Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kıbrıs'taki Kontrgerilla

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Kıbrıs'taki Kontrgerilla

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 04:35

KIBRIS'TAKİ KONTRGERİLLA

Özel Harp Dairesinin, yani resmi belgelerde «Kontr-gerilla» adıyla da anılan örgütün Kıbrıs'ta görevli «Öze Şube»sine dikkat!
Bu «Özel Şube» Kıbrıs'ta «Bayraktarlık» adı altında örgütlenmiştir. Bayraktarlık, Kıbrıs'ta her şeye hükmeden, Kıbrıs Türk toplumu içinde istediğini yönetime getirip, istediğini yönetimden uzaklaştıran, iktidarı sınırsız olan örgüttür.

Ama mesele burada bitmiyor. Özel Harp Dairesinin Kıbrıs'taki bu özel şubesi, aynı zamanda Kontrgerillanın Türkiye'de düzenlediği tertiplerde özel bir rol oynamaktadır. Kısacası bu örgüt, bir tertip ve kışkırtma ocağıdır.

Kontrgerilla Kıbrıs'ı en önemli üssü ve sayfiye yeri olarak kullanmaktadır. Tertip ve sabotajlarda görev alan Kontrgerilla elemanlarının birçoğu Kıbrıs'tan getirtilmekte ve işini yaptıktan sonra Kıbrıs'a gönderilmektedir. Hükümeti, bütün halkın önünde bu konuda araştırma ve soruşturma yapmaya çağırıyoruz. Anarşi ve cinayetlerin kaynağını kurutmak isteyen bir hükümet, bu meseleyi ciddiye almak zorundadır.

ABD, Türkiye'ye uyguladığı silah ambargosunu şartlı olarak kaldırmıştır. Zaten Türkiye bir süreden beri bazı birlikleri Kıbrıs'tan çekiyor. Önümüzdeki dönemde Kıbrıs'tan yeni askeri birliklerin çekileceği de anlaşılıyor. Türkiye hükümeti, buna karşılık Kıbrıs'taki Özel Şubeyi ve yeraltı örgütlenmesini güçlendirmektedir.
Şimdi Kıbrıs'ta bir yanda Sovyetler Birliği'nin hegemonyacılığına hizmet eden Kübalı askeri uzmanlar ve onların eğittiği güçler vardır, öte yanda Kontrgerillanın takviye ettiği yeraltı güçleri vardır. Ve bütün bunların karşısında Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan halklarının menfaatleri vardır.

Artık şu gerçek anlaşılmalıdır:

Sovyet sosyal-emperyalistleri Türkiye ile Yunanistan ve Kıbrıs arasında savaş kışkırtıyor ve Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalede direnmesi bu kışkırtıcıya en elverişli ortamı hazırlıyor. Türkiye'nin Kıbrıs'a yaptığı çıkartmaya yeşil ışık yakan Moskovalı sosyal-emperyalistler, bugün bir yandan da Kübalı askeri uzmanlar yollayarak «işgale karşı savaş» yaftası altında ezilen milletleri birbirine kırdırmaya çalışıyor.

işte Kontrgerillanın Kıbrıs'taki kolu, hem Sovyet sosyal-emperyalizminin savaş kışkırtıcılığı için elverişli ortam yaratıyor, hem de kendi halkını hedef alan tertiplerde başrolü oynuyor. Bu olay, başka milletlere zulüm uygulayanların kaçınılmaz olarak kendi milletlerini de ezdiğinin en canlı ve yeni bir örneğidir.
Bunun örnekleri daha önce başka ülkelerin hayatında da görülmüştür. Fransız sömürgecilerinin Cezayir'de Cezayir halkına karşı kurdukları OAS adlı yeraltı örgütü, aynı zamanda Fransa'daki faşist güçlerin başlıca dayanağıydı. Ve unutmamak gerekir ki, General Franko İspanya'daki Cumhuriyeti Fas'taki işgalci ordusunun başındaki generallere dayanarak yıkmıştı. Hatta bu olay, İspanyol devrimcilerinin söylediği bir şarkıya da konu olmuştur:
Dört asil general anacığım Bize ihanet ettiler.

Bizim Kıbrıs'taki bazı «asil» komutanlar ise daha 12 Mart sırasında halka ihanet etmişlerdi. Bugün Kıbrıs'taki Özel Şube subayları içinde 12 Mart'ın işkencecileri ve tertipçileri önemli bir yer tutmaktadır.

Eğer Ecevit hükümeti anarşiye, tertiplere ve cinayetlere gerçekten son vermek istiyorsa, Kıbrıs'taki fesat ocağının üzerine yürümek zorundadır. Kontrgerillanın karanlık faaliyetlerini açığa çıkarmak ve Kıbrıs'taki Özel Şubenin oynadığı rolü aydınlatmak Türkiye'de can güvenliğinin sağlanması ve özgürlük mücadelesi açısından büyük bir öneme sahiptir.

Ecevit, 1 Mayıs 1977 katliamından sonra gerek İzmir' de yaptığı konuşmada, gerekse Cumhurbaşkanı ile görüşmesinde gerçek sorumlunun «devlet içindeki gizli güçler» olduğunu açıklamıştı. Şimdi kendisi hükümetin başındadır ve bu «gizli güçlerden» hesap sormak gibi tarihi bir görevle karşı karşıyadır.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir