Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Meclis Cimnastik Salonu

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Meclis Cimnastik Salonu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Kas 2010, 16:46

Meclis Cimnastik Salonu

Gladyo sistemi yürütme merkezli olduğu için, hükümet görüntülerine rastlanıyor. Yasama organının ise, görüntüsü bile yoktur. Önemli kanunlar, SüperNATO tarafından yapılır. Önemsiz kanunlar ise zaten, önemli kanunların doğrultusundadır.

Gladyo sisteminin bütün ülkelerinde parlamentolar, hükümetlerin ve siyasal parti oligarşilerinin güdümündedir. Yasama organı seçimleri maskaralığa dönüşmüştür. Milletvekillerini, parti genel başkanları ve çevresindeki dar klik belirler. Yeniden milletvekil i olmak da, parti yönetici kliklerine biat etmeyi gerektirir. Böylece Gladyo sistemi, küresel mafyanın denetimindeki çok dar çeteler eliyle partileri ve parlamentoyu denetleme mekanizmasını kurmuştur. Bu mekanizmanın işleyişini, ABD'den Almanya'ya kadar Gladyo sisteminin bütün ülkelerinden somut örneklerle anlatabiliriz. Bütün Avrupa ve İtalya bilmektedir ki, Berlusconi denen manken başbakanı üst üste İtalya'nın tepesine oturtan SüperNATO'dur. Koskoca Fransa'nın başına bile Sarkozy, Fransız halkının tercihi olarak değil, ABD'nin atamasıyla getirtilmiştir.

NATO içinde tasfiye edildiği söylenen Gladyo, İtalya ve Fransa'ya lider atamaktadır. Sarkozy, Berlusconi, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan'ların hallerine ve edalarına televizyon camlarında şöyle bir bakın, bu kimseler Fransa, İtalya ve Türkiye gibi kökleri gelenekleri olan önemli devletlerin yöneticilerine benziyorlar mı? İşte Gladyo sistemi, NATO devletlerini bu hallere düşürmüştür.

Türkiye'nin 1980 sonrası parlamento tarihine bakalım, Meclis hangi önemli yasayı küresel merkezden bağımsız olarak kendi iradesiyle kabul etmiştir? 12 Eylül 1980'den sonra ülkemizde "Dünya Ekonomisiyle Bütünleşme" programı uygulandı. Küresel mafya, bu programı Türkiye'ye Gladyo manşetiyle gerçekleştirdiği Amerikancı 12 Eylül askeri darbesiyle dayattı. 1980'den beri Türkiye'de bütün önemli kanunlar, bu programın alt başlıklarıdır.

Sistem, yaşanan süreç içinde o kadar çıplak hale gelmiştir ki, özellikle Türkiye'nin Avrupa Kapısına zincirlendiği 1999 Aralık ayından beri, kanunlar açıkça ABD ve AB'den gelmektedir. Uyum Yasaları, AB ile bütünleşmek için "Ulusal Program", Müzakere Çerçeve Belgesi gibi başlıklar altında SüperNATO merkezinde yapılan yasalar, Türkiye Gladyosu'nun eline verilmekte ve Meclis'ten geçirilmektedir. Bırakalım bu tür SüperNATO organlarında hazırlanan metinleri, ABD, AB, Dünya Bankası ve IMF'den gelen denetçilerin yazdığı raporlar, Meclis'te kanuna dönüştürülmektedir. Bu mekanizma, Kemal Derviş'in Türkiye hazinesinin başına oturtulduğu 2001 yılında rezillik boyutlarında yaşanmıştır. 15 yasa, Küresel Gladyo tarafından Kemal Derviş'in cebine konmuş ve Türkiye'ye yollanmıştır. Şeker Kanunu, Tütün Kanunu, Merkez Bankası Kanunu ve diğerleri Meclis'ten geçirilmiştir. Meclis, Gladyo'nun yaptığı kanunlara el kaldırıp el indiren bir cimnastik salonuna dönüştürülmüştür. Tayyip Erdoğan-Abdullah Gül ikilisinin 1996'da başlatılan bir Gladyo operasyonu sonucu Türkiye'nin tepesine oturtulmasıyla sistem oluşum sürecini tamamlamış, Mafya-Gladyo-Tarikat rejimi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Yargı dışında devletin bütün kurumlarında yerleşmiştir. Parlamento milletten gelen baskıyla 2003 Mart'ındaki Tezkere İsyanı dışında, Gladyo'nun tam denetimi altına alınmıştır. Hele Ergenekon Operasyonu sonrasında, AKP'yi kapatma davası Gladyo'nun küresel merkezinin dayatmalar ı yönünde sonuçlanınca, parlamento ayaklar altında kalmıştır.

SüperNATO, "Reform süreci" adı altında Anayasa değişikliklerini ve yeni kanunları, Türkiye'nin önüne koymaktadır. Anayasa Mahkemes i Başkanı olduğu söylenen Haşim Kılıç, küresel Gladyo'nun AKP'yi ipten kurtaran kararını açıklarken, aynı zamanda uluslararası merkezlerin Türkiye'nin önüne koyduğu Anayasanın ve kanunların çıkartılması için nutuklar atmaktadır. Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül de küresel Gladyo'nun Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanı ve gizli Sözleşme Hizmetlisi olarak "Reform süreci"nin gerektirdiği yasaları derhal çıkaracaklarını ilan etmişlerdir.

Türkiye Gladyosu, Gladyo'nun küresel merkezi tarafından her an "deliğe süpürülebilecek" konumdadır. Ve yasalar da Meclis tarafından değil, "deliğe süpürülme" yetkileri küresel Gladyo'nun elinde bulunanlar aracılığıyla çıkartılmaktadır. Manzara, utanç vericidir. Türkiye'de onuru olan her yurttaşın başı eğiktir. Ve onursuzlar da bu manzaraların içinde yılışık yılışık gülüşmektedirler. Gladyo, Türkiye'de Meclis diye bir kurum bırakmamıştır. Milletin egemenliğinin sözü bile kalmamıştır, Gladyo'nun egemenliği kurulmuş ve kurumlaşmıştır.

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir