Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kur'an Kursları

Eğitim Meselesi

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Kur'an Kursları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 22:41

Eğitim Meselesi

1980'lerde İslam etkisinin genişlemesinin önemli işaretlerinden biri de, ülkenin eğitim sistemindeki değişikliklerle ilgili. Laik eğitim, Türkiye'de laikliğin başlıca kurumlarından biri olmuştu. 1940'larda Türkiye'deki okullarda seçmeli ders olarak din bilgisi okutulmaya başlandı. 1982'de din bilgisi, bütün ilk ve orta dereceli okullarda zorunlu ders haline getirildi. Bu önemli politika değişikliğine ek olarak bazı din dersi öğretmenlerinin daha da ileri giderek öğrencilere namaz kılmak ve oruç tutmak gibi ibadetleri zorla yaptırmaya çalıştıkları tespit edildi. Bazı genç öğrencilerin okul dışında ek din dersleri almak için İslamcı gruplara kaydedildiklerine dair haberler de bulunuyordu.

Eğitim konusunda daha çarpıcı gelişmelerden biri de imamhatip okullarının yaygınlaşmasıdır. Bu okullar 1952'de camiler için dini personel -imam ve hatipyetiştirmek üzere kurulmuştu. Bu okullar, ortaokullarla eşdeğerdi. Daha sonra imam-hatip liseleri açıldı. İmam-hatip liselerinin sayısı 1970'te 40'tan 1980'de 249'a, 1988'de de 383'e ulaştı. Aynı dönem içinde bu okullara kaydolanların sayısı 44 binden 290 bine çıktı. Bu okulların başlangıçtaki amacı tahsilli din personeli sıkıntısını karşılamaktı. Ancak şimdi bu amacın ikinci derecede önem taşımaya başladığı görülüyor. Esas amacın, çocuklar için İslami eğitim sağlamak olduğa anlaşılıyor. Bu okullarda okuyan öğrencilerin beşte biri yada yaklaşık 50 bininin kız olduğu gerçeği bu tezi doğruluyor.

Çünkü İslam'da kadınlar imam ya da hatip olamaz. Ayrıca imam-hatip okullarında okuyanların sayısının dini personel ihtiyacını kat kat aştığı gerçeğinin de altını çizmek gerekir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan bir araştırmaya göre, imam-hatip mezunlarının üçte birinden azı camilerde imam olarak çalışıyor. 1973'te imam-hatip lisesi mezunlarına, askeri akademiler hariç, yüksekokullarda okuma hakkı tanındı. O günden bu yana çok sayıda imam-hatip mezunu, imtihanları kazandıktan sonra girdikleri üniversitelerde mühendislik, hukuk, tıp gibi mesleki tahsil gördüler.

Mesela son zamanlarda yapılan bir araştırma, Ankara Üniversitesi'nin prestijli Siyasal Bilgiler Fakültesine bağlı Kamu İdaresi Bölümü öğrencilerinin yüzde 40'nın imam-hatip lisesi mezunu olduğunu ortaya çıkardı. Bu okulun eskiden beri devlet kademelerine seçkin idareciler yetiştirdiği gözönüne alınırsa bu çok büyük önem ifade ediyor. İmam-hatip okullarına ek olarak, Kur'an kursları da Türkiye'deki eğitim sisteminin bir parçası oldu. Çocuklara başta Arapça Kur'an okumayı öğreten ve din konularında imamlar tarafından ek bilgi verilen bu kurslar, din dernekleri tarafından kurulur ve finanse edilir. Hukuken, Kur'an kursları açmak Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iznini gerektirir.

Ancak, Türkiye'de ve Avrupa'daki Türk işçi toplumlarında çok sayıda özel ve lisanssız Kur'an kurslarının açıldığı da haber veriliyor. Kur'an kurslarına katılanların sayısı hakkında güvenilir bir bilgi yok. Bununla birlikte gözlemciler, özellikle kırsal kesimde çok sayıda Türk çocuğunun bu kurslara katıldığına inanıyorlar. İslam'ın Türkiye'deki eğitim sistemi üzerinde artan etkisi en iyi, ülkenin üniversitelerinde gözlenebilir. İmam-hatip mezunlarının üniversitelerde çoğalması İslamcı hareketin genişlemesine yol açan önemli bir kaynak oldu. Kendileriyle röportaj yapılan İstanbul ve Ankara'daki fakülte öğrencileri ve üniversite yöneticileri üniversite siyasetinin değişen tabiatı üzerinde durdular.

Üniversitelerdeki, öğrenci teşkilatların Marksistler ya da aşırı sağcılar tarafından kontrol edildiği 1970'lerin aksine, bugün genellikle İslamcı gruplar, öğrenciler arasında en büyük desteği görüyor. Ayrıca, İslamcı harekete sempati duyan genç fakülte ve lise öğretmenlerinin sayısı artıyor. Üniversitelerde İslam'ın büyüyen etkisinin en önemli ve tek sembolü, kız öğrenciler arasında İslami kıyafetlerin ortaya çıkmasıdır. İstanbul'daki Boğaziçi Üniversitesi ve Ankara'daki Ortadoğu Üniversitesi gibi ülkenin en fazla "Batılılaşmış" eğitim kurumlarında bile İslamcı harekete katılan kız öğrenciler görülmektedir.

Kaynakça
Kitap: Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye de İslamcı Akımlar
Yazar: Yılmaz Polat
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir