Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Rabıta ve CIA...

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Rabıta ve CIA...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Nis 2011, 01:21

RABITA VE CIA...

Doğu Türkistan Vakfı tarafından düzenlenen "I. Milletlerarası Tür-kistan Kültür ve Tarih Semineri" İstanbul'da başladı. Konuşmacılar arasında bir de tanıdık ad var: Paul Henze.

Henze, yıllarca Ankara'da "CİA İstasyon Şefi" olarak çalışmıştır. Adıyla sanıyla bir "CİA görevlisi"dir Henze...
CİA görevlisi Henze, konferansa "Society For Central Asians Studi-es" adlı bir kuruluş adına katılıyor.

Paul Henze, "Radio Free Europe" adlı yayın kuruluşunda da çalışmış. Başkan Carter döneminde Zibigniew Brzezinski'nin "Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi" olarak görev yapmış...

Henze'nin aynı konularda "Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Asya-Afrika Araştırmalar Grubu" yayınlarından çıkmış çeşitli incemeleri de var:

- Marx'ın Ruslar ve Müslümanlar Hakkında Yazdıklarından Seçmeler:
- Kafkaslar'da Ateş ve Kılıç, 19. Yüzyılda Kuzey Kafkasya Dağ Köylerinin Direnişi...
Aynı üniversiteye bağlı araştırma grubu yayınlarında incelemeleri yayınlanan Prof. Alexandre Benningsen de İstanbul'daki toplantının konuşmacıları arasında yer alıyor.

Paul Henze'yi Türk kamuoyu Papa suikastı olayı nedeniyle yaptığı yayınlarla tanıyor.
Toplantıya kısa adı "Rabıta" olarak bilinen "Rabıtat-Ül Âlem-Ül İslam" adlı İslamcı örgüt Genel Sekreter Yardımcısı Muhammer Nasır El Abudi de katılıyor. Abudi'nin konusu, "Doğu Türkistan'ın İslam tarihindeki rolüne kısa bir bakış... "

Rabıta örgütünce yayımlanan, "A World Guide to Organizations of İslamic Activites" adlı kitapta, İstanbul'daki şu kuruluşlar Rabıta örgütüne bağlı kuruluşlar olarak sıralanıyor:

- Doğu Türkistan Göçmenler Demeği...
- Milli Türk Talebe Birliği...
- The lnstitute of İslamic Studies - Üniversite of İstanbul... İslami konularda İslamcı kuruluşlar ile bilimadamlarının araştırma yapmaları, bu amaçla seminerler düzenlemeleri doğaldır. Toplantıyı düzenleyenler, hiç kuşkusuz iyi niyetlerle konuyu "bilimsel açılardan" ele almayı amaçlıyorlar.
Bu yüzden, kimse bu tür bilimsel toplantılara karşı çıkamaz.

Madalyonun bir yüzü böyledir, ya öteki yüzü?
Madalyonun öteki yüzünde "çokuluslu siyaset" ve "çokuluslu stratejiler" görünmektedir.
Bu siyaset, Sovyetler Birliği'ndeki Müslüman azınlığın yavaş yavaş çoğunluğa dönüşmesi karşısında ABD'nin izlediği yeni stratejilerden kaynaklanıyor.
ABD açıkça, "Sovyetler'i yıksa yıksa bu azınlıklar yıkar" görüşü ile yeni taktikler ve stratejiler izliyor.
Paul Henze'nin CIA'dan aldığı yeni ve uzun erimli görevi, herhalde budur.
Türkiye, iki süper devlet arasındaki çıkar çatışmasından uzak durmalıdır. Türkiye'nin Sovyetler Birliği'nde yaşayan Müslüman ve Türk azınlıkların kışkırtılması ve Sovyetler Birliği yönetiminin böylece zayıflatılması ve yıkılması gibi bir düşüncesi ve planı olamaz.

Olamaz, çünkü dış siyasetimizin yönü Atatürk tarafından çizilmiştir:

- Yurtta barış, dünyada barış...
Böyle olmasına böyledir, ama "İslamcı" ve "Amerikancı" akınlar, anti-Sovyet ve anti-komünist düşünce ve duyguları kıştırarak yanlış izlenimler yaratabilirler.
"İslamcı" ve "Amerikancı" akımların bugün için birleştikleri iki adres vardır. Bu adreslerden biri, "Rabıta" öteki de CIA'dır.
Rabıta ve CİA bu gibi konularda iç içe, yan yana ve omuz omuzadır.
Rabıta, halifeliğini Suudi Kralı'nın yapacağı bir "İslam Enternasyonalizmi" peşindedir. CİA ise Sovyetler Birliği'ndeki Müslüman azınlığı kışkırtma stratejisi uygulamaktadır.

Seminerler... Toplantılar... Bunlara bir diyeceğimiz yok. Her konu böyle toplantılarda açıkça tartışılmalıdır.

Bir tek koşulla:

Yabancıların Türkiye'yi ipotek edici planlarına dikkat ederek...
Türkiye, bir "İslamcı devlet" değildir; laiktir, laik kalmalıdır. Ve laik kalacaktır. Amerikancı bütün etkilere karşın Türkiye, kendi bağımsız siyasetini kendisi çizecek ve bu siyaseti yine kendisi uygulayacaktır.

Müslümanlığı, bir "anti-komünist ideoloji" olarak Türkiye'nin komşularına karşı kullanmak, hem İslam dinine saygısızlıktır hem de laik Türkiye Cumhuriyeti'ni sonu gelmez bir serüvene itmek demektir.
Henze ve Henzeler'e dikkat!
8 Nisan 1988

Kaynakça
Kitap: UĞUR MUMCU KİTABI
Yazar: Hürriyet
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Google [Bot] ve 2 misafir