Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sovyetler Anarşiyi Maceracıları Kullanarak Körüklüyor

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Sovyetler Anarşiyi Maceracıları Kullanarak Körüklüyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 03:49

Sovyet Sosyal-Emperyalistleri Anarşiyi Maceracıları Kullanarak Körüklüyor

Şimdi Sovyetler Birliği'nin Türkiye'de anarşiyi ve maceracılığı hangi yollardan körüklediği ve yönlendirdiği üzerinde duracağız.

Anarşinin temelinde iki süper devlet arasındaki hakimiyet mücadelesinin yattığını söylediğimiz ve Sovyetler Birliği'nin insiyatifi ele geçirmesine dikkat çektiğimiz zaman, bir dergi 365. sayısında şöyle yazıyordu:

«Doğu Perinçek'in şahsında, Amerika, Türkiye'de çok güvenilir bir 'solcu' müttefik bulmuş oluyordu.»

Bunu yazan Yankı dergisidir. Yani MİT'in bir kesimi ile ilişkisi olduğu herkes tarafından bilinen Yankı! Kendisini ordunun yarı resmi organı olarak göstermeye çalışan Yankı!

ABD emperyalistleriyle girdili çıktılı ilişkileri olan ve 12 Mart döneminde boy atmış bir derginin böyle yazabilmesi üzerinde durmaya değer. Bugün Türkiye'de en özgür bir şekilde yapılan iş, ABD emperyalizmine hücum etmektir. Oysa daha üç-beş yıl önce binlerce insan ABD emperyalizmine karşı bağımsızlık istediği için hapislere atıldı, onlarca devrimci kurşunlandı vb. Halkın mücadelesi güzel meyvasını vermiş ve ABD emperyalizminin karanlık çehresi gün ışığına çıkmıştır.
Dün bize ABD emperyalizmine karşı mücadele ettiğimiz için saldıran Yankı, bugün bizi «ABD'nin 'solcu' müttefiki» olarak tanıtmaya kalkıyor. Tabii biz onların yazdıklarına gülüp geçiyoruz ve gerçeği savunmaktan bir an bile korkmuyoruz. Dikkat çekmek istediğimiz nokta, bugün Türkiye'de Sovyetler Birliği'nin, saldırgan emperyalist çehresini gizlemekte gösterdiği başarıdır. Yeni Çarların «barışçı ve dost» maskesini indirmek de, en başta işçi sınıfına düşüyor.
Türkiye'de anarşinin kaynağında Sovyet sosyal-emperyalistleri vardır. Hem de etkin bir şekilde vardır. Sovyetler Birliği'nin bütün dünyada ve Türkiye'de ABD ile boy ölçüşmeye başladığı yıllar, Türkiye'de bireyci terörün ve maceracılığın da gemi azıya aldığı yıllardır.

En ünlü maceracı şeflerin çok sık tekrar ettiği sözler şunlardı: «Sovyetler Birliği'ne dil uzatanın dilini koparırız.» Bu şefler, Sovyetler Birliği'nin yardımıyla iktidarı ele geçireceklerini büyük kitle toplantılarında ilan etmişlerdi. Çünkü onlar, hiç bir zaman emekçi halka güvenmediler ve Türkiye devriminin, bizzat Türkiye halkının eseri olacağına hiç bir zaman inanmadılar. İşte bu revizyonist tutum, onları zamanla Sovyet sosyal-emperyalistlerinin kullandığı güçler haline getirmiştir.

Türkiye'deki ve çeşitli Arap ülkelerindeki sosyal-emperyalist ajanları, maceracıları istedikleri gibi yönlendirerek Türkiye devrimini baltalamış ve Türkiye'de kitlelerden kopuk maceracılığı ve anarşizmi kışkırtmışlardır. Yiğit Filistin halkı, topraklarını kurtarmak ve kendi milli devletini kurmak için mücadelede Orta Doğu ülkelerinin ve halklarının dostluğunu kazanmaya çalışırken, bazı kurtuluş örgütlerine sızan Rus ajanları Arap ülkelerinden Türkiye'ye planlı bir şekilde anarşi sokmuş ve Türkiye devriminin baş belası olan maceracılığı körüklemişlerdir. Onlar böylece Türkiye ile Filistin ve Arap halklarının arasını açmaya da çalışmışlardır.

Maceracılık ve bireyci terör, Türkiye'de sık sık sos-yal-emperyalistlerin ve revizyonistlerin aleti olmuştur. Bunun her şeyden önce ideolojik sebepleri vardır: Marksizm! temel almayanlar, revizyonizme hizmet eder. Ve bugün revizyonizmin dünya çapındaki merkezi Sovyet modern revizyonizmidir.
Ama iş bu kadarla da kalmaz. Olayın dünya çapındaki gelişmelerle sıkı ilişkisi vardır. Sovyet sosyal-emperyalizmi ABD emperyalizminin ihtiyarlamasından yararlanarak dünyanın yeniden paylaşılmasını istemekte ve her yerde yıkıcı faaliyetlerini artırmakta, dünyanın her köşesinde halkları bölmeye çalışmakta ve kargaşalık kışkırtmaktadır. Bu amaçla kullanılacak sosyal güç, özellikle bizim gibi geri ülkelerde yaygın bir şekilde mevcuttur. Bu güç, toplumun tortusu haline gelmiş üretimden kopuk serseri ve haydutlardır.

Sovyet sosyal-emperyalizminin önemli ölçüde yön-lendirdiği çeşitli maceracı örgütler, bugün halk düşmanı çeteler halini almıştır. Yaptıkları bütün iş, halka saldırmak, halkı parçalamak, yığınları devrimci mücadeleden uzaklaştırmak ve devrimciliği gözden düşürmektir. Mahallenin haracını yiyen serseri ve kabadayı, bugün bu işi Ülkü Ocaklı olarak veya TİKKO gibi halk düşmanı çeteler içinde devam ettirmektedir. Gene bazı maceracı çeteler, kendilerine karşı çıkan herkesi okullara almamaya kalkışmakta, öğrenci üzerinde zorbalık uygulamakta ve haraç toplamaktadır.

«Faşist dövmek», «revizyonist dövmek», «TİKP'li dövmek» vb. adı altında yeni bir halk düşmanı eylem türü icat edenler de bu çetelerdir. Bunlar kendi kafadarları olmayan herkese, emekçidir, öğrencidir demeyip saldırmakta, böylece halk içinde düşmanlık ve kargaşalık yaymaktadırlar. Bunlar hiç bir şeye sınıfsal açıdan bakmamakta, en başta halk sınıflarına saldırmaktadırlar.

Bu çeteleri yalnız Sovyet sosyal-emperyalizmi değil, Türkiye halkının düşmanı olan bütün karanlık örgütler kullanıyor. Bunlar birçok eylemleriyle Kontrgerillanın ter-tiplerine de alet oluyorlar. Bunların içinde Bulgaristan'da veya Doğu Almanya'da eğitim gördüğünü tespit ettiğimiz sosyal-emperyalist ajanları olduğu gibi, MİT ajanları da yuvalanmıştır. Ve bu konuda uzun boylu bir marifet göstermeye de ihtiyaç yoktur. Çünkü maceracı mafyalarda elebaşı olmak için en önemli ölçü, kabadayılık, silah atmak ve serseriliktir. Küçük burjuva devrimciliğinden işe başlayan bu örgütlerin bugün vardığı nokta budur.
Bugün maceracı çeteler en çok kime saldırıyorlar? Bu sorunun cevabı da Sovyet sosyal-emperyalizminin bunları yönlendirmede oynadığı rolü ortaya koyuyor. Bunların baş düşmanı Türkiye'nin proleter devrimcileridir. Üstelik bu halk düşmanlarından bazıları «Maocu» kılığında ortaya çıkıyor. Böylece bir taşla iki kuş vuruluyor. Hem devrimcilere karşı faşist terör uygulamak, hem de büyük devrimci Mao'nun adını lekelemeye yeltenmek.

Maceracıların son zamanlarda Doğu bölgesinde Sovyet sosyal-emperyalizmine karşı mücadele eden Alaattin gibi, Ali Rıza gibi etkili devrimcileri planlı olarak öldürmeleri de dikkat çekicidir. Bu suikastlar, Sovyet sosyal-emperyalistlerinin Doğu bölgesini ele geçirme planlarından kopuk değildir. Onlar, bir yandan kendisine karşı direnecek yurtsever ve devrimci güçleri terörle ezmeye çalışırken, bir yandan da «TKP» başta olmak üzere «Emeğin Birliği» ve «Özgürlük Yolu» gibi devrim düşmanı, revizyonist örgütleri kontrol ederek Doğu halkının zulme karşı tepkisini kendi emperyalist emellerinin peşine takmaya kalkıyorlar.
Bu seferlik bu kadar. Ama şunu söyleyelim ki, önümüzdeki dönemde Sovyet sosyal-emperyalizminin maceracılığı kışkırtan yıkıcı faaliyetlerini somut olarak ortaya koymaya devam edeceğiz.

İşte Yankı gibi dergiler bu gerçekleri ortaya koyacak yüreğe sahip değillerdir. Çünkü onlar Tanzimattan beri ruhunu emperyalistlere satan sınıflara dayanıyorlar. Bazdan ise kötülüklerin üzerine gidecek cesaretten yoksundurlar.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir