Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Özal'ın Böcekleri

Ana Konular:
"Amerikan-Evren-Hain-Anayasası, Amerikan-Turgut Özal-İktidarı, ve Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Direnişi".
Amerika, Kenan Evren aracılığıyla, 12 Eylül 1980 Darbesi'nin yarattığı Anayasa'sına, "Milletvekillerine Dokunulmazlık" ve "Seçim Barajı" maddelerini yerleştirdi. Bu sayede, Hain Turgut Özal'ın Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerindeki çabalarıyla, NATO ve Amerikan Gladyosunun Türkiye'miz içindeki örgütlenmeleri genişletilmiştir.
Amerikanın bu örgütlenmesinin başına Alparslan Türkeş, Fetullah Gülen Cemaatı, ve PKK geçirildi. Türkiye Cumhuriyetimiz'in bu dönemde hayla bağımsızlığına sahip olmasınının tek nedeni, Kahraman Eşref Bitlis Paşa, Kahraman Uğur Mumcu ve Kahraman Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Amerikaya Karşı verdikleri büyük mücadele ve savaştır.

Özal'ın Böcekleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 15 Tem 2012, 01:39

Özal'ın Böcekleri

1983 seçimleriyle Başbakanlık koltuğuna oturan Turgut Özal, birimlerinin kendisini ve ailesini dinleyeceğini hiç düşünmemişti. Özal, seçimlerden sonra Başbakanlık koltuğuna yerleşti. Özal'ın bakanlarından biri konuta geldi. Özal'ı odasında beklerken masasında duran telefonla oynamaya başladı. Bakan durduk yere ahizenin kulaklığını söktü, küçük bir verici buldu. Küçük verici bir böcekli.

Özal da şaşkındı ve bakana sıkı sıkı tembih etti:

"Bunu kimseye söyleme. Gizli kalsın."

Konuttaki diğer telefonlar da söküldü, bir adet daha böcek bulundu. MİT'e, kendisini kimin dinlediğini sordu. Ancak yanıt şaşırtıcı oldu: "Bilmiyoruz." MİT böceklerin kime ait olduğunu da bilmiyordu!

Özal, Başbakanlık konutunun titizlikle aranmasını istedi. Konutun hemen hemen her yeri dinleniyordu; beş adet daha böcek bulundu. Kimi saksının içinde, kimi bir tablonun arkasında, kimi radyatörün... Hepsi söküldü, ancak bazı duvarlardan da ses geliyordu. Cihazlardan en çok sinyal alınan yer, Özal ve ailesinin en çok kullandığı salondu. Özal ikili görüşmelerini de bu salonda yapıyordu. En önemli görüşmelerin yapıldığı salonun duvarlarının içine "böcekler" yerleştirilmişti. Tek yol duvarları yıkmaktı. Özal ise "Bırakın kalsın" dedi.

Özal artık gizlilik arz eden görüşmelerini o salonda yapmıyordu. Artık mutfak ve mutfağa inen koridoru kullanıyordu konuşmalar için. Özal, koridoru kullanmayı sıklaştırınca birden bire o bölümde bazı yenilikler yapıldı. Koridorun tam ortasına bir saat asılmıştı! İyi fikir, çünkü saat orada iyi duruyordu. Ancak saatin işlevi kısa sürede anlaşıldı. Saatin pil bölümünün yanında küçük bir böcek bulunmuştu! Özal birkaç ay arayla konuta böcek taraması yaptırıyordu. Konut, MİT'e emanetti! Özal, eski böcekleri çıkaran MİT'in yeni böcekler yerleştirdiğinden şüphelendi. Özel bir elektronik firması konuta çağırıldı, tarama yaptırıldı. Başbakanlık konutunu, deyim yerindeyse böcekler basmıştı. Artık tarama görevi MİT'ten alınıp özel firmaya verilmişti. Güvenlik özelleştiriliyordu! Her kontrolde böcek çıkıyordu ve genelde de saksılardan çıkıyordu. Konutun bahçıvanının, ABD Büyükelçiliğinin bahçıvanıyla dost olduğu anlaşıldı ve oradan sürekli çiçek alıyordu! Bahçıvan hemen işten çıkarıldı. Çiçek alınması yasaklandı. Özal sonunda yurtdışından sinyal bozucu bir çanta getirdi ve onu yanından hiç ayırmadı. Cumhurbaşkanı olduğunda da çanta görünümlü sinyal bozucuyu Köşk'e çıkardı.

Özal, telekulak işlerini çok sevmiş olacak ki bu sefer de telekulakçılığa başladı. Danışmanı Can Çangır, bir Brüksel gezisinden tarayıcıyla döndü. Tarayıcılar araç telefonlarını dinlemeye yarıyordu. Cumhurbaşkanı araç telefonu dinlemeye başlamıştı.

Özal, bir gün ağzından kaçırdı:

"Siz Köşk'ün dışında oturup arabanızda gazetelerinizle konuşuyorsunuz, ben sizleri dinliyor, ne tür yanlışlar yaptığınızı duyuyorum. Bende de var o alet..."

O dönemde Özal'ın muhalefeti dinlettirip dosyalar hazırlattığı konuşuluyordu. Bu işin başında da Milli Savunma Bakanlığı'ndan istifa eden Hüsnü Doğan ve onu destekleyen Mehmet Keçeciler ile Abdülkadir Aksu'nun olduğu öne sürüldü. Bu isimler iddiaları yalanladı, ancak Özal bu konuda hiç konuşmadı.

1980 döneminde istihbarat örgütleri arasında en gelişmiş teknolojiye sahip olan MİT, 1990'lardan sonra dinleme yeteneğini daha da kuvvetlendirdi.20 MİT'e elektronik cihaz alımı için ayrılan bütçe her yıl giderek arttı. 1996'da 4.7 trilyon lira olan MİT bütçesinin 3 trilyon 620 milyar lirası elektronik sistemlerin alımına harcandı. CIA ve MOSSAD'ın kullandığı cihazların alınması için harcanan bu miktarın büyük bölümü dinleme aletlerine ödendi. CIA da MİT'e telefon dinlemeleri için 500 bin dolar değerinde cihaz hediye etti. MİT Karargâhı, karşı istihbarat servislerinin dinleme girişimlerine kapılarını kapadı. Bunun için Karargâh "elektronik duvar" korumasına alındı.

Kaynakça
Kitap: TELE TAYYİP, Çürüyen Sistemin Büyüyen Kulağı
Yazar: Ufuk Akkaya
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1980-1993: Cumhuriyetimizin 4. İhanet Dönemi ve Eşref Bitlis Paşa, Uğur Mumcu ve Doğu Perinçek gibi Atatürkçü'lerin Mücadelesi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir