Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Pizza Operasyonu

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Pizza Operasyonu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 29 Ara 2010, 20:44

PİZZA OPERASYONU

ABD, Türkiye'de haşhaş ekiminin yasaklanması için, siyasi ve ekonomik tüm gücünü kullandığı 1972 yılında, ülkesinde uyuşturucu kullananların sayısı 500 bin kişiydi. Bugün bu rakam 20 katını aştı.. ABD'de, 11 milyon kişi sürekli uyuşturucu kullanıyor.

Bu ülkede "uyuşturucunun ticari hacmi" 50 milyar doları geçti. Mafyanın kazancı; ITT, General Motors, General Electric, Ford Motor, IBM, Chrysler, RCA gibi dev şirketlerden daha fazlaydı!

Dünyadaki yasadışı uyuşturucu ticaretinin değeri ise yılda 500 milyar dolar! Bu rakam, uluslararası petrol sanayiinin tüm kârından fazlaydı. Kârlılıkta, silah ticaretinden sonra ikinci sırayı uyuşturucu alıyordu...

Doğaya, insana ve mesleğine yabancılaşan, umutsuz, yılgın Amerikalılar, mutluluğu uyuşturucuda arıyordu. ABD sistemi, insanı yıkıma uğratan uyuşturucu karşısında çaresiz kalıyordu.

Uyuşturucu mafyası ABD'yi "bir örümcek ağı" gibi sarmıştı.
İtalyan göçmeni Salvatore Catalano'nun, New York'ta şirin görünüşlü küçük bir pizza dükkânı vardı.

Salvatore Catalano pizza dükkânından kazandıklarını İsviçre ve İtalyan bankalarına yatırıyordu. İhtiyacı olduğu zaman da çekiyordu. Yatırılan ve çekilen para öyle "üç- beş kuruş" değildi. İnanılmayacak boyutta, nakdi para değişimi yapılıyordu. ABD'nin Federal Soruşturma Bürosu (FBI), bu küçük pizza dükkânının hesaplarına akıl erdirememişti.

Sonunda paraların nereden geldiği anlaşıldı. ABD'yi bir baş-tan diğer başa kuşatan pizza dükkânlarında, uyuşturucu satılıyordu.
Fikrin yaratıcısı, Palermo Mafyasının önemli "Babalarından" Tommaso Buscetta'ydı. "Baba" Buscetta Brezilya'da yakalandı. Ülkesi İtalya'ya iade edildi. Cezaevinden kaçtı. Brezilya'ya yerleşti. Estetik ameliyat yaptırdı. İşleri yoluna koydu, Brezilya'dan ABD'ye uyuşturucu göndermeye başladı. Okyanus ötesinde işler iyiydi ama Sicilya'da karışıktı. Buscetta'ya uyuşturucu, Sicilya üzerinden geliyordu. Ancak Sicilya mafyasının önde gelen isimlerinden, Luciano Ligio'nun ünü ve etkisi adada giderek artıyordu. Brezilya'ya yapılan sevkıyatlara zorluk çıkarıyordu.

Tommaso Buscetta gizlice İtalya'ya geldi. Mafya arasında kanlı çatışmalar başladı. Buscetta, iki oğlunu, kardeşini, yeğenini ve üç yakın adamını kaybetti. Yenilmişti. Tekrar Brezilya'ya döndü. Havaalanında yakalandı. Cezaevine kondu. Hücresinde intihara teşebbüs ederken ölümden kıl payı kurtarıldı.
1984 yılının Haziran ayında Brezilya'ya gelen Palermo Savcı Yardımcısı Vincenzo Geraci'ye, bildiklerinin hepsini anlattı.

Dattilo Sebastiano, 1923 Mısır/İskenderiye doğumluydu. Yıllarca Sicilyalıların uyuşturucu yüklü gemilerinde kaptanlık yapmıştı. Aynı zamanda dünyaca ünlü bir "kimyagerdi." O da, 1984 yılında İtalya'da yakalanıp cezaevine konanlar arasındaydı. Tutuklu bulunduğu İtalya/Palliano Cezaevi'nde bildiklerini anlattı. Avni Musullulu'yu, Paul Waridel'i tanıyordu. "Musullulu'nun Dusk adlı gemisinden, Yunanlı armatör Franco Palmos'un gemisi Alexandros'a nasıl bazmorfin aktardıkları"nı anlattı. Türk- Yunan- Sicilya mafyasının nasıl işbirliği yaptığı konusunda detaylı bilgiler verdi...

Brezilya'da Tommaso Buscetta, İsviçre'de Paul Waridel, İtalya'da Dattilo Sebastiano ve Türkiye'de Behçet Cantürk'ün ifadeleri, ABD'nin "Pizza Operasyonu'na başlaması için yeterliydi...

Pizza Operasyonu sonucunda Amerikalılar ilginç bilgilere ulaştılar:

"Dünyanın önde gelen eroin şebekesi 'Pizza Connecti-on'a en fazla bazmorfini Türk Yaşar Avni Musullulu ve örgütü sağlıyor, Musullulu, genellikle 500'er kiloluk balyalarla yollanan bazmorfini, Sicilya'dan 70 mil uzaklıktaki bölgelere kadar teslim etme garantisi ile gönderiyordu."

ABD Narkotik Bürosu tarafından hazırlanan rapora göre; Sarı Avni, İsviçre'den götürdüğü 6 milyon dolar nakit para ile Bulgaristan'a gitmişti. Türkiye'ye girebilmek için bir MİT görevlisine 750 bin dolar rüşvet teklif etmişti.

Sarı Avni'nin kime rüşvet teklif ettiği açıklanmadı. Bu arada Türkiye, "Pizza Operasyonu" nun başlamasında en büyük katkıyı kendisinin yaptığını düşünüyordu. Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Ümit Erdal, diğer ülkelerdeki gelişmelerden, Sıkıyönetim 4 nolu Askeri Mahkemesi'ni bilgilendiriyordu:

"Teşekkül vücuda getirerek milletlerarası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapmak suçundan sanık Behçet Cantürk ve arkadaşlarının diğer ülkelerdeki suç ortaklarının yakalanması için 20.8.1984 tarihinde ilgili İnterpollere bilgi verilmesi üzerine, İsviçre ve ABD'de PİZZA OPERASYONU diye adlandırılan bir seri operasyonlara başlandığı, Behçet Cantürk ve arkadaşlarının kurmuş oldukları şebekenin diğer elemanlarının yakalandığı bildirilmiştir... "
Pizza Operasyonunun "kahramanları" Mamak Askeri Cezaevi'nde boş durmuyorlardı...

Kaynakça
Kitap: Behçet Cantürk'ün Anıları
Yazar: Soner YALÇIN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Majestic-12 [Bot] ve 1 misafir