Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yeni Bir İş Bağlama Merkezi "Çiller'in Yalı Çetesi"

(2000'e Doğru, 16 Ağustos 1992)

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Yeni Bir İş Bağlama Merkezi "Çiller'in Yalı Çetesi"

Mesajgönderen TurkmenCopur » 18 Ara 2010, 23:49

YENİ BİR İŞ BAĞLAMA MERKEZİ "ÇİLLER'İN YALI ÇETESİ"
(2000'e Doğru, 16 Ağustos 1992)


Mr. Fixed... Yani işbitirici... Bu sözcük İstanbul iş çevrelerinde ve Ankara bakanlık koridorlarında sıkça yankılanıyor. Mr. Fixed her işi bitiriyor. Çünkü çalışma odası çok uygun. Bir işadamı, 2000'e Doğru'ya "Mr. Fixed"in Özer Çiller olduğunu belirtiyor. 2000'e Doğru "Beşli Çete"den sonra bir iş bağlama merkezini daha ortaya çıkardı:

"Çiller'in Yalı Çetesi."

Başbakan Süleyman Demirel Devlet Bakanı Cavit Çağlar'a görev verdi:

"Tansu Hanım'ı uyarın! Eşi Özer Çiller ticari işlerini bakanlık makamından yönetmesin." Çağlar gerekli izahatı yaptı. Özer Çiller'in dikkatli olmasını istedi. Olayı yıllardır Demirel'in yanında bulunan bir kabine üyesi anlatıyor.

"Çete"nin Elemanları

Yeniköy, İstanbul'un en güzel semtlerinden biri. Yalılarıyla meşhur. Tansu-Özer Çiller çiftinin evleri de bu semtte. Komşuları, Nazlı-Kemal Ilıcak. 10 yıllık dostlukları var. Müteahhit Nevzat Ak da bu iki ailenin yakın dostu.

Özer Çiller, Kemal Ilıcak ve Nevzat Ak, sabahlan beraber koşuyorlar. İstanbullu işadamlarının bu üçlüye taktığı isim Ankara'da tuttu. Ekibin İstanbul'daki merkezi, Özer Çillerin Kâğıthane'deki işyeri.
"Böyle bir çetenin oluşmasına hiç şaşmadım" diyor DYP eski üst düzey yöneticisi: "Özer Çiller bu işlere çok uygundur. Türkiye'de uluslararası sermayenin spekülatif kesimiyle işbirliği yapan çok kimse var. Bu kesimin serveti karanlıktır. Tansu Çiller çok ihtiraslı bir kadın. Borsa sermayesi çok zorluyor. Akıl almaz sermaye kaydırıyorlar borsaya. Tansu ve Özer Çiller her türlü şeyi yapabilirler."

"Alem" Buysa, Kral "Mali"

"Yeniköy Yalı Çetesi" Ankara'da bakanlıkları ziyaretleriyle ünlü. Ziyaret günleri perşembe ve cuma... Uzun yıllardır Demirel'e çok yakın olan bakan "Allah kahretsin, bizi bunlar yıpratıyor" diyor. Ziyaretlerde kredi isteniyor, Borç erteletmeye çalışılıyor... Dosyası takılanlar ilgili mercilere "Yeniköy kartvizitleri "yle başvuruyorlar.

Ankara'da başkalarının yardımına koşanlar, İstanbul'da kendi işlerini bitiriyorlar. Ekibin pratik çocuğu Mehmet Ali Ilıcak... ilk olarak Sağlık Bakanlığı için yeşil kart ve cüzdanların basımını gerçekleştirdi. İkinci icraatı, Sait Halim Paşa Yalısı'nı eğlence merkezine çevirme iznini almak oldu. Özallar Yalı'yı Başbakanlık Konutu yapmak istemiş, tepkiler üzerine vazgeçmişlerdi. İstanbullu bir işadamı, "Yeni-köy ekibinin ne kadar güçlü olduğuna bir örnek bu" diyor. İstanbullu bir "baba" da şöyle konuşuyor: "Bir de bize mafya dersiniz. Sait Halim Paşa Yalısı'nı kimse bir çocuğa kaptırmaz. Perde arkasında Özer Çiller-Kemal Ilıcak ortaklığı var."
İstanbullu işadamı iddia ediyor: "Bakın görün, Ataköy marina ihalesini de Yeniköy Yalı Çetesi' alacak."

Mr. Fixed

Özer Çiller, Tansu Hanım'la ABD dönüşlerinde Çukurova Holding'de koordinatör olarak çalıştı. Daha sonra, Nazlı Ilıcak'ın ağabeyi Ömer Çavuşoğlu'nun İstanbul Bankası'na geçti. Aile dostu bir öğretim üyesi, 2000'e Doğru'ya Özer Çiller'in banka dönemini şöyle anlattı: "Bay Çiller 80'li yılların başında Kastelli ile çok iyi ahbaptı. Kastelli, İstanbul Bankası'ndan Özer Çiller aracılığıyla milyarlar aldı. Bu paralar geri dönmedi. Çiller çok kişiye para kaptırdı. Ama kendi mal varlığı da artmaya başladı. Banka battı. Özer Çiller yargılandı."

Özer Çiller'in yargılandığı bir başka olay, Bizim Vadi Kooperatifi. Bir kooperatif mağduru anlatıyor. "Tansu Çiller İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Bedrettin Dalan'ın ekonomi danışmanıydı. Köylülerden toprağı ucuza aldı. İmar izni olmamasına rağmen, benim gibi tam 62 kişiden 55'er milyon topladı. Dikkat edin, sene 1988. Bunlar Dalan'dan imar izni alacaklardı. Fakat Dalan seçilemedi. İşin foyası ortaya çıktı. Dolandırıldık."

Ev Alma, Komşu Al

"Yeniköy Yalı Çetesi"nin diğer üyesi Kemal Ilıcak da arsa spekülatörü. ANAP döneminde ucuza kapattığı arsaları yüksek fiyatla Emlakbank'a sattı. Dosyası halen savcılıkta.

Kemal Ilıcak bu günlerde Tercüman gazetesinin SSK'ya olan 8,8 milyar liralık borcunu sildirmek için çaba harcıyor. DYP eski üst düzey yöneticisine göre, Kemal Ilıcak çok zor durumda. Gazetesini kurtarmak için her şeyi yapıyor. "Çiller ailesiyle Ilıcaklar eskiden beri birlikteler. Kemal Ilıcak yolsuzluklardan sorumlu Devlet Bakanı Orhan Kilercioğlu ile de çok yakın. Ilıcak yolsuzluk dosyalarıyla da ilgileniyor."

İstanbullu bir bankacı, "Kemal Ilıcak iş bitiriyor" dedi. "Fon işlerini takip ediyor. Genel müdürlüklerden iş çıkarıyor. İsviçre'de işleri olan bir ithalatçının işlerini yeni bitirdi. Büyük miktarda da para aldı."
"Müteahhit Nevzat Ak'm yakın zamana kadar çok parası yoktu" diyor eski AP milletvekili. "Yalılarda oturmaya çok meraklıydı. Tansu'ya komşuydu. Tansu Çiller'in seçim kampanyasında finansman sorumlusu oldu. Tansu Çiller adına işadamlarından bağış topladı."

Beyin Ankara'da

Boğaziçi Üniversitesi'nin parlak öğretim üyesi şimdi bakan.

25 yıllık aile dostu profesör, Tansu Çiller'i şöyle anlatıyor:

"Amerika'da tanıştık. Yıl 1967. İddiasız bir hali vardı. Master yaptı. Doktorasını nerede yaptığı hâlâ bilinmiyor. Kendisine sorarsanız Yale Üniversitesi'nde... Ama Yale'de kaydı yok.

"1974 yılında yurda döndü. Dikkat edin, sadece doktor olmasına karşın, Boğaziçi Üniversitesinde Ekonomi Bölümünün başına getirildi. YÖK'ün ilk yıllarında üç büyük üniversitede profesör olmaya izin yoktu. Erzurum, Diyarbakır, Van vb. illerdeki üniversitelere giderek orada olabilirdiniz. Tansu Çiller yine imkânsızı başardı, Boğaziçi'nde profesör yapıldı. Bu kadar akademik kariyerine rağmen basılmış kitabı yok. Uluslararası yayınlara girmiş bir tek makalesi bulunmuyor. Entelektüel derinliği yok. Sadece TÜSİAD'a dış borçlar raporu hazırladı.

"Kankoca Çillerler, Özal'ın ışıklarının sönmekte olduğunu gördüler. Demirel'e oynadılar; işadamı Samim Uygur, Tansu Çiller'i 1985 yılında Demirel'e takdim etti."

Öğretim üyesi, Çiller ailesinin nasıl zengin olduğunu da anlatıyor:

"Basında kendilerini asilzade olarak tanıtıyorlar. Tansu'nun babası bürokrat, Özer'in babası Caddebostan muhtarı. Varlıkları sınırlıydı. Evlendiklerinde Baltalimanı'nda bir çatı katında kirada oturuyorlardı. Amerika'da asistanlık yaparken zor geçiniyorlardı. Parasız döndüklerini iyi biliyorum. İlk birikimlerini İstanbul Bankası işinden sağladılar. Bizim Vadi Kooperatifi'nden topladıkları parayla da Seven Eleven'i kurdular. Dünya Bankası'nda sıkı dostları var. Amerika hayranıdır. İkinci çocuğu Berk'i Amerika'da doğurup geldi. Berk bu nedenle ABD vatandaşı. Zaten ilk çocuğu Mert de ABD vatandaşı. Her şeyiyle Amerika'ya uyuyorlar."

Çiller'in Arkasındaki Güç

Tansu Çiller, hükümette hangi kesimlerin çıkarlarını savunuyor? Çiller'in temsil ettiği sermaye çevreleri küçük bankalar, bankerler, borsacılar ve spekülatörler, rantiyeler ve bunların uzantıları. Bu yüzden, TÜSİAD Tansu Hanım'a hiçbir zaman sıcak bakmadı. Koç'lar, Sabancı'lar, Eczacı-başı, Feyyaz Berker, Borusan gibi büyük sermaye çevreleri Tansu-Özer Çiller ikilisine hiç güvenmedi.
Çiller'in temsil ettiği kesimlerin istikrarsızlıktan çıkan var. Borsa iniş çıkışları bunlara yarıyor. Çiller'in "Faiz düşürülecek, borsa yükselecek" şeklinde beyanatlar vererek borsayı yükseltmesi, "Bu kesimlerin çıkarlarını sağlama amacı güdüyor" biçiminde yorumlanıyor.

Çiller kendisini destekleyenlerin yolunu açıyor. Onlar yararına bürokrasiye adamlar yerleştiriyor. Örneğin, istifa etmeye zorlanan Şükrü Tekbaş'ın yerine Sermaye Piyasası Kurulu Başkanlığı'na danışmam Yaman Aşıkoğlu'nu getirdi. Başka bir örnek olay ise, Tansu Hanım'ın teşvik dağıtımını elinden kaçırmamak için verdiği savaş. Teşvik Uygulama Dairesi Çiller'in bakanlığından alınıp DPT'ye bağlanmak isteniyor. Çiller bunu engellemek için hem Cavit Çağlarla, hem Demircilerin damadı DPT Müsteşarı İlhan Kesici'yle dişe diş mücadele etti.

Ama kendisini destekleyenler bu kadarla yetinmiyorlar. Tansu Hanım'ı başbakanlık koltuğunda görmek istiyorlar. Borsacı ve spekülatörlerin medyayla arası çok iyi olduğu için, Tansu Hanım'ın reklamım yaptırmakta zorlanmıyorlar. Gazetelerde Çiller için, "Türkiye'nin görmeye hasret kaldığı politikacı tipi" türünden tanımlamalara sık rastlanıyor.

Bu spekülatör grubu eskisi kadar güçlü değil. Formülleri, "Cumhurbaşkanı Demirel-Başbakan Çiller" şeklindeydi. Bugün için bu formül zayıfladı. Demirci 7 Haziran seçimlerinde yüzde 40 gibi bir oy alsaydı yukarıdaki formül yeniden gündeme gelecekti. Çiller kendisini destekleyenler tarafından Thatcher'e takdim edildi.

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir