Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çiller Özel Örgütü'nün Uygur Bölgesine Sabotaj Girişimi

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Çiller Özel Örgütü'nün Uygur Bölgesine Sabotaj Girişimi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:10

ÇİLLER ÖZEL ÖRGÜTÜ'NÜN UYGUR BÖLGESİNE SABOTAJ GİRİŞİMİ
(Aydınlık, Ekim 1996, Sayı 488)


CUMHURBAŞKANINA, HÜKÜMETE, GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA SESLENİYORUZ: DURDURUN BU TERTİBİ

JİTEM'in Doğu Türkistan Birimi'nin, CIA'nın güdümünde, Çin Halk Cumhuriyeti'nde iç kargaşa çıkartmak için operasyon başlattığı öğrenildi. Bu amaçla, JİTEM'den 4 subayın geçen hafta Afganistan'a gittiği bildirildi.
JİTEM'in ilgili birimi, Sincian Uygur Özerk Bölgesi'nde ayrılıkçı gruplara askeri eğitim vermek, sabotajlar yapmak üzere, Türkiye'den tim gönderiyor.

Operasyonu, JİTEM'in Ankara'daki Karargâhı'ndan bir yarbay yönetiyor. JİTEM'in Doğu Türkistan Birimi, yıllardır aktif bir faaliyet yürütmüyordu. Taliban'ın Kabil'i almasının ardından, CIA'nın isteği üzerine bu girişim başladı. ABD'nin bu operasyona büyük para desteğinde bulunduğu öğrenildi.

Tertibin, tam da Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayinın Çin ziyareti sırasında düzenlenmesi dikkat çekti. ABD'nin, Türkiye'nin Çin'den silah alma projesinden büyük rahatsızlık duyduğu belirtiliyor. Tertip, Org. Karadayı'nın Çin'le iyi ilişkiler geliştirme çabasına karşı, devlet kurumlan içine mevzilenmiş yasadışı güçlerin bir sabotajı olarak da yorumlandı.

Piyonlar Nizam-ı Alem Ülkücüleri

Aydınlıkın güvenilir kaynaklardan aldığı bilgiye göre, sabotaj timi, Büyük Birlik Partisi'nin gençlik örgütü Nizam-ı Alem Ocakları militanları arasından seçildi. Birinci postada yollanacak tim, 15 kişiden oluşuyor. Ekibin, BBP yöneticilerince tayin edilerek JİTEM'e bildirdiği öğrenildi. Hepsi, daha önce Çeçenistan'da silahlı faaliyette bulunmuş, çatışmalarda yer almışlar. Plana göre, İstanbul'da 20 günlük bir siyasal eğitimden sonra Afganistan'a gidecekler. Askeri eğitimi, Kuzey Afganistan'da görecekler. Bu eğitimi, bölgede bulunan Pentagon'un Özel Savaş uzmanlarıyla, Türkiye'den giden JİTEM subayları verecek.

İslam Partisi Kanalıyla Uygur Bölgesine Geçecekler

Uygur Özerk Bölgesinde, CIA ile işbirliği içinde yasadışı iki parti var; "Doğu Türkistan İslam Partisi" ve "Doğu Türkistan Halk Partisi". Bu partilerin, Çin'in, Kırgızistan ve Kazakistan sınırında, yeraltında faaliyet yürüten 1200 silahlı adamları olduğu ileri sürülüyor. ABD, her iki partiye ve silahlı ekiplere büyük çapta yardım yapıyor.

Türkiye'den gönderilecek sabotaj timinin, Doğu Türkistan İslam Partisi'nin silahlı adamlarıyla birlikte hareket edeceği bildirildi. İslam Partisi, "Bağımsız İslam Cumhuriyeti" kurmayı hedefliyor. Sincian'dan "dinsizlerin atılması" için "cihad" ilan etmiş.

Türkiye'den giden ekibin, Lop Nor ile Bağraş gölleri bölgesinde, nükleer tesislere sabotaj ve saldın düzenleyecekleri öğrenildi.
Mart 1996 tarihli National Geographic dergisi, Sincian'da ayrılıkçı faaliyetin Taklamakan çölünün kuzeyindeki bölgelerde geliştiğini yazıyor. 1990 Nisanı'nda Taklamakan'ın kuzeyindeki Kaşgar kentine yakın Bann kasabasında karışıklık çıkmıştı. Çin yetkilileri, bu olaylarda kullanılan silahların, Pakistan üzerinden, Afgan mücahitleri kanalıyla sağlandığını saptadı. Aynı dönemde Pakistan Gizli Servisi'nin iki görevlisi, Sincian'da ayaklanma kışkırttığı için tutuklandı.

7 Mart 1992 tarihli Indian Times gazetesi, Sincian'daki Pan Türkist ve Pan İslamist çabaları destekleyen dış güçleri şu sırayla yazdı:

"Türkler, Afgan Mücahitleri, Pakistan'daki İslami Cemaat grupları."

Aracı General Dostum

Uygur Özerk Bölgesi'nde sabotajlar yapacak timin, Afganistan'dan Çin'e geçişine, Özbek General Raşit Dostum'un yardımcı olacağı öğrenildi. Afganistan'ın Çin ile sınır bölgesi Dostum Paşa'nın denetiminde. Cümbüş-i İslam-ı Milli Partisi Başkanı General Dostum'un, Türkiye ile ilişkileri Özal dönemine uzanıyor. JİTEM elemanı 4 subay da, şu anda Dostum'un karargâhındalar.

Dostum, Afganistan'ın "tek geçim kaynağı" uyuşturucu trafiğinde de, etkili bir konumda. Türkiye üzerinden Avrupa'ya giden uyuşturucu ticaretinin merkezindeki isim o. İşlenmemiş afyonun elde edilmesinde Dostum Paşa'nın kritik bir önemi olduğu saptanıyor.
JİTEM'in, Dostumla kurulan bu yakın ilişki sayesinde Afganistan'da faaliyet yürüttüğü ileri sürüldü.

CIA Düğmeye Bastı

JİTEM Doğu Türkistan Birimi, yeniden aktif hale getirildiği sırada, Doğu Türkistan Vakfı da, İstanbul'da sempozyum düzenledi. Yine aynı günlerde, Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Ebülfez Elçibey'in, "İran ve Çin parçalanacak" açıklaması geldi.

2. Uluslararası Doğu Türkistan Kültür ve Tarih Sempozyumu, 21-23 Ekim tarihleri arasında AKM'de yapıldı. Sempozyumun Türk ve yabancı katılımcıları; Turancı, şeriatçı bileşiminden oluştu. Toplantının üç günlük gündemini, Çin Halk Cumhuriyeti'ne karşı yıkıcı fikirlerin sergilenmesi ve bu yönde girişilecek örgütlenmeler işgal etti. Konunun esası, Sincian Uygur Özerk Bölgesi'ni Çin'den ayırıp bağımsız bir ülke haline getirmenin yolunu bulmaktı. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Turan Yazgan'ın ifadesi, tüm konuşmaların özetiydi: "Bugün Türk milletinin Kızıl Elma'sı Doğu Türkistan'dır. Kızıl Elma Türk milletinin kısa vadeli hedefi demektir."

Fuller: Türkiye, İstese de İstemese de Çin'e Karışacak

Türkiye'yi, Çin'de ayrılıkçı faaliyetlere katma çabası, ABD'nin uzun süredir devam eden temel bir politikası. ABD yönetimi, son dönemde, Çin'e karşı düşmanca faaliyetleri yoğunlaştırdı. Amerikan Dışişleri Bakanlığı'nın yayın organlarından Foreign Affairs dergisinde yayımlanan ünlü "Uygarlıklar Çatışması mı?" başlıklı yazısında, ABD'nin politikalarını açıklayan Samuel Huntington, Batı'nın başdüşmanı olarak Çin'i ve İslam ülkelerini belirledi. Huntington bu görüşünü daha sonra da pekiştirerek tekrarladı. Cumhuriyet gazetesinin 18 Kasım 1994 tarihli sayısında, Newsweek dergisinden aktardığı görüşleri şöyle: "Tarih bize ülkelerin hızla sanayileşince daha iddialı bir çizgi izlemeye başladığını gösteriyor. Zaman zaman yayılmacı ve sömürgeci olabiliyorlar. Çin'in kendini öne sürmek isteyeceğine inanıyorum. Çin, 2 bin yıl süreyle Doğu Asya'nın egemen gücüydü. Han halkından olmayan insanların yaşadığı bölgelerde sorunlar yaşanabilir."

13 Eylül 1995 tarihli Siyah Beyaz gazetesinin haberi, JİTEM Doğu Türkistan Birimi'nin kimin hizmetinde olduğunu açıklıyor: "Çin'in, SSCB'den farklı olarak parçalanmaması Batı'yı tedirgin ediyor. Batı'da, 'dev'in önünü kesmek için Türk ve Slav halklarından bir barikat kurulması görüşü, strateji merkezlerinin turfanda ürünü olarak piyasaya sürüldü bile."

Bu görüşü ilk önce dile getiren de elbet Graham Fuller. Ünlü CIA liderinin bu konuda yazdığı rapor, Harp Akademileri Komutanlığı tarafından "Türkiye'nin Yeni Jeopolitiği" başlığıyla yayımlanan kitabın içinde yer alıyor. Aksiyon dergisi, Harp Akademilerinin yayımladığı kitaptaki raporları, bu hafta, "CIA'nın Türkiye Raporu" başlığıyla kapak yaptı. Fuller, Çin'in parçalanacağı kehanetinde bulunurken, Türkiye'nin istese de istemese de Çin'e karışmak zorunda olduğunu belirtiyor.

Kızılay, Dostum'a Yardım İçin Gidiyor

16 Ekim günlü Radikal gazetesi, Dışişleri Bakanlığı'nın Afganistan'a Kızılay kanalıyla yardım gönderme karan aldığını duyurdu. Habere göre, Dışişleri Müsteşarı Onur Öymen, Dostum'un Ankara Temsilcisi Selam Asini la görüştükten sonra, Türkiye, Dostum Paşa'yı desteklediğini açıkladı. Deniz Zeyrek imzalı haber şöyle sürüyor: "Bu temaslar sonrasında Dışişleri ilk olarak Türk Kızılayı'na talimat verdi. Kızılay, Dışişleri Bakanlığı'mn isteği üzerine Dostum'un bölgesine tıbbi malzeme, gıda, çadır ve battaniye göndermeyi ve Mezar-ı Şerifteki Afgan-Türk Dostluk Hastanesi'ni takviye etmeyi kararlaştırdı."

MİT'in dış ülkelerde istihbarat ve sabotaj faaliyetlerinde Kızılay'ı maske olarak kullandığı biliniyor. Kanal D Haber Müdürü Tuncay Özkan'ın belirttiğine göre, iki yıl önce Kuzey Irak'ta, Kızılay çatısı altında çalışan Cenan Kocahâkimoğlu adında üst düzey bir MİT görevlisi öldürüldü. 19 Ocak 1994'te arabası çapraz ateşle taranan Kocahâkimoğlu'nun kimliği ve görevi gizlendi. Kamuoyuna, Kızılay görevlisi "Can Cemal" olarak açıklandı. Cenazeyi MİT kaldırdı ama resmen sahiplenmedi. İki ay sonra, yine kendini Kızılay görevlisi diye tanıtan bir MİT ekibi, sivil halkla çatışmaya girdi. Çatışmada 6 Kuzey Iraklı ile Orhan Bulut, Yaşar Mutlu ve Mithat Okan adlı 3 MİT görevlisi öldü.

Sincian'a yıkıcı faaliyetler için gönderilen provokatörlerin de, Kızılay görevlisi maskesini kullanacakları belirtildi.

Çin'e Karşı Psikolojik Savaş Kampanyası

JİTEM'in Doğu Türkistan Birimi'nin programında, Çin'e karşı psikolojik harekât da var. Gazetelere ve televizyonlara yollanmak üzere, Çin aleyhtarı yazı, görüntü ve fotoğraflar hazırlandığı belirtildi. Söz konusu malzemeyi sağlayan, CIA ve USIS. Çin'in nükleer denemeleri sonucu vücudu tahrip olan kişilerin fotoğrafları, video kasetleri dağıtım için çoğaltılmış.

CIA Taşeronluğu Uyuşturucu Faaliyetinin Gereği

Sincian Uygur Özerk Bölgesi'nde, Türkiye'nin, sabotaj ve tertiplerde bulunmasının ulusal çıkarlarla açıklanabilecek hiçbir gerekçesi yok.
Dış politikasında, Çin'de iç kargaşa çıkarmak gibi bir yaklaşım da yok. Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay'ın işbirliğinde saptanan dış politika, ABD'nin dayatmalarına karşı Asya ülkeleriyle daha yakın işbirliğini öngörüyor. Türkiye yönetiminin ABD'ye mesafeli kesimleri, 1980'lerin başından beri Çin'le ilişkilerin, özellikle iyi ekonomik ilişkiler temelinde ve karşılıklı saygı çerçevesinde yürütülmesine çaba harcıyorlar. Nitekim Kenan Evreri'in ve Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Çin gezisi de bu politikanın ürünü. Son olarak, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı'nın Çin ziyareti, devletin askeri kesiminin de, bu ülkeyle ilişki kurma eğiliminde olduğunu gösteriyor.

Ne var ki, Sincian Uygur Özerk Bölgesi ile bağlantılı olarak Çin'e karşı planlanan tertip, devlet içinde bu ülkeye karşı düşmanca tutum alan bir kesimin varlığına işaret ediyor. Bu tutumun yansıdığı "2. Uluslararası Doğu Türkistan Sempozyumu"nun, en itibarlı konuğu, Eski Jandarma Genel Komutanı Adnan Doğu'ydu. Doğu Türkistan Vakfı Başkanı Rıza Bekin, Özel Harp Dairesi'nden emekli bir tümgeneral. Sempozyum katılımcılarından Alparslan Türkeş, Ahat Andican, Nevzat Yalçın-taş, Turan Yazgan, Kemal Karpat, Muzaffer Özdağ gibi isimler, devletin çeşitli düzeylerde hizmetlerinden yararlandığı kişiler. Ortak paydaları, Amerikancı olmaları.
Genelkurmay Başkanı Çin'de resmi görüşmeler yaparken, JİTEM görevlisi bir yarbayın bu tür bir tertibi yürütmesinin bir tek açıklaması var: ABD'nin dayatması. Buna zemin hazırlayan ise, uyuşturucu trafiğinde CIA ile yakın işbirliği. Türkiye'nin kimi istihbarat birimleri, "milli amaçlan" gerçekleştirmek için uyuşturucu trafiğinde yer almayı meşru görüyor. Bosna Hersek, Azerbaycan, Çeçenistan, İran Azerbaycanı ve Kuzey Irak'ta yürütülen gizli operasyon giderlerinin uyuşturucu ile karşılandığı resmi kaynaklarca dile getiriliyor. Dünyadaki uyuşturucu trafiğinin CIA tarafından kontrol edildiği biliniyor. CIA'nın onayı olmadan milyarlarca dolarlık bir faaliyetin sürdürülmesi mümkün değil. CIA'nın bu gelire göz yummasının da bir bedeli bulunuyor.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: ÇİLLER ÖZEL ÖRGÜTÜ NÜN UYGUR BÖLGESİNE SABOTAJ GİRİŞİMİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:10

Org. Karadayı'nın Çin Gezisine Sabotaj

17-19 Ekim günleri arasında Çin'e resmi bir ziyaret yapan Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Pekin'de Çin Cumhurbaşkanı Jiang Zemin ve Çin Savunma Bakanı Chi Haotian ile görüştü. Taraflar, Çin ile Türkiye'nin ilişkilerini geliştirme isteğini dile getirdiler. Sincian Uygur Özerk Bölgesi'ne karşı tertiplerin şu günlerde hızlandırılması, Org. Karadayı'nın Çin gezisine karşı, sabotaj olarak yorumlandı.

ABD, Çin-Türkiye arasında askeri işbirliği anlaşmasından ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Çin'le yakınlaşmasından rahatsız. Washington, Türkiye'nin Çin'den silah alma projesinden büyük endişe duyuyor. Türkiye'de Genelkurmay'a yakın kaynaklar, Karadayı'nın Çin ziyaretinde silah alımı için öngörüşmeler yaptığını dile getirirken, Çin basınında bu konuda herhangi bir bilgi veya yorum yer almadı.

Çin Cumhurbaşkanı Jiang, görüşmede, Çin'in, barış içinde yaşamanın beş ilkesi temelinde, Türkiye ile, uzun vadeli ve istikrarlı dostluk ve işbirliği ilişkilerini geliştirmek için çaba harcamaya hazır olduğunu belirtti. Jiang Zemin, iki ülke arasındaki dostluk ve işbirliği ilişkilerinin olumlu yönde geliştiğine işaret ederek bunun, bölge ve dünya barışı için yararlı olduğunu söyledi. Orgeneral Karadayı da, görüşmede, Çin'in uluslararası ilişkilerde oynadığı rolü ve modernleşme ve Çin'in inşasında kazandığı başarıları takdirle karşıladığını kaydetti.

Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Çin Savunma Bakanı Chi Haotian ile de görüştü. Çin Savunma Bakanı, görüşmede Org. Karadayı'ya Çin'in iç durumu hakkında bilgi verdi. Chi Haotian, ülkesinin, Çin ve Türk orduları arasındaki ilişki ve işbirliğinin geliştirilmesine büyük önem verdiğini söyleyerek, kapsamlı ve karşılıklı yarara dayalı işbirliğini yeni bir düzeye çıkarmak için çaba harcayacaklarını belirtti. Çin Savunma Bakam, Çin'in askeri politikasının savunma niteliğinde olduğuna işaret ederek, Çin'in şu andaki merkezi görevinin ekonomisini geliştirmek olduğunu söyledi. Chi Haotian, Batı'daki bazı güçlerin yaymaya çalıştıkları "sözüm ona Çin Tehdidi Teorisi"nin karanlık amaçlar güttüğü ve asılsız olduğu görüşünü dile getirdi. Org. Karadayı da, Türkiye'nin, Çin'le olan ilişkilerini ve işbirliğini geliştirmeye önem verdiğini hatırlatarak, iki ülke ve iki ordu arasındaki kapsamlı işbirliğinin her alanda geliştirilmesi için çaba harcayacaklarını vurguladı.

Görüşmelerde, dünyadaki son gelişmeler de değerlendirildi. Çin Savunma Bakanı Chi Haotian daha sonra Org. Karadayı onuruna bir yemek verdi. Yasak Şehri gezen Org. Karadayı ve eşi, Çin Şeddi ne de gittiler.
Şanghay Garnizon Komutanı Tümgeneral Wang Wenhui, özel uçakla Şanghay'a gelen Org. Karadayı onuruna akşam yemeği verdi. Şanghay Deniz Üssü'nü ziyaretinden sonra, Şian'da heykellerden oluşan ünlü Yeraltı Ordusu'nu gezen Org. Karadayı, akşam yemeğinde Shaanxi Eyaleti Askeri Bölge Komutanı Tümgeneral Du Donghaim konuğu oldu.

Afganistan'ın Tek Geçim Kaynağı

Özbek General Raşit Dostum'un çevresinden aldığımız bilgilere göre Afganistan'daki son durum şöyle:


- Afganistan'ın tek geçim kaynağı, uyuşturucu ticareti. Üretim ve eğitim tamamen durmuş. Afganistan'ın başkenti Kabil'i ele geçiren Taleban değil, doğrudan Pakistan askeri birlikleri. Kabil'in alınması sırasında Ahmet Şah Mesut kuvvetleri, yüzden fazla Pakistanlı askeri öldürdü, 15 Pakistanlı askeri esir aldı. Bunlar basında yer almadı. Afganistan'da savaş bizim anladığımız gibi olmuyor. Generallerin satın alınması biçiminde oluyor. Bir general satın alınınca onun hâkim olduğu şehri ele geçirmiş oluyorsun. Ahmet Şah Mesut'u İran, Çin ve Tacikistan destekliyor. Taleban'ı ABD ve Pakistan.

- Dostum Paşayı ise Türkiye, Rusya, Özbekistan ve Türkmenistan destekliyor. ABD'nin planı, Rusya ve Türkiye'yi dışlayarak Orta Asya petrolünü Afganistan ve Pakistan yoluyla Hint Okyanusu'na indirmek.
- Afganistan'da Dostum'un hâkim olduğu Mezarı Şerifte 50-60 ABD'li uzman var. Bundan sonra çok kan dökülecek."

"Yüzlerce Düşman Askeri Öldürülmüştür"

Doğu Türkistan'ın Sesi dergisinin Nisan 1996 tarihli sayısında, Sincian Uygur Özerk Bölgesinde gerçekleştirildiği söylenen silahlı-bombalı eylemler destekleniyor, övülerek anlatılıyor. Dahası, "aldığımız habere göre", "yakalanan modern silah ve patlayıcıların nereden ve nasıl temin edildiği hakkında bilgi edinilememiştir" gibi gizemli ifadeler kullanılarak eylemin düzenlenmesi ve silahların bulunmasıyla kendilerinin de ilgisi olduğu mesajı veriliyor.

Bu iki haberi aynen aktarıyoruz:

"Aksu Bölgesindeki Silahlı Direniş"

- 17 Mayıs 1996 günü Doğu Türkistan'ın Aksu Bölgesindeki Küçar, Toksu ve Kelpin ilçelerinde toplam 300 kişilik Türk Mücahit Grubu temin ettikleri modern silahlarla küçük gruplar halinde Üçturfan'dan Kırgızistan sınırına doğru hareket halinde iken, durumu istihbarat eden Çin Silahlı Kuvvetleri'nin bölgede askeri operasyonlara başlamaları ile çıkan çatışmalarda yüzün üzerinde düşman askerini öldürüldüğü haber alınmıştır.
- Kelpin ile Üçturfan arasındaki 'Akyar Köyü' etrafında mevzilenen Türk Mücahit Grubu üzerine gelen Çin Askeri Birliği'ne ani baskın düzenleyerek silahlı mücadeleye girişmişlerdir. İki gün süren bu çatışmalarda yüzlerce düşman askeri öldürülmüş ve diğer mücahit gruplarının da geri çekilmeleri sağlanmıştır. Bunun üzerine Çin işgal ordusu sahra toplan ile saldırmıştır. Saldırıda iki mücahidin şehit edildiği, yaralanan 5 mücahidin ise Çinlilerce esir alındığı öğrenilmiştir.
- Esir alınan yaralı bir mücahit sorgusunda, 'eğer Afganistan, Bosna-Hersek ve Çeçenistan'daki şartlara sahip olmuş olsaydık bir ay içinde hedefimize ulaşırdık' demiştir.
- Gruplar halinde dağılan diğer mücahitler ile Çin askerleri arasındaki silahlı çatışmaların zaman zaman devam ettiği, mücahitlerin dağlarda barındığı haber alındı.

"Üç Bavul Patlayıcı Madde ve Silah"

- 1996 yılı Mayıs ayının başında Urumçi şehrindeki İttifak Tiyatrosu arkasındaki Devlet Savunma Misafirhanesinde kalmakta olan dört Türk gencinin üç bavul dolusu silah ve padayıcılarla birlikte yakalandıkları öğrenilmiştir. Aldığımız habere göre daha önce misafirhaneye gelerek yerleşen bu dört genç, diğer gelecek arkadaşlarını beklerken şüphe üzerine yakalanmışlardır. Yatak örtüleri ile gizlenen patlayıcı dolu bavullar servis hizmetçilerinin şüphelenmeleri üzerine ortaya çıkmıştır. Bavullarda yakalanan modern silah ve patlayıcıların nereden ve nasıl temin edildiği hakkında bilgi alınamamıştır.
- Aksu vilayetinden gelen bu gençlerin Urumçi'de büyük çapta eylemlerde bulunmak amacı ile geldikleri tespit edildi.

"Dava Adamları" Rabıta'nın İpine Sarılıyor!

Sempozyumu düzenleyenlerin ilişki kurmaya önem verdikleri güç odaklarından birisi de, uluslararası şeriatçı örgütler. CIA'nın radyosu olan Radio Liberty çalışanı, şimdilerde Koç Üniversitesi öğretim üyesi Timur Kocaoğlu, "1933 Bağımsız Doğu Türkistan Cumhuriyetinin Anayasası ve Bugün için Önemi" başlıklı bir tebliğ sunarak şeriatı genel bir çerçeve olarak topluluğun önüne koydu. Sunulan metne göre, kurulması tasarlanan devlet, şeriatla yönetilen bir cumhuriyetmiş. Kocaoğlu, ayrıca, önerisiyle, Türkiye'den askeri yardım yapılmasını sağlayan bir anayasa sunuyormuş. Yani, Çin'in bir özerk bölgesinde şeriatçı cumhuriyet kurulması için, Türkiye'nin askeri yardım yapması gerekiyor!

İslam Yüksek Konseyi adlı örgütün başkanı Kamil Şerif, İsa Yusuf Alptekin'le. 1961'de, Kudüs'te tanıştığını anlatıyor. Yılda iki kez görüşürlermiş. Yüksek İslam Konseyi'nde, Vakıf Başkanı Emekli General Rıza Bekinle birlikte çalıştıklarını anlatıyor. Kamil Şerif de çok gezen bir kişi. 1972-1973 yıllarında Tayvan'da "görevli" imiş. Mısır'daki Türk Dünyası Araştırmaları Merkezi Başkanı Muhammed Harb da, bu ülkenin şeriatçılarından. Gençliğinde şeriatçı ideolog Seyyid Kutup'tan nasıl etkilendiğini anlatıyor. Rabıta'nın temsilcisi Muhammed Hafız da, böyle hayır işlerine uzak durmayacaklarını açıkça belirtiyor: "Rabıta Doğu Türkistan'ın bağımsızlık mücadelesini her zaman desteklemeye hazırdır. Doğu Türkistan'da yürütülen mücadelenin Müslüman kardeşliğine uygun olarak Müslüman ülkelerce desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.".

Rabıta, hem Orta Asya cumhuriyetlerinde hem de Çin'de Müslümanların yaşadığı bölgelerde gizli-açık çalışmalar yürütüyor. 1990 yılından itibaren Suudi Arabistan bu bölgelerden hacca insan davet ediyor. Gelenlere "cep harçlıkları" veriyor. 1987 yılında Sincian Uygur Özerk Bölgesinin merkezi Urumçi'de Rabıta'nın desteğiyle bir İslam Enstitüsü kurulmuştu. Doğu Türkistan Vakfı'nın Rabıta ile ilişkilerinin geçmişi de eskiye dayanıyor. Vakıf Başkanı Emekli General Mehmet Bekin, 13 Ocak 1991 tarihli 2000'e Doğru dergisinde şöyle diyordu: "Suudi Arabistan'da yaşayan çeşitli zenginlerin Müslüman Türklerin davasına büyük katkıları oldu. İslam dünyası, başta Suudi Arabistan olmak üzere Doğu Türkistan ile ilgilenmeye başladı. Suudi Arabistan en zengin İslam ülkesidir. Yardım etmesi lazım tabii.".

14-16 Nisan 1989'da Amerika'da Harvard Üniversitesi'nde düzenlenen "Çin'deki İslam Mirası" konulu sempozyumda "İslamın Doğu Türkistan'da birleştirici bir rol oynadığı" tezi işlenmişti. ABD günümüzde Çin'e karşı İslam kanalını kullanmaya devam ediyor.

Vakıf mı, CIA'nın Gizli Örgütü mü?

Avrasya Etüdleri dergisinin 4. sayısında yer alan, K. Warikoo imzalı, "Sincan'da Etnik-Dinsel Uyanış" başlıklı yazıda, Türkiye'de "Doğu Türkistan" konusunu kurcalamak isteyen gruplar hakkında da ilginç bilgiler var: "Türkiye'de, Sincan'ın Çin'den ayrılma hedefine ulaşması için çalışan en az 7 kuruluş faaliyet göstermektedir. Bunların arasında Doğu Türkistan Ulusal Devrimci Cephesi, Doğu Türkistan Hayır Cemiyeti, Doğu Türkistan İslam Partisi en göze çarpanlarıdır. Sürgündeki yaşlı Uygur politikacısı İsa Yusuf Alptekin'in önderliğindeki 'Doğu Türkistan Bağımsızlık Cephesi' merkezinin bir yayını olan Doğu Türkistan'ın Sesi, düzenli olarak İstanbul'da basılmaktadır." Oysa Doğu Türkistan'ın Sesi dergisınin kapağında, Doğu Türkistan Vakfı'nın yayını olduğu yazılı. K. Warikoo'un belirttiğine göre, dergi, ne tür bir örgüt olduğu kamuoyunca bilinmeyen Doğu Türkistan Bağımsızlık Cephesi'nin yayın organı. O zaman, son sempozyum da dahil Türkiye'de birçok etkinlik düzenleyen Doğu Türkistan Vakfı da, bu gizli örgütün paravanı olarak kullanılıyor.

TİKA'nın Tehlikeli Yönelimi

Dışişleri Bakanlığı Ekonomik Kültürel Teknik İşbirliği Daire Başkanlığı'nın (bilinen adıyla Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı-TİKA) sergilediği tavır, Çin düşmanlığının belgelendirilmesi açısından önem taşıyor. TİKA'nın üç ayda bir yayımladığı Avrasya Etüdleri dergisinin 1995/96 Kış sayısında K. Warikoo imzasıyla yayımlanan yazı, "Sincian'ın Çin'in sömürgesi olduğu, orada yaşayan halkın bağımsızlık mücadelesi yürüttüğü, Çin'in Müslümanlara baskı uyguladığı" gibi Çin'e karşı ABD kaynaklı propagandanın tüm unsurlarını içeriyor.

Sempozyum'un oturum başkanı ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Mehmet Saray, aynı zamanda Doğu Türkistan'ın Sesi dergisinin yazı kurulu üyesi. Çin'e karşı yayınlarıyla bilinen dergi, son sayılarında, işi, Sincian Uygur Özerk Bölgesi'ndeki bombalama-sabotaj eylemlerini desteklemeye kadar vardırdı. Prof. Saray, sempozyumda yaptığı konuşmada, "Son 4,5-5 yıldır Dışişleri Bakanlığı'nda çalışıyorum. Haftanın yansı Ankara'daysam yansı İstanbul'dayım. Bu çabalarımızı takdir etmelisiniz" şeklinde ifadeler kullandı.

TİKA'nın Başdanışmanlığını da yapan Prof. Saray, MÜSİAD adına konuşan Murat Yalçıntaş'iri, bölgeye ticaret yapma önerisini şöyle yanıtladı:

"Genç işadamlanmız TİKA'ya müracaat etsinler. Devletimizin aldığı bir karar uyarınca inşallah bu teşkilat yakında Urumçi'de bir büro açacak ve ticari faaliyetlere yardımcı olacaktır."

Urumçi, Çin'in Sincian Uygur Özerk Bölgesinin merkezi!

GENELKURMAY, UYGUR BÖLGESİNE TERTİBİ DURDURDU (Aydınlık, sayı 491, 17 Kasım 1996)

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, JİTEM'in Doğu Türkistan Birimi'nin, Çin'in Uygur Özerk Bölgesi'ne yönelik tertibini durdurdu. Orgeneral Karadayı, Aydınlıkta. çıkan haber üzerine Ge-nelkurmay'da kendisine brifing verilmesini istedi. Genelkurmay Başkanı, bu faaliyetin derhal durdurulmasını istedi. Faaliyet durduruldu, JİTEM Doğu Türkistan Birimi masa düzeyine indirildi.
Aydınlık, üç hafta önce, JİTEM'in, CIA'nın güdümünde, Çin Halk Cumhuriyeti'nde iç kargaşa çıkarmak için operasyon hazırladığını kapak yapmıştı.

Aydınlık'ın haberi, 28 Ekim Pazartesi günü, Genelkurmay Başkanlığı görevlilerince bilgisayara çekilip Orgeneral Karadayı'ya verildi,, Genelkurmay Başkanı, Çin'e resmi ziyaret yaptığı bir dönemde girişilen bu tertibe büyük tepki gösterdi. İstihbarat Başkanı, Harekât Başkanı ve askeri ataşelerin koordinasyonundan sorumlu generalin derhal kendisine bir brifing vermesini istedi. Karadayı, brifinge Aydınlık'ın haberinin büyük bölümünü çizmiş olarak geldi. "Nasıl böyle bir şey yapabilirsiniz? Basına yansıyor, benim haberim olmuyor" dedi. Karadayı, "Efendim, sol basın yazdı" yanıtına, "Sağ basın sol basın bırakın. Bu yazılanların hepsi senaryo olamaz. Kimse masa başından böyle bir senaryo üretemez. Siz benim altımı mı oyuyorsunuz? Derhal bu faaliyeti durdurun" dedi.

Karadayı'nın kesin talimatı üzerine proje askıya alındı. Genelkurmay Başkanı'nın "kapatın" talimatına karşın, JİTEM'in Doğu Türkistan Birimi, masa düzeyine indirildi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir