Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Özaydınlı ve Demirel...

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Özaydınlı ve Demirel...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 05:25

17 Temmuz 1976
ÖZAYDINLI VE DEMİREL...


Askeri Yüksek idare Mahkemesi, Orgeneral Özaydınlı ile ilgili kararını verirken, cephe ortaklığının Anayasa ve hukuk dışı tutumunu da mahkûm etmektedir. Öğrencilerimizi ve işçilerimizi birbirine kırdıran cephecilik, elini Silahlı Kuvvetler içine de sokunca, askeri yargının tokadını yemiştir.

Anayasa ve hukuk kuralları ortadadır. Bu kararın, Başbakanlığa bildirilmesinden sonra, Korgeneral Cemal Engin'in, Kuvvet Komutanlığından ayrılması, yerine Orgeneral irfan Özaydınlı'nın getirtilmesi gerekmektedir. Demirel'in önceki gün söylediği gibi, "meşruiyet içinde çare tükenmez" ama, bu "meşruiyet" nerede başlar, nerede biter? işin özü de bu noktada düğümlenmektedir.

Anayasa sistemimize göre, yasama, yargı ve yürütme erklerinin görev ve yetki alanları çizilmiştir. Yürütme erki, yasama ya da yargı erkinin görev ve yetki sınırları içine girerse, anayasal düzen bozulmuş olur.

Ceza Yasası bunu şu sözcüklerle tanımlamaktadır:

- Anayasayı tağyir, tebdil ve ilga...
Demirel hükümeti, Danıştay kararlarını çiğnemekle, yargı erkinin işlevini ortadan kaldırmıştı. Danıştay kararlarından sonra Askeri Yüksek idare Mahkemesi kararı da uygulanmazsa, bu durumda, Türkiye'de demokratik hukuk devletinin varlığından söz etmek mümkün müdür?
Demirel yüksek mahkeme kararlarını çiğnemekle, "meşruiyet" sınırları dışına taşmakta, açıkça, "meşruiyet dışı" çareler bulmaktadır. Yüksek mahkeme kararına karşı yürütülen işlemler, "meşruiyet dışı", Anayasa dışı ve "hukuk dışı" nitelikler taşımaktadır.

Demokrat Parti on beş yıl önce, Yassıada'da Yüksek Adalet Divanı önünde hesap verirken, şu gerekçe ile mahkûm olmuştu:

- Yasama, yargı ve yürütme erkleri arasındaki ilişkileri bozmak. Yargı erkinin yetkisini elinden almak...
Demirel'in suçları şimdiden, Menderes'in suçlarının bin katını aşmıştır.
İki yıl önce, Kıbrıs çıkartması nedeniyle, Silahlı Kuvvetlerimiz, Yunanistan'la bir savaşın eşiğine gelmiştir. Ege'de yapılacak petrol aramaları, Türkiye'yi yeniden bir savaşa sürükleyebilir. Böylesine koşullar yaşadığımız bir dönemde, Silahlı Kuvvetleri, kendi emir komuta zinciri içinde rahat bırakmak gerekirken, Anayasa ve yasadışı işlemlerle, Silahlı Kuvvetlerimizin hiyerarşisi zedelenmiş, cepheciliğin uğursuz eli, general rütbeleri üzerinde dolaşmaya başlamıştır.

Komşumuz Yunanistan, Kıbrıs'ta uğradığı yenilgiden sonra, Atina'daki albaylar yönetimini yıkmış, sorumlularını cezalandırmış, önce dünya kamuoyunda albaylar faşizminin olumsuz izlerini silmiş, sonra da Silahlı Kuvvetleri içinde bozulan hiyerarşiyi yeniden kurmuştur.
Biz ise bunun tam tersini yapıyoruz.

1974 Temmuzunda Atina'da faşist albaylar vardı. Ankara'da ise özgürlükçü Ecevit hükümeti... 1974 yılında, Lefkoşe'de, faşist Sampson darbesi yapılmıştır. Simdi ise Makarios duruma hâkim gözüküyor. Bugün Türkiye'de, ülkeyi baştan başa kana bulamış, gençlerin mezar taşlarını basamak yapmış bir partiler topluluğu var. Atina'da ise, sağcı da olsa, özgürlükçü bir iktidar bulunmaktadır. Dünya kamuoyu 1974'te Türkiye'den yanaydı, bugün ise Yunanistan'dan yanadır.
Bu koşullarda Silahlı Kuvvetlerin içine günlük politikanın kısır çekişmelerini sokmak, belki cephe milliyetçiliğinin bir gereğidir ama, ülke bütünlüğü de, devlet bütünlüğü de, işte böyle zarar görür, böyle yıkılır.

Demirel, Özaydınlı ile ilgili kararı uygulamak zorundadır. Eğer bu karar uygulanmazsa, bu konu sadece Parlamento kürsülerinde, sadece basın toplantılarında değil, gün olur Demirel'in baş sanığı olduğu davalarda da konuşulur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın olaya el koyarak, Özaydınlı hakkındaki kararın uygulanmasını sağlaması, sanırız bir anayasal görev olmuştur.

Kaynakça
Kitap: Devlet Silah Adalet
Yazar: Uğur Mumcu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir