Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Çiller'i Kurtarmaya Mahkum Olanlar

Turgut Özal ve Kenan Evren'in Türkiye'miz içinde kurduğu Amerikan örgütlenmesi Tansu Çiller ile birlikte dahada güçlendirildi.

Çiller'i Kurtarmaya Mahkum Olanlar

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:08

ÇİLLER İ KURTARMAYA MAHKUM OLANLAR (Doğu Perinçek, Başyazı, Aydınlık, Sayı 486, 13 Ekim 1996)

Erbakan mı, Çiller mi? Şeriat mı, mafya mı? İslam Birliği mi, ABD mi?
Türkiye'yi bu seçeneklerle karşı karşıya bırakırsanız, hep Erbakan, Şeriat ve İslam Birliği kazanır.

Esasen şeriatçılığın bu denli güçlenmesinin nedeni de buradadır.
Erbakan, bizzat düzenin efendileri tarafından Demirdin, Özal'ın ve Çiller'in seçeneği olarak geliştirildi.
Türkiye halkını bu seçeneklere mahkum eden de onlar, Erbakan'ı güçlendiren de onlardır. İşbirlikçi sermaye rejimi, İkinci Dünya Savaşı sonrasından beri bir ayağıyla dinci güçlere yaslandı. Halkın dinciliğe bağlanması, düzenin sigortası oldu.

Erbakan Ticaret Odaları'nın başkanıydı; Demirel'in partisinde politikaya atıldı. Turgut Özal ise Erbakan'ın İzmir adayıydı. Erbakan'ın partisi, önce Ecevit, sonra Milliyetçi Cephe hükümetlerine katılarak devlet içine yerleşti. 12 Eylül generalleri, halk kitlelerini dincilikle denetim altında tutma politikasını izlediler.

Özeti, Erbakan'ın toplumdaki dayanağını yaratan onlardır. Öte yandan halkı mafya mı şeriat mı tercihiyle karşı karşıya bırakan yine onlardır. Aslında fark eden bir şey yok. Erbakan ya da Çiller, Türkiye için iki ayrı tercih değil, fakat sistemin ayaklarını oluşturuyorlar.
Şimdi yine aynı tuzakla karşı karşıyayız. İşbirlikçi sermayenin bazı kesimleri, kendi kurdurdukları Refahyol iktidarından vazgeçerken, Erbakan'a karşı Çiller'e sarılıyorlar.

Çiller suçluların anasıdır; en büyük suçludur. O'nun bütün sorunu kendisini Yüce Divan'dan kurtaracak iktidar formüllerini bulmaktır. Erbakan ile iktidar kurmak böyle bir formüldü. Şimdi Erbakan olmazsa yeniden Mesut Yılmaz ve Ecevit'le hükümet kurmak, yine aynı formülün çeşitlemesidir.

Bu formülleri üreten, aslında Çiller'in kendisi değildir. Çiller'in son bir yıllık serüvenine bakalım: İşçi hareketi, geçen yılın sonunda onu alaşağı etti. İlk kurtarıcısı Baykal oldu. Ecevit de bu role istekliydi zaten. Arkasından seçim sonrasında Mesut Yılmaz elini uzattı Çiller'e. Anayol yıkıldı, bu kez Çiller'in kurtarıcısı Erbakan oldu. Refahyol sallanıyor, hâkim politik çevrelerde bir telaş; şimdi Çiller'i kim kurtaracak? Mesut Yılmaz, Ecevit, Baykal hepsi bu role yeniden çok istekli. Mehmet Ağar da aynı nedenle has tutuluyor bugünlerde.
Bir tek Sayın Mümtaz Soysal, bu politikaya karşı çıkıyor.

Şöyle diyor:

- Türkiye için pekâlâ elverişli sonuçlar doğurabilecek noktaya gelmiş bulunan Kuzey Irak tablosu tersine dönmek üzeredir. Bayan Çiller, Amerika temaslarının etkisiyle, Barzani ile Bağdat arasındaki yakınlaşmayı bozucu bir tutum içine girmişe benziyor.

- Yüce Divan endişesiyle Refah'a mahkum durumda olduğu için laikliğe ters davranışları önleyemeyen Bayan Çiller aynı ortaklık yüzünden içteki kamuoyunda ve etkili çevrelerde de zayıf duruma düşmüştür. ...
- Ülkeyi düze çıkarabilmek, ilk adım olarak, Bayan Çiller'in bu sahneden silinmesine bağlıdır.

- Şimdi, o parti (DYP kastediliyor) bu sorumluluğunun bilincine varmak üzereyken, gelişmeleri 'Bayan Çiller'in Refah'ı yanından silkelemesi' noktasına getirmek bu yeni tertibe alet olmaktan başka sonuç doğurmaz.
- Yapılacakşey, onun silkelenmesidir." (Hürriyet, 11 Ekim 1996) Çiller, Yüce Divan'dan kurtulmak için birilerine "mahkum" gibi gözüküyor.

Ama galiba işin aslı böyle değil:

Hep birileri, Çiller'i Yüce Divan'dan kurtarmaya mahkum oluyorlar. Bu mahkumiyet de aslında ABD'ye mahkumiyetten başka bir şey değil. ABD, Çiller'i terk etse bile, ABD'ye mahkum olanlar bu siyasal tabloda Çiller'e el uzatmak durumundadırlar. Çünkü en sonunda ortak bir politik zeminleri var.

Refah Partisi'ne karşı ABD ile ve mafya ile birleşenler, Refah Partisi'ni güçlendirmektedirler; o kadar. Bu politikanın peşine "ilericilik" adına takılanlar, ilericiliği tanımlayamamışlardır. Günümüzde ilericilik, emperyalizme karşı mücadele ekseninde yürümektir. Şeriatçılığa karşı aydınlanma mücadelesi, ancak bu eksende başarılı olur. Bu, bir 20. yüzyıl dersidir.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1993-1996: Cumhuriyetimizin 5. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir