Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tahsin Şahinkaya, Cantürk İlişkisi

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Tahsin Şahinkaya, Cantürk İlişkisi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 20:54

TAHSİN ŞAHİNKAYA, CANTÜRK İLİŞKİSİ

* Tahsin Şahinkaya; Sarı Avni (Avni Musullulu- Karadur muş), Behçet Cantürk, Dündar Kılıç ve Fahrettin Aslan mafyasıyla ilişkilidir. Şahinkaya'nın bu alandaki ilişkilerine ait Anka ra S ıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkeme Başkanlığında ifadeler, teyp tapeleri ve teyp bantları bulunmaktadır. Selahattin Delidere isimli bir silah ve uyuşturucu madde kaçakçısının konuştuğu (Diyarbakır'da) bu teyp bandında, Sarı Avni'nin, Tahsin Şahin kaya'ya yurtdışında bir villa aldığından bahsedilmektedir. Tah sin Şahinkaya'nın istanbul Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ile yakın irtibatı olup, Mehmet Ağar adı geçenin terzi, el bise temizliği dahil her nevii özel işleriyle uğraşmaktadır. Ayrı ca Dündar Kılıç'ın avukatlığım yapmış olan Mümin Kavalalı'nın, Tahsin Şahinkaya'nın akrabası olduğu söylenmektedir.

* Genelkurmay eski başkanı Necdet Üruğ, yolsuzluktan kamuoyuna aksetmiş olan Şükrü Balcı'yı ve eski İstanbul MİT Blg. D. Bşk. Nuri Gündeş'i devamlı himaye etmiş ve Şükrü Balcı'yı âdeta kahraman gibi empoze ederek, Sayın Cumhur başkanımız tarafından mükâfatlandırılmasını sağlamıştır. Şükrü Balcı ile ilgili yolsuzluk soruşturmalarının da kapatılmasını sağlayan N. Üruğ' dur.

* Polislikten gelme Nevzat Ayaz, Başkomiser olduğu tarihte İstanbul Emniyet tescil amirliğine bakmış; bu sebeple gazino, kahvehane ve benzeri yerlerin ruhsatlarının verilmesinde Fah rettin Aslan ve diğer yeraltı adamlarıyla ilişkiler kurmuştur. Birçok olayın arkasında olan Vali Ayaz, Şükrü Balcı ile sınıf ar kadaşı ve yakın dosttur. Fahrettin Aslan'la ilgili uyuşturucu madde kaçakçılığı soruşturmasının sürdüğü tarihte, Fahrettin Aslan'a plaket vermek ve bunu basın aracılığı ile yansıtarak, F. Aslan'ı onurlandırmak suretiyle himaye eden de yine Vali Ayaz'dır. Şükrü Balcı, eski Genelkurmay Başkanı Üruğ'un, Sayın Cumhurbaşkanımıza müspet empozeleri ile bugüne kadar yerini muhafaza etmiştir.

* Ş ükrü Balâ'nın gayrimüslimlerden baskı suretiyle para top lama işinde de adı geçen Vali Ayaz'ın, kendisini bu görevden al mak istediğini bildiği Turgut Özal Hükümeti'ne sempatisi yoktur.

* Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar, Süleymancı Kemal Kaçar'ın koordinatörlük yaptığı şirketin sahipleri İbrahim Arslan ve Mahmut Şahin ile yakın temas halinde olup, bu şahıslara gizli kalması icab eden soruşturma ve tahkikatlarla ilgili bilgi vermektedir. İbrahim Aslan'a ait Aslan Nakliyat, TIR taşımacılığı yapmaktadır, 150 TIR'a sahip bulunmaktadır. İbrahim Arslan, Malatya Valisinin makam şoförlüğü sırasında uyuşturucu ve silah ticareti yapmıştır. Mahmut Şahin'e ait Şahlan Nakliyat, Deniz Ticareti ile iştigal etmektedir. Hira I- II- III adlı gemileri olduğu bilinmektedir. Şahlan ve Aslan Nakliyat firmalarının genel koordinatörü Süleymancı lider Kemal Kaçar'dır.

* Mehmet Ağar, Fındık Kralı diye bilinen Lokman Kundakçı'yı bir yeraltı grubuna dövdürmek ve sonra himayesine almak suretiyle Lokman'la yakınlık kurmuş, keza hayali ihracatın bü yük isimlerinden Turan Çevik'e de baskı kurdurarak aynı yakın lığı sağlamıştır.

* Yeraltı dünyasını, Ankara'daki üst düzey bürokratlara da Mehmet Ağar empoze etmekte ve Turan Çevik, Fevzi Öz, Necdet Ulucan gibi ünlü isimleri üst düzey bürokratlarla ve hattâ Bakanlarla tanıştırarak, bağlantılarını sağlamlaştırmakta, faali yetini legalize etmektedir.

* Mehmet Ağar, Nihat Camadan, İsmail Taşkafa, Ziver Öktem ve Necati Altuntaş'ın gayrimeşru paraları Mehmet Ağar'ın dayısı Yılmaz Akçadağ ve ortağı Ekrem Gocay'a verilmekte, bu şahıslar da paraları büyük işadamlarına verererek faiz almaktadırlar. Perşembe Pazarı'nda otomobil yıkayıcılığı yaparken, kısa zamanda demir ticareti ve faizcilikle milyarder olan Ekrem Gocay ve ortağı Yılmaz Akçadağ'ın Kabataş Setüstü'nde yazıhaneleri vardır.

* Mehmet Ağar'a ait 18 adet ev ve arsa tapusu, dayısı Yılmaz Akçadağ'ın boşanmış olan eşi Şükran Akçadağ'ın üzerin dedir. Dayısının eski eşi, bu tapuların üzerinde gözükmesinden rahatsızdır.

* Ünal Erkan ve Mehmet Ağar'ın gizli ve önemli buluşmalarını yaptıkları, Etiler Ulus Mahallesi'nde ve Kadıköy- Bostancı'da iki ev vardır. Ulus mahallesindeki ev Diyarbakırlı Vekin Aktan'ın üzerine olup, parası Behçet Cantürk tarafından ödenmektedir.

* Mehmet Ağar'ın yurtdışı bazı bağlantılarını, özellikle, Arap ülkelerinde dansözlük yapan dostu Yonca Yücel yürütmektedir. Yonca Yücel'in İstanbul adresi: Teşvikiye Caddesi 66/8 Celal Apt. olup, Telefonu 141 70 08'dir.

* Mehmet Ağar Ankara'ya geldiğinde Yonca Yücel ile 127 58 82 telefonlu konsomatris Nur'un evinde buluşmakta ve kalmak tadır.

* Turan Çevik 3 yıl kadar önce Mehmet Ağar'a 5 milyon değerinde bir saat, Lunaparkçı Oman Kavran '86 Yılbaşında 5 adet beşibiryerde ve Aşıcıoğlu Grubunun adamı, kaçakçı ve kuyumcu Cavit de, Mehmet Ağar'ın eşi Emel'e RENO- 5 almıştır.

* Mehmet Ağar İstanbul'da 131 19 10 nolu telefonda bulu nan Pınar isimli bir kadını, Emniyet Genel Müdürlüğü'nde üst rütbede bir kişiye sürmüş ve bu şahsın Pınar ile olan ilişkileri ve fotoğrafları İstanbul Emniyeti'nce şantaj olarak kullanılmıştır.

* Mehmet Ağar'ın, Turan Çevik, Burak Sağman ve bazı bürokratlarla ortak hayali ihracat işleri vardır, Mehmet Ağar'ın bu işlerini, Ankara'ya sık sık gelip giden şoförü polis memuru Necdet takip etmektedir. Necdet'in, hakkındaki söylentilerin açığa çıkması karşısında, yakın tarihte polislikten ayrıldığı ve Ayvalık'ta Belediyeye ait 160 yataklı oteli kiraladığı belirtilmektedir.

* 5 Ağustos 1985 tarihinde Milano'da, Bülent Gökben, Mehmet Serdar Alpan, Fikri Parparoğlu, Fahrettin Özdemir isimli şahıslar, 10 kilo 230 gram eroinle yakalanmışlardır. İtalya Polisi, yakalananların üzerinde bulunan telefon numaralan be yanında İstanbul 528 28 14 ve 172 08 08 telefonlarını vermişlerdir. Kaçakçılık Daire Başkanlığı, bu telefonların nerelere ait olduğunu İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden sormuş, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise genel bir cevap ile olayı geçiştirmiştir. Esasında her iki telefon da İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Ağar'ın makam telefonlarıdır. (Sirkeci ve Gayrettepe'deki.)

* Mehmet Ağar'ı bu telefonlardan arayanlardan bir diğer şahıs ise, Londra 360 44 84 nolu telefonda bulunan Halil Peril'dir. Kulüpçülük ve uyuşturucu kaçakçılığı yapan Halil Peril, Kıbrıs'ta Con Aziz adıyla bilinen yeraltı dünyasına mensup Aziz Mehmet Kent'in adamıdır ve Oflu Osman (Osman Cevahiroğlu) ile irtibatlıdır.

Kaynakça
Kitap: Behçet Cantürk'ün Anıları
Yazar: Soner YALÇIN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TAHSİN ŞAHİNKAYA, CANTÜRK İLİŞKİSİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 20:54

"BEHÇET CANTÜRK'ÜN RÜŞVET VERDİĞİ..."

* Kamu kesiminde birçok kişinin tanıdığı Terzi Mualla, 3 yıldan beri Dündar Kılıç'ın dostu (gayrimeşru karısı) ile birlikte ortak konfeksiyon işi yapmaktadır. Terzi Mualla'nın, aktör Ka dir İnanır'la uzun zamandan beri birlikte yaşayan kızı Canan Özbek'in, Dündar Kılıç'ın kızı ve damadı Uğur (her ikisi de Uğur) ile yakın ilişkileri mevcuttur. Terzi Mualla ve Canan'la, Şarkıcı Hülya Süer, Emniyet Müdür Muavini Mehmet Ağar ve Gazeteci Rauf Tamer de yakın ilişki içindedirler.

* Yeni Mali Şube Müdürü Orhan Uzeler, daha önce Behçet Cantürk'ten rüşvet almaktan soruşturma geçirmiştir. Elazığlı olan Orhan Uzeler'in hemşehrisi Mehmet Ağar ve Emniyet Müdürü Ünal Erkan müfettişlere karşı himaye etmişler ve ak lanmasını sağlamışlardır. Orhan Uzeler, Şükrü Balcı yargılandığında lehinde de tanıklık yapmıştır. Orhan Uzeler'in Mali Şube sindeki odasında, Orhan Uzeler, Şükrü Balcı, Tayyar Seven, Cevdet Saral, gazeteci İrfan Ülkü ve Kasım Gence toplanarak, Atilla Aytek ve MİT'e karşı yapılacak yayımları planlamakta dırlar. (Böyle bir toplantı 3 Kasım 1987 günü akşamüstü meş kûr yerde yapılmıştır.)

* Güvenlik kuvvetlerinin, kanuni görevlerinin ifası sırasında zaman zaman çeşitli teknik dinleme yoluna başvurduğu bilin mektedir. Emniyet Genel Müdürlüğü ilgili birimlerinin ve İstan bul Emniyet Müdürlüğü'nün telefon dinleme çalışmaları yaptı ğı, bu amaçla belirli bir organizasyonda bulunduğu bilinen hu suslardandır. Ancak özellikle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde-ki dinlemelere ilişkin uygulamaların görevin ifasından çok, ki şisel amaçlarla kullanıldığına ilişkin duyumlar intikal etmektedir. Bu durumun çeşitli açılardan komplikasyonlara yol açacağı izahtan varestedir... "

Mehmet Eymür'ün yazdıkları doğru muydu?
Doğru olduğunu iddia ediyordu.

MİT içinde başını, Hiram Abas, Mehmet Eymür ve emekli Yarbay Korkut Eken'in çektiği ekip, Başbakan Turgut Özal'a çok bağlıydı. Zaten rapor, Özal'ın rakibi DYP'yi, "emanetçi" Cindoruk'u ve "Bir Bilen" Demirel'i yıpratmak için yazılmıştı.

Başbakan Özal, gelen tepkilere fazla karşı koyamadı. Abas, Eymür ve Eken pasif görevlere, Araştırma Planlama Kurumu (APK) uzmanlığına atandılar.

Üçü de istifa etti...

Mehmet Eymür öyle kolay pes etmek istemiyordu...
8 Mart 1988 tarihinde, "MİT Raporu şeklinde adlandırılan etüdün hazırlanması, sızması ve içerdiği bilgiler" başlığıyla 19 sayfalık bir rapor daha yazdı.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: TAHSİN ŞAHİNKAYA, CANTÜRK İLİŞKİSİ

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 20:55

BAKAN KARAEVLİ'NİN BASKISI

Mehmet Eymür yeni iddialar ortaya atıyordu: "Banker Bako olayı, basında bir hayli güncel vaziyetteydi. Teşkilat dışındaki bazı elemanlardan bu konuda bilgiler intikal etmişti. Keza bu olayla ilgili olarak Urfa Emniyet Müdür Yardımcılığına tayin edilen İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü Necati Altuntaş da, muhtelif görüşmelerimizde olayların perde arkası ile ilgili bilgiler vermişti. Necati Altuntaş, bir oyuna getirildiğini, harcatıldığını düşünüyor ve haksız yere cezalandırılacağından korkuyordu. Ricalarını kırmayarak bu konuda görüşmek üzere Sayın Emniyet Genel Müdürü Saffet Arıkan Be-dük'e gittim. Kendisine Necati Altuntaş'ın anlattıklarını ilettim. Bu görüşme sırasında Saffet Arıkan Bedük; Bülent Öztürkmen ve Bakan Ahmet Karaevli'nin hayali ihracatçılarla ilişkilerinden bahsetti. Birgün Başkent Gazinosu'nda eğlenirlerken, Antalya'da yakalanan bir gemi olayının kapatılması için Bakan Karaevli'nin kendisine baskı yaptığını söyledi.

"Etüdün dayandığı kaynakların bilinmesi için eski tarihlere dönüp bazı olayları anlatmak istiyorum:

"1973 yılında görevli iken, o tarihteki İstanbul Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün'ün planladığı bir faaliyet üzerine, teşkilatımdan birkaç MİT mensubu arkadaşımla birlikte 'Babalar Operasyonu' denilen, yeraltı dünyasının ünlülerinin toplanması, sorgulanması, mahkemeye verilmesi işlerinde görevlendirildim. Uğurlu, Bezal, Mirza ailelerinin fertlerini, Zihni İpek'i ve diğer birçok uyuşturucu ile silah kaçakçısını topladım. O tarihlerde bu şahısların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda, birçok üst düzeydeki bürokrat ve subayın gece kulüplerinde, Babalarla birlikte çekilmiş fotoğraflarını, mektuplarını, kartvizitlerini buldum.

"Yine o tarihlerde tespit edip ifade ve fezlekeye geçirdiğimiz bir husus, henüz İstanbul Emniyet Müdür Muavinliğine getirilmiş olan Şükrü Balcı'nın 1. Şube Müdürlüğü yaptığı tarihte, Bulgaristan üzerinden silah kaçakçılığı yapan Uğurlu ailesi reisi Hüseyin Uğurlu'dan rüşvet aldığı konusuydu.

"KOMUTANLARA KADIN SUNULUYORDU"

"Zamanın Sıkıyönetim Komutanı Faik Türün, birgün soruşturmayı yürüten kişilerin başındakileri makamına çağırdı. Biz makamına girerken, 'Gazinocular Kralı' Fahrettin Aslan, yanındaki güzel bir hanımla Faik Türün'ün yanından çıkıyordu. O tarihlerde Fahrettin Aslan'ın yeraltı dünyası ile üst düzey yöneticiler arasında irtibat görevi yaptığını; güzel kadınları peşkeş çektiğini; düğün, toplantı ve yemek gibi işleri parasız organize etmek suretiyle yöneticilerle yeraltı dünyasının ilişkisini sıcak tuttuğunu öğrendim. Polislerce ifade edildiğine göre adı geçenin hem kadın satışından, hem de homoseksüellikten fişi vardı.

"Faik Türün Paşa, bizi ilgi ile karşıladı ve gelişmeleri sordu. Şükrü Balcı ile ilgili gelişmeleri anlattık. Bunun üzerine Şükrü Balcı'nın, sola ve teröre karşı mücadelesi ile tanınmış milliyetçi bir kimse olduğunu, böyle bir konunun mahkemeye intikali halinde, aşırı solun yıpratıcı propagandasına maruz kalınacağını, bu hususu ifade ve fezlekelerden çıkarmamızı rica etti. Kendisinin gerekli idari soruşturmayı yapıp cezasını vereceğini söyledi.

"Ben teröre karşı mücadele ile şöhret yapmış bir Emniyet Müdürünün, Bulgaristan'dan getirilen silahlarla terörün tırmanmasını sağlayan kaçakçılardan rüşvet almasının, nasıl bir milliyetçilik duygusu olduğunu anlayamamıştım. Şükrü Balcı o tarihten sonrada suistimal ve rüşvet olaylarına karışmasına rağmen, devlet memurluğunu, terfi etmek suretiyle muhafaza etti.

"Fahrettin Aslan'ı, o tarihlerde bir konu için gittiğimiz İstanbul Merkez Komutanlığı'nda, yine yanında güzel bir kadınla Merkez Komutanının makamından çıkarken de görmüştüm. Kendi kendime, poliste her türlü ahlâksızlıktan fişi bulunan bu şahsın, Sıkıyönetim ve Merkez Komutanları ile ne ilişkisi bulunabileceğini sordum.

"Aradan yıllar geçti. 1984 yılında Dündar Kılıç ilk sorguya alındığında kendinden çok emin ve âdeta birkaç gün sonra serbest kalacağına inanmış bir haldeydi. Sorguyu yapanlara karşı, küstah ve tehditkâr bir hava ile konuşuyordu. Bana, 'en üst kademelerden, Paşalardan size bir talimat verilmedi mi' diye soruyordu. (MİT) Müsteşar Yardımcısı Sedat Semerci'nin adını vererek, 'Beni iyi tanıması lazım. Allah, Allah demek talimat vermedi' diyerek, hayretini belirtti. Sedat Semerci Paşaya, Dündar Kılıç'ın söylediklerini ilettim. Tepki gösterdi ve Dündar Kılıç'a küfür etti.

"Dündar Kılıç, Şükrü Balcı'nın tüm faaliyetlerini, İstanbul Sıkıyönetim Komutanı, İstanbul Valisi, İstanbul MİT Daire Başkanı ve Merkez Komutanı'nın bilgisi dahilinde yaptığını belirtiyor, İstanbul'da bu güçlerin birbirinden habersiz adım atamayacaklarını iddia ediyordu. Anlattıkları arasında; Konsey Üyesi Tahsin Şahinkaya'nın, Beşiktaş'daki sarışın sevgilisinin oğlu-veya kızı ile Fahrettin Aslan'ın yeğeninin evlendirildiği ve böylece yakınlık kurulduğu gibi hususlar da vardı.

"İstanbul Daire Başkanı Nuri Gündeş, İstanbul teşkilatında çalışan memurlardan Cengiz Abaoğlu, Haluk Akder, Mustafa Ercan ve Ankara Daire Başkanlığı memurlarından Nuri Gündeş'in akrabası Hacı Ah Arslan'ın Dündar Kılıç'la, teşkilatın bilgisi haricinde menfaat ilişkileri içinde bulunduğunu öğrendik.

"Bu hususların ortaya çıkmasıyla birlikte teşkilatın en üst kademelerinde, bana karşı menfi bir tutum hissetmeye başladım. Bana, Nuri Gündeş konusunda Dündar Kılıç'tan bir şey sorulmaması hususundaki (MİT) Müsteşar Burhanettin Bigalı Paşa'nın emirleri iletildi. Üstelik bu olaydan sonra Nuri Gündeş terfi alarak Ankara'ya Dış İstihbarat Başkanlığına getirildi.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir