Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Irak Füzeleri...

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Irak Füzeleri...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Nis 2011, 01:47

IRAK FÜZELERİ..

İncirlik Üssü'nü koalisyon güçlerinin Irak'ı bombalamasına açan hükümet, "İrak, füzelerini Türkiye'ye karşı çevirmişti" gibi özürlere dayanmak istiyor.
Bu gibi haber ve açıklamalar acaba inandırıcı mıdır?
Irak'ın elinde 'SAM' ve 'Scud' füzelerinin bulunduğu biliniyor.

'SAM' füzeleri, yerden havaya atılan füzelerdir. Bu tip füzelerin İncirlik Üssü'nü vurması -teknik olarak- olanaksızdır.
Irak'ın elinde 340 kilometreye fırlatılan Sovyet yapısı 'Scud' füzelerinden kaç tane kaldı?
Bunlardan kaç tanesi, 32. paralelin güneyinden 36. paralelin kuzeyine taşındı?
Irak'ın 600 kilometre uzağa fırlatılan Kuzey Kore yapımı 'Scud-C' füzelerine sahip olup olmadığı da bilinmiyor.
Sahip olsa bile bu füzeleri Kuzey Irak'a taşıdığı yolunda herhangi bir bilgi de yok.

İrak'ın elindeki Sovyet yapısı 'Frog-7' füzelerinin menzili 65 km. 'La-ith' füzelerinin 90 ve kendi yapımı 'Nissan' füzelerinin ise 110 kilometredir.
'Savunma ve Havacılık' adlı dergide kimlerin hangi menzile sahip füzeleri elinde tuttuğunu gösteren liste yayımlanıyor.
2500 kilometre uzağa fırlatılabilen 'stratejik füzeler'den Brizelya 10.000 km. menzilli 'VLS', Hindistan, 14.000 km'lik 'GSVL', İsrail 2500 kilometrelik 'Shavit' füzelerine sahip.

Irak, bu 'stratejik füzeler'den bir tanesine sahip değil ki İncirlik Üssü'nü vurabilsin!
İncirlik Üssü'nden kalkıp Irak'ta uçakları ve radar tesislerini bombalayan koalisyon güçleri uçaklarına destek vermenin hiçbir yasal ve geçerli nedeni olamaz.
"Irak füzeleri Türkiye'ye yönelmişti" gibi açıklamalar da kimseyi inandırmaz.
Türkiye'nin ANAP eliyle sokulduğu bu serüven, DYP ve SHP eliyle sürdürülüyor.

Anayasanın 100. maddesi, bir bakan hakkında soruşturma açılması için yol ve yöntemler öngörüyor. Bu yol ve yöntemler şöyle:
TBMM üye tamsayısının en az onda birinin verecekleri bir soruşturma önergesi ile bir bakan hakkında soruşturma açılması istenebilir. Bu önerge kabul edilirse 'soruşturma komisyonu' kurulur.
Eski Bayındırlık Bakanları Safa Giray ve Cengiz Altınkaya'nın oto-yol ihaleleri ile ilgili yüklenicilere 10 trilyon tutarında ödeme yapmak; otel ile ilgili zoolojik terimleri Türk siyasal yaşamına armağan eden eski devlet bakanlarından Mustafa Taşar'ın da 'pul ile bayram tebriği göndermek' savlarıyla haklarında soruşturma açılmıştı.

Anayasa, 'soruşturma komisyonu raporu'nun oylanması için de bir kural getiriyor. Bu kural, "Yüce Divan'a sevk karan üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır" biçimindedir.
Salt çoğunluk, 226'dır.

Giray ve Altınkaya ile oylamaya 341 üye katıldı, Giray 247, Altınkaya'da 255 oyla 'Yüce Divan'a sevk edilir.
Bu açıdan, anayasanın bir bakanı 'Yüce Divan'a göndermek için öngördüğü sayısal koşul yerine getirildi.
ANAP sözcüleri, "Bakanlar vekâleten oy kullandılar, bu da anayasada yer alan, 'siyasi parti gruplarında Meclis soruşturması ile ilgili karar alınamaz' hükmüne aykırıdır" diyorlar.

Bu konuda alınmış 'siyasi parti grup karan' yok. Bakanların vekâleten oy kullanmalarını bu maddeye sokmak büyük bir zorlama olur.
Taşar ile ilgili oylamaya gelince...

Bu oylamaya 139 üye katılmış, bu 139 üyenin 89'u ret, 41'i kabul oyu kullanmış.
Anayasa "Yüce Divan'a sevk karan, ancak üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır" diyor. Bu 'salt çoğunluk' 'Yüce Divan'a gönderilip gönderilmemesi için yapılacak görüşmede aranacak sayı mı, yoksa 'sevk karan' için öngörülen sayısal koşul mudur?
Anayasa'nın 96. maddesine göre TBMM'nin toplantı yeter sayısı 150, karar yeter sayısı 114'tür.
Karar alınabilmesi için en az 114 oy gerekir. Buradaki karar oyu 89'dur.

TBMM kararını vermiş, iki bakanı 'Yüce Divan'a göndermiştir. Üçüncü bakan hakkındaki oylamada anayasada yazılı aritmetik kurallara uyulmamıştır.
ANAP Genel Başkanı, neden bu kararlan '27 Mayıs İhtilali' ile çağrışım yaptıracak biçimde yorumluyor?
Bu kararlar 27 Mayıs'a benziyorlarsa, ANAP'ın Özdağlar'ı 'Yüce Divan'a sevk kararını da bizler '28 Nisan gösterileri'ne mi benzetelim?
23 Ocak 1993

Kaynakça
Kitap: UĞUR MUMCU KİTABI
Yazar: Hürriyet
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir