Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Aetius Sahnede

Burada Batı Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Aetius Sahnede

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 19:40

Aetius Sahnede

Zaman su gibi akmış, çocuklar büyümüştü. Bir hayli sene Hunların elinde rehine olarak bulunup, misafir gibi ağırlanan Aetius otuzuna yaklaşmış ve Bati Roma'da mühim bir makamı işgal ediyordu. Arada bir çıkan anlaşmazlıklar Doğuyla Batiyi karşı karşıya getiriyor. Romalılar birbirlerine bolca zarar verdiriyorlardı. Yine bir bahane ile, Doğu Roma Bati Roma'ya savaş açtı. Bati Hunlar'a daha dost sayılırdı. Aetius da Bati Roma'nın büyük adamlarından biriydi. Ve Batı'nın Doğu ile başa çıkmaya aklı kesmiyordu.

Hunların yaranda uzun zaman kaldığı için, onları iyi tanıyan, Rua ile de bizzat tanışıp dostluk kurmuş olan Aetius, Bati Roma elçisi olarak Hun diyarına geldi. Maksat, yardım talebiydi. Aetius Rua tarafından memnuniyetle karşılandı, derdi dinlendi. İsteğine olumlu cevap verildi. "Rua 60 bin kişilik bir ordu ile İtalya'ya doğru harekete geçti. Hun ordusunun yardıma geldiği duyulunca Bizans kuvvetieri harp etmeden geri çekildi ve Hunlar'a ağır bir tazminat ödemek mecburiyetinde kaldı (423 senesi)."

Şüphesiz büyük adamdı Aetius; bir de arkasında Rua desteği olunca daha da büyüdü. Hunlarla olan dostluğu sayesinde ikbal yıldızı parladı, İtalya'da konsüllüğe kadar yükseldi.

Aetius, başı sıkıştıkça Hunlar'a müracaat eder olmuştu. 432'de düştüğü can derdinden, yine Rua'ya sığınmakla kurtuldu. Devamlı borcu artıyor, minnet duygusu altında eziliyor olmalıydı. Bu tip davranışlar 433 senesine kadar devam etti.

Aetius İtalya'da İmparatordan soma birinci adam mevkisine gelmişse, bu yükselişte ona merdiven olan Rua idi, Hunlar idi. Onun sayesinde Hunlar da İtalya içlerine kadar giriyorlar, Romalıların yaşayış biçimlerini tanıyorlardı. Kendi derme çatma bannaklarında şikayetleri yoktu ama Roma 'da gördükleri görkemli saraylar, malikaneler, heykeller, resimler, ibadethaneler kafalarını karıştırmamış olamazlardı.

Yine, Biraz Aetius

Renkli kişilik, galiba çok cana yalan biriydi. Rua da, dostluğa, geçmişin hatırına fazla önem veriyor. Aetius'un yükselen itibar grafiği, belki de sivri dili önüne yüksek setler çıkarıyordu. Yine Batı Roma tahtında çocuk yaşta bir imparator vardı. III. Valentinianus. Onun bir de annesi Gala Placidia vardı. Roma'nın kadınlan hükmetmekten pek hoşlanırlar, Placidia da bu tutku halindeydi. Aetius ise onun kabusu gibi.

Başkumandanlığı Aetius'tan alıp, başka birine verdi. Onunla Aetius arasında savaş çıktı ve rakibi galip gelince, eski dost Rua imdada yetişti. Hun yardıma kuvvetleri ile desteklenen Aetius, rakibi Banifacius'un ordusunu dağıtıp, tekrar Roma'ya girdi, yine eski haşmetine kavuştu.

(Sene 432)

Bu defa Batı Roma ile Gotlar ve Germen kavimleri arasında savaş çıktı, bunun üzerine Hunlardan yardım istediler ve karşılığında Pannania Hunlara verildi. "Bu bölge Hunlar'a hem yerleşme bölgesi olmuş, Batı, Doğu ve Güney'e yapılan seferlerde büyük avantaj sağlamıştır"

Batı Roma ile Hunlar'ın geçinmeleri daha kolay Doğu Romayla zordu. Savaşlarda zaten bunlarla yapılıyordu. Barış, Bizans'ın ödediği yıllık vergilerle muhafaza edilmekteydi. Ama, yarayı kaşımadan duramayan Bizans Hunlar'a tabi kavimleri devamlı ayaklanmaya teşvik ediyordu.

Bizans'lı tarihçi Priskos diyor ki:

"Rua'dan barışı yılda 350 Libre altınla satın almış olan Theodsios II. Yine de, Hun idaresinde yaşayan yabancıları gizlice kışkırtmaktan geri kalmıyordu. Bu sebeple Rua, o zaman kadar mutad olan Bizanslıların Hun İmparatorluğundaki yabancılardan ücretli asker toplama ve Bizanslı tacirlerin Hun topraklarında ticaret yapmalarım yasak etti. Ülkesi içinde hiçbir Grek serbest dolaşmayacak ve ticaret belirti sınır kasabalarında yapılacaktı. Bu arada Rua, bir müddet önce Bizans'a sığınmış olan Hun deri gelenlerinden Mama de Atakan'ın oğullarının ve diğer Hun kaçaklarının iadesini istedi."

Rua sert bir nota vermiş oluyordu. Bizansın etekleri tutuşmuş, Hım gazabına uğramamak için dili ballı elçiler hazırlıyorlardı. Daha Bizans elçileri Pannania'ya ulaşamadan, Rua ecele teslim oldu.

(434 senesi)

Bu aniden meydana gelen ölümün Hunlar arasında doğurduğu hüzne geçmeden dışarıdaki akis ine bakacağız:

Piskopos Theodoret'in ifadesine göre, Rua'nın ölümüyle halk arasında (Bizanslılar), kraliçe Evdokia'run duaları sayesinde gökyüzünün Rua'ya hak ettiği ölümü götürdüğüne dair söylentiler ortaya çıktı. Kilise tarihçisi Sokrates'de, Rua'nın gökgürültüsü ve şimşek de öldüğünü ordusunun ise veba de yok olduğunu yazdı."Gökgürültüsü ve şimşek olayı başka hadiseler içinde yakıştırılmıştı.

Rua Doğu Roma için sağanak yağmur idi; onun çekilmesi ülkeyi bayram havasına soktu. Sevinçlerinden ne yapacaklarını bilemeyip, kendilerini korumak isteyen Tanrı'nın onu üzerlerinden kaldırdığına dair hikayeler uydurdular. Bir şeyi bilmiyorlardı; dolu yağmurdan daha fazla hasar verir; bazı iri dolulara şemsiye de kar etmez.

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Batı Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir