Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

MİT 12 Eylülden Sonra Yine Polis Niyetine Kullanılır

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

MİT 12 Eylülden Sonra Yine Polis Niyetine Kullanılır

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:42

MİT 12 EYLÜLDEN SONRA YİNE POLİS NİYETİNE KULLANILIR

MİT bu darbenin ardından uzmanlaştığı iç gündem konusunda peşpeşe operasyonlara başlayacaktır. Hemen hemen bütün sol ve sağ ideolojik örgütün içinde MİT in elemanları vardır ve bu örgütler büyük baskınlarla bir bir çökertilir. Bu arada yurtdışına kaçan pek çok insan arasında da bu elemanlar yeralırlar ve yurtdışındaki faaliyetlerin izlenmesinde daha sonra çokça etkili olurlar. MİT iktidar tarafından yine bir gizli servis değil, bir polis örgütü gibi çalıştırılmaktadır. Oysa MİT dış bağlantıları ve iç dengeleriyle global ve stratejik bir istihbarat kaynağı olması gerekirken, polis gibi eylemsel bir güç olarak kullanılmıştır. Örgütlerin içinde bu denli aktif olabilen gizli servis, nedense bu gücünü darbe öncesinde kullanamamıştır. Bu da darbecilerin MİT içindeki gücünün göstergesidir. O dönem izlenen, bilinen örgütlere ve kişilere müdahale edilememesi sonucu, Türkiye'nin en büyük sorunları arasında yer alan ayrılıkçı terör ve kaçakçılık konularında, rejimi yitirmenin yanısıra güvenlik açısından bugünkü sıkışılmış konuma gelinmiştir. Özellikle PKK ve örgütün lideri Abdullah Öcalan'ın polis ve gizli servis tarafından izlendiği, zaman zaman yönlendirildiği bilinmektedir. Ancak o dönemin yanılgılarından en iyi şekilde yararlanan Öcalan, bugünkü konumuna gelmiştir. bunda güvenlik ve istihbarat birimleri arasındaki kopuklukların, çekişmelirin, koordinasyonsuzlukların en az siyasi istikrarsızlık kadar etkisi bulunmaktadır.

Terör konularında pasifize olmak konusunda MİT içinden de tepkiler vardır. Bunun bir sonucu olarak Hiram Abas 12 Eylülün hemen öncesinde istifa etme kararı almıştır. İlginçtir bu kararı veren Abas, aynı dönemde Başbakan Demirel'e de darbenin haberini aktarmıştır.

Bu kararını Abas gerekçeli istifasında şöyle dile getirir:

"1980 yılında 12 Eylülden önce Daire Başkanıyken istifa ettim. İstifa sebebim teşkilatımın teröre karşı daha aktif bir görev almasının engellenmesiydi. Bunun yanı sıra ideolojik silah kaçakçılığına karşı aktif bir şekilde yönelinmesini istedim. Gerekçeli bir yazı gönderdim. Ancak gerekçeli istifayı kabul etmediler. Dediler ki ' iki satır istifa mektubu yazman lazım. İstifa ediyorum, emekliliğimi istiyorum' de ki emekli sandığına sunabilelim. Fakat 12 Eylül sabahı karar alındı. ' Devam edilecektir, kimse görevden ayrılamayacaktır' diye.Ağustos sonunda istifa etmiştim. Üç ay daha çalıştım. Sonra emekliliğimi istedim, ayrıldım. Çünkü ben servisimin Türkiye'ye yönelik her türlü tehlikeye karşı birinci derecede mutap olmasını ve bunu önlemeye çalışmasını istiyordum. Bütün hayatım boyunca da istedim. Alınan bilgiler sadece yetkili makamlara vermek için değildir. Alınan bilgiler servisler tarafından kullanılır. Teröre karşı alınan bilgi, teröre karşı gerçekleştirilecek aktif operasyonlarda kullanılır. Bunda da MİT'e büyük görevler düşer. Aynı şekilde ideolojik silah kaçakçılığı; Türkiye'yi içten yıkmak,bölmek için yapılan silah kaçakçılığına karşı bir dairenin kurulmasını çok istedim.Bu konuda çok mücadele verdim. Bu konuda 1980 öncesinde görüş ayrılıkları olmuştur".

Abas, 1980 tarihinde MİT 'in içinde bulunduğu durumu ise sözünü ettiği gerekçeli istifasında şöyle dile getirir:

" Ülkemizdeki sıkıyönetim ve rejimin, yıpratan anarşi ve terör ile Türkiye'ye karşı , bilhassa Varşova paktı üyesi ülkelerin yürüttüğü espiyonaj ve yıkıcı faaliyetlere karşı mücadelenin ana görev olarak MİT Müsteşarlığına ait olduğuna inanmaktayım.
Türkiye dışında ülkemiz misyon mensuplarına devamlı yapılan saldırıların önlenebilmesi için uygulanacak karşı çalışmaların da MİT Müsteşarlığı vazifeleri arasında bulunduğu kanısındayım. Türkiye'yi parçalamaya yönelik anarşi ve terör ile bölücülük eylem ve çalışmalarının durdurulamamış olması, MİT Müsteşarlığının görevinde başarı sağlayamadığını göstermektedir. Bu ise müsteşarlığın çalışma usul ve metodlarında, personel politikasında acele revizyona gidilmesi gereğini ortaya koymaktadır.

Böyle olduğu halde, MİT Müsteşarlığına bir yıldan buyana yeni personel alınmamakta, kadrolar ortalama yüzde 3O seviyesinde tutulmakta, ve MİT Müsteşarlığı iç ve faaliyet politikasından memnun olmamaları neticesi, son sekiz ayda 150 kişi cıvarında, yetişmiş ve aktif görevde çalışan memur ve idareci MİT Müsteşarlığından ayrılmış bulunmaktadır. Ayrıca Müsteşarlıktan kopmaların devam edeceği, personelin büyükçe bir bölümünün dışarda iş aramasından anlaşılmaktadır.
Bu sene yapılan terfilerden sonra, kadrosu yükselmiş olduğundan daha üst görevlere tayinlerinin yapılması gereken MİT Müsteşarlığı mensuplarının atamalarının yapılmamış ve bütün tayinlerin de durdurulmuş olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.
Mezkur husus MİT Müsteşarlığının mevcut ve yararsız faaliyet ve personel politikasını, önümüzdeki günlerde de sürdüreceğini göstermektedir. Maruz durum muvacehesinde bugünkü MİT Müsbteşarlığı yönetiminde yararlı hizmet yapamayacağıma inandığımdan, emeklilik muamelelerimin yapılmasını emir ve tensiplerinize sunarım.
23 Ağustos 1980"

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir