Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Örgütlenme: Karen Fogg Şebekesi

Karen Fogg'un E-Postalları

Demokratik Sol Partisi Genel Başkanı Kahraman Bülent Ecevit, kısa bir süreliğine olsa bile, Türkiye'miz içindeki Amerikan örgütlenmesini belirli bir ölçüde engellemiştir.

Örgütlenme: Karen Fogg Şebekesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 02:18

ÖRGÜTLENME: KAREN FOGG ŞEBEKESİ

"Adadakiler Dahil Bütün Şebekemiz"

Karen Fogg e-posta yazışmalarında bir "şebeke" örgütlediğini açıkça belirtmektedir.

Fogg, 7 Şubal 2002 gece yarısı 1.23'te Adriaan van der Meer'e gönderdiği yazıda şöyle diyor:

"Kamuoyunu kutuplaştırma ve adadakiler dahil bütün şebekemizin çöpe atılması girişiminin ilginç işareti. Bizim için mahrem ve 'teknik' kalmak iyidir. GV ikna edilebilir mi... "

AB Temsilciliğinin Milliyet gazetesindeki işbirlikçileri, Fogg'un e-postasında geçen "adadakiler dahil bütün şebekemizin çöpe atılması girişiminin ilginç işareti" ifadesindeki "şebeke" sözcüğünü, Türkçeye "birliktelik" diye çevirdiler.1 Metnin İngilizce aslındaki sözcük "combine"dir. Bu sözcüğün Rcdhouse'daki karşılığı aynen şöyledir: "Uzlaşma, birlik; siyasi veya ticari çıkar sağlamak için bir araya gelen grup." Ayrıca "birlikteliğin çöpe atılması" ancak Türki-lizce konuşan Karen Fogg muhiplerinin dilinde geçerli olabilir.
Peki, aynı e-postadaki "bizim için mahrem ve 'teknik' kalmak iyidir" ifadesi nasıl izah edilecektir? Ancak şebekeler, "mahrem ve 'teknik'" faaliyet yürütür. Tekniğin tırnak içinde olması ayrıca dikkat çekici.

Bu "şebeke" konusunda yazışmaların ortaya koyduğu olgular şunlardır:

1. AB Temsilcisi Karen Fogg, Türkiye'de "Kıbrıs'a kadar uzanan bir şebeke" örgütlediğini açıkça belirtmektedir. Bu "şebeke", Karen Fogg üzerinden Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Verheugen'e bağlı olarak çalışmaktadır.

2. Karen Fogg'un hükümet içindeki başlıca işbirlikçilerinin Mesut Yılmaz ve İsmail Cem olduğu yazışmalardan anlaşılmaktadır.
Dışişleri Bakanlığı'nda Volkan Vural, Daryal Batıbay, Büyükelçi Selim Kuncralp, Fogg'la diplomatik görevlerle bağdaşmayan ilişkiler içinde gözüküyorlar. Adalet Bakanlığındaki "dostların" başında Şerif Ünal bulunuyor. Büyük sermaye içinde TÜSİAD yöneticileri, İshak Alaton, Can Paker vb göze çarpıyor. Bu arada Çevik Bir Cuntası'na bağlı E. Koramiral Atilla Kıyat gibi birkaç emekli subay da Karen Fogg'un yönlendirdiği güçler arasında gözüküyor.

Basında Fogg ile ilişkili gazeteciler elimizdeki e-postalara göre şunlar: Mehmet Ali Birand, Şahin Alpay, Cengiz Çandar, Metin Münir, Mehmet Altan, Murat Yetkin, Cüneyt Ülsever, Ahmet Sever, Oral Çalışlar, Lale Sarıibrahimoğlu, Ferai Tınç, Samy Cohen, Semih İdiz, Zeynep Göğüş, Mithat Melen, Mim Kemal, Emine U [Uşaklıgil], Özgen Acar vb. Sendikalarda Süleyman Çelebi, Salim Uslu, Sami Evren, Yücel Top var.

Belediyelerde, üniversitelerde ve NGO'larda da şebekenin ayakları oluşturulmuş.

3. Karen Fogg, ilişki kurduğu hükümet üyelerinin ve kamu görevlilerinin işbirliğiyle devlet kurumları içinde faaliyette bulunmaktadır. Fogg, "şebckc"ye bağlı Türk vatandaşları aracılığıyla gizli ve yasadışı yollardan bilgi toplama, kamuoyu oluşturma, bilgi sızdırma, yanıltıcı bilgi yayma, hükümet kararlarına müdahale, hükümet ve başbakan değiştirme, Türkiye'nin içişlerine karışma, gizli toplantılar düzenleme, tertip ve kışkırtmalar, hatta toplumsal hareketler örgütleme ve para dağıtma gibi ancak yıkıcı vc bölücü faaliyetlerde bulunmaktadır.

4. Karen Fogg, yazışmalarını kod adlar kullanarak ve şifrelerle yürütmekte, Türk tabiyetinde kimselerden kurduğu şebekeye zaman zaman özel gizli postalar gönderdiğini bildirmektedir. Yine "şebeke" mensuplarından bazıları. Karen Fogg'a resmi olmayan özel kanallardan ve Türk devletinin bilgisi dışında haberleşme talebinde bulunmaktadırlar.

Karen Fogg'un Gazetecileri

"Kör Agop Çetesi"


Karen Fogg, Amerikancı ve Avrupacı basının önde gelen simalarıyla sıkı fıkı bir ilişki kurmuş. E-posta yazışmalarda "çok gizli bilgi vermekten", "tepki örgütlemekten", "birlikte show" yapmaktan, "özel toplantı düzenlemekten", "medyayı ön safta olumlu paketleme"den ve "ödeme yapılmasından" söz ediliyor. Bu yazışmalarda talimatlar alınıyor, emirler yerine getiriliyor. Dahası, CNN Türk'ün editörü Ahmet Sever'in yaptığı gibi, Dışişleri Bakanlığının İstinye toplantısında konuşulanları rapor eden "gazeteciler" de var. Bütün ilişkiler, lam anlamıyla "şebeke" ilişkileridir.

Karen Fogg, Cengiz Çandar'a yolladığı 1 Nisan 2001 tarihli e-postada "hepsi bu yoldan geçtiler" diyerek belli uygulamalarla denetim altına aldığı gazetecilerden bazılarının isimlerini veriyor.

"Tezgahtan geçenler" listesi şöyle:

"Şahin Alpay, Lale Sarıibrahimoğlu, Ferai Tınç, Mehmet Ali Birand, Samy Cohen, Semih İdiz, Zeynep Göğüş, Mithat Melen, Mim Kemal... hepsi bu yoldan geçtiler... "

Sami Kohen diye bildiğimiz köşe yazarının Samy Cohen diye yazılması bir düzeltme hatası değil, Karen Fogg'un yazımı.

Fogg'dan Sami Kohen, Ferai Tınç, Emine U, Şahin Alpay, Mehmet Allan, Cengiz Çandar, Mithat Melen, Murat Yetkin, Cüneyt Ülsever ve Mehmet Ali Biranda gönderilen e-posta ise bir buluşma mesajını içeriyor:

"Ciayri resmi bir akşam yemeği için akşam 7.30'da Kumkap." 1 Kör Agop'ta buluşmaya ne dersiniz?"
Gözcü gazetesi, bu davetten hareketle Karen Fogg'un gazetecilerine "Kör Agop çetesi" adını verdi ve bu isimlendirme kamuoyunca da benimsendi.

"Çok Gizli Bir Şey Göndereceğim"

Sabah gazetesi yazarı Metin Münir, 7 Ocak 2002 tarihli mesajında Karen Fogg'a şunları söylüyor:


"Seninle ya da önereceğin biriyle konuşmak istiyorum. Yeni Kamu İhale Yasası ve Kıbrıs hakkında."
Karen Fogg'un Metin Münir'e 13 Ocak 2002'de yazdığı e-posta, "çok gizli" ilişkiyi sergiliyor:

"Bu arada sana çok gizli olarak PP [Public Procurement-Kamu İhale (Yasası)] üzerine bir şey göndereceğim."
Bir yabancı devlet temsilcisi, bir gazeteciye Türkiye devletinin hazırladığı bir kanunla ilgili, ama Türkiye devletinden "çok gizli" ne yollayabilir? Eğer yayımlanacak bir belge ise, niçin "çok gizli" olsun? Bir devlet "çok gizli" bir belgeyi her memuruna vermiyor, özel görevli olmak gerekiyor.

İlişki, yazılacak yazıların talimatını alma düzeyinde. Metin Münir, 5 Nisan 2001 tarihli c-postayla Kıbrıs konusunda ne yazacağı konusunda Karen Fogg'a başvurmakta, hatla bu konuda başka bir AB yetkilisi varsa, ondan talimat istemektedir.

Metin Münir'in Fogg'a yazdıkları gazetecilik mesleğinin artık yabancı misyon göreviyle nasıl kaynaştığını belgeliyor:

"Aktüel 'Kıbrıs, Türkiye'nin AB üyeliği için bir engel mi?' konulu uzun bir yazı yazmamı isledi. Konuşabilir miyiz? Lütfen yarın için bir telefon randevusu ver. Bu konuyla başka kim ilgileniyor? Cumaya kadar yazıların bitmesi gerekiyor."

Siz, medyamızın "ağır toplarının" Kıbrıs yazılarını kendi birikimleriyle yazdıklarını mı sanıyordunuz? E-postalar, yalnız Metin Münir'in değil, başka köşe yazarlarının da Kıbrıs konusunda Karen Fogg tarafından yönlendirildiğini gösteriyor.

K. Fogg'dan MAB'a [Mehmet Ali Birand] 8 Ocak 2002 tarihli e-posta:

"Sana ve Cemre'ye mutlu yıllar.
GV 14-15 Şubat'ta burada olacak... Kuşkusuz planlandığı gibi medyadaki ağır toplarla Kıbrıs konusunda sizinle kalmasını isterim... Fikri her zaman Filori'ye sunabilirsin... Senden haber var mı?
Sevgiler K."

Kaynakça
Kitap: KAREN FOGG'UN E-POSTALLARI
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ÖRGÜTLENME: KAREN FOGG ŞEBEKESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 02:18

Şifreli Yazışan Özel Görevliler

Bazı gazeteciler, örneğin Şahin Alpay, Mehmet Ali Birand vb Karen Fogg ile şifreli yazışacak kadar özel bağlantı içindeler. İlk sırada "sweetheart" diye hitap ettiği Mehmet Ali Birand bulunuyor. "Sweetheart" Türkçeye "şekerim", "canım" diye çevriliyor.
Karen Fogg'un gazeteci Şahin Alpay'la yazışmaları dikkat çekici. Fogg, Şahin Alpay'ın 19 Ocak 2002 tarihli "Sevgili Karen" diye başlayan, kendisinin ve "Bahçeşehir'deki dekanı Prof. Eser Karakaş'ın" görüşme isteğini dile getiren mesajına 24 Ocak'ta şu cevabı veriyor:

"Sevgili Şahin,

"Seni görmeyi çok isterim. Şu an çok sıkışığım... 29 Ocak'ta kısa süre için İstanbul'da olacağım. 31-1 Şubat'ta Brüksel'e gidip muhtemelen 2 Şubat Cumartesi akşamını İstanbul'da geçirmek üzere geri döneceğim. Yoksa 12-13'teki IOC-EU toplantısı için İstanbul'a tıkılı kalacağım... Ankara'ya geri dönme/den önce 13'ünde öğle yemeği mümkün olabilir... Verheugen 13'ünde çok geç saatte İstanbul'a uçuyor, sonra 14'ünde Ankara'ya. 15'indcn itibaren uyuyabilirim.

"Mini Paket İstanbul'un uyuyan güzellerini harekele geçmeye kışkırtabilecek kadar korkunç mu (yeni siyasi parti başlatılması)? Yoksa ayaklanma korkusu H. Özkan'ın bazı uslu AK, DSP ve ANAP'lılarla tezgahladığı bir parça kontrollü protestoyla TBMM'de 312. maddenin iyileştirilmesiyle devrimi bastıracak kadar büyük mü?
"Hepimiz adım adım ilerlemeciliği seviyoruz...??? "Sevgiler."

Kışkırtma ve Tertip Danışmanlığı

Görüldüğü gibi geceyarısı uyku saatlerini Fogg'la paylaşan bazı özel gazeteciler, AB Temsilciliğinin "kışkırtma" ve "ayaklanma" tertiplerine bile danışmanlık yapmaktadırlar.

Kamuoyunu imal Hizmeti

Bütün bu faaliyeti gazetecilikle açıklama olanağı bulunamamıştır. İsmi geçenler, biz haber toplamak için Karen Fogg'la görüşmelerde bulunduk gibi mazeretler belirtmişlerdir. Ancak apaçık görülmektedir ki, Karen Fogg gazetecilere bilgi vermiyor, şebekedeki gazeteciler Karen Fogg'a rapor veriyor ve bilgi taşıyorlar. Öte yandan şebeke. Karen Fogg'un Türkiye kamuoyunu yönlendirme faaliyetinde açıkça görev almaktadır. O kadar ki, M. Ali Birand, Fogg'a birlikte kararlaştırdığı televizyon programını "our show", yani "bizim şovumuz" diye şifreliyor. Fogg ile Birand arasındaki "bizim şovumuz" muhabbetini buraya alıyoruz. Birand'dan Karen Fogg'a 31 Ekim 2001 tarihli e-posta:
"15'indc ML ya da Landaburu neden olmasın? Eğer olmazsa, bizim şovu 13'ünde yapalım."

1 Kasım 2001 günü Karen Fogg'un Biranda cevabı:

"Seni anlamıyorum şekerim. Landaburu gelmiyor. (... ) 13'ündeki 'bizim şov' nedir? 13 Salı günü saat 18:00'e kadar elimize bir metin geçmeyecek. Medya için ön safta olumlu yönde bir paketleme için Vural [Volkan Vural] ile işbirliği yapmaya çalışacağım... Sen her ikimizin de Türkiye'nin egosunu okşamak için bizim şeyimizi daha Salı gününden yapmamızı istiyorsun... "

"Şov" zamanını, bir sonraki yine 1 Kasım tarihli mesajda Birand belirtiyor:

"Kusura bakma?!!! Bizim şovu 14'ünde saat 17:00- 17:30'da yapalım. Ve ML 15'inde Ankara'da. Eğer sen konuşmak istemezsen, o kabul ederse ML ile ayarlayabilirim."

Görüyor musunuz, televizyon programları artık, "gazeteci", AB Temsilcisi ve Dışişleri Bakanlığı üst düzey yöneticisinin işbirliğiyle hazırlanmaktadır. Fogg, ne zamandan beri CNN Türk televizyonunun genel yayın yönetmeni olmuştur?

"Özel Toplantılar"

Birand, kendi girdiği güdümlü gazetecilik çizgisine, Fogg'un diğer "meslektaşlarını" da katması için evinde "özel" istasyon toplantıları düzenlemektedir.

İşte belgesi:

"Kimden: MAB
Kime: K. Fogg
Tarih: 8 Ocak 2002
Konu: Verheugen "

Sevgili Karen
"Mr. Verheugen'in Şubat'ta kentte olacağını öğrendim. Evimde yüksek düzeyde ya da en üst düzeyde gazetecilerle özel toplantıyı yeniden öneriyorum. Ne diyorsun?
"Sevgiler."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ÖRGÜTLENME: KAREN FOGG ŞEBEKESİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 02:18

Şahin Alpay'dan Karen Fogg'a 19 Ocak 2002'de giden mesajda aradaki ilişkinin zavallılığı ortaya çıkıyor:

"Sevgili Karen
"Nasılsın? Yakında İstanbul'a geliyor musun? Bahçeşehir'deki dekanım Prof. Eser Karakaş (çok saygı duyulan bir liberaldir, geçen yıl Bahçeşehir'e yaptığımız ziyarette kendisiyle kısaca görüşmüştünüz) bir akşam yemeği ya da öğle yemeğinde sizi ağırlamayı çok istiyor, sizinle konuşmaya fena halde ihtiyacı olduğunu söylüyor. Lütfen İstanbul'dayken bizi görmek için biraz zaman ayırın.
"Şahin."

Fogg'a Rapor Veren de Var

Yazışmalarda, Karen Fogg'un gazetecilerinin "özel hizmetleri" de ortaya dökülüyor. AB Türkiye Temsilciliği'nin Enformasyon Dokümantasyon ve Kültür Görevlisi Çiçek Ayyıldız'ın Karen Fogg'a yazdığı 23 Ocak 2002 tarihli mesajda, CNN Türk'ten Ahmet Sever'in, Dışişleri Bakanlığı'nın İstinye'deki toplantısına kimlerin katılacağını ve görüşülecek konuları, Batı Avrupa Birliği Temsilciliği Basın Sorumlusu Sümbül Eren'e rapor ettiğini yazıyor. Bu toplantı hakkında bilgi toplama görevini Karen Fogg veriyor. Şebeke çalışıyor ve bilgi ediniliyor!

E-posta şöyle:

"Önce Dışişleri Bakanlığı'ndan AB Siyasi İşler Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanı Mr. Reha Keskintepe'yi aradım. Kongreye temsilci adaylarının 2-3 gün içinde gösterileceğini söyledi. Aday olarak iki isimden (İrtem Çelik vc Kamuran İnan) bahsedildiğini o da kabul etti (bunu takip edeceğim).

"Ahmet Sever'i de aradım. Dışişleri Bakanlığının İstanbul Temsilciliği'nde (İstinye'de, Boğaziçi Üniversitesi'nde değil) İsmail Cem'in düzenlediği toplantıya katılacakların listesini Sümbül'e gönderdiğini söyledi. Toplantıda neler konuşulacağı hakkında bazı önemli hususları belirtti.
- Bu konuda Türkiye'de nasıl yaygın bir tartışma başlatılabilir?
- AB'nin geleceği ne olacak: Bu federasyon mu yoksa hükümetlerarası bir örgüt mü? Türkiye'nin federasyon kavramına karşı çıkmaması gerekir.
- Daha geniş bir danışma mekanizması oluşturulması için NGO+Üniversite+tanınmış şahsiyetler+kamuoyu liderlerinden oluşan bir danışma ofisi (sekreterya) kurulması.
Teşekkürler. Ç.A."

"Makbuzu Gönder"

Gazetecilerin Karen Fogg'la makbuzlu ilişkileri de belgelenmiş bulunuyor.

Karen Fogg, Cengiz Çandar'a 1 Nisan 2001 tarihinde yazdığı e-postada, Avrupa Temsilciliği'nin çıkardığı aylık haber bülteni olan Güncel Haber için bir makale istiyor:

"Birinci sayfada, AB ve Avrupa bütünleşmesi ile ilgili olarak, tercihen katışıksız Türk görüşünün dışında bir şeyler yazan her ay başka bir seçkin Türk köşe yazarının makalesi var. Nitekim Şahin Alpay IGC üzerine. Lale S güvenlik ve savunma üzerine, Cüneyt C tarım üzerine, Emine Y telekom üzerine yazdı... Ferai T, Mehmet Ali B, Samy C, Semih İ, Zeynep G, Mithat M, Mim Kemal... bu yoldan geçtiler...
"(... ) Şimdi senin sıran? Güncel bir Avrupa konusu üzerine Türkçe 400-500 kelimelik bir makale üretmek ve bize e-postayla 9 Nisan'a kadar (...) ulaştırmak üzere, Nisan'da bizim konuk köşe yazarımız olur musun? Son teslim tarihi sıkışık olduğu için üzgünüm, fakat umarım üstlenebilirsin. (Ödeme mümkün, bize makbuz gönder.)"

Çandar ise 3 Nisan 2001 tarihli yanıtında, makale yazmayı seve seve kabul etmekle beraber, sıranın böyle sonlarında yer almaktan duyduğu sitemi dile getirmeden edemiyor:

"Sevgili Karen,
Senin bir önerini nasıl geri çevirebilirim? Sizin sayfalarınızdan geçenler kuyruğunda en son sırada oluşum şaşırtıcı...
(... )
Cengiz."
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1999-2002: Cumhuriyetimizin 4. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir