Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

10 Kasım 96: Dönüm Noktası

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Önderliğindeki Atatürkçü'ler Susurluk Kazası sonrasında Tansu Çiller'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan Örgütlenmesini medya önünde kanıtlayarak Tarihi bir Başarıya imza attılar.

10 Kasım 96: Dönüm Noktası

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 01:11

10 KASIM 96: DÖNÜM NOKTASI (Doğu Perinçek, Başyazı, Aydınlık, 17 Kasım 1996, Sayı 491)

İşçi Partisi, 1991 yılı sonbaharında, Türkiye'de millet ve mezhep kutuplaşması sürecinin yaşandığını saptamıştı. Arkada kalan yıllar bunu doğruladı. Küreselleşmenin Ezilen Dünya'daki yansımasını Türkiye pratiğinde de görebildik: Bir yandan Türk ve Kürt, öte yandan Sünni ve Alevi kamplaşması gelişti. RP, MHP ve BBP'nin güçlenmesi sürerken, PKK büyük devletlerden ilgi ve destek görmeye başladı. Bu arada DBH, Aleviliği partileştirme iddiasıyla ve olağanüstü parasal kaynaklar kullanarak siyaset meydanına çıktı.

Türkiye'nin sağa kayış sürecinin artık sonuna gelindiğini gösteren belirtiler yoğunlaşmış bulunuyor. 10 Kasım 1996, bir dönüm noktasına vardığımızı belirleyen bir işaret taşı oldu. Bağımsızlık ve demokrasi güçlerinin yükseliş dönemine girmiş bulunuyoruz. O gün Anıtkabir'i ziyaret eden yurttaşların sayısının bir milyonu geçmesi, halkın mücadele isteğini yansım.

Yeni bir devrimci yükseliş dönemine girdiğimizi gösteren diğer önemli olgu, mafya-gladyo diktasına karşı bir halk seferberliğinin başlamasıdır. İşçi Partisi'nin Kontrgerilla'ya karşı dirençle yürüttüğü mücadele ve gerçekleri açıklama kampanyaları, artık ürünlerini vermektedir.

Süper kamyon bir vesile olmuştur. Sedat Bucak'ın mersedesi o kamyona çarpmasaydı, Çiller Özel Örgütü'nün marifetleri bir başka vesileyle ortaya saçılacaktı. Bu patlamanın sebebi, bir kaza değil, fakat yılların birikimidir. Türkiye'nin mafya-gladyo diktatörlüğüne dönüşen bu hâkimiyet sistemini uslu uslu sırtında taşıması mümkün değildi. Patlama kaçınılmazdı.

Devrimci yükselişin Refahyol iktidarına rastlaması da anlamlıdır. Çünkü sistemin çürüyen karakterini yansıtmada bu iktidarın üstüne yoktur. Ülkesinin ipini satan Kozmopolitizm ile karanlığın bekçisi şeriatçılık arasındaki ortaklık, Çiller-Erbakan hükümetine en saf haliyle yansımıştır. Bu hükümet, çürümenin güçleri ile karanlığın güçleri arasındaki işbirliğinin fotoğrafını vermektedir.

Kozmopolitler ile şeriatçılık arasındaki ortaklık, halkın gözünü açıyor. Özellikle Refah Partisi ve BBP tabanları, kimin peşinden gittiklerini görmeye başlamışlardır. MHP tabanı ise, ülkücülük ile eroinciliğin, CIA işbirlikçiliğinin vb. özdeşleşmesi karşısında sarsıntı içindedir. Şu sıra RP, BBP ve MHP tabanındaki emekçilerden ve memleketçilerden İşçi Partisi'ne yoğun kutlamalar geliyor. Birçok yerde bu partilerin tabanında İşçi Partisi'nin programı ve siyasetleri incelenmekte ve tartışılmaktadır.

Dönüm noktası işte budur. Geçmiş dönemde sağcı partilerden etkilenen emekçiler, şimdi kendi sınıf partilerine yönelme eğilimine giriyorlar. RP, BBP ve MHP'yi destekleyen kitlenin yüzde 40'ı geçtiği dikkate alınırsa, bu yeni gelişmenin önemi görülür. Bu kitlenin dikkate değer bir bölümünü kazanmadan emekçi devrimi olmaz.

Devrimci değişme, özünde emekçi kitlelerin değişmesidir. RP, BBP ve MHP gibi sağ partilerin tabanlarında dalgalanma yaratmak, emekçi politikasının denektaşıdır. Onları dönüştürmek, en önemli başarı ölçütlerimizden biridir. İşçi Partisi, bu kapıyı açarak, geniş emekçi kitleleri birleştirebilirle yeteneğini kanıtlamaktadır. Sınıf politikası, solun içine sıkışan grup politikasının geçersizliğini pratikte gösteriyor. Yine İşçi Partisi'nin, Mustafa Kemal Atatürk'ün simgelediği devrimci değerlere sahip çıkan Tarihsel Materyalist çizgide direnmesinin önemi ve etkisi hayatta kanıtlanıyor. Atatürk'e saygısızlığı marifet sanan neoliberal "solculuk" halkın saflarında yaşayamaz. Milyonu aşan kitlenin Anıtkabir yürüyüşü, Kemalist Devrim düşmanlığında emperyalizmle ve şeriatçılıkla yanşan sözde solculara da okkalı bir tokattır.

Dönüm noktasını, 10 Kasım 1996 tarihinin işaretlemesi anlamlıdır. Yeni Dünya Düzeni, Kurtuluş Savaşı'nın ve Cumhuriyet Devrimi'nin kazanımlarını hedef alıyor. Bu durumda Türkiye halkının Yeni Dünya Düzeni'ne Anıtkabir'den yanıt vermiş olması kadar doğal bir davranış olamaz. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye halkının 20. yüzyıldaki devrimci atılımının önderidir. Yüz binler, Anıtkabir'e yürürken, bir kararlılık mesajı yayınlamıştır. Türkiye halkı, 20. yüzyılda devrimlerle kazandığı mevzileri sonuna kadar savunacağını dosta düşmana ilan etmektedir.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1996: Cumhuriyetimizin 3. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir