Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Uğur Mumcu'yu Kim Öldürdü?

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Uğur Mumcu'yu Kim Öldürdü?

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Haz 2011, 02:45

Uğur Mumcu'yu Kim Öldürdü?

Mumcu, Paul Henze Görüşmesi

Paul Henze; Abdi İpekçi'nin ölümünden kısa bir sürem önce kendisiyle yaptığı görüşmenin benzerini Uğur Mumcu'yla da yaptı. Mumcu'nun; Henze ile zaman, zaman Ankara'da görüştükleri zaten biliniyor. Son görüşmede neler konuşulduğuna ilişkin bilgiler olmamakla birlikte " Milliyet gazetesinin hazırladığı dosya'da eşi Güldal Mumcu'ya atfen şu olay anlatıldı. Abdi İpekçi ve Papa suikastının tetikçisi Mehmet Ali Ağca dosyasında Uğur Mumcu'nun bir hayli yol aldığı sırada evin kapısı çalındı. İçeriye giren CIA anlı şanlı Türkiye İstasyon Şefi Paul Henze'ydi. Mumcu'ya Ağca'nın Rus yada Bulgar ajanı olduğunu yazması yönünde telkinde bulundu!

Mumcu Henze'ye hışımla döndü:

- Ben sadece araştırdığım gerçekleri yazmakla yükümlüyüm, gazeteciyim. Bulduğum gerçeği yazarım söylenenleri değil.
- Henze'nin yanıtı odaya bomba gibi düştü.

Eğer böyle yaparsanız sizi güzel sürprizler bekler

Milliyet'in 10. sayfasında anlatılan bu olaydan sonra, bir başka sayfada Washington mahreçli olarak şu habere yer verilmiştir: "Paul Henze'den bölücülere ders."Haber, Henze'nin "Türkiye ve Atatürk'ün mirası adına yayınlandığı kitabın tanıtımında yaptığı konuşmadan söz edilerek,"Türkiye'deki Kürtleri kurban gibi gösterme çabası gerçeklerden tamamen uzak "dediği ifade edildi. Aynı haberi Hürriyet gazetesi de "Kürtler özgür" başlığı ile yine Henze'nin sözlerini aktararak verdi.

Mumcu'nun "Kürt Dosyası" Başlıklı Çalışması

Mumcu, öldürülmesinden 14 gün önce Türk basınında ilk kez CIA - MOSSAD - TALABANİ -PKK ilişkisini deşifre etmişti. Barzani'den oğul Mesut Barzani'ye kadar süren bağlantıları ortaya koymuştu. Mumcu, 7 Ocak 1993 tarihli söz konusu köşe yazısında şunları irdeliyordu; "Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişki, MOSSAD- BARZANİ ilişkisidir. MOSSAD, İsrail Devleti'nin gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgüt'ün Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı? CIA ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, 'Hayır olmadı 'diyemiyor. MOSSAD - BARZANİ ilişkisi bilinmiyordu."Yazı şöyle sonlandırılıyordu. "Ortadoğu çok uluslu çıkarların şaşırtıcı ittifaklara yol açtığı kaygan bir ortamdır. Kürtler sömürgeciliğe bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD'ın Kürtler arasında? Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş yapıyorlar da dünya bu savaşın farkında mı değil, "İşte bu satırlar MOSSAD'ı rahatsız etmiş daha da önemlisi, ailesi Mumcu'nun ölümünden önce yine Kürt sorunu ile ilgilendiğini ve çok önemli bazı bilgiler ele geçirdiğini bildiren açıklama yapmıştı.

Mumcu'nun çalışması yukarıdaki köşe yazısı sürecinde üzerinde yoğunlaştığı ve hızla tamamlamaya çalıştığı "Kürt Dosyası" başlıklı çalışmasıydı. Mumcu, bu çalışmasını sonlandırmak üzere iken Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ani bir kararla ABD ile anlaşarak Kürt Federasyonu'nun hayata geçirilmesi için düğmeye basacağını saptamıştır. Bunu durdurabilmek için Önce Özal'a telefon'la ulaşmaya çalışmış, irtibat sağlayamayınca Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitis'i arayarak durumu aktarmıştır. Ne var ki, Federasyon'un liderleri Celal Talabani ve Barzani'ye Kırmızı pasaportlarımın alelacele verildiğini ve Baş danışman Cengiz Çandar'lar, Cedit'çiler, Murat Karayalçın'lar ve CIA ajanı Semih Eryıldız'ların devreye sokulduğunu da tespit etmiştir. Mumcu, "Kürt Dosyası" başlıklı çalışmasında Aydınlık dergisinde yer alan önemli yazıları da kaynak olarak göstermiştir. Emniyet İstihbarat Dairesi Eski Başkanı Orakoğlu da İpekçi'ye öldürülmesinden kısa süre önce bir devlet Örgütlenmesi ile ilgili dosya geldiğini, buna benzer bir dosya'mn Mumcu'ya da geldiğini öne sürmüştür. Mumcu'nun hemen Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ı aradığını, Özal'a ulaşamayınca da dönemin Jandarma Genel Komutanı olan Orgeneral Eşref Bitlis'e telefonla Dosya'daki bilgileri aktardığını açıklamıştır. Ortakoğlu'na göre Bitlis'le yaptığı telefon görüşmesinden 3 gün sonra Mumcu uzaktan kumandalı bir bombanın patlatılmasıyla öldürülmüştür. Mumcu'dan çok kısa bir süre sonrada Bitlis'in uçağı düşürülerek öldürüldüğünü, Bitlis'in ölümünden 2 ay sonrada Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Çankaya köşkünde geçirdiği kalp krizi sonrasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Orakoğlu Özal'ın Kontrgerilla tarafından öldürüldüğünü ileri sürmüştür.

Mumcu Suikastı'nın Tetikçileri

Mumcu Suikastı'nın failleri olarak "Kudüs Ordusu: Selam ve Tevhid Örgütü'ne mensup 4 kişi tespit edilmiş, bunlar hakkında giyablarında sürdürülen dava sonuçlanmış ve yüksek yargı da bu kararı onaylamıştır. Humeyni'nin kurdurduğu Tahran merkezli örgüte mensup 4 İranlı Tahran'a kaçmıştı ve orada ikamet ediyordu. Günümüzde 3 katil Tahran'da 1' ide İsveç'te yaşıyor. Adı: Selahattin Eş (Selahattin Eşçakırgil). Vakit gazetesi yazarıdır ve zaman zaman yazıları yayınlanmaktadır.'

Mumcu Suikastı'nı MİT Önceden Öğrenmiş

TBMM Faili Meçhul Siyasi Cinayetler komisyonunun CHP'li üyesi Mustafa Yılmaz; Mumcu suikastı ile ilgili olarak, "MİT İstihbarat Daire Başkanı bize verdiği bilgide, Mumcu'nun öldürüleceğini önceden öğrendiklerini ve durumu İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğüne bildirdiklerini söyledi. Dehşete düşüp niçin önlem almadıklarını sordum. Biz uyandık ve devreden çıktık. İşimiz, orada bitti demiştir." açıklamasını yapmıştır.
Mumcu, Henze ile tanışıyor, görüşüyor ve zaman zaman tartışıyordu. Her ikisi de birbirini yakından takip ediyordu. Mumcu, Henze ile görüştükten kısa bir süre sonra öldürülmüştür. Amerikalı Subay Viktor Maverik'te aynı dönemde Uğur'a Uygulanan teknikle bombalı saldın sonucu öldürülmüştür!

Mumcu'nun öldürüldüğü dönemde Paul Henze, The Rand Corporation, 2100 M Street'NW Washington DC 20037 - 1270-202-296-5000'de kıdemli analist olarak çalışıyordu. Ulusal Demokrasi Vakfı Başkanı ile Türk Orta Asya Grupları ile ticari ve bölge ile ilgili müşterek çalışmalar yürütüyor ve projeler geliştiriyordu. Kendisi Türkiye uzmanı, bir CIA analisti ve mesai arkadaşı olan Lowell Bezanis'te İstanbul'da Cihangir'de İkamet ediyordu. Lowell Bezanis'in bu çalışmalara katılması için Rand Corporation ile anlaşma sağlamış bulunuyordu. Nitekim Henze, Haziran 1992'de İstanbul'a gelmişti ve Rand Corporation adına birlikte çalışmayı sürdürüyorlardı. Bu konuda Henze'nin, Bezanis'in İstanbul'daki adresine gönderdiği kendi imzasını taşıyan mektubu yayımladım.LAJ Mumcu aslında Henze'nin Türkiye için hazırladığı Kürt Federasyonu ve kuzey Irak'ta Kürt devleti ilanı, planı ve plan için acilen düğmeye basılacağı bilgisine ulaşmıştı. Acelesi vardı. O nedenle Turgut Özal'a da ulaşmaya çalışmıştı.

Henze'nin Gizli Raporu

CIA Eski Türkiye İstasyon Şefi, Başkan Jimmy Carter'ın Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı Zbigniev Brzezinki'nin yardımcısı ve Washington merkezli ABD Yönetimlerine araştırma ve programlar hazırlayan en etkin düşünce kuruluşu Rand Corporation'un Türkiye, Rusya, Orta Asya uzmanı olan Henze, "21. Yüzyıla Doğru Türkiye" başlığıyla 1992'de gizli bir rapor hazırladı. Raporunda; "1991 de ilk kez devletin alternatif örgütlenme biçimi olarak federalizmi açıkça tartışma olanağı doğmuştur. Bu süreç başlamıştır. 2000 yıllarına gelindiğinde Türkiye'nin iç bütünlük ve siyasetle etnik köken arasındaki ilişkiler, bugünkünden çok daha farklı olacaktır" diyordu.

Petrol zengini, Batı'nın uydusu Ortadoğu ülkelerindeki çağdışı rejimlerin varlığını koruması açısından, Kemalist model tehlikeli bir örnektir. Kemalizm'in temelinde ulusal birlik ve tam bağımsızlık ilkesi vardır. Oysa Türkiye'nin ne yıkılması ne de bağımsız hareket edebilecek kadar güçlenmesi Batı çıkarları ile bağdaşır. Türkiye'nin Kürtlere Özerklik vermesi, giderek federasyonu peşinden getirir. Bir adım sonrası, komşu devletlerin parçalanması ile bağımsız bir Kürt devletinin oluşturulmasıdır. Böylece, hem petrol bölgesinde Batı'ya muhtaç bir 'Kukla devlet' oluşacaktır hem de Türkiye'nin Ortadoğu'da büyük bir güç haline gelmesi önlenmiş olacaktır. Oysa Atatürk'ü yıkmadan Türkiye'nin 'Üniter' yapısını bozma olanağı yoktur."Diyen Henze özetle şu öneride bulunmuş oluyor.'Türkiye'niıl91 Kürtlere özeklik vermesi, giderek Federasyonu peşinden getirir. Bir aşama sonrası, komşu devletlerin parçalanması ile bağımsız bir Kürt Devleti'nin oluşmasıdır. Böylece petrol bölgesinde Batı'ya muhtaç bir "kukla devlet" oluşturulacaktır.

Ne zaman oluşturulacaktır. Acilen oluşturulacaktır. Hangi amaçla oluşturulacaktır. Henze'nin yukarıda açıkladığı üzere "2000 yıllarına gelindiğinde Türkiye'nin iç bütünlük ve siyasetle etnik köken arasındaki ilişkilerin, bu günkünden çok farklı olması için, Federasyon'un tamamlanması için ABD'nin Irak'ı işgaline gerek kalmaması için, Büyük Ortadoğu Projesi Eşbaşkanı Başkanlığında bir AKP iktidarını iktidara taşımaya gerek duymaması için.

Bezanis Raporu

Bezanis; yukarıda sözünü ettiğim Henze mektubunda dile getirdiğim gibi Türkiye ve bölge ile ilgili demokrasi projeleri konusunda, Henze ile aynı görüşleri paylaşıyordu. Oda Henze gibi Türkiye ve Orta Asya uzmanı ve CIA'ci idi. Bizans'ın Transition adlı İngilizce 15 günlük dergi'nin 14 Haziranl996 tarihli sayısındaki, "Yurt'ta Barış ve Dünyada Barışı Yeniden Düşünmek İçin" konulu yazısında" Türkiye nüfusunun gelişen ve önemli bölümü özellikle de Kürtler ve Kemalist İdeoloji'nin laik ve batıcı ideoloji'nin laik Batıcı yanlarına karşı çıkan Müslümanlar, bir alternatif aramaktadırlar, hiç değilse Kemalizm'i reddetmektedirler" demektedir. Gerçekte Bezanis Henze'nin acilen uygulanmasını istediği Irak'ta Kürt Federasyon darbesi planını bu çalışmalarıyla açıkça desteklemektedir.

Mumcu Suikastı'nda CIA'ci Ekip Görev Başında

Mumcu suikastı sürecindeki CIA'cı Ekip; Paul Henze, Lewell Bezanis, ABD Ankara Büyükelçisi (1989-1991) Morton Abramowitz'in Müsteşarı iken Ankara Büyükelçisi (1993-1997) olan Marc Grossman, Grossman'ın Politik Bölüm Başkanı, gerçekte CIA İstasyon Şefi John L. Brady ve ABD İstanbul Başkonsolosu gerçekte CIA ajanı Jerrold Mark Dion'du. Ve 24 Ocak 1993 günü Uğur Mumcu'yu Kürt federasyonu planlarına engel oluşturduğu için hep birlikte ortadan kaldırıyorlardı.

Mumcu Suikastı İçin Ne Dediler

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel:

"Başbakanlığı döneminde katillerin bulunacağı konusunda söz vererek bunun 'namus borcu' olduğunu açıklayan Demirel dün (24.12.1995) gazetecilerin sorusu üzerine, "Hadise'den fevkalade üzgünüm. Yerine konulmaz bir değerli arkadaşımız haiyane cinayete kurban gitti. Yapanlar eninde sonunda bulunacaktır" dedi. Demirel, Mumcu'nun eşi Güldal Mumcu'ya da bir mesaj göndererek, sabır diledi.

İçişleri Bakanı İsmet Sezgin:

"Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Güldal Mumcu'ya "Mumcu'nun katillerinin bulunması namus borcudur" dedi.

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar

"Emin Değer'le (Güldal Mumcu) birlikte Mehmet Ağar'la görüşmek istedik. Görüşme sırasında Uğur'la ilgili soruşturma'da duvar var ki dedi,"Tuğlalar üst üste yığılıyor, duvar oluşuyor dedi. Bende dedim ki 'çekin tuğlayı, duvar yıkılsın' çekemem dedi,'Çekin ve kenara çekilin.'Ağar ne dedi biliyor musunuz; 'Ona kimse cesaret edemez!'

Yeni bir komisyon, özel polis ekibi falan deyince,'Çok özür dilerim Güldal, yapamam' dedi, bu kadar

Ankara Valisi Erdoğan Şahinoğlu:

Ankara'da en uzun görev yapan Vali, Uğur Mumcu'ya özel koruma vermemiş, onu tanımıyor bile. Güldal Mumcu'nun hiç talebini dikkate almamış, sadece Esenboğa'ya gidip Başbakan ve Cumhurbaşkanı ve onların protokol davetlerinde bulunan bir vali

Genelkurmay Eski Başkanı Org. Doğan Güreş:

Doğan Güreş, Mumcu'nun katillerinin bulunmasına ilişkin soruyu "Bu konuya hiç girmek istemiyorum "diye yanıtladı. Bu yanıt konuyu biliyorum ama söylemek istemiyorum anlamına geliyor.

Kaynakça
Kitap: Açılım Kıskacı
Yazar: Erol Bilbilik
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir