Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İran. Yunan, Kürt ve Ermeni Düşmanlığı

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

İran. Yunan, Kürt ve Ermeni Düşmanlığı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 04:14

İRAN. YUNAN, KÜRT VE ERMENİ DÜŞMANLIĞI

Hürriyet gazetesinde iki gündür bir İran düşmanlığı kampanyasıdır gidiyor. Böyle bir kampanyanın işaretleri üç-beş ay öncesinden görülüyordu.
Hürriyet, İran'ın Türkiye'de bir yıkıcılık faaliyeti yürüttüğünü, Doğu bölgesinde bir Kürt isyanı kışkırttığını yazıyor. Tabii İran yalnız değil, «cihan Türklüğünün» bütün ebedi ve ezeli düşmanları birleşmişler, son Türk devletini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. İran, Yunanistan, Kıbrıs, Kürt ve Ermeni örgütleri bu büyük komplonun içinde.

Bir tek Sovyetler Birliği'nin adı yok komşularımız arasında. Ecevit tehdidin Sovyetler Biriiği'nden gelmediğini söyledi ya, fetva da arkadan geliyor. Basındaki bütün Ecevitçiler Türkiye'nin gerçek (?) düşmanlarını bulmak, daha doğrusu icat etmek için üstün bir çaba içine girdiler.

Sovyetler Birliği Kürt milli meselesini kendi emperyalist emelleri için kullanmak amacıyla özellikle son bir-iki yıldır yoğun bir faaliyet yürütüyor, fakat adamın gözü bunu görmek istemiyor, dili tutuluyor. Çünkü hükümet Sovyetler Birliği'ne karşı bir uzlaşma, hatta teslimiyet politikasının akıntısı içine girmiştir. O zaman Yeni Çarların propaganda cihazı sana kimi düşman gösteriyorsa, onlara saldıracaksın tabii. Gelsin Yunan düşmanlığı, gelsin İran düşmanlığı, gelsin Kürt ve Ermeni düşmanlığı. Bir Arap düşmanlığı eksik, o da hiç merak etmeyin yoldadır.
Orta Doğunun ve Doğu Akdeniz'in bütün ezilen milletleri birbirlerini boğazlamalıdırlar ki, Sovyet Yeni Çarları bölgenin efendisi olsun.

Türkiye'de Yunanlıların «Megalo İdea»sından ve İranlıların «Büyük Pers İmparatorluğu» amacından söz edeceksin. İran ve Yunanistan'da Türklerin «Turan ülküsü» peşinden koştuklarını ve Osmanlı İmparatorluğu topraklarını yeniden fethetmek istediklerini söyleyeceksin. Ermeni ve Kürt düşmanlığı için tarihte bulduğun ne varsa ortaya dökeceksin ve hiç kimse Moskova'daki Yeni Çarların bir dünya imparatorluğu peşinde koştuğunu görmeyecek. Buna Orta Doğu halklarının gözlerine kül serpmekten başka ne derler?

Bugün bir Yunanistan'ın Bizans İmparatorluğunu yeniden kurmasına imkan yoktur, bir İran'ın Pers İmparatorluğunu diriltmesine imkan yoktur, bir Türkiye'nin Turan İmparatorluğu yaratmasına imkan yoktur, fakat Sovyet Yeni Çarlarının, İranları, Türkleri, Yunanlıları, Kürtleri, Arapları ve Avrupa'yı köleleştirme tehdidi vardır. Sovyetler Birliği'nin rakibini fersah fersah geride bırakan silahlanma hızına ve savunma amaçlarının çok ötesine geçen askeri hazırlıklarına bakarsanız, bu tehdidi daha da açık bir şekilde görebilirsiniz.

Yeni bir dünya savaşı tehlikesinin yükseldiği ve Sovyet sosyal-emperyalizminin bölgemizdeki baskı ve tehdidinin ağırlaştığı şartlarda İran'ın, Türkiye'nin, Yunanistan'ın, Kıbrıs'ın, Arap ülkelerinin, Kürtlerin ortak meselesi nedir? Bu ülkelerin meselesi, birbirlerine karşı kışkırt-malar yapmak ve düşmanlık körüklemek midir?

Şu Hürriyet'e bakınız. Birdenbire hürriyet havarisi ve Şah düşmanı kesildi. 12 Mart zulmüne karşı mücadele etme. durmadan MİT'in borusunu öttür. Şahın bütün sülalesinin yıllarca reklamını yap, arkasından birdenbire hürriyet mücahitliğine soyun.
Eğer bir insan SAVAK'ın cinayetlerine gerçekten karşı ise, en önce kendi ülkesindeki SAVAK ile, yani KONTR-GERİLLA ile mücadele eder ve herkes de onun SAVAK'a gerçekten karşı olduğuna inanır.
Türkiye'nin SAVAK'ına ne buyuruyorsunuz? 12 Mart' ta yapılan ve bugün de devam eden MİT ve Kontrgerilla tertiplerine, cinayetlere ne buyuruyorsunuz?

Burnumuzun dibinde, Ankara'da merkezi olan bir SAVAK var. Ta Tahran'a gitmeye ne gerek var, onunla mücadele etsenize! Bir insan hem SAVAK'a küfretsin, hem de Türkiye'deki SAVAK'ın adamı olarak 12 Mart işkencehanelerinde bizzat işkence yapan savcı Yaşar Değerli'yi savunsun. Bu tutumun neresi tutarlı ve neresi inandırıcıdır?

Hürriyet'in bu tutumunun bir anlamı vardır. Yunan düşmanlığı rüzgarından sonra estirilmeye başlanan İran düşmanlığının bir anlamı vardır. Doğu bölgesinde herkesin gözü önünde büyük tertipler hazırlayan, yıkıcı faali-yetlerini görülmedik bir düzeye ulaştıran Sovyet revizyonistlerini gözlerden gizleme çabasının bir anlamı vardır.

Sovyetler Birliği'ne yakınlaşma, tehdide göz kapama politikası, hükümetten başladı ve şimdi MİT'te de bu yeni politikaya uygun hazırlıklar yapılıyor. Türkiyeli işkenceci-başılar, İranlı meslektaşları ile ilişkilerini kesiyorlarmış. Hepsinin canı cehenneme!

Ama bunu KGB ile dostluk ve işbirliğini güçlendirmek amacı ile mi yapıyorsunuz? İran, Yunan, Kürt ve Ermeni düşmanlığı politikası bugün kimleri sevindiriyor? Biraz gözünüzü dünyaya çevirsenize. O zaman Brejnev'in Moskova'da ellerini ovuşturduğunu görürsünüz.

Bugün bir İran tehdidinden ve İran'ın Türkiye'de yıkıcılık yaptığından söz etmek gülünçtür ve gerçekleri kasıtlı olarak çarpıtmaktır. Hürriyet, bir yandan Şahın tahtının sallandığını yazıyor, öte yandan aynı Şahın büyük bir Pers imparatorluğu kurmaya çalıştığından dem vuruyor. Sallanan bir taht nasıl büyük bir imparatorluk kurabilir? Hem bugün hangi çağda yaşıyoruz? Şahlar, padişahlar çağında mı, yoksa emperyalizm çağında mı?

Büyük imparatorluklar kurma imtiyazının şehinşahların ve kralların elinden alınmasından beri çok zaman geçti. Artık bu imtiyaz tekelci kapitalizmin, büyük emperyalist devletlerin elindedir. Ve bugün büyük imparatorluk kurma imtiyazına sahip olan yalnız ve yalnız iki süper devlet vardır.
İran'ın Pers imparatorluğu kurması iddiaları saçmadır. fakat Sovyet Yeni Çarlarının Doğu bölgesindeki yıkıcı faaliyetleri, isteyen herkesin görebileceği bir gerçektir. Hürriyet o kadar şaşırmış ki, Brejnev'in emrinde Doğu Almanya'da karargah kuran revizyonist Tudeh Partisinin faaliyetlerinden bile İran'ı sorumlu tutmaktadır. Çünkü Sovyetler Birliği'ni görmemesi gerekiyor.

İran halkı Şahı mutlaka yıkacaktır. İran'ın her yerinden yükselen kitle mücadelesinin güçlü dalgaları bize bu müjdeyi veriyor. Türkiye halkının yüreğinde de kardeş İran halkıyla aynı hürriyet ve bağımsızlık ateşi yanmaktadır. İran halkını Şaha karşı desteklemeye bütün kalbimizle evet, ama Brejnev'in kışkırttığı İran düşmanlığına hayır!

Türkiye'nin bugün artan sosyal-emperyalist tehdide karşı komşu ülkeler ve halklarla birleşmeye ihtiyacı var, yoksa milli düşmanlıklar kışkırtmaya değil.
Bu konu üzerinde durmaya devam edeceğiz.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron