Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

En Tehlikeli Oba

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

En Tehlikeli Oba

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 03:59

EN TEHLİKELİ OBA

Başbakan dün «Devlet dairelerinde faşistlerin oba kurmalarına izin verilemez» dedi. Ve bu konuşmanın üstünden daha 12 saat geçmeden, o «faşist obaların» en tehlikelisi olan Kontrgerilla, Doçent Server Tanilli'yi evine dönerken vurdu.

Devlet kuvvetlerinden biri olan Kontrgerilla, cinayetlerini artık bir üst düzeye yükseltmiş bulunuyor. Bu caniler örgütü, düne kadar kalabalığın üzerine ateş açıyordu. 1 Mayıs katliamı, 16 Martta İstanbul Üniversitesinden çıkan öğrencilerin bombalanması, duraklarda bekleyen, kahvelerde oturan yurttaşların makinalı silahlarla taranması dönemiydi bu.

Şimdi yeni bir dönem başladı. Toplumumuzda faşist canilere boyun eğmeyen tanınmış kişileri tek tek pusu kurarak öldürme dönemi. Savcı Doğan Öz'den sonra özgürlük mücadelesinin cesur savaşçılarından Server Tanilli de Kontrgerillanın kurşunlarına hedef oldu.

Bu terörün, sokakta birbirleri ile kavga eden «karşıt görüşlü gençlerin» işi olmadığı, artık sanırız herkes tarafından anlaşılmıştır. 1 Mayıs katliamından Server Tanilli'nin vurulmasına kadar süren bir seri cinayeti işleyen «oba», bugün devletin baş köşesine kurulmuş oturmaktadır. Bu obanın adı «Özel Harp Dairesisdir ve birçok resmi evrakta bu oba kendisinden «Kontrgerilla» olarak da söz etmektedir. Gerçi Ecevit, bu yılın başında eski söylediklerini inkar ederek, devletin içinde «Kontrgerilla» adında bir kuruluş olmadığını söyledi. Fakat devletin resmi belgelerinde dahi bu adla anılan bir kuruluş vardır. Kaldı ki, meselemiz bu cinayetleri tertipleyen örgütün adını tartışmak değildir. Adı ister «Özel Harp Dairesi» olsun, isterse «Kontrgerilla» olsun, böyle bir cinayet şebekesi vardır ve devletin imkanlarını kullanarak faaliyetini devam ettirmektedir.

Ecevit, bu cinayet zincirine bir son vermek istiyorsa, şu veya bu bakanlığın evrak dairesi veya kalem odasındaki «faşist obalardan» önce, işe Silahlı Kuvvetler içindeki, MİT'teki ve polis teşkilatındaki obaları temizleyerek başlamalıdır.

Genelkurmay Başkanı Kenan Evren Kara Kuvvetleri Komutanı iken, 18 Şubat 1978 tarihli genelgesinde «silahlı kuvvetlerin gayri resmi faaliyetlerde bulunduğu» hususunun «hakikate aykırı» olduğunu söylemekte, fakat biraz ilerde gayri resmi faaliyetlerde bulunulmamasını istemektedir. Aslında kanunlarda belirtilen görevler dışında bazı kirli işlere karışan ve ordu içinde yer alan örgütler vardır. İşte Ecevit bu «faşist obanın» üzerine yürümek cesaretini göstermelidir.
Bunu yapmaz ve üç tane evrak memurunu, iki tane kalem katibini bunlar «faşist obalardır» diye oradan alıp buraya tayin ederse, biz bu uygulamaya «faşist obaların» temizlenmesi demeyiz, CHP teşkilatının partizanlığı deriz.

Meselemiz, 1950'den beri suyun başına geçemeyen CHP teşkilatının susuzluğunu gidermek ve CHP örgütüne yemlikler mi dağıtmaktır, yoksa devlet içine mevzilenmiş olan faşizmin kökünü mü kazımaktır? Eğer ikincisi söz konusu ise, işe Kontrgerilla ve MİT'ten başlanmalıdır.
Eğer Ecevit Kontrgerillanın üzerine gitmezse, Kontr-gerilla Ecevit'i halkın üzerine sürecektir. Bu büyük tertibin hazırlanması da bugün gündemdedir. Kontrgerilla ve MİT, tertibin en büyüğünü bugün Doğu bölgesinde hazırlamaktadır. Üstelik bu tertip, Ecevit'i Kontrgerillanın kucağına çekme tertibidir. Daha da önemlisi, bu tertip Sovyet sosyal-emperyalistlerinin «Kürt halkının dostu» maskesini takması için en elverişli zemini yaratacak ve en etkili düşmanın işine yarayacaktır.

Kontrgerilla, Ecevit'i Doğuda kışkırtacağı bir eylemin üzerine sürmeyi planlamaktadır ve bunu hazırlamaktadır. Gerici basın, bunun kamuoyunu yaratmak için şimdiden harekete geçirilmiştir. «Anarşinin kaynağı bölücülüktür» teranesi bugünlerde daha yüksek perdeden söylenmektedir.
Ecevit böyle bir tertipten önce davranmak cesaretini göstermez ve tertibin üzerine yürümezse, bir sabah uyandığı zaman kendini Kontrgerillanın müttefiki olarak bulabilir. «Doğuda isyan bastırmak» bahanesi ile başlatılacak bir haçlı seferi, iki gün sonra Ecevit'i de bir kenara itecektir. İşte sosyal demokrasi atına binerek ırmağı geçme planı böylece tamamlanmış olacaktır.
Ama bu gericilerin planıdır. Ve son sözü söyleyecek olan bir avuç gerici ve cani değil, halktır.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir