Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Basında Mehmet Urhan-Çiller İlişkisi

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Önderliğindeki Atatürkçü'ler Susurluk Kazası sonrasında Tansu Çiller'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan Örgütlenmesini medya önünde kanıtlayarak Tarihi bir Başarıya imza attılar.

Basında Mehmet Urhan-Çiller İlişkisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 Ara 2010, 23:40

BASINDA MEHMET URHAN-ÇİLLER İLİŞKİSİ

URHAN, ÖZER ÇİLLERİN KURYESİ (Cumhuriyet, 3 Temmuz 1996)


Devlete sızan mafya örgütü Söylemezler çetesi tarafından düzenlendiği ileri sürülen bombalı saldırıda vergi rekortmeni genelev işletmecisi Matild Manukyan'ın yanında öldürülen Mehmet Urhanin DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'in eşi Özer Uçuran Çiller'in kuryesi olduğu ortaya çıktı. Özer Çiller'in istanbul Bankası Genel Müdürü olduğu sırada bu bankada çalışan ve Çiller adına bazı özel tahsilatları gerçekleştirdiğini bankalar yeminli murakıplarına itiraf eden Uriıan'ın, Manukyan'a yönelik olduğu sanılan suikastın asıl hedefi olduğu öne sürüldü. Olay sırasında İstanbul Emniyet Müdürü olan Necdet Menzir'in, adından mafya operasyonuyla birlikte söz ettiği içişleri Bakam Mehmet Ağar'ın da aynı dönemde Emniyet Genel Müdürü olarak görev yaptığına dikkat çekildi.

Geçen yıl Eylül ayında düzenlenen bombalı saldırıda Matild Manukyan'ın yanında öldürülen Mehmet Urüan'ın, batırılan istanbul Bankası'nda çalıştığı ve odacılığını yaptığı, dönemin Genel Müdürü Özer Çiller adına bazı özel tahsilatian gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Manukyan'ın koruması olan Urhan'ın, İstanbul Bankası'nın batırılmasıyla ilgili Maliye Bakanlığı Yeminli Murakıplar Kurulu tarafından sorgulandığı ve odacılığını yaptığı Özer Çiller'in kendisine verdiği çekleri tahsil ederek paralan Çiller'e teslim ettiğini söylediği belirlendi. Özer Çiller'in genel müdür olarak büyük miktarlarda kredi verdiği Vinlex AŞ ve Anataş AŞ'nin çekleriyle ilgili yeminli murakıplarına kendi yazısıyla verdiği ve imzaladığı ifadesinde, Vinlex AŞ'den Çiller'e yapılan 6 milyon liralık ödemeyle ilgili, "Çeki genel müdürüm Özer Bey'den aldım ve parayı çekince aynı gün kendisine teslim ettim" dedi. Anataş firmasından yine çekle yapılan 11 milyon 615 bin 904 liralık ödemeyle ilgili olarak da, parayı çektikten sonra Özer Çiller'in sekreterleri "Zeynep Hanım ve Nurdan Hanım'a teslim ettiğini, onların da Çiller'e verdiklerini" söyleyen Urhan, "Bu işlemi devamlı ya da aralıklı şekilde yapıyordum" dedi.

Özer Çiller adına paralan İstanbul Bankası Tünel Şubesi'nden çekerek özel tahsilatları gerçekleştiren Mehmet Urhan, bankanın batmasından ve Özer Çiller'le ilgili itiraflarından sonra genelev işletmecisi Matild Manukyan'ın yanında koruma olarak çalışmaya başladı. Urhan, 27 Eylül 1995'te gece saat 02.20'de Manukyan'ın içinde bulunduğu otomobille Manukyan'ın Şişli deki evinin önüne geldiğinde gerçekleşen patlama sonucu öldü. Şoför Necati Akçay'ın da öldüğü olayda; Urhan'ın yanında bulunan çantadaki yüklü miktarda para da kayboldu. Patlamanın hemen ardından olay yerinde açıklama yapan Emniyet yetkilileri, patlamaya uzaktan kumandalı bir bombanın neden olduğunu açıkladılar. Daha sonra olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü ve uzmanların yaptığı incelemede bomba parçalarına rastlanmadığı belirtilerek olay polis kayıtlarına, "doğalgaz patlaması" olarak geçti.

Polisin çelişkili açıklamalarının ardından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nca bir açıklama yayımlanarak, patlamanın doğalgaz nedeniyle değil, bomba sonucu meydana geldiği belirtildi. Urhan'ın yeminli murakıplara Çiller aleyhinde ifade verdiği ve öldürülmesinin Söylemez kardeşler çetesiyle bağlantılı olduğuna ilişkin iddialar, haftalık Aydınlık gazetesinin son iki sayısında gündeme getirilmişti. Patlama olayı Söylemezler çetesiyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamına alındı. Suikastta asıl hedefin Mehmet Urhan olduğu ileri sürüldü. Olay sırasında İstanbul Emniyet Müdürü olan ve Mehmet Ağar'ın REFAHYOL hükümetinde İçişleri Bakanı olmasından sonra DYP'den istifa eden Necdet Menzir'in açıklamalarına dikkat çekildi. İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ın suikastın gerçekleştiği dönemde Emniyet Genel Müdürü olarak görev yapmasına işaret edilirken, Menzir istifasının ardından Söylemezler operasyonuyla ilgili olarak Cumhuriyete "Bir sürü insanın mahkemeye gittiği soruşturmaların açıldığı böyle bir dönemde, İçişleri Bakanlığı gibi bir makamın başına Mehmet Ağar'ın getirilmesinin ne kadar doğru olduğunu kamuoyu değerlendirsin" demişti.

"KURYESİ", ÖZER ÇİLLER'İ SIKIŞTIRDI (Cumhuriyet, 4 Temmuz 1996)

Özer Uçuran Çiller, Matild Manukyan'ın yanında bombalı suikast sonucu öldürülen Mehmet Urhan'ın, batırılan İstanbul Bankası'nın Genel Müdürü'yken özel tahsilatlarını yaptığına ilişkin haberlere tepki gösterdi. Ancak Çiller, Urhan'ın "kuryesi" olduğuna hiç değinmedi.

Devlete sızan mafya örgütü Söylemez kardeşlerin gerçekleştirdiği ileri sürülen suikastta ölen Urhan, Bankalar Yeminli Başmurakıbı Mustafa Tosuna el yazısıyla verdiği ifadesinde, Özer Çiller'in kredi verdiği iki şirkete ait çekleri Özer Çiller adına tahsil ettiğini ve paralan yine Çiller'e teslim ettiğini açıklamıştı.

Vergi rekortmeni genelev işletmecisi Matild Manukyan'ın yanında bombalı suikast sonucu öldürülen Mehmet Urhan'ın, İstanbul Bankası Genel Müdürü olduğu sırada özel kuryesi olduğu ortaya çıkan Özer Uçuran Çiller köşeye sıkıştı. "Devlete sızan mafya" olarak adlandırılan Söylemez kardeşlerin adının karıştığı olayla ilgili haberimizin doğru olmadığını iddia eden Özer Çiller'in, kurye bağlantısına ilişkin açıklama yapmaması dikkat çekti.

Özer Çiller, dün Cumhuriyetle "Matild Manukyan'ın yanında öldürülmüştü. Mehmet Urhan, Özer Çiller'in kuryesi" başlığıyla yayımlanan haberin doğru olmadığını ileri sürdü. Mehmet Urhan'ın, bankalar yeminli murakıplarına verdiği ifadede kendisinin, İstanbul Bankası Genel Müdürü olarak kredi verdiği iki şirketten aldığı çekleri tahsil ettiğine ilişkin itiraflarına herhangi bir yanıt veremeyen Özer Çiller, olayın Mehmet Urhan adlı kişinin ölümünden uzun süre sonra ortaya atılmasını "çok anlamlı" bulduğunu bildirmekle yetindi. Çiller, "Her zaman söylediğim şeyi tekrar vurgulamak istiyorum; beni bu tür kirli işlere bulaştırmak yolundaki çabalar beyhudedir. Benim başım dik, alnım açıktır. Verilemeyecek hesabım da yoktur" görüşlerini savundu.

(...)

Cumhuriyetin sorularını yanıtlayan İstanbul Emniyet Müdürü Kemal Yazıcıoğlu, Urhan'ın öldüğü olayla Söylemez kardeşler ilişkisini araştırdıklarını belirterek, "Son operasyonlarla bağlantı kuramadık. Öyle bir işleri olsaydı yakalanan kişilerin, mutlaka (bilgi) verirlerdi" dedi. Patlama olayının kendisinin göreve gelmesinden önce gerçekleştiğini belirten Yazıcıoğlu, çelişkili açıklamalara dikkat çekilmesi üzerine, "Konuyu inceliyoruz, dosya kapanmadı. Bizden öncekiler ne yaptı bilemiyorum. Ama ben yeniyim, inceleteceğim" dedi.

ÇİLLER'İN KURYESİNİ ÖLÜM SUSTURDU (Posta, 5 Temmuz 1996)

Çiller'in banka genel müdürüyken şirketlerden aldığı çekleri tahsil eden şoförünün "şahit susturma" için öldürüldüğü kuşkusu uyandı.

Perde Aralanıyor

Özer Çiller'in, İstanbul Bankası genel müdürlüğü yaptığı dönemde şoförlüğünü yapan ve Çiller görevden ayrıldıktan sonra genelev patroniçesi Matild Manukyan'ın koruması olan Mehmet Urhan, 27 Eylül 1995'te bir patlamayla yaşamını yitirmişti. Manukyan'ın Şişli'deki evi önünde, İstanbul Emniyetinin doğalgaz patlaması Büyükşehir Belediyesinin ise bombalı saldırı dediği olayın üzerinde esrar perdesi aralanınca Özer Çiller silüeti ortaya çıktı.

Şoför İtiraf Etmişti

Urhan, İstanbul Bankası soruşturması sırasında, Bankalar Yeminli Murakıplan'na Çiller'in İstanbul Bankası'ndan kredi verdirdiği Vinlex ve Anataş firmalarından aldığı çekleri tahsil ederek, Özer Bey'e verdiğini söylemişti. Saldırının hedefinin Manukyan değil, Urhan olduğu kuşkusu dile getiriliyor. Olayın bir "şahit susturma" olduğu görüşü de yaygın. Saldırıyı Söylemez çetesinin yaptığı da iddialar arasında.

KURYE TEHDİT EDİLİYORDU (Posta, 6 Temmuz 1996)

Özer Çiller'in İstanbul Bankası'ndayken özel çeklerinin tahsilatını yapan kuryesi Mehmet Urhan'ın, ölümünden önce tehdit edildiği öne sürüldü.

İki Gündür Durgundu:

Posta'ya konuşan Mehmet Urhan'ın oğlu Mustafa Urhan, babasının ölümüyle ilgili olarak şunları söyledi: "Babam son günlerde oldukça durgundu. Zaten öldükten bir gün sonra görüştüğüm Manukyan'ın hizmetçisi de aynı şeyi söyledi. Babam, ona iki gün önce tehdit edildiğini söylemiş." Mustafa Urhan, babasının İstanbul Bankası'ndan sonra Çiller'in Levent'te bulunan Marsan Holding'e ait ofisinde çalıştığını da açıkladı.

Özer Bey'in Yardımcısı: Mustafa Urhan, "Babam, Özer Bey'in paralarını tahsil ediyordu. Banka iflas ettikten sonra Özer Bey'in Levent'teki şirketinde çalışmaya başladı. Oradan da Özer Bey'in bankadaki yardımcılarından Mustafa Kalaycı iki kez evimize gelerek ayda 40 bin lira karşılığında Manukyan'ın korumalığını teklif etti" diye konuştu. Bu açıklamayla, Özer Çiller ve çevresi ile genelev partoniçesi Manukyan'ın yakın oldukları ortaya çıktı.

"BABAM ÖLDÜRÜLDÜ" (Milliyet, 6 Temmuz 1996)

İstanbul Bankası Genel Müdürlüğü sırasında Özer Çiller'in "kurye"liğini yapan Mehmet Urhan'ın oğlu Mustafa Urhan, "Babamın öldürülmüş olduğunu düşünüyorum" dedi.
Mehmet Urhan 27 Eylül 1995'te Matild Manukyan'a karşı düzenlendiği öne sürülen bombalı suikast girişimi sırasında öldü. Mustafa Urhan, babasının İstanbul Bankası'nda çalıştığı dönemde "ilgi çekici" olaylara tanık olduğunu anlattı. Babasının Özer Çiller'e ait "özel bilgilere" sahip olduğunu ileri süren oğul Urhan, "Babamın ölümü sır olarak kalmasın, derinlemesine araştırılsın" diye konuştu.

Mustafa Urhan, otuz yaşında karayağız bir Anadolu delikanlısı. Çorum'un Kargı ilçesine bağlı Göletçetni köyünde doğmuş. Babasıyla arasında 16 yaş fark var. O yüzden babasına ait anılar belleğinde çok canlı.
Mustafa ile İstanbul Bankası ve Özer Çiller üzerine konuşuyoruz...

"Abi" diyor:

"O sıralarda bankadan (İstanbul Bankası) herkes bir şeyler götürüyordu. Bizim köyden biri vardı, bankada bir yıl çalıştı köye beş katlı apartman dikti. Babam biraz saftı. O yüzden de elinden milyarlar geçtiği halde kendisine bir şeyler alamadı."
"Baban tam olarak ne iş yapıyordu?"
"Özer Bey'in odacısıydı. Özer Bey'in güvenini kazanmıştı. Onun özel işlerinde de yardımcı oluyordu. Babam eve gelince, 'Bugün filan yere gittim, bir çanta dolusu para aldım, Özer Bey'e getirdim' diye anlatırdı.

Sonra bir başka gün 'Bir çanta parayı şuraya bıraktım' derdi." Mustafa Urhan, "çantalı para" trafiğinin finalini de şöyle bağladı:

"Zaten bu para getirip götürmelerden iki üç ay sonra banka battı."
"Babanın öldürülmesiyle bu işlerin bir ilgisi var mı?"
"Madam Manukyan çok sevilen biridir. Herkese iyilik yapar, düşmanı yoktur. Onu niye öldürmek istesinler ki? Bu olayda esas hedef babamdı. Olayı örtbas etme gayretleri kuşkumuzu daha da artırıyor. Bu cinayet çok yönlü olarak yeniden araştırılmalıdır. Biz garibanız diye babamın ölümü faili meçhul olarak kalmasın."

MATİLD MANUKYAN, DYP LİDERİNİN EŞİNİ YALANLIYOR: "MEHMET URHAN, ÖZER ÇİLLER'İN KURYESİYDİ" (Cumhuriyet, 7 Temmuz 1996)

Bombalı saldın sonunda yakın koruması ölen, kendisi de ağır yaralanan işkadını Matild Manukyan, "Söylemezler çetesi" soruşturması ile yeniden gündeme geldi. Saldırıda yaşamını yitiren yakın koruması Mehmet Urhan'ın, daha önce Özer Çiller'in özel kuryesi olduğunu işi alırken bildiğini söyleyen Matild Manukyan'ın verdiği bilgiler, Özer Çiller'i yalanlıyor.

Görüşme talebimizi söylediğimizde "Mehmet Urhan meselesi değil mi" diyen Matild Manukyan, ayaklarında yanık izleri, sargılar ve çelik korselerle sorularımızı yanıtladı. Uzun süreden beri yanında çalışan Mehmet Urhan'ı kendisine kimin önerdiğini şimdi hatırlayamadığını söyleyen Manukyan, basında çıkan "Mehmet Urhan'ı Manukyan'a Özer Çiller'in adamı Mustafa Kalaycı önerdi" şeklindeki haberi yalanlayarak "Mustafa Kalaycı diye birini tanımıyorum" dedi.

Mehmet Urhan'ın kendisiyle çalışmadan önce Divan Pastanesi'nde, ondan önce de Özer Çiller'in kuryesi olarak çalıştığını belirten Manukyan, bu konuda şunları söyledi:

"Mehmet çok dürüst bir çocuktu. Ortada milyarları bıraksan dönüp bakmazdı. Bana çalışmak için başvurduğunda kendisi hakkında araştırma yaptırdım. Doğrusu bana nasıl geldiğini ve kim tarafından önerildiğini şu anda hatırlamıyorum. Ama araştırmalarım sonucunda, onun Divan Pastanesi'nde uzun yıllar çalıştığını, ondan önce de Özer Çiller'in Levent'teki işyerinde çalıştığını öğrenmiştim. Ben, kapanmadan önce hep İstanbul Bankası'yla çalıştım. Ama o yıllarda Özer Çiller'le bir tanışıklığım yoktu. Halen de yoktur. Mehmet bankada odacılık yaptığı sırada müdürü ne emretmişse onu yapmış ve mahkemede de söylemiş. Mehmet o kadar dürüst biridir ki mahkemede tabii ki bir şey saklamamıştır. Ne yapmışsa onu söylemiştir. Üstüne hiçbir ekleme yapmayacak kadar da namusludur. 'Bize yapılan bombalı saldın, ona karşı mı yapıldı' doğrusu bilmem. Onu polis bilir. Bugün bir gazetede Mehmet'in ölmeden birkaç gün önce tehdit edildiği yazıyor. Tehdit edildiğini bana hiç söylemedi. Sessiz bir çocuktu, edilse dahi bana söylemezdi."

Saldırıdan önce gerekli yerlerden kendisine ihbarlar geldiğini ve bir süre ortadan kaybolmasının istendiğini açıklayan Matild Manukyan, birlikte olduğu süre içinde koruması Urhan'ın, Özer Çiller'le çalıştığı döneme ait pek konuşmadığını da belirtti.

Güncel politik gelişmelere ve Çillerler'e ilişkin pek konuşmayan Manukyan, "Politikacıların yaptığı yolsuzluklar, toplumun ahlakını bozuyor. Onlann gösterişli yaşamı, halkı da savurgan bir yaşama yöneltiyor" dedi.

İlginç Kronoloji

• Mehmet Urhan ve Matild Manukyan'ın şoförü Necati Akçay'ın ölümüyle sonuçlanan saldın 27 Eylül 1995'te yapıldı.
• Önce "uzaktan kumandalı bomba" kullanıldığını açıklayan polis, ancak daha soma olayı kayıtlara "doğalgaz patlaması" olarak geçirdi. Olay sırasında Mehmet Ağar Emniyet Genel Müdürü, Necdet Menzir de İstanbul Emniyet Müdürü'ydü.
• İstanbul Büyükşehir Belediyesi, olayın doğalgaz patlamasından değil, bombadan kaynaklandığını açıkladı.
• Aradan yaklaşık 9 ay geçtikten sonra polis ile ordu içine de sızan Söylemez kardeşler çetesi operasyonu başladı.
• Polis, 2 kişinin ölümüne, Manukyan'ın da yaralanmasına neden olan saldırının da Söylemez kardeşler tarafından yapılmış olabileceğine ilişkin bulgulardan hareketle, soruşturmayı bu yönde de genişletti.
• İçişleri Bakanlığı, kendi bünyesi içinde mafyaya bulaşmış elemanlar konusunda soruşturma başlattı.
• Bu arada kurulan Refahyol hükümetinde İçişleri Bakanlığı'na Mehmet Ağar getirildi.
• İstanbul'daki patlama sırasında Emniyet Müdürü olan İstanbul Milletvekili Necdet Menzir, İçişleri'nde mafyaya bulaşmış polis ve görevliler soruşturması sürerken Mehmet Ağar'ın Tansu Çiller tarafından İçişleri Bakanlığı'na getirilmesini eleştirdi. Menzir Cumhuriyete yaptığı açıklamada, "Bir sürü insanın mahkemeye gittiğini, soruşturmaların açıldığını, böyle bir dönemde, bu adamın (Ağar'ın) İçişleri Bakanlığı gibi bir makama getirilmesini kamuoyu değerlendirsin" diyerek, Çiller-Ağar-Söylemez bağlantısı iddialarını güçlendirdi.
• İsmet Sezgin de, "Mehmet Ağar oraya (İçişleri Bakanlığı'na) belli maksatlarla getiriliyor. RP için de Mercümek dosyalan önemliydi. Paylaşım sağlandı" dedi.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1996: Cumhuriyetimizin 3. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir