Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çillerin K. Irak Komplosu: ABD'nin Büyük Bozgunu

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Çillerin K. Irak Komplosu: ABD'nin Büyük Bozgunu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:16

ÇİLLERİN K. IRAK KOMPLOSU: ABD'NİN BÜYÜK BOZGUNU
(Aydınlık, 15 Eylül 1996, Sayı 482)


Dışişleri Bakanı Tansu Çiller ile Genelkurmay arasında Kuzey Irak'ın statüsü konusunda yoğun bir çatışma sürüyor. Genelkurmay, Çiller'in, Türkiye'yi Irak, İran, Suriye ile savaştırmak istediğini saptıyor. Genelkurmay yetkilileri, bu değerlendirmeyi yüksek sesle ifade ediyor.

Genelkurmay'ın Kürt sorununda yetki verdiği bir general bu çatışmayı şöyle aktarıyor:

"Tansu'nun işi gücü, olayı Özal dairesine sokmak. Yeniden Özal gibi Kerkük-Musul senaryolarını getiriyor. Biz Irak'la anlaşmışız. Şu anda olay seyrinde gidiyor. Çekiç Güç, Silopi'ye çekilmiş. Çiller, Genelkurmay'a güvenlik şeridi diye Zaho'nun eteklerine, Dohuk yoluna inmeyi öneriyor. Genelkurmay Başkam Karadayı ise 'Olmaz. Sınırda geçici güvenlik şeridi kuralım, orada duralım. Bu konuda siyasetçilerin peşinde gidemeyiz' diyor. Kadının niyeti Çekiç Güç korumasıyla Musul Kerkük'e inmek."

Kazan'ı Bağdat'a Genelkurmay Yolladı

"Şevket Kazan'ı Bağdat'a Genelkurmay yolladı. Milli Güvenlik Kurulu'na Kazan'ı çağırıp 'Kuzey Irak'ta Kürtlerin Bağdat'la anlaşmasının zemini oluştu. Bu konuyu gerçekleştirmeye kararlıyız. Bağdat yönetimiyle aranız iyi. Bizden birinin gitmesi yerine siyasetçilerden gitmesi daha iyi olur' denildi. Genelkurmay adına 2. Başkan Orgeneral Çevik Bir'in gitmesi düşünülürken Adalet Bakam Şevket Kazan ve koalisyonda bu konuda fikir birliği olduğunu göstermek için DYP'den Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam gitti. Şevket Kazan, Saddam Hüseyin'e 'Irak Kürtleri'nin Bağdat'la anlaşma metnini Talabani engelliyordu. Ancak şimdi Barzani imzalayacak. Bu gelişme, bölgenin Irak'ın denetimine girmesini yakınlaştıracak' dedi."

Talabani Bağdat'la Anlaşırsa Barzani Süleymaniye'den Çıkacak

"Kazan ve Sağlam Türkiye'ye döndükten sonra Silopi Jandarma Alay Komutanlığı'ndan bir yarbay, KDP lideri Mesut Barzani'ye gönderildi. Yarbay Barzani'ye 'Bağdat'la anlaştık. Siz de görüşmeye katılın' dedi. Bağdat yönetimi de Kazan'ın ziyaretinin ardından Barzani'ye bir heyet yolladı. Erbil'in denetim altına alınması planı, bu görüşmelerde hazırlandı.
"Şimdi, Türkiye de Irak da Talabani'yi Bağdat'la anlaşmaya zorluyor. Barzani'nin, KYB'nin merkezi Süleymaniye'den çıkma koşulu, Talabani'nin Bağdat'la anlaşmaya razı olması."

Musul-Kerkük Senaryosunun Altından Hep CIA Çıkar

Tansu Çiller, Genelkurmay'a, Kuzey Irak'ta oluşturulacak güvenlik şeridi konusunda şu öneride bulundu: "Dohuk yoluna kadar inelim. Böylece PKK'nın bütün kamplarını temizleriz." Genelkurmay ise bu öneri için "Bu Kuzey Irak'ın tamamen işgali demektir. Bizi Irak, İran ve Suriye'yle karşı karşıya getirir" değerlendirmesini yapıyor.
Türkiye birliklerinin Dohuk yoluna inmesi, Musul-Kerkük'ün kapısının açılması demek. Dohuk'tan Musul'a araçla uzaklık bir saat. Genelkurmay, Çiller'in PKK kamplarını gerekçe göstererek, Dohuk yoluna inmeyi önermesini çok tehlikeli buluyor. Bu önerinin, Özal zamanında hazırlanan Türkiye'nin Kerkük-Musul'a inerek, Kuzey Irak'ı Türkiye'nin himayesine alma planının bir devamı olarak değerlendiriyor. Genelkurmayda yetkili bir general, "Kerkük-Musul senaryolarının altından hep CIA çıkar" saptamasını yapıyor.

Genelkurmay Geçici Diyor, Çiller Kalıcı

Genelkurmay, Çiller'in basına güvenlik şeridinin kalıcı olacağı açıklamasını yapmasından sonra terminolojisini değiştirdi. Genelkurmay açıklamalarında artık "Geçici Güvenlik Şeridi" ifadesi kullanılıyor. Genelkurmayın önceden hazırlanan planına göre güvenlik şeridiyle çok büyük bir alanın denetim altına alınması değil, sınırda seyyar karakollar oluşturulması ve mobil devriyelerin görevlendirilmesi öngörülüyor. Genelkurmay, Geçici Güvenlik Şeridi için aynı planı sürdürüyor.
Genelkurmay ile Çiller arasındaki bu çatışma sona ermediği için güvenlik şeridi konusunda bir karar alınamadığı belirtiliyor.

Musul-Kerkük'e İnmek İçin Türkmen Bahanesi

Çiller, Kuzey Irak'ta, Ankara, Barzani, Bağdat hattıyla oluşan çözümü baltalamak için Türkmen kartını ortaya attı. Çekiç Güç'ün Türkmenleri de koruma altına alacağını açıkladı. Irak'taki Türkmen nüfusun yaklaşık yüzde 15'i BM'nin ilan ettiği uçuşa yasaklanan "güvenli bölge" içinde yaşıyor. Yüzde 85'i ise 36. paralelin güneyinde, ağırlıklı olarak da Musul ve Kerkük'te bulunuyor. Genelkurmay, Çiller'in Türkmen meselesini, ABD'nin denetiminde Musul-Kerkük'e inmenin bir gerekçesi olarak kullandığını saptıyor.

Iraklı Türkmenler ise Çiller'in Türkmenlere yönelik ciddi bir girişimi olmadığını belirtiyorlar. Dışişleri Bakaninın Kuzey Irak'ta alınması gereken önlemler, Türkmenlerin güvenliği gibi konularda Irak Türkmenlerinin iki büyük partisi, Irak Milli Türkmen Partisi ve Türkmen Birlik Partisi ile görüşmediğini belirtiyorlar. Çiller'in Türkmenler adına görüştüğü kişi, İhsan Doğramacı. Doğramacı, CIA'nın yönlendirmesiyle kurulan Türkmen Mukavemet Teşkilatı'nın da sözcüsü durumunda. Iraklı Türkmenlerin "Direniş Hareketi" dediği Türkmen Mukavemet Teşkilatı, CIA kontrolünde oluşturulan Süleymaniye merkezli Saddam Hüseyin'e yönelik komplonun içinde yer aldı. Genelkurmay, Erbil'de tutuklanıp kurşuna dizilen ve tutuklanıp Bağdat'a götürülen Türkmenlerin hepsinin CIA'nın denetimindeki Direniş Hareketinin elemanları olduğunu saptıyor. Iraklı Türkmenler, Bağdat ve Barzani yetkililerinin Erbil'deki Türkmenlere, silahlı gösteri yapmayın ve televizyon yayınınızı kesin uyarısından başka bir yaptırım getirmediğini belirtiyorlar.

Irak Milli Türkmen Partisi, Türkmen Mukavemet Teşkilatı ve Doğramacı önderliğinde kurulan Türkmen Cephesi'nde görev alan kişilerin önemli bir kısmının Türkiye'den gönderildiği, Irak'taki kişilerinse geçmişte çeşitli kişilerin hizmetinde çalışmış kişiler olduğunu belirtiyor.

Genelkurmay, Türkmen Cephesi ve Direniş Hareketi'nin Türkiye'nin aleyhine kullanıldığını saptıyor ve bu girişime MİT ve Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın izin vermesinden rahatsız olduğunu belirtiyor. Yetkili bir general "Çiller, Türkmenler adına kiminle görüşüyor? Doğramacı'yla. Doğramacı kim? Mason. Masonların yetiştirip Türkiye'nin başına bela ettiği bir kişi" diyor.

Türkmen Direniş Hareketini CIA Kurdurdu

Irak'taki Direniş Hareketi'ni kuran kişi ise şu anda New York'ta yaşayan Sabah Aziz adlı bir Iraklı Türkmen. Sabah Aziz ve Irak Milli Türkmen Partisi'nden Necmettin Kasapoğlu bu hareketi başlattı. Körfez Savaşı patlak verdikten sonra Musul-Kerkük'te isyan başlatan da bu ekip. Sabah Aziz, savaş öncesinde Özal'ın devlet içindeki özel örgütü kanalıyla ABD'li bir yetkiliyle tanıştırıldı.

Sabah Aziz, Körfez Savaşı'ndan önce, CIA'nın isteği üzerine üç aylık bir araştırmayla Bağdat'ın merkezindeki stratejik hedefleri gösteren çok ayrıntılı bir harita hazırladı. ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği'nde Kürt ve Türkmenlerden sorumlu ABD'li görevlinin İran Kürdistan Demokrat Partisi'yle bağlantıya geçmesini Sabah Aziz sağladı. Sabah Aziz, daha sonra Türkiye'nin sağladığı sahte pasaportla Ürdün üzerinden ABD'ye Washington'a gitti.

Sabah Aziz'e verilen pasaporttaki bilgiler şöyle:

Adı: Mehmet Soyadı: Türkmen
Baba adı: Aziz
Ana adı: Sediye Doğum yeri: Kerkük
Doğum tarihi: 1955
İli: Eskişehir İlçesi: Merkez
Sabah Aziz'in pasaport için verdiği Ankara'daki adresi de şöyle: 11. Sokak, No: 5/2, Demetgül-Ankara.

Koalisyonu Bozması İçin Baskı Yapılacak

Yetkili general, Sabah gazetesinden Can Ataklının 9 Eylül tarihli yazısında belirttiği "Ordu'nun Çiller'i istifaya zorlayacağı şeklindeki Eylül senaryoları" konusunda şunları söylüyor: "Bu kadın bizim başımızı çok büyük belalara sokacak diye konuşuluyor. Tıpkı Özal gibi pisliğe batmış durumda olduğunu herkes görüyor, söylüyor. Koalisyonu bozma konusu şimdilik konuşuluyor. 1974'te CHP-MSP koalisyonu, Genelkurmay'ın Ecevit'i zorlamasıyla bozuldu. Ecevit'e Koalisyonu boz, yoksa biz el koyarız' dendi. Şimdi de aynı yöntemle koalisyonu bozacaklar. Çiller istifa ederek, oluşacak hükümetin dışında kalacak."

Genelkurmay: "RP'den Umduğumuzu Bulamadık"

Genelkurmay'ın Refah Partisi hakkındaki değerlendirmesi "Umduğumuzu bulamadık. Sorunumuz olan Müslüman ülkeler; İran, Libya, Suriye RFye itibar etmiyor."
Genelkurmay bu kanıya, Erbakan'ın İran gezisi, RPli Abdullah Gütün Libya ziyareti ve Suriye ile temaslar üzerine varmış. Türkiye'nin Müslüman ülkelerle sorunlarını yumuşatması için umut bağlanan RFnin bu ülkelerde itibar görmediğini saptamışlar. Erbakan'ın Tahran tarafından ciddiye alınmadığının, Erbakan İran'da iken İranlı yetkililerin PKK'lilerle yaptığı konuşma bandının açıklanmasıyla ortaya çıktığı belirtiliyor.
Abdullah Gül ün Libya ziyaretinde, MGK'nın hazırladığı, Dev-Sol'un Libya tarafından taşeron olarak kullanıldığına dair kanıtlar masaya getirilememiş. Türkiye'nin Libya'nın bu faaliyedere son vermesi isteği Muammer Kaddafı'ye iletilememiş. Kaddafi, Gül'le yalnızca protokol görüşmesi yapmış.

Suriye ile ilişkiler konusundaysa, RP'nin gerçek dışı açıklamalar yaptığının saptandığı belirtiliyor. Erbakan'ın basın danışmanlarının, RP Genel Başkanının Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad'ın temsilcisiyle özel görüşme yaptığını açıkladığında, Suriye'den Türkiye'ye böyle bir temsilci gelmediği belirleniyor. Suriye'nin Türkiye'nin istekleri konusunda Refahyol koalisyonu öncesi tutumunda bir değişiklik olmadığı ifade ediliyor. Suriye Büyükelçiliği'ne verilen 4 "sarı nota"nın hiçbirine yanıt verilmediği belirtiliyor.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir