Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İhanet Mevcuttur

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

İhanet Mevcuttur

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:12

İHANET MEVCUTTUR (Doğu Perinçek, Başyazı, Aydınlık, 27 Ekim 1996, Sayı 488)

Türkiye, bir yol ayrımında: ABD'nin "kriz bölgelerine müdahale gücü" olmak ya da olmamak! Girilecek yol, ülkemizin geleceği açısından belirleyici olacaktır.
Türkiye'nin Balkanlar, Kafkaslar, Ortadoğu ve Orta Asya'da ABD taşeronluğunu üstlenmesi, yalnız bir dış politika sorunu değildir; siyasal rejimi, ekonomiyi ve kültür hayatını da belirleyecektir.
Kriz bölgelerine müdahale eden bir Türkiye'nin rejimi, kaçınılmaz olarak İkinci Cumhuriyet'ir. Buna isterseniz, Kontrgerilla Cumhuriyeti de diyebilirsiniz. Dışta kanlı maceralar, içte kaçınılmaz olarak şiddet rejimini gerektirir.

Ekonomi, dünya sermayesiyle sınırsız bütünleşecektir. Çiftçiye her türlü destek kaldırılacak, hayvancılıktan sonra tarla ve bahçe tarımı da çökertilecekir. IMF'nin özelleştirme, SSK'lann tasfiyesi, eğitimin paralı hale getirilmesi, sendikasızlaştırma programı, devlet terörüyle uygulanacaktır.

ABD'nin kriz bölgelerinde jandarmalığını yapan bir Türkiye, laiklik ve aydınlanmanın son mevzilerini de yitirecek, ideoloji ve kültür alanında "Ilımlı İslam"ın tahakkümü altında olacaktır.
Bir avuç emperyalist acentası dışında hiç kimse bu programı kabul edemez kuşkusuz. Ancak Türkiye, ABD merkezli tertiplerle taşeronluk misyonuna itiliyor. Bu tertiplerin merkezinde, Türkiye himayesinde Kürdistan planı var. ABD'nin bu dayatmasına teslim olan Türkiye, başına öyle büyük işler açacaktır ki, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya'da da Washington'un kâhyalığım yapmak zorunda kalacaktır.

Ancak tertipler Pentagon'un ünlü Kürt senaryosuyla sınırlı değil. Yugoslavya'nın parçalanmasında ABD namına roller üstlenmek, Çeçenistan'a müdahale, Azerbaycan'da darbe tezgâhlamak, İran ile çatışma kışkırtmak, uluslararası ölçekte uyuşturucu kaçakçılığı örgütlemek, bugüne kadar kamuoyuna yansımış olan olgulardır. Başında Çiller Özel Örgütü'nün bulunduğu ve CIA ile işbirliği halindeki güçler, Türkiye'nin başına çorap örme faaliyetini sürdürüyorlar.

Son marifetleri, Çin Halk Cumhuriyeti'nin Sinciang-Uygur bölgesine CIA ile işbirliği halinde sabotaj timleri yollamaktır.
Bu tertip ve kışkırtmalar durdurulmazsa, Türkiye siyasal iradesi dışında bir oldubittinin içine düşecektir. Rusya, İran, Irak, Yugoslavya, Azerbaycan, Çin Halk Cumhuriyeti bu tertiplerin hedefidir. ABD'nin Türkiye üzerinde tam tekel kurması için bu kadar düşman yeter. Tam tekel, sömürge olmak anlamına gelir.

Türkiye, büyük bir ihanetle karşı karşıyadır. Düşman yapılmak istenen ülkelerin hepsi, Türkiye ile aynı geleceği paylaşıyorlar. Dikkat edilsin, bu ülkeler, Yeni Dünya Düzeni'nin karşısındaki direnme mevzilerini oluşturuyorlar. Parçalanmalarının programa alınması da bu nedenledir. Türkiye, bu ülkelerin Sevr'ine hizmet ederek, aslında kendi Sevr'ini hazırlamaktadır. ihanet buradadır.
Bu ülkelerle dayanışma, Türkiye'nin bağımsız ve demokratik bir gelişme yoluna girmesinin koşuludur, işte bu yol dinamitlenmektedir.

Çin Halk Cumhuriyeti topraklarında CIA eylemlerine alet olmak, Çin'e değil ama Türkiye'ye ağır zararlar verir. Çin Halk Cumhuriyeti, her beş yılda bir ekonomisini ikiye katlayarak ve halkın demokratik diktatörlüğünde ısrar ederek, 15-20 yıl sonra dünyanın en büyük gücü olmaya gidiyor. Üstelik emperyalizme karşı bir insanlık kalesi oluşturduğu için, dünyada en geniş dostluk birikimi olan ülkedir. ABD'nin resmi ve yarıresmi kurumlan, Çin Halk Cumhuriyeti'ne diş geçirmenin mümkün olmadığını kabul ediyorlar ve Çin'le birlikte yaşamanın yollannı bulmalıyız diyorlar. İşte Çin Halk Cumhuriyeti'nin milliyet sorunlannı kurcalamak, "birlikte yaşamanın" Amerikancası oluyor. Yıkamasan bile uğraştır.

Türkiye niçin bu emperyalist politikaya alet olsun?

Çeçenistan ve Bosna Hersek'ten Sinciang-Uygur bölgesine kadar silahlı tertiplere girişenler, Kürt sorununu yarattıkları düşmanların kozu haline getirmişlerdir.
Bu gidiş çok tehlikelidir. Daha tehlikelisi, bu ihanet karşısında İşçi Partisi dışında duyarlı bir gücün bulunmayışıdır. Kamuoyu, TOFAŞ vb. gibi yolsuzluklarla biraz ilgilendirilmekte ama bu tertipler karşısında kayıtsız bırakılmaktadır.

Bunun bedeli, kanla ödenir. Öyle bir şişe iki şişe değil, yüz binlerce insanın kanıyla. Yalnız dışta değil, içte milliyet ve mezhep kavgaları kaosuna yuvarlanarak.
O nedenle herkesin, bu tertiplere karşı kararlı bir tavır alması, geleceğimizi belirleyen bir vatanseverlik görevidir. En başta işçi sınıfı, emekçiler, aydınlanmacılar, ayağı Türkiye toprağına basan bütün güçler.
Cumhurbaşkanı, Hükümet, Genelkurmay, bu tertiplerin önüne geçmek sorumluluğunu taşıyorlar. Bugüne kadar biliniyorlarsa, işte şimdi haberleri vardır. Sinciang-Uygur bölgesine sabotajcı gönderme operasyonunun, tam da Genelkurmay Başkanı'nın Çin Halk Cumhuriyeti ziyareti günlerine rastlaması, tertibin Atlas Okyanusu ötesindeki boyutunu gösterir.
Durdurun bu tertipleri!

Devlet içinde yer alan hiçbir kurum, hiçbir örgüt, hiçbir görevli bu tertiplerin aleti olamaz; buna izin verilemez.
Türkiye devletine bağlı hiçbir güç, Kuzey Irak'ta, Kafkaslarda, Balkanlar'da, Orta Asya'da gizli operasyonlara katılamaz. Bunlar derhal oralardan toplanmalı ve cezalandırılmalıdır.
Türkiye'yi bir kez daha oldubittilerle Birinci Dünya Savaşı benzeri felaketlere sürükleyenler, bu karanlık faaliyetleri içinde boğulacaklardır.
Türkiye'de bu hainlerin önüne geçecek birikim vardır.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir