Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Halkla Birleşmeyen Anarşinin Köküne İnemez

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Halkla Birleşmeyen Anarşinin Köküne İnemez

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 03:55

HALKLA BİRLEŞMEYEN ANARŞİNİN KÖKÜNE İNEMEZ

Gislaved, Demir Döküm, Sungurlar, Yeni Gayret, Kavel, Teknik Cam, İzsal, Modaş, Haymak, Bebi Mod. Beldesan. Taksim İETT Merkezi...
Fabrikaların ve işyerlerinin isimleri böyle uzayıp gidiyor. Gelen her yeni direniş haberi, yüreklere ferahlık dolduruyor. Bu memleketin sahipleri vardır. Cinayetlere, zorbalığa dur diyecek bir güç vardır. Ve o güç, başta bütün çalışanlar olmak üzere Türkiye halkından başkası değildir. İşte halk yerinden doğrulmakta ve haykırmaktadır: «Katiller bulunsun, hesap sorulsun». Fabrika avlularından, sanayi mahallelerinin yollarından, meydanlarından yükselen bu sesi umarız hükümet de duymuştur. En azından İçişleri Bakanlığına gelen polis raporları herhalde buna yer vermiştir.

İşçi sınıfı ihtar eylemini başarıyla yaptı ve halkın çeşitli kesimlerinin desteğini de kazandı. Bu eylem, cinayetleri önlemenin, halkı barış ve huzura kavuşturmanın biricik yolunu gösteriyor: Bütün halkı birleştirmek ve mücadeleye seferber etmek! Can güvenliği polis tedbirleriyle sağlanamaz. Hele cinayetlerin kökünde yatan gerçekleri tespit etmeye cesaret edemeyen ve meselenin üzerine cesaretle yürüyemeyenler, çırpınmaktan başka ne yapacaklardır?

Anarşinin kaynağında, iki süper devletin yıkıcı faaliyetleri vardır. Anarşinin kaynağında, Kontrgerillanın ve Türkeş'in ellerindeki mevzileri birer birer kaybetme telaşı vardır. Bunlarla er geç bir hesaplaşma olacağı kararıyla hareket etmeyen bir hükümet, halka dayanma ve halkı seferber etme ihtiyacı duymayacak ve işçi eylemini «kışkırtma» olarak niteleyecektir.

Bir hükümet, bir yandan Washington'da IMF ile, bir yandan da Ankara'da her gün biri gelip öbürü giden Sovyet heyetleri ile pazarlık yapıyorsa, anarşinin köküne de inemeyecektir. Yakasını iki süper devletten birine hangi ölçüde teslim edeceğini tartışan bir hükümet, nasıl olacak da onların yıkıcı faaliyetlerinin üzerine yürüyecektir? Kontrgerillaya sık sık geçmişi deşmeme önerisinde bulunan bir başbakan katilleri nasıl yakalayacaktır?
Tutum bu olunca, işçi eylemine de karşı çıkılır. Oysa can güvenliği sağlamanın yolu, işçinin başına geçmek, halkın başına geçmek, iki süper devlete, sosyal-emperyalizmin beşinci koluna, Kontrgerillaya, Türkeş'e karşı bütün halkı birleştirmektir.

İşçi eyleminden gençliğin de öğreneceği çok şey vardır. İşçilerin birleştirici tutumu ne kadar güzel! Hangi görüşte olursa olsun işçilerin sınıf dayanışması ruhuyla davranması örnek alınmalıdır. Farklı görüşte olan arkadaşlarını her gün «mezara gömeceğini» ilan edenler, kimseyi birleştiremezler. Tam tersine bunlar sürekli olarak gençlik içinde kan davası kışkırtır, gençliği böler ve Türkiye'nin düşmanlarını sevindirirler.
Cinayetlere karşı bütün halkı birleştirmeye, halk içinde dostluğu güçlendirmeye çalışmalıyız.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir