Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Basında Ağar-Mafya İlişkisi

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek Önderliğindeki Atatürkçü'ler Susurluk Kazası sonrasında Tansu Çiller'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan Örgütlenmesini medya önünde kanıtlayarak Tarihi bir Başarıya imza attılar.

Basında Ağar-Mafya İlişkisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 Ara 2010, 23:27

BASINDA AĞAR-MAFYA İLİŞKİSİ

MİT RAPORUNDA POLİS-MAFYA İLİŞKİSİ "BAĞLANTININ MERKEZİ AĞAR" (Cumhuriyet, 20 Haziran 1996)


10 Kasım 1987'de düzenlenen "Banker Bako Olayı, Polis İçindeki Çekişme ve Yeraltı-Polis-Kamu Görevlileri İlişkileri" başlıklı MİT raporunda şimdi milletvekili olan dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan ile Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar, mafya ile yakın ilişkiler içinde olmakla suçlanmıştı.

MİT raporunda, 12 Eylül 1980'den sonra, kaçakçılığın, terörün başlıca unsurlarından biri olduğuna dikkat çekilerek istihbarat örgütünün bu amaçla araştırma gereği duyduğu kaydedildi. Raporda, "İstanbul polisi ile mafya bağlantısını kuran kişi, emekli cinayet masası amiri Ahmet Ateşledir" denildi.

Rapora göre Ünal Erkan ve yardımcıları, Ateşli'ye, "Baba, Ağabey" diye hitap ediyorlar. Ağar'ın da Ateşli ile yakın olduğu ve böylece polis-yeraltı ilişkilerinin pekleştiğinin yer aldığı raporda, Ünal Erkan'ın Kürt Ahmet ve Kemal Horzum'la, Ağar'ın da Lokman Kondakçı ve Turan Çevik ile yakın ilişkisinin olduğu da belirtildi.

MlT'in, mafyanın emniyet içindeki en üst makamlarla ortak çalıştığını 1987 yılında saptadığına dikkat çekildi.

"Mafya Bağlantısının Merkezi Ağar"

Ordu ve emniyet mensuplarının adının karıştığı "devlete sızan mafya" operasyonu sürerken; Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), kaçakçılık, uyuşturucu ve terör olaylarını yönlendiren "mafya"nın, emniyet içindeki en üst makamlarla ortak çalıştığım 1987 yılında saptadığına dikkat çekildi. MlT'in, 10 Kasım 1987 tarihinde "Çok Gizli" kaydıyla düzenlediği raporda, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan ile Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın "mafya babaları"yla bağlantıları tüm ayrıntılarına kadar verilirken, 9 yıl sonra bakanlık görevine getirilen iki polis şefi doğrudan suçlandı. "Banker Bako" olayının ardından hazırlanan raporda, mafya bağlantılarının odak noktasında yer aldığı belirtilen Ağar'ın, yasadışı işlerde üstlendiği rollere ilişkin bulgular sıralandı.

10 Kasım 1987 tarihinde düzenlenen "Banker Bako Olayı, Polis İçindeki Çekişme ve Yeraltı-Polis-Kamu Görevlileri İlişkileri" başlıklı MİT raporu, "Çok Gizli" kaydına karşın basına yansıdı. MİT raporu, 1991 yılından sonra gazetemizde ve Arena Ankara Temsilcisi gazeteci Tuncay Özkan'ın, Kıyamet Mahkemesi adlı kitabında yayımlandı. Aynı kitapta yer alan dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın ayrı bir incelemesinde de MİT raporunda Mehmet Ağar, Ünal Erkan ve diğer emniyet yetkililerinin bağlantılarının sıralandığı 17. sayfaya dikkat çekilerek bu bulguların doğru bilgilendirmeye dayandığı kaydedildi.

Kutlu Savaş, MİT raporunun, polis-mafya bağlantısına ilişkin bölümü için şu değerlendirmeyi yaptı:

"Önemle belirtilmelidir ki, bu konudaki iddiaların mesnedi vardır ve MİT ilgilileri, bu konuyu etütlerine derç ederken genel olarak konu hakkında doğru enformasyona dayanmışlardır. Bu konu, bu raporumuzun tekliflerinin değerlendirilmesi çerçevesinde ele alınacağından, etedün 17. sahifesindeki iddialar, ayrıca ele alınmayacak ve kesin bir ihtiyaç belirlemedikçe bir başka rapora konu teşkil etmeyecektir."

MİT raporunda, 12 Eylül 1980'den sonra, kaçakçılığın, terörün başlıca unsurlarından biri olduğuna dikkat çekilerek istihbarat örgütünün bu amaçla araştırma gereği duyduğu kaydedildi.

Raporda, şöyle denildi:

"Yeraltı dünyası ile bürokratlar ve üst kademedeki yöneticiler ve bunların yakınları arasında özellikle İstanbul'dan kaynaklanan önemli irtibatlar bulunmaktadır. Bu ilişkilerin kurulmasında her zaman öncülüğü İstanbul polisinin üst düzey yöneticileri çekmişlerdir. Genellikle tesadüfi gibi görünen tanıştırmalar, küçük ve zararsız hediyeler, kadın.... gece hayatı bu irtibatların başlangıcı olmaktadır."

MİT raporundan aynen alman ifadelere göre, emniyet güçlerinin 1987 yılında ortaya çıkarılan mafya bağlantıları şöyle:

• Tahsin Şahinkaya'nın İstanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup Mehmet Ağar, adı geçenin terzi-elbise temizliği dahil her nevi özel işiyle uğraşmaktadır.
• Mehmet Ağar, Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbrahim Aslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup bu şahıslara, gizli kalması icap eden soruşturma ve tahkikatlarla ilgili bilgi vermektedir. İbrahim Aslanla. ait Aslan Nakliyat, TİR taşımacılığı yapmakta, 160 TIR'a sahip bulunmaktadır. İbrahim Aslan, Malatya vali şoförlüğü sırasında uyuşturucu ve silah ticareti yapmıştır.
• Yukarıda bahsi geçen isimlerin dışında yeraltı-güvenlik görevlisi bürokrat-işadamı ilişkileri yönünden önemli isimlere rastlamak mümkündür. Menfaate dayalı bu çok yönlü ve karışık ilişkileri bir ayrı etütle tahlil etmek mümkün olabilir.

• İstanbul polisi ile mafya bağlantısını kuran kişi emekli cinayet masası amiri Ahmet Ateşli olup Ahmet Ateşli'nin halen İstanbul polisi üzerinde emniyet müdüründen fazla bir etkinliği bulunmaktadır. Bu etkinlik İstanbul İkinci Şube'de bariz bir şekildedir.
İstanbul Emniyet Müdürü Ünal Erkan ve yardımcıları Ahmet Ateşli'ye "Baba, Ağabey" şeklinde hitap etmektedir. Ünal Erkan daha önce Emniyet Müdür Yardımcılığı yaptığı dönemde, Mehmet Ağar ise ikinci şube müdürlüğü döneminde Ateşli ile yakınlaşmışlar ve böylece polis-yeraltı ilişkileri pekleşmiştir. Ankara'da bulunduğu dönemde Kürt Ahmet ve Kemal Horzum'la yakın münasebeti dikkati çeken Ünal Erkan'ın, İstanbul'a tayini bir hayli polemiklere sebep olmuş ve Sayın Özal'a iyi bir şekilde takdim edilmesi üzerine kadrosuyla birlikte İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne verilmiştir.

• Mehmet Ağar, "Fındık Kralı" diye bilinen Lokman Kondakçı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve soma himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş, keza hayali ihracatın büyük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakınlığı sağlamıştır.
Yeraltı dünyasını Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik, Fevzi Öz, Necdet Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hatta bakanlarla tanıştırarak bağlantılarını sağlamlaştırmakta, faaliyetini legalize etmektedir.
Mehmet Ağar, Nihat Camadan, İsmail Taşkafa, Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayri meşru paralan Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte, bu şahıslar da paralan büyük işadamlarına vererek faiz almaktadırlar. Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu, dayısı Yılmaz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağın üzerindedir. Dayısının eski eşi, bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır.
Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşmalarını yap-tıklan Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy-Bostancı'da iki ev vardır. Ulus Mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'm üzerine olup parası Behçet Cantürk tarafından ödenmektedir.

• Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılannı, özellikle Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürütmektedir. Yonca Yücel'in İstanbul adresi, Teşvikiye Caddesi, 66/8 Celal Apartmanı olup telefonu 141 70 08'dir. Mehmet Ağar, Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmaktadır.

• Turan Çevik, 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat, Lunaparkçı Osman Kavran 86 yılbaşında 5 adet beşibiryerde ve Aşçıoğlu grubunun adamı, kaçakçı ve kuyumcu Cavit de Mehmet Ağar'ın eşi Emele, bir Reno-5 almıştır. Mehmet Ağar, İstanbul'da "131 19 10" no'lu telefonda bulunan Pınar isimli bir kadını Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve şahsın Pınar ile olan ilişkileri, fotoğraflan İstanbul emniyetince şantaj olarak kullanılmıştır.

• Mehmet Ağar'ın, Turan Çevik, Burak Sağman ve bazı bürokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır. Mehmet Ağar'ın bu işlerini Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Necdet'in, hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta belediyeye ait 160 yataklı bir oteli kiraladığı belirtilmektedir.

• 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da Bülent Gökmen, Mehmet Serdar Alpan, Fikri Parparoğlu, Fahrettin Özdenir isimli şahıslar, 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. İtalya polisi yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan meyanında İstanbul "528 28 14" ve "172 08 08" telefonlarını vermişlerdir. Kaçakçılık Daire Başkanlığı bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne sormuş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır.

DYP'DEMAFYA HESAPLAŞMASI (Cumhuriyet, 3 Temmuz 1996)

Sezgin ve partisinden istifa eden Menzir, İçişleri Bakanı Mehmet Ağar'ı ağır bir dille suçladı.
Refahyol koalisyonunun kurulması ve kabinede yer alan bazı isimler polis-mafya bağlantısını da ortaya koyan son operasyonların ardından DYP'de mafya hesaplaşmasını gündeme getirdi. Eski İstanbul Emniyet Müdürü İstanbul Milletvekili Necdet Menzir, Mehmet Ağar'ın mafya operasyonu sürerken Tansu Çiller tarafından İçişleri Bakanlığı'na getirilmesine tepki göstererek DYP'den istifa etti. Çiller'i Ağar konusunda uyardığını söyleyen Menzir mafya operasyonuna dikkat çekerek "Bir sürü insanın mahkemeye gittiği, soruşturmalara açıldığı böyle bir dönemde İçişleri Bakanlığı gibi bir makamın başına Mehmet Ağar'ın getirilme-sinin ne kadar doğru olduğunu kamuoyu değerlendirsin" dedi. Eski İçişleri Bakanı, DYP Aydın Milletvekili İsmet Sezgin de Mehmet Ağar'ın "belli amaçlar" nedeniyle İçişleri Bakanı yapıldığını söyledi.

Anayol hükümetinin son döneminde, "Söylemez kardeşler" çetesinin odağında bulunduğu İçişleri Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne uzanan mafya ağına yönelik operasyonların ardından kurulan Refahyol koalisyonunda İçişleri Bakam olarak görev alan Mehmet Ağar'ın mafya operasyonunu engellemek için göreve getirildiği ileri sürüldü. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) raporlarında mafya ile bağlantısı olduğu iddia edilen Mehmet Ağar'ın İçişleri Bakanı olduğunun açıklanmasının hemen ardından, DYP'deki polis kökenli isimler Ağar'a "dikkat edilmesi gerektiğini" açıklamaya başladılar.

Hükümetin kurulduğu gün DYP'den istifa eden İstanbul Milletvekili ve eski İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir, Cumhuriyetin sorularını yanıtlarken, Ağar konusunda Tansu Çiller'i 2 ay önce uyardığını, ancak sonuç alamadığını bildirdi.

"Mehmet Ağar'ın İçişleri Bakanlığı'na çok dikkat edilmeli" diyen Menzir, hakkında bakanlık isteği yolunda söylentiler çıkmasından endişe ettiğini ve konuşmaktan "hicap duyduğunu" belirterek şunları söyledi:

"Son operasyonlar Mehmet Ağar'a sorulmalı. Bir sürü adam mahkemeye verildi, soruşturmalar var. Böyle bir dönemde bu adamın buraya gelmesine dikkat edilmeli. Oralara dikkat edilmeli. Yarın 'Şunun bunun karşılığı derler' diye hicap duyuyorum. Tansu Çiller'e uyarılarımı yaptığım zaman, 'Sakın ola ki bu meseleyi bakanlık filan diye değerlendirme, zaten sen başbakan olamayacaksın. Bana bakanlık teklif etme, kamuoyu önünde seni sıkıntıya sokarım' dedim. Çiller'le 2 ay önce konuştum. Her konuda kendisini uyardım. Bu kadar soruşturmaların olduğu bir dönemde İçişleri Bakanlığı gibi bir makamın başına Mehmet Ağar'ın getirilmesinin ne kadar doğru olduğunu kamuoyu takdir etsin."

Sezgin de polisle bağlantılı mafya operasyonu ile Mehmet Ağar'ın İçişleri Bakanlığı'na getirilmesine dikkat çekerek şunları söyledi:

"Mehmet Ağar oraya belli maksatlarla getiriliyor. Soruşturmalar tam başlamışken, insanlar açığa alınırken, bu koalisyonun kurulmasında birisi Adalet, birisi İçişleri istiyordu. İkisi de çok önemliydi. RP de Mercümek dosyalan nedeniyle Adalet Bakanlığı'nı istiyordu. Şevket Kazan da oraya getirildi. İstediklerini yaptılar, paylaşım sağlandı."

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1996: Cumhuriyetimizin 3. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir