Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Avrupa Hunlarının Meçhul Yılları

Burada Batı Hun İmparatorluğu hakkında konular bulabilirsiniz

Avrupa Hunlarının Meçhul Yılları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 26 Ara 2010, 19:31

Avrupa Hunlarının Meçhul Yılları

Anavatandaki ana gövdeden kopup Batı'ya yönelen Hunlar, tarih yazan milletlerin dikkatlerini uzun süre çekmediler. Çin'den, İran'dan uzaklaşmışlar, "Hunlarla Roma İmparatorluğu arasında Alan ve Gotlar engel teşkil etmekteydiler. Bu sebeplerle ne Çin, ne Latin ne de Grek kaynaklan Hunların faaliyetleri hakkında bilgi vermemişlerdir."

Hunlar henüz vatanlarında iken Güney Rusya üzerinde hakimiyet kurmuş olan İskitler'in imparatorluğu Sarmatlar tarafından parçalanıp yıkılmıştı. Hızla bir akışa kapılan Sarmatlar, Kafkasya'yı aşıp İran'ın bazı bölgelerini yağmaladılar, batıya doğru yola devam eder.

Maceralı bir seyir takip eden Sarmatlar yabana atılacak bir kavim değildi. Daha "M. Ö. 1. Yüzyılda (...) zırhlı süvariler kullanıyorlardı. Süvari ve atın gövdesi pul zırhla örtülüyor; başı ise yüksek, ucu sivri miğferlerle korunuyordu. Süvari, silah olarak ağır ve uzun bir mızrak de çift kabzalı kılıç kullanıyordu."

Büyüyünce bölünen kavimler resmi geçidi seyretmeye alıştık. Sarmatlar da çeşitli gruplara ayrıldılar. "Bunlardan en önemli üç tanesi şunlardır: Macaristan'ın büyük kısmını işgal eden Siyenpiler; ağırlık merkezi güney-bati Rusya olan Raxolanlar ve Alanlardır. Alanların çoğunluğu Türkistan'ın kuzey-bati ve Avrupa'nın güney-doğu kısmında Don nehrinin geniş steplerinde yerleşmişlerdir."

Bunlardan bahse sebep, Hunların batıda karşılaşacağı ilk bilinen engel olmalarıdır. Alanlar İran menşeli bir kavim, oldukça savaşçı ve devrinin modern aletlerini kullanıyorlar. Neredeyse yenilmezlik ünvanına kavuşmuşlar, bir çok komşu kabileleri itaat altına almışlar. Bu da yetmemiş hükmettikleri kavimlere kendi adlarım vermişler "Nuri'ler, Vidini'ler, Celon'lar, Agarist'ler bunlardandır."

Alanlar, yaşayış biçimleriyle o kadar benziyorlardı ki İlk Fransız Türkoloğu Dequiqnes:

"Belki de Hım neslinden idiler" demekten kendini alamamıştır. Aksini söyleyen yok mu?

Var:

"... Ammianus Marcellinus ile, kendisi de aslen bir Alan olan ve Gotlar'ın tarihini yazan Jordanes, Alanlar'ın kıyafetleri ve yaşayış tarzlarına ait önemli bilgiler bırakmıştır.

Bunlara göre:

"Alanlar, yüksek yapılı, saçları açık renk olup, yaşayışları bakımından Hunlar'a nisbetle daha az haşindiler..." Herkesin, baktığı yerde her şeyi aynı görmesi mümkün mü! Zaten Alanların Türk olduğu kanaatini taşıyan pek yok, ama benzerlikleri olduğunu söyleyenler var, hepsi bu.

Hunları en fazla Alanlarla, Gotlar'la, Romalılarla savaş halinde göreceğiz. Sarmatların parçacıkları olan diğer kavimler arz-ı endam edecekler. Aslında bütün belaların toplamı Roma'nın başına patlayacak. Ne güzel bir düzen kurmuşlar, gariban kavimleri istedikleri gibi kullanıyorlardı. Şimdi, Huni ardan önce, Hunların hakimiyet kuracakları coğrafyaya bir göz atalım.

M. S. II. Yüzyılda Romalılar, kuzey-doğu komşuları olarak Sarmat grupları ve çeşidi kavimler de iç içeydiler. Bu kavimler daha somaki tarihi gelişimde mühim rol oynayacaklardır. Nitekim Macaristan'da Vandallar, Suebler (eski Quadlar'ın bir dalı), Karpatlar'ın eteklerinde Transilvanya (somaki Erdel)'da Gepidler; Güney Rusya'da ise Gotlar bulunmaktaydılar. Gotların iskan sahaları Don arazisinin ötesinde Olt ırmağına kadar bütün Eflak ovalarını kaplamakta, Moldovya de Erdel'in güneyindeki dağlara kadar uzanmaktaydı. Dinyester ve Don ırmakları arasında Doğu Gotları (Ostrogotlar), Dinyester'in batısında ise Batı Gotları (Vizigotlar) yaşamaktaydılar. Aynca İtil'in batısında Volga havzasından Fin körfezine kadar geniş ormanlık sahada bir çok Fin kavmi, Dinyeper'in batı istikametinde Karpatiar'a doğru da çeşitli Slav kavimleri, bugünkü Bavyera'da Alamanlar, Orta ve aşağı Ren boyunda da Franklar bulunmaktaydılar.

Miladın ilk yıllarında Batlık Denizi'nin güney sahillerinde yaşamış olan Gotlar, tesbiti güç bir takım sebeplerden dolayı, D. Asrın sonunda bugünkü Güney Rusya havalisine göç etmişlerdir. Bunlar Karadeniz sahillerine kadar gelmişler ve Don de Tuna arasındaki sahayı işgal etmişlerdir. Güney Rusya bozkırlarına yerleşmiş olan Gotların faaliyetleri, III. Asırda iki istikamet aldı. Bunlar bir taraftan Karadeniz sahillerine denizden akınlar icra etmeye çalışırlarken, diğer taraftan da güney batıda Romalıların Tuna sınırlarına yaklaştılar ve imparatorlukla ilişkiye geçtiler. M. S. IV. Yızyılın başlarında Gotlar arasında siyasi liderlik Doğu Gotlarının eline geçti. Özellikle Doğu Got Kralı Ermanarik bu gücü etinde bulunduruyordu. Ermanarik, kuzeydoğu Asya'da yaşayan Slav kabilelerinin ülkesini feth ederek krallığım bir imparatorluğa dönüştürdü. Batı Gotları ve onların daha da batıda olan komşuları üzerinde siyasi bakımdan bir nüfuza sahip oldu. Batı Gotları ise, en ünlüsü Athanarik olan kendi kabile reisleri tarafından idare edilmekteydiler.

366 yılında Romalılar de Gotlar arasında savaş çıktı. Roma ordusu mağlup oldu. 369 yılına kadar süren bu mücadeleler neticesinde, 370 yılında Gotlar de Roma İmparatorluğu arasında bir antlaşma yapıldı. Buna göre; Romalılar Gotların kesin bağımsızlığını kabul ettiler. İki yer hariç Gotların Tuna'yı geçmesi yasaklandı. Bu iki yerde ise Romalılar ve Gotlar arasında ticaretler yapılan merkezler bulunmakta idi. Bu antlaşmayla Gotlar, Hun akınlarından önce Roma İmparatorluğuna karşı aktif hareketlerinden vazgeçtiler."

Kaynakça
Kitap: TANRININ ASKERLERİ
Yazar: NAZIM TEKTAŞ
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön Batı Hun İmparatorluğu Bölümü

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir