilendi. Said Nursi bile, Efgani'nin İslam Cumhuri­yetleri Birliği projesini benimseyebildi.

Hem ümmetçi hem milliyetçi oluşu önce çelişki gibi gözükse de Efgani'nin yapmak istediği şuydu:

Önce İslam milletleri ulus-devletler olarak kalkınacak (milliyetçi akımlar sayesinde), sonra da birlik oluşturacaklardı. Ama bunun için "ümmetçi" siyasi ideallerden kopmamak gerekiyordu. Gelinen nokta, ütopyanın unutulduğunu gös­teriyor.

Tayyip Erdoğan ve Ak Parti hareketi bunun açık göstergesi. Si­yasi İslamcılık, "muhafazakar demokrat" bir harekete dönüştürüldü. İnançlarına aykırı buldukları için başından beri karşı çıkan büyük bir dindar kitle, Tayyip Erdoğan liderliğinde, cumhuriyetin modern­leşme projesiyle ve onun savunucusu kurulu devlet düzeniyle barıştı... "

Mason AKP ilişkisi hiçbir zaman eksik olmadı AKP'lilerle masonların ilişkisi hiçbir zaman eksik olmadı. Ta kuruluşundan, hatta tohumlarının atıldığı günlerden bu güne kadar ... Beşiktaş İmar Güzelleştirme Sosyal Yardım Vakfı'nın kurucularına baktığımızda bu ilişkinin boyutlarını bir kere daha görüyorduk. Bu Vakfın önde gelen isimlerinden Üzeyir Garih ve İshak Ala-ton üst düzey mason üstatlarıydılar. Vakıftaki masonlar sadece ikisi mi? Tabi ki, hayır! Şimdilik bu ikisini açıklamak sanırım yeter de artar bile... 1986 yılında kurulan bu vakıfta oldukça ilginç isimler yer alıyordu. Aydın Doğan, Tayyip dahil bir çok AKP'linin abisi Korkut Özal'ın hemen hemen her şirketindeki ortağı Talat İçöz, AKP'li Bakan Ali Coşkun, Ülkerlerin ve bir çok AKP'li ile şirket ortağı Eymen Topbaş...

Vakfın tüm kurucuları şu şekilde sıralanıyordu:

Mehmet Alacacı, Mümtaz Kola, Turgut Işık, İlyas Özgüer, Sıtkı Çiftçi, Yılmaz Sanlı, Adil Karaağaç, İbrahim Polat, Kemal Dedeman, Mehmet Huntürk, Hüseyin Kocabıyık, Hüseyin Anlar, Cengiz Aslan, Çetin Biraniç, Tekin Günver, Fikri Akşit, Talat İçöz, H. Bayram Güneş, İbrahim Yalçın, M. Salih Tatlıcı, Hasan Çolakoglu, Faruk Ebubekir, İbrahim Bodur, Gündüz Sevilgen, Nurullah Gezgin, Ahmet Ekmekçioglu, Abdulkadir Çavuşoglu, Engin Pak, Ahmet Yiğitbaş, Haydar Akın, Hulisi Çetinoglu, Aydın Doğan, Ali Tanrıyar, Mükerrer Taşçıoglu, Eymen Topbaş, Ali Coşkun, Orhan Demirtaş, Ahmet Güler, Ali Orhan İnan, Üzeyir Garih, İshak Alaton, Yalçın Sürmeli... Vakıf üyelerinin bazıları Beşiktaş'ı güzelleştirmeyi, Serencebey yokuşunda bir araya gelerek gerçekleştireceklerini zannediyorlardı. Tıpkı Tayyip Erdoğan-Aydın Doğan yakınlaşmasının Almanya'da tesis edildiğini zannettikleri gibi.

Kaynakça
Kitap: Musanın Çocukları
Yazar: Ergün Poyraz