Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

NATO'nun Gözardı Edilen İşlevi

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

NATO'nun Gözardı Edilen İşlevi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Kas 2010, 16:32

NATO'nun Gözardı Edilen İşlevi

NATO ne işe yarar?


Bugün bu soru daha da geçerlidir. NATO, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Kuzey Atlantik'in iki yakasındaki ABD ve Avrupa devletleri tarafından kurulmuştu. Adı üstünde Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü.
NATO, kendisini Sovyet tehdidine karşı savunma ihtiyacıyla açıklamıştır. Hep öyle anlatıldı. Karşı cephedeki Sovyet Bloku ve Üçüncü Dünya ise, NATO'nun ABD saldırganlığının en önemli askeri aracı olduğunu saptadı. NATO bu saptamayı, uygulamalarıyla sürekli doğruladı.

Zaten savunma ve saldırı, her zaman birbirini tamamlar, birbirinin devamıdır. Bu açıdan NATO'nun savunma yüzünü görenler de saldırı yüzünü görenler de en sonunda aynı saptamaya işaret ediyorlardı: NATO, dışa karşı bir örgütlenmeydi.

Bu saptamanın ne kadar eksik, hatta yanlış olduğu 1990 sonrasında ortaya çıktı. Varşova Paktı ortadan kalktı ve Sovyetler Birliği dağıldı. 1990'a geldiğimiz zaman, NATO'nun 40 küsur yıldır kendi varlık nedeni olarak açıkladığı tehdit artık yoktu. Ama NATO, hiçbir şey olmamış gibi varlığını sürdürdü. Demek ki, NATO'nun resmi olarak belirtilmeyen başka bir işlevi vardı. O da, üye ülkeleri ABD adına denetleme aracı olmasıydı. Hatta denilebilir ki, Kuzey Atlantik Örgütünün bu işlevi, savunma elenen işlevinden daha geçerli idi. NATO ile Sovyetler Birliği arasında silahlı bir hesaplaşma veya savaş yaşanmamıştı ama ABD, İkinci Dünya Savaşı sonrasından beri Norveç'ten Türkiye'ye kadar uzanan coğrafyayı NATO aracılığıyla güdüm altına almıştı. Denetlenen alan, Batı ve Güneydoğu Avrupa idi.

İkinci Dünya

Savaşı'ndan sonra iki süper devlet arasındaki rekabetin odağı Avrupa idi. Yani dünyada üstünlük için mücadele, sonuç olarak Avrupa'yı denetlemek için yapılıyordu.

ABD, Demokrasi Cephesinin İkinci Dünya Savaşındaki zaferinden sonra dünya efendiliği iddiasıyla Hitler'in çizmelerini giydi. Amacına ulaşması için belirleyici olan, Avrupa'nın denetlenmesi idi. Batı Avrupa, dünya üretimi içinde önemli bir paya sahipti. Eğitilmiş nitelikli insan gücü ve gelişmiş teknoloji ordaydı. Rakip süper devletin yayılmasına Avrupa'dan set çekmek canalıcı önemdeydi. Dahası, Sovyetler Birliğini kuşatmak ve dağıtmak için de, Avrupa belirleyici coğrafya idi. Avrupa'nın güneydoğusu, yani Yunanistan ile Türkiye, iki süper devlet arasındaki rekabet odağının kanadında yer alıyorlardı. Türkiye, Ortadoğu'da Sovyetler Birliği ne ve bölge ülkelerine karşı "Yeşil Kuşak" oluşturmak için kilit ülkeydi.

Özetle, ABD'nin dünya çapındaki stratejik hedefine ilerleyebilmesi için. Batı Avrupa'yı güneydoğu kanadına kadar denetim altında tutması merkezi önemdeydi.

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir