Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Hunların Avrupa'da Görünmeleri ve Yerleşmeleri

Burada Batı Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Hunların Avrupa'da Görünmeleri ve Yerleşmeleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Ara 2010, 22:27

HUNLARIN AVRUPA'DA GÖRÜNMELERİ VE YERLEŞMELERİ

Batıya doğru göç eden Hunlar hakkında yaklaşık 170 yılından Alania'nın fethine kadar (355-365 yılları), gerek batı gerekse doğu kaynaklarında hiçbir bilgiye rastlanmamaktadır. Bu zaman zarfında Çinliler iç huzursuzluklar ile uğraşmakta ve Sien-pi'ler tarafından kuşatılmış durumda bulunmaktaydılar. Sien-piler ise, artık imparatorluklarının herhangi bir kısmına saldıramıyacak konumda bulunan ve uzak Türkistan'da yaşayan Hunlarla tüm irtibatlarını kaybetmiş idiler. Batı için henüz bir tehlike teşkil etmeyen Hunlarla Roma imparatorluğu arasında Alan ve Gotlar engel teşkil etmekteydiler. Bu sebeplerle ne Çin, ne Latin ne de Grek kaynakları Hunların faaliyetleri hakkında bilgi vermemişlerdir. Sadece Ermeni kaynaklarında, Ermeni Kralı Tıgrones'in ordusunda Alanların yanında Hunları da paralı asker olarak bulundurduğundan bahsedilmiştir. Yalnız bu Hunların Ak Hunlar (Eftalitler)mı, yoksa Avrupa Hunları mı olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Hunlar daha batıya göç etmeden, anavatanda bulundukları zamanda Güney Rusya üzerinde uzun süre hakim olan İskitler, çeşitli Sarmat gurupları tarafından batıya itilmişlerdir. Sarmat baskısının artması neticesinde İskit İmparatorluğu tamamen parçalanmış ve küçük İskit gurupları geri çekilerek bağımsızlıklarını kısa süre korumuşlardır. Fakat bunlar da Sarmatlar tarafından ele geçirilerek varlıklarına son verilmişlerdir.

Sarmat gurupları hızlı bir şekilde batıya geldiler ve Kafkasya bölgesini tamamen geçerek, kuzey-batı İran topraklarının büyük bir kısmını yağma ettiler. Fakat daha büyük bir bölgeyi ele geçirmek için de batı istikametine yönelmeye devam ettiler. Güney Rusya'ya ilave olarak, sonraları şimdiki Romanya topraklarını aştılar. Bazı Sarmat gurupları daha ileri giderek Karpat dağlarını geçtiler ve Doğu Macaristan (Tuna'nın doğu ve kuzey bölgesi)'ı işgal ettiler. Bu Sarmat guruplarından bazıları Tuna nehrini geçerek Roma İmparatorluğu'nun korunan kısımlarını yağmaladılar. Zaman zaman Roma birlikleri de Tuna'ya geçerek misilleme yolu ile Sarmatlara saldırdılar.

Sarmatlar ayrı ve farklı guruplara ayrılmışlardır. Bunlardan en önemli üç tanesi şunlardır: Macaristan'ın büyük kısmını işgal eden Jazygler; ağırlık merkezi güney-batı Rusya'da olan Roxolanlar ve Alanlar'dır. Alanların çoğunluğu Türkistan'ın kuzeybatı ve Avrupa'nın güney-doğu kısmında, Don nehrinin geniş steplerinde yerleşmişlerdir.
Sarmatlar'ın birlik olamaması onların yenilmesinde en büyük sebeptir. Bunu fırsat bilen Güney Rusya'daki istilacılar kuzey ve batı yönlerinden taarruzda bulundular. Bu bölgedeki Sarmatlar'ın mirasçıları Baltık Denizi kıyılarına daha önceden dağılmış olan Germen kabileleri idi''.

Romalılara göre Germenya bölgesi, doğuda Ren'den Vistül'e, kuzeyde ise Tuna'dan Baltık Denizi'ne kadar uzanan sahayı içine alıyordu. Bu bölge aşağı yukarı günümüzde Hollanda, Almanya, Danimarka, Çek, Slovakya Cumhuriyetleri, Macaristan ve Romanya'yı kapsıyordu. Belli başlı Germen kavimleri ise Ren yukarısında Franklar, Belçika'nın bu kısmında Salienlar, Moesia nehrinin kenarına kadar Ripuarlar, Ren nehri kolunda Burgundlar ile Vandallar, daha güneyde ise Alamanlar idi. Ayrıca Tuna'nın aşağısında Markomanlar, Danimarka'dan Ren'e kadar kuzeydenizi kenarında Angle ve Saxonlar bulunmak-taydı. M.S. 200 yılına kadar güneye ve güneydoğu'ya kaydılar. Eskiden Sarmatlar'ın elinde bulunan Avrupa'daki tüm yerleri yavaş yavaş işgal ettiler. Bu arada Macaristan'daki Sarmatlar'ın küçük gurupları ayakta kalabildi ve kısa süre bağımsızlıklarını koruyabildiler. Orta Asya'dan ard arda gelen Hun saldırıları, Germenleri Sarmat ülkesini terketmeye zorladı. Germenlerin gü-ney-batı yerine güney-doğu'ya genişlemesi belirsiz bir şekilde devam etti ve daha sonraki dünya tarihi bakımından derin izler bıraktı.

M.S II. yüzyılda Romalılar, kuzey-doğu komşuları olarak Sarmat gurupları ve çeşitli kavimler ile iç içeydiler. Bu kavimler daha sonraki tarihi gelişimde mühim rol oynayacaklardır. Nitekim Macaristan'da Vandallar, Suebler (eski Quadlar'ın bir dalı), Karpatlar'ın eteklerinde Transilvanya (sonraki Er-del)'da Gepidler; Güney Rusya'da ise Gotlar bulunmaktaydılar. Gotların iskan sahaları Don arazisinin ötesinde Olt ırmağına kadar bütün Eflak ovalarını kaplamakta, Moldavya ile Erdel'in güneyindeki dağlara kadar uzanmaktaydı. Dinyester ve Don ırmakları arasında Doğu Gotları (Ostrogotlar), Dinyester'in batısında ise Batı Gotları (Vizigotlar) yaşamaktaydılar. Ayrıca İtil'in batısında Volga havzasından Fin körfezine kadar geniş ormanlık sahada birçok Fin kavmi, Dinyeper'in batı istikametinde Karpatlar'a doğru da çeşidi Slav kavimleri, bugünkü Bavyera'da Alamanlar, Orta ve aşağı Ren boyunda da Franklar bulunmaktaydılar.

Miladın ilk yıllarında Baltık Denizi'nin güney sahillerinde yaşamış olan Gotlar, tesbiti güç bir takım sebeplerden dolayı, II. asrın sonunda bugünkü Güney Rusya havalisine göç etmişlerdir. Bunlar Karadeniz sahillerine kadar gelmişler ve Don ile Tuna arasındaki sahayı işgal etmişlerdir. Güney Rusya bozkırlarına yerleşmiş olan Gotların faaliyetleri, III. Asırda iki istikamet aldı. Bunlar bir taraftan Karadeniz sahillerine denizden akınlar icra etmeye çalışırlarken, diğer taraftan da güney batıda Romalıların Tuna sınırlarına yaklaştılar ve imparatorlukla ilişkiye geçtiler. M.S. IV. yüzyılın başlarında Gotlar arasında siyasi liderlik Doğu Gotları'nın eline geçti. Özellikle Doğu Got Kralı Ermanarik bu gücü elinde bulunduruyordu. Ermanarik, kuzeydoğu Asya'da yaşayan Slav kabilelerinin ülkesini feth ederek krallığını bir imparatorluğa dönüştürdü. Batı Gotları ve onların daha da batıda olan komşuları üzerinde siyasi bakımdan bir nüfuza sahip oldu. Batı Gotları ise, en ünlüsü Athanarik olan kendi kabile reisleri tarafından idare edilmekteydiler.

366 yılında Romalılar ile Gotlar arasında savaş çıktı. Roma ordusu mağlup oldu. 369 yılına kadar süren bu mücadeleler neticesinde, 370 yılında Gotlar ile Roma imparatorluğu arasında bir antlaşma yapıldı. Buna göre; Romalılar Gotların kesin bağımsızlığını kabul ettiler. İki yer hariç Gotların Tuna'yı geçmesi yasaklandı. Bu iki yerde ise Romalılar ile Gotlar arasında ticaret yapılan merkezler bulunmakta idi. Bu antlaşmayla Gotlar, Hun akınlarından önce Roma İmparatorluğuna karşı akdil hareketlerinden vazgeçtiler".

Gotların istilasına maruz kalmayan tek Sarmat gurubu Alanlar'dı. Alanlar'ın bölgesi, Gotlar ile Alania arasında sınır fonksiyonu gören Don nehrinin tam doğusunda başladı ve bir kaç yüzyıl içerisinde büyük bir alanı kapladı. Bu bölge sadece Kafkasya dağlarının güneyine kadar uzanan Don ve İtil (Volga) nehirleri arasındaki sahayı değil, kuzeybatı Türkistan'ın küçük bir kısmını da ihtiva etmekteydi.

İmparator Traj (98-117) ve Hadrian (117-138) zamanlarında en kudretli devrini yaşayan Roma İmparatorluğu'nda sonraları zaaf emareleri görülmeye başlandı. Bauda çeşidi kavimlerin hücumları, ekonomik sıkıntılar, bilhassa liyakatsiz imparatorlar, iç mücadelelerin devamı imparatorluğun süratle çökmesine sebep oldu. Bu durum karşısında imparator Konstantinos(324-337), devletin merkezini doğuya, Boğaziçi'ne naklederek İstanbul şehrini kurdu. Bunun neticesinde Roma İmparatorluğu'nun ağırlık merkezi doğuya geçmiş oldu. Dolayısıyla imparatorluğun bu kısmı Doğu Roma (Bizans) olarak ortaya çıktı. Batı imparatorluğu ise maruz kaldığı ekonomik ve siyasi sarsıntıların tesiriyle kudretten düşerek önemini kaybetti. Dışardan yöneltilen bir çok hücumlara hedef oldu. Siyasi kriz içerisindeki Batı Roma'ya bu şartlardan yararlanmak isteyen Ren ve Tuna boyundaki müstahkem sınırların (Limes) ötesindeki türlü Germen kavimleri hücum için fırsat kolladılar.

Batıya doğru göç eden ve hakkında yaklaşık 200 yıl doğru dürüst bilgi bulunmayan Hunlar, IV. asrın ikinci yarısından itibaren Çin ve Roma kaynaklarında yeniden ortaya çıktılar. 355-365 yılları arasında Alanları mağlup ederek krallıklarına tamamen son verdiler. Tarihi kaynaklarda Alan ülkesinin fethi üzerine malumat veriliyorsa da, şüphesiz bu durum tek bir savaşın neticesi değildir. Çok daha önceleri karşı karşıya gelmişler ve uzun süreli yıpratıcı mücadelelerin sonunda Alanlar kesinkes mağlup edilmişlerdir. Alan krallığının yıkılmasından ve Alania'nın feth edilmesinden sonra Alan kabilelerinin çoğu Hunların hakimiyeti altına girdiler. Daha sonraları bunlar kendi istekleriyle Hunların yaptıkları savaşlara Hun komutanlarının emri altında katıldılar. Hun hakimiyetine girmeyen bazı Alan grupları ise, batıya doğru kaçarak bugün torunlarının yaşadığı Oset'de Kafkas dağlarına sığındılar.

Kaynakça
Kitap: AVRUPA HUN İMPARATORLUĞU
Yazar: ALi AHMETBEYOĞLU
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Batı Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir