Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Beyaz Şahin, Beyaz Ahtapot Operasyonu ve Çapan

Demokratik Sol Partisi Genel Başkanı Kahraman Bülent Ecevit, kısa bir süreliğine olsa bile, Türkiye'miz içindeki Amerikan örgütlenmesini belirli bir ölçüde engellemiştir.

Beyaz Şahin, Beyaz Ahtapot Operasyonu ve Çapan

Mesajgönderen TurkmenCopur » 14 Kas 2010, 22:49

Beyaz Şahin, Beyaz Ahtapot Operasyonu ve Çapan

İstanbul DGM Başsavcısı'nın bilgisi dahilinde, Esenyurt Belediyesi'nde imar yolsuzluklarıyla ilgili "Beyaz Şahin" operasyonu başlamak üzereydi. İstanbul İl Jandarma Komutanı ile görüşüp bir operasyon timimi yardım için İstanbul'a gönderdim. Elde edilen deliller önemliydi.* Operasyon başladığında Belediye Başkanı yurtdışındaydı.

Edirne'de otobüs terminalinde otogar mafyası için izleme gerekiyordu. Edirne İl Jandarma Komutanı Albayımızın talebi üzerine mahkeme kararı ile cep telefonlarını Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire'den takibe aldırmıştım. Dinleme sonucunda ve elde edilen deliller ışığında şartlar olgunlaşmıştı.

"Beyaz Ahtapot" için 2 Mayıs 2001 'de düğmeye basılmıştı. 14 kişi gözaltına alınmıştı. Tutuklamalar peş peşe geliyordu. Tutuklu sayısı 10'u bulmuştu. Artık yolsuzluk, yapanın yanına kar kalmayacaktı. Yine İzmir DGM Savcısı'nın bilgisi dahilinde Manisa İl Jandarma Komutanlığı'nca takip edilen Soma kömür ocaklarındaki yolsuzluklarla ilgili Jandarma Albay Erdal Sarızeybek'i aradım.

"Komutanım bu ocaklardaki yolsuzlukların mutlaka hesabı sorulmalı, o çeteyi çökertmelisiniz." "Aziz bu kömür ocaklarındaki soruşturma olayı teknik bir iş, ayrıca uzman bir ekip lazım. Maden mühendisi, maliye uzmanı gibi cep telefonlarını dinleme imkânımız yok."

"Komutanım benden haber bekleyin sizi hemen arayacağım." Hemen, şube müdürümü ve proje subayımı çağırıp durum değerlendirmesi yaptık. Ön çalışmayı başlatıp personel başkanlığına giderek ön bilgiler aldım.

Erdal Albayımın taleplerini komuta katına arz ettim. Komutanlarım "Ne düşünüyorsun?" diye sordular.

"Komutanım, Maliye Bakanlığı ile Enerji Bakanlığı'na İçişleri Bakanlığı kanalıyla yazı yazsak bu olay duyulacak. Zaten enerji operasyonumuz bu bakanlıkta devam ediyor. Müsaade ederseniz Zonguldak Eğitim Tugay Komutanlığı emrinde Karabük Eğitim Taburu'nda kısa dönem erbaşlarımız var. Bunun listesini personel başkanlığından aldım. İhtiyaç duyulan bütün uzman personel var. Eğer İzmir DGM Başsavcılığı kabul ederse bu uzman ekibimizi komutanımızın emri ile Manisa İl Jandarma Komutanlığı'na görevlendirebiliriz. Cep telefonlarının dinlenmesi için Emniyet İstihbarat Dairesi'nin elinde boş birkaç hat var. O ihtiyacı da karşılamış oluruz." "Peki ben Kurmay Başkanı ve Jandarma Genel Komutanı'na arz edeyim, sen faaliyetlere başla" dedi Harekât Başkanımız.

Yaklaşık 30 kişilik bir uzman ekip listesi hazırlamıştık. Jandarma Albay Erdal Sarızeybek'i aradım:

"Komutanım, Zonguldak Karabük Jandarma Er Eğitim Taburu'nda kısa dönem askerliğini yapan uzman personel ağırlıklı, jeoloji, maden, bilgisayar, harita mühendisi, maliye uzmanı, savcı, kaymakam gibi bilirkişi görevi yapabilecek listeyi size fakslıyorum. Eğer, İzmir DGM Başsavcısı ile görüşebilirseniz, bilirkişi sorununuz çözülmüş olur." Daha önce Manisa-Kırkağaç'a fakslamıştım.

Erdal Albayım iki saat sonra beni arayarak "Tamam listedeki uzman personeli Savcı Bey inceledi ihtiyacımız olanları sana fakslıyorum" dedi. Arkasından "Cep telefonları işi ne oldu" diye sordu. "Şimdilik 5 adet hat boşmuş, İzmir DGM'ye bildir. Mahkemeden karar aldırıp oradan Emniyet Genel Müdürlüğü'ne mesaj çeksinler. Ben buradan takip ediyorum." dedim. Telefonu kapattım. Sonucu komutanıma arz ettikten sonra listeyi personel başkanlığına götürdüm. Komutan, uzman personelin Manisa'da görevlendirilmesini uygun görmüştü.

BEYAZ SERİSİ TAM YOL

Manisa'da, Nisan 2001'de teknik takip faaliyetleri başlamış, "Beyaz Elmas" operasyonu için artık şartlar oluşmuş, deliller tespit edilmiş ve düğmeye basma zamanı gelmişti. 19 Ekim 2001'de 60 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 30'u tutuklanmıştı. Karargâhta görev yaparken yolsuzlukla mücadele operasyonlarında en çok sıkıntı çektiğimiz konulardan birisi operasyonda güvenebileceğimiz bilirkişi konumundaki hesap uzmanı personel sıkıntısıydı. Kime güvenecektik? Soruşturma açığa çıkmamış bir durumda kime nasıl anlatabilirdik? Dürüst, namuslu, mesleğinde uzman olan birisi sonuçta siyasilerin emri altındaydı. Açıkçası korkuyorlardı. "Dairemizde yolsuzluklara karşı bir eylem planı" hazırlamıştık. Bazı dürüst sivil maliyeci, hesap uzmanı, müfettiş gibi arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gizli gerçekleştiriyorduk. Her zaman bize, "Aman komutanım başımdaki şube müdürü, daire başkanı duyarsa ekmeğimden olurum; anında görevden alır beni," diyorlardı.

Sonuçta onlar bizim yaptığımız yolsuzluklarla mücadele operasyonlarına yürekten inanıyorlardı. Birçoğu korkudan ön plana çıkmamışlardı. Kendilerini hedef olmaktan saklamışlardı. El altından bize belge, dosya, hasır altı edilen müfettiş raporlarını getiriyorlardı.

Diyarbakır İl Jandarma Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi bölgede ekilmediği halde ekili olarak gösterilen İl ve İlçe Tarım Komisyonlarında kararlan alınan "Kütlü pamuk"ta büyük bir vurgun olduğunu tespit etmişti. Bu şahıslar, ekilmeyen arazilerini ekili gösterip Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası'ndan beher kg. başına 11 cent olan teşvik primlerinden yüz binlerce dolar almışlardı. Arkadaşlarla süratli bir şekilde Maliye Bakanlığı Gelirler Genel Müdürlüğü'nden iki uzman personeli karargâhımıza davet edip konuyu tüm detaylarıyla öğrenmiştik.

Maliye Bakanlığı uzmanları konuyu çok iyi biliyorlardı. Kısa sürede bir broşür hazırlatıp İçişleri Bakanımızın emriyle bütün valiliklere göndertmiştik. Kısa sürede Diyarbakır, Siirt, Batman'da "Beyaz Koza" operasyonları başlamıştı. 11 Mayıs 2001'de başlayan gözaltılar sonucu tutuklamalar yüzlerce kişiyi geçmişti. Ülke her yönden soyuluyordu. Artvin İl Jandarma Komutanlığı'ndan gelen mesajda Ziraat Bankası'ndan 5.000 kişi adına usulsüz kredi çekildiği olay yeri polis bölgesinde olduğu ve krediyi çeken şahıslar siyasilerin yakınları olduğu için üzerine kimsenin gidemediği bildiriliyordu. Fakat şahısların ikamet yerleri Jandarma sorumluluk bölgesiydi.

İl Jandarma Komutanı'nı arayarak "Komutanım niçin bu adamları Savcı ile görüşüp gözaltına aldırmıyorsunuz? Adamlar resmen bankayı dolandırmışlar" dedim. "Aziz Albayım polis bölgesi" dedi. "Komutanım polis olayın üstüne gidemiyor, siyasilerden dolayı ama adamlar Jandarma bölgesinde ikamet ediyorlar, bu konuyu Savcı Bey'le görüşseniz faydalı olur dedim." dedim. "Tamam görüşeceğim" dedi. Artvin'de de düğmeye basılmıştı. "Beyaz Başak" operasyonu başlamıştı.

Operasyonlarda niçin "beyaz" kelimesi kullanılıyordu. Beyaz bir umut, bir ufuk, bir gelecek bir temiz sayfa, bir onur, bir şeref, bir haysiyet, bir başkaldırı ve bir istikbaldi; bir yolsuzluk sistemi savaşıydı. Ülkemizin geleceğini ipotek altına alan, milyarlarca dolarlara varan yolsuzluklar, vurgunlar, soygunlar, hortumlar Türkiye'nin itibarını uluslararası alanda o kadar düşürmüştü ki, anne rahmindeki çocukların geleceği satılmıştı. Terör örgütlerinin ülkemize verdiği zararları farklı yollardan bunlar da veriyorlardı.

Ankara'da Ocak 2001'de başlayan Beyaz Enerji Operasyonu sadece asker ve emniyet kesiminde değil, bütün sivil toplum örgütlerinde, vatandaşlarda, kama kurum ve kuruluşlarında büyük bir umut olmuştu. Kurumların müdahale edemediği makam ve mevkisi ne olursa olsun soygunculara, vurgunculara, hortumculara karşı dik durulmuş hukuk düzeni içerisinde bir mücadele verilmişti. İstersen Bakan değil, Cumhurbaşkanı ol, bu ülkeyi soydurtturuyorsan bir gün birileri yakanızdan tutacaktır... Bu vatandaşın verdiği vergilerin hesabını soracaktır.

Geçmişte olduğu gibi bu ülkenin her zaman bir sahibi olmuştur. Bu asker de olabilir, sivil de olabilir, hiç fark etmez.

Makamlar, mevkiler ve rütbelerin geçici olduğu bilinmelidir. Bütün İl Jandarma Komutanlıkları kendi inisiyatiflerinde bu kelimeyi kullanmışlardı. Adını koyarken telefonla şifahi bilgi veriyorlardı. Beyaz serili operasyonlar 10-12 yerde birden devam ediyordu. Jandarma Genel Komutanımız bir gün "Ben artık bunları isminden karıştırmaya başladım. Tutuklama sayısı 10'dan aşağı değilse beyaz kodunu kullanın" demişti. Komutanlarımıza artık bir operasyon katoloğu hazırlatmıştık. Her gün sırayla; Harekât Başkanı, Kurmay Başkanı ve Jandarma Genel Komutanı'nın makamına gidip dosyadan tutuklu sayfası değiştiriyordum. İstanbul'da, "Beyaz ev" adıyla göçmen evlerinin yapımında ve dağıtımında yapılan yolsuzluklar; yine İstanbul'da "Beyaz Tilki" benzin kaçakçılığı; Antalya'da "Beyaz Sahil" arazi mafyasının yolsuzlukları gibi operasyonlar yapılıyordu. Bir gün arkadaşlarla bir karar alarak kalemiyle yolsuzlukla mücadele eden herkesi cesaretlendiren, dürüst ve usta gazeteci, yazar, araştırmacı Emin Çölaşan'ı arayıp dairemize davet etmiştik. Emin Bey bizim davetimize teşekkür edip faks ve telefon numaralarını vererek her konuda yardıma hazır olduğunu söylemişti.

Yolsuzluk dosyalan o kadar çok geliyordu ki, iş artık bankalara, belediyelere, bakanlıklara uzanmaktaydı. Yetişmek mümkün değildi. Artık gelen dosyalara yetişemediğimizden, dosyaları İçişleri Bakanlığı kanalıyla o yörenin il makamına ve Cumhuriyet Savcılıklarına gönderiyorduk. Bütün toplum, sanki yolsuzluklara karşı mücadelede Ankara'da sonucun alınacağını sanıyordu. Çok özel teşkilatlı, askerlerden oluşan, Silahlı Kuvvetler'in emrinde bir operasyon dairesinin olduğunu sanıyorlardı. Halbuki Jandarma'nın bünyesinde 4422 sayılı yasa kapsamında şube konumundayken 2 yıl önce daireye çevrilmiş bir birimdi söz konusu olan.

Bir gün haberlerde "Beyaz Kuvvetler"in kurulduğu söyleniyordu. Tüm tanıdık arkadaşlar bana "kurtulduk" diye telefon açıyorlardı. Kimdi bu beyaz kuvvetler? Yolsuzluklar, insanlarımızı o kadar umutsuzluğa düşürmüştü ki, bu kuvvetler acaba hayali mi yoksa gerçek miydi? Nerdeyse sayılarını bile söylüyorlardı. Bazı kesimlerin yorumlarına göre bu kuruluşun içerisinde; sivil, asker, polis, eğitmen, bilgi işlemciler, maliyeci uzmanlar, mühendislerden oluşan gönüllü bir teşkilat oluşturulmuştu.

Kaynakça
Kitap: KİRLİ ELLERİN İTTİFAKI
Yazar: Aziz Ergen
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1999-2002: Cumhuriyetimizin 4. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir