Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kaçakçılık, Bir Şirket...

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Kaçakçılık, Bir Şirket...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Nis 2011, 00:16

KAÇAKÇILIK

BİR ŞİRKET...


Öne 25 Nisan 1977 gün ve 208 sayılı ticaret sicili gazetesini açarak, "Trakya Transport Uluslararası Nakliyat Anonim Şirketi"nin Yönetim Kurulu üyelerini tanıyalım:

Arif Ertunga, Dimitar Pantelev Popov, Nihat Kürşat, Dimitar Christov, Chopov, Mehmet Üstünkaya, Anton Ivanov Antanov..
Kim bunlar?

Bunlar üç Türk, üç Bulgar yurttaşıdırlar. Bu üç Türk milliyetçidir, öteki üç Bulgar da, Marksist-Leninisttir.. Üç Milliyetçi ve üç Marksist-Leninist bir araya gelip, şirket kurmuşlardır. Bu üç Türk Milliyetçisinden ikisi çok ünlüdür. Biri, Süleyman Demirci hükümetlerinde Turizm ve Tanıtma Bakanlığı yapmış olan İzmir AP eski milletvekili olan Nihat Kürşat'tır. Nihat Kürşat aynı zamanda Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı'dır. Arif Ertunga CHP'den istifa edip AP'ye geçen bir eski milletvekilidir ve AP İstanbul İl İdare Kurulu üyesidir.

Nihat Kürşat ve Arif Ertunga, Demokrat Parti eski milletvekillerinden Osman Kavrakoğlu ile birlikte, "Balkan Transport Nakliyat ve Turistik Tesisleri İşletmeciliği Anonim Şirketi" Yönetim Kurulu üyeleridir. Bu Şirket, Bulgar "DSO-MAP" TIR Nakliyat Şirketinin Türkiye temsilciliğini yürütmektedir.
Arif Ertunga her iki şirketin de Yönetim Kurulu Başkanıdır.. Trakya Transport Nakliyat Anonim Şirketi'nin Genel Müdürü Bulgar uyruklu Panco Docec'tir.
Trakya Transport Şirketi'nin amacı şöyle özetlenebilir: Bu şirket, çeşitli Avrupa ülkelerinden alacağı yükleri Kapıkule sınırına kadar Bulgar plakalı, TIR kamyonlarıyla taşıyacaktır. Kapıkule kapısından, Türk plakalı TIR kamyonlarına yüklenecek olan eşya ucuza taşınmış olacaktır. Çünkü, bu durumda, taşıma, Türk plakalı kamyonlarla yapılacağından, transit geçiş ücreti ödenmeyecektir. 20 tonluk bir TIR kamyonun, transit geçiş ücreti olarak ortalama 1.500 dolar ödendiği düşünülürse, şirketin ticari amacı da anlaşılmış olur.

Komşumuz sosyalist ülkelerle kara ulaştırmacılığının geliştirilmesinde yarar vardır. Bu nedenle, Türk-Bulgar taşımadığında her türlü kolaylığın gösterilmesinde, her iki ülkenin de çıkarları söz konusudur.

Bir Türk yurttaşının, yasaların kendisine verdiği haklara dayanarak ticaret özgürlüğünü kullanmasına da söylenecek sözümüz yoktur. Fakat ticaret öz-gürlüğünü kullanan bu yurttaşlarımız "sola ve komünizme karşı" savaştığını söyleyen bir partinin üyeleriyse o zaman söyleyeceklerimiz bulunur elbet. Olmasın mı?
Türkiye'de komünizme karşı mücadele ettiğini söyleyerek oy toplayacaksın, her önüne geleni komünistlikle suçlayacasın, ondan sonra da, iş ticarete dökülünce, Marksistlerle, Leninistlerle, kolkola, kucak kucağa olacaksın. Sonra gelsin paralar..
Evet ticaret özgürlüğüdür bir diyeceğimiz yok.. Fakat bu şirketin kazandığı paranın kökü dışarıda değil midir? Sabah akşam ne derler.
- Solcular dışarıdan besleniyor...

Hangi solcunun Türkiye'de kökü dışarıda şirketin kasasında payı var? Rastlantı bu ya, hep "Milliyetçi" yurttaşlarımızın hünerleri bunlar. İşine gelince "Kahrolsun komünizm" komünistlerle işbirliği yapıp, para kazanacaksa, "Yaşasın Türk-Bulgar dostluğu". O zaman ne komünizm tehlikeli, ne Marksizm, ne Leninizm..
MİT Müsteşarı Hamza Gürgüç, size soruyorum: Bu şirketi, birkaç solcu yurttaşımız kursalardı, ne yapardınız? Vicdanınıza sesleniyorum, ne yapardınız?
Sosyalist ülkelerle kültür alışverişine engel olacaksın, sola ve komünizme karşıyız diye hükümetler kuracaksın, seçim alanlarında, hançereni parçalarcasına komünizme çatacaksın, ondan sonra da, sosyalist ülkelerin ticari temsilciliklerini alıp, keyfine bakacaksın.

Bilemiyoruz acaba. Nihat Kürşat ve Arif Ertunga adlarındaki politikacı kırma işadamları, "Milli birlik ve beraberlik ruhu içinde" komünizmi yeryüzünden böyle mj sileceklerdir?
Kahrolsun komünizm, o kahroluncaya kadar da. gelsin naralar...

Kaynakça
Kitap: UĞUR MUMCU KİTABI
Yazar: Hürriyet
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Kaçakçılık, Bir Şirket...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Nis 2011, 00:21

İŞTE İPUÇLARI..

Yeraltı dünyasında "Çayırovalı Osman" diye tanınan Osman İmamoğlu ilgililere ilginç açıklamalar yapmıştır. Yurt dışında tutuklu bulunan Süleyman Necati Topuz adlı bir kaçakçı da açıklamalar yapacağını bildiren mektuplar yazmıştır. Ünlü kaçakçılardan Bekir Çelenk, Londra'da Başkonsolosluğumuza başvurarak, önemli açıklamalar yapacağını bildirmiştir.

Bunların yetkililerce birer birer dinlenmesinde yarar vardır. Yapılan açık-lamaların bazı olaylara ışık tutması olasılığı söz konusudur. Kaçakçıların yurt dışı bağlantıları, kaçakçılarla teröristler arasındaki ilişkiler ve aynı kaçakçıların devlet bürokrasisinde kurdukları köprü başlan ortaya çıkarılmazsa, terör konusunda aynı kısır döngülerde, daha yıllarca dönülür.

Geçenlerde, Şaban Vezir adlı Suriye uyruklu ünlü bir kaçakçının Türkiye'deki nefes kesici serüvenini yazmış; bu kaçakçının bir takım çevrelerce nasıl korunduğunu açıklamaya çalışmıştık. Yazdığımız her satırın gerçeklere, yalnızca gerçeklere dayandığını, bu işlerle ilgili görevliler çok iyi bilmektedirler.
Bekir Çelenk konusunda bugüne dek yaptığımız bütün yayınlar da gerçeklere dayanmaktadır. Biz, bu gerçekleri, bu köşede, ardarda sıralarken, Çelenk, İstanbul'da gece kulüplerinde viskiler açtırıp, kadehler patlatıyordu. Bugün ise yurt dışındadır ve sıkıyönetimlerce aranmaktadır.

Çelenk, "Kenter Albayrak" adına çıkarılmış bir pasaportla dolaşır. Londra'da "c/o Hanro Shippng B.V." adlı bir şirketin ortaklarındandır. Bu şirket, "2 nd floor Nr. 67-68 65 London Wall, London. E.C. 2" adresindedir. Şirketin telefon numarası, "8952278"dir. Çelenk'in ev telefon numarası da "3603513nd0r.
Çelenk hakkında Genelkurmay Sıkıyönetim Askeri Hizmetler Koordinasyon Başkanlığınca "yurda dön" çağrısı yapılmış; ancak Çelenk, bu çağrıya uymamıştır.
Bekir Çelenk'in İsviçre'de "ikamet izni" aldığı, bu izinle ve sahte pasaportla dolaştığı saptanmıştır. İsviçre'de Samir Aris adlı bir Ermeni ile beraber dolaşan Çelenk, arandığında Zürih'te Lova Park Oteli 4692482 numarada bulunmaktadır.

Çelenk'in Ermeni'lerle ilişkileri çok ilgi çekicidir. Daha önce de yazdığımız gibi. Çelenk, İsviçre'de "Eva" adındaki bir Ermeni kadınla ilişki kurmuştur. Bu ünlü kaçakçının kaçakçılık dünyasında tutunmasını sağlayan Ermeni asıllı kadının annesi Rum'dur! Ve Bekir Çelenk, Londra'da olduğu gibi, Yunanistan'da da çok rahat çalışmaktadır. Pire Limanı'nda "Çelenk" adlı gemiyi çalıştıran bu ünlü kaçakçı, Türk-Yunan ilişkilerinin gerginleştiği gün rahat rahat dolaşmaktadır.
Çelenk'in Atina'da kiraladığı ev Foleran mahallesindedir.

Bekir Çelenk'in "Benil" adlı gemisi, İspanya'nın Menorka adası yakınlarında karaya oturmuştur. Kaza üzerine Çelenk, İngiliz avukatı ile birlikte Madrid'e gitmiş ve burada ilginç temaslarda bulunmuştur.

Bekir Çelenk'in önemli merkezlerinden biri Bulgaristan'ın başkenti Sofya'dır. Sofya'da 768960 ya da 3117882 numaralı telefonlarla konuşan bu "çok uluslu kaçakçımız Bulgar resmi yetkilileri ile çok yönlü ilişkiler içindedir.
İsviçre'de "İyaluks" adlı bir saat fabrikasına ortak olan Bekir Çelenk, yine İsviçre'ye yerleşmiş bulunan ve Türk yetkililerince aranan Mehmet Zeki adındaki bir başka kaçakçı ile ilişki içindedir.

Mehmet Zeki'nin Türkiye'de çok geniş bir çevresi vardır. Türkiye'ye her gelişinde, dostlarına lüks saatler armağan eden Mehmet Zeki, özel uçak sahibidir. Mehmet Zeki'nin Türkiye'deki çevresi konusunda yapılacak küçük bir araştırma çok şaşırtıcı gerçekleri ortaya çıkarmaya yetecektir.
Yineliyoruz: Kaçakçılık konusunda yasal engeller nedeni ile yazamadıklarımız yazdıklarımızdan çok ama çok daha önemlidir.
Çelenk'in Ermeni'lerle ilişkileri, arkasında Ermeni şirketlerinin bulunduğu kaçakçılık örgütleri bu köşede daha önce bir bir sergilendi. Biz bunları yazarız, bazıları bizlere karşı dava açarlar, bizler de bazı devlet kuruluşlarının bu konularla ilgili yazışmalarının sayı ve tarihini verir; bu yazışmaların mahkemelere getirtilmesini isteriz.

Ve bu yazışmalar bir türlü gelmez! "Neden acaba?" diye sormaz mısınız?
Neden? Neden?..
İpuçları burada... Çekin bir ip ucunu, bakalım kaç kukla yerinden oynaya

7 Mayıs 1982
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir