Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Allah İle Aldatanların Kamu Hakkı Talanı

Demokratik Sol Partisi Genel Başkanı Kahraman Bülent Ecevit, kısa bir süreliğine olsa bile, Türkiye'miz içindeki Amerikan örgütlenmesini belirli bir ölçüde engellemiştir.

Allah İle Aldatanların Kamu Hakkı Talanı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 11 Ara 2010, 00:18

ALLAH İLE ALDATANLARIN KAMU HAKKI TALANI

"Mal ve mülk bana ağırlık veriyor Bunları milletime vermekle ferahlık duyuyorum. İnsanın serveti kendi manevi şahsiyetinde olmalıdır Ben, büyük milletime daha neler vermek isterim! Ben, gerektiği zaman Türk milletine büyük armağan olarak canımı vereceğim. "
Gazi Mustafa Kemal Atatürk

24 Ağustos 2001 tarihli Star gazetesi köşe yazımdaki bir cümle Türk ilahiyat literatüründe ilk kez telaffuz edilen çok sarsıcı bir cümle idi. Bu sarsıcı cümle, ertesi gün, Milliyet gazetesinin sayfalarına taşındı ve Diyanet İşleri başta olmak üzere bazı din ulemamızın görüşleri alındı.

Sarsıcı cümle şu idi:

"Hz. Peygamber, kamunun haklarına, mallarına musallat olanların, cenaze namazlarını kılmazdı. Bu Muhammedi tavır; Türkiye'yi yönetenlere, siyasetçilerimize, kamu mevkilerinin su başlarında bulunanlara, ibadetleri şov aracı yapanlara ithaf olunur."

Başta Diyanet mensupları olmak üzere ulemamızın bu sarsıcı cümleye cevapları şu oldu:

"Biz böyle bir şey görmedik, böyle bir şey olamaz."

Diyanet İşleri eski başkanlarından Tayyar Altıkulaç bir de ekleme yapıyordu:

"Önemli bir iddia... Böyle bir iddiayı ortaya atmak, okuyucuya hoş gelebilir ama.... Kaynağını gösterebilir mi?"

İşin esasını Diyanet de biliyor, ulemamız da. Ancak... İşte Diyanet'in ve ulemamızın takıldıkları nokta bu 'ancak' sözcüğünden sonrası.
Gulûl (kamu malı talanı) suçunun cehenneme götüreceğini gösteren Kur'an ve sünnet dayanaklı bilgiler, Buharı başta olmak üzere (bk. Buharı, meğâzi, Hayber bahsi) hemen tüm hadis ve siyer (Peygamberimizin hayatını anlatan eser türü) kaynaklarında yer alır. Fıkıh kaynaklarının çoğunda da bu bilgiler vardır Bu bilgiler, Büyük Günahlar (el-Kebâir) konusunu işleyen eserlerde de yer almaktadır. (Örneğin, İbn Hacer el-Heytemi'nin ez-Zevâcir'inde)

Ünlü muhaddis-fakih İbn Hemmam (ölm. 211/826) o dev eseri el-Musannefte bize bildiriyor ki, Hz. Peygamber, kamu malından iki dirhemlik bir miktarı çalan Eşca'lı sahabisinin cenaze namazını kılmamıştır. (İbn Hemmam; el-Musannef, 5/244)

Hadis ve fıkıh alanının önemli isimlerinden biri olan İbnü'l-Kayyım el-Cevziyye (ölm.751/1350) ise İslam düşüncesinin zirve kaynaklarından biri olan eseri Zâdü'l-Mead'da şunu bildiriyor:

Hz. Peygamber, kamu malı çalmış, kamu hakkına tasallutta bulunmuş olanların cenaze namazını kılmamıştır. (Zâdü'l-Mead, Beyrut 1981 baskısı, 1/515, 3/107-108)

Olayı, İbnü'I-Kayyım'ın sözcükleriyle verelim de 'kaynak sıkıntısı' (!) çekenlerin ufku açılsın:

"Bir harp sonrasında Hz. Peygamber'e: 'Filanca, falanca şehit oldu' diye tekmil verdiler. O, bunlardan birisi için şöyle dedi: 'Hayır! İşte o dediğiniz kişi şehit olmamıştır. Ben onu cehennemin içinde görüyorum. Sebebi de, kamu inallarından çaldığı bir giysidir.' Hz. Peygamber bunun ardında Hattab oğlu Ömer'i çağırarak şu talimatı verdi: 'Git, ey Hattab oğlu, git de insanlara şunu duyur: Cennete yalnız ve yalnız müminler gidecektir." (Ayrıca bk Müslim, iman; İbn Hanbel, Müsned, 1/30, 47)

Peygamberimizin Ömer'e söylediği söz, kamu malı hırsızlarının mümin niteliğini yitirdiklerine kanıt olarak değerlendirilmelidir. Nitekim, Mâûn Suresi'nin söylediği de budur.

İbnü'l-Kayyım devam ediyor:

"Hayber seferi sırasında ölen birinden söz ettiklerinde Hz. Peygamber şöyle buyurdu: 'Arkadaşınızın cenaze namazını siz kılın.1 Bu sözü duyan sahabilerin yüzü renkten renge girdi. Bunu gören Hz. Peygamber dedi ki: 'O arkadaşınız, kamu mallarından bir miktar aşırmıştı. Sebep işte budur.' Bunun üzerine, sahabiler, ölen adamın eş-yasını karıştırıp baktılar; bir de ne görsünler, Yahudiler-den ganimet olarak ele geçmiş bir deri pabucu aşırmış." (Olay için ayrıca bk. İbn Hanbel; Müsned, 2/213; Ebu Davud, hadis no: 2712; Hâkim, 2/127)

Son söz şu:

"Tanıklığı gizlemeyin! Onu gizleyen, kalbi günaha batmış/kendi kalbine kötülük etmiş biridir. Allah, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir."
(Bakara, 283)

İslam din ve imanının, insan hayatına ruh ve ufuk verecek en ciddi mesajları, bu dini temsil iddia ve hatta göreviyle ortada olanlar tarafından saklanmakta, savsaklanmakta veya saptırılmaktadır. Bu hayati mesajlar yerine kitlelere, avutucu, uyutucu birtakım 'dinleştirilmiş uydurmalar ve yapay kutsallar' dayatılmaktadır

Halk, Allah ile aldatılmaktadır. Siyaset, medya ve hatta devlet bütün bunlara seyirci kalmaktadır.

Kaynakça
Kitap: Allah ile Aldatmak
Yazar: Yaşar Nuri Öztürk
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1999-2002: Cumhuriyetimizin 4. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir