Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kontrgerilla

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Kontrgerilla

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:04

KONTRGERİLLA

Türkiye'de Kontrgerilla, İtalya'da Gladio ( Roma Kılıcı), Almanya'da Gehlen Harekatı, İngiltere'da Secret BritishNetwork Revealed, Belçika' da SDRA-8, Hollanda da NATO-COMMAND,Avusturya'da SCHWERT, Yunanistan'da B-8 Sheepskin ( Koyun Postu) adı verilen bu örgütler soğuk savaşın bitimiyle İtayla, Belçika, İngiltere ve diğer ülkelerde ortaya çıkartılmışlar ve eylemlerinden dolayı yargının önüne getirilmişlerdir. Türkiye'de Kontrgerilla'nın birim olarak varlığı halen reddedilmektedir. Genelkurmay içinde bulunan ve önceki adı Özel Harp Dairesi yeni adı Özel Kuvvetler Komutanlığı olan birimin de Kontrgerilla faaliyeti yürütmediği dile getirilmektedir. Diğer ülkelerin parlamentolarında bu konularda kabul edilen soruşturma önergeleri Türkiye'de kabul edilmemiştir. Bütün bu örgütler faaliyetlerinde NATO'yu bir şemsiye olarak kullanmışlardır.

Türkiye'de bu tür bir örgütlenmenin varlığı tartışmasız bir gerçektir. Faaliyetleri konusunda da saptamaların çokça olmasına karşın ne adalet mekanizması ne de parlamento herhangi bir çalışma yürütmemiştir. Bu örgütlerin gerçekleştirdiği eylemler soruşturulup ortaya çıkartılamadığı için de tarih içinde "Kara delikler" oluşmaktadır. Bu konuda 24 Ocak 1993 günü aracına yereleştirilen bombanın patlaması sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu'nun 7 Aralık 1992 günü Cumhuriyet Gazetesi' ndeki makalesi ilginçtir. Mumcu'nun cenazesine katılan yüzbinlerce kişi attıkları sloganlarla cinayetten İslamcı terör örgütleri ile bir türlü gerçek yüzü ortaya çıkartılamayan, bu nedenle de pek çok kurumu töhmet altında bırakan "Kontrgerillayı" sorumlu tutmuşlardır. Mumcu'da yazısında şu görüşleri dile getirmektedir: "Kontrgerilla konusundaki tartışmalar bitmiyor.Bizler 70'li ve 80'lı yıllarda bu konuyu elimizden geldiği kadar belgeledik. O zaman susuldu. Kontrgerilla 12 Mart döneminde Ziverbey Köşkü sorguları sırasında ortaya çıkmıştı. Sorgular, 'Burası Genelkurmaya bağlı Kontrgerilladır, burada anayasa yoktur' diye başlıyordu.

Aynı işkenceli sorgular Ankara'da yapıldı. Atatürk Orman Çiftliğindeki Marmara Köşkü, Bahçelievlerdeki eski Gönen Koleji ve Mamak Muhabere Okul'undaki Radyoevi'nin altındaki odalar işkence yerleri olarak kullanıldı. Bu sorgular MİT, siyasal polis ve sıkıyönetim görevlilerinden oluşan ' karma timler' tarafından yapıldı. Bizler kontrgerilla sözcüklerini ilk kez bu sorgulardan öğrendik. İstanbul'daki ünlü Ziverbey Köşkü sorgularından geçen emekli Kurmay Yarbay Talat Turhan, konuyu mahkeme önünde ortaya attı. Bununla da yetinmedi 12 Haziran 1973 günü Genelkurmay Başkanlığı'na 11 Şubat 1973 günü de Başbakan Ecevit'e mektup yazarak konunun araştırılmasını istedi.Talat Turhan savunmasına Amerikan silahlı kuvvetler yayını ' Counterguerilla Operations' adlı kitabı da ekleyince konu büsbütün önem kazandı. Önce bu kavram neydi ne değildi bu konu araştırıldı. Özel Harp bir savaş terimiydi. Bu askeri terim üç ayrı kavramı içine almaktaydı. Gayrı Nizami Harp gerilla birlikleri tarafından başlatılan ayaklanma, pisikolojik savaş, gerilla savaşına karşı ulusal amacı desteklemek için başlatılan, ayaklanmaları bastırmak için alınacak askeri, siyasal, pisikolojik ve ekonomik önlem ve eylemler demekti.

MUMCU SORUYOR: OKUMA YAZMAYI YENİ Mİ ÖĞRENDİNİZ

Bu anlamda özel savaş birlikleri, dünyanın bütün ordularında vardır. Bu tür kuruluşların askeri amaçları yasal çerçevede yürütülür. Bu konuda emir vardır, komuta vardır, yetki vardır, sorumluluk vardır. Hiç kimse ' silahlı kuvvetlerde özel harp dairesi olmamalıdır' diyemez. Bu birlikler Amerikan ordusunda'da, Yunan Ordusunda'da vardır.Suriye Ordusunda'da, İran Ordusunda'da.. Her ordu bu savaş taktiğiyle yetişmiş birliklere sahiptir.

Eski Milli Savunma Bakanlarından Hasan Esat Işık, arkadaşımız Cüneyt Arcayürek'e bakın bu konuda neler demiş:

-Fikir planında geçerli ve doğru. Kontrgerilla her ülkede var. Genelkurmay bunu planlarına almış.

Amacı şu:

Ülke işgal edilecek olursa iç direniş nasıl yapılacak? Bu, fikir planında geçerli ve doğru.

Yalnız şu durumlar var:

1- Fikri ABD vermiş.
2- Finansmanını yapmış.
3- Bu örgütü sızmalar olmuş. Bu uzmanlar , Pentagon'dan başlar CIA'nın sızmasına kadar sürer.

Türkiye'de Özal Harp Dairesi ilk kez başka adla 1952 yılında DP döneminde kurulmuş. Bugün bu daire ' Özel Birlikler Komutanlığı' adını almış. O yıllar soğuk savaş yıllarıdır. Türk Milli Emniyeti ile CIA o tarihlerde içiçedir. Öyleki o zamanki adı 'Milli Emniyet 'olan MİT'in İstanbul'daki bir kısım görevlisinin aylıkları CIA tarafından ödenmişti. 12 Mart sorgularında kontrgerilla adının kullanılması, David Galula adlı Amerikalı'nın yazdığı ' Ayaklanmaları Bastırma Hareketleri Teori ve Pratiği' adlı kitapta yer alan konuların bazı terör olaylarında ordu malı bomba ve tabancaların kullanılması bu kuşkuların doğmasına yol açmıştır. İtalya'da ortaya çıkartılan Gladio örgütü NATO ülkelerinde milliyetçi sivil örgütlere askeri örgütlerin yaptıkları işbirliği konusundaki kuşkuları büsbütün arttırmıştır.Bizler bu konuda ad vererek ve kanıt göstererek yayınlar yaptık. O tarihte, gerek Genelkurmay gerek sivil savcılar soruşturma yapsalar, bu konu da o zaman aydınlığa kavuşurdu. Bugünkü kargaşanın nedeni o günkü suskunluktur. Aradan geçen sürede bu sorgularda bulunan emekli Tümgeneral Memduh Ünlü Türk ve MİT müsteşar yardımcısı Hiram Abas bilinmeyen örgütlerce öldürüldüklerinden bu konunun aydınlığa kavuşması güçleşmiştir. Bu konularda somut bilgi, kanıt ve belge göstermeden soyut ve genel suçlamalarla sonuç alınamaz. Komplo teorileri de olayları açıklamaz, tersine karanlıktan hoşlananların işlerine yarar. Evet beyler, daha önceleri nerelerdeydiniz? Okuma yazmayı yeni mi öğrendiniz?"

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir