Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Bülent Türker ve MİT'in 12 Eylül Darbesi Raporu

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Bülent Türker ve MİT'in 12 Eylül Darbesi Raporu

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:39

BÜLENT TÜRKER VE MİT'İN 12 EYLÜL DARBESİ RAPORU

Bugünlere ilişkin olarak Demirel'in yakın çalışma arkadaşlarından DYP kurucusu Mehmet Dülger bakın neler anlatıyor:


"Bülent paşanın getirdiği bir kısım raporları Sayın Demirel bize veriyor ve bir kaç gün incelememizi istiyordu. Birgün Türker paşa iki sayfadan oluşan ve bir Amerikalı'nın Türkiye'de darbe hazırlıkları olduğuna ilişkin bir yazısının Türkçeye çevrilmiş olan özetini getirdi. Bu yazının yayınlanış ve Sayın Demirel'e sunuş tarihi Temmuz 1980. Ben yazıyı okuyunca bir gariplik sezdim. Sanki bu raporu bir yerlerde okumuştum. Sunulan raporda yazıyı kaleme alan kişinin CIA'dan olduğu belirtiliyordu. Doğruca Amerikan kütüphanesine gittim ve araştırmalarımdan sonra daha önce okuduğum bu yazıyı orada buldum. Açık bir yazıydı. 1980 Eylül -Ekim aylarındaTürkiye'de bir darbe beklentisi dile getiriliyor ve toplam 6 sayfada Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve diğer kurumların güçlerinin analizi yapılıyordu. Yazıyı aldım Süleyman Bey'e geldim ve ' Beyefendi geçen gün okuduğumuz darbeye ilişkin raporu bir alabilir miyim' dedim. Çıkardı , ben de Amerikalı'nın yazısının orijinalini çıkardım. MİT'in raporu 6 sayfalık orijinal metnin 2 sayfaya indirgenmiş kötü bir Türkçe çevirisiydi.".

Türkiye'de demokrasiye ara verildiği gün olan 12 Eylül 1980 öncesindeki MİT ile sonrasındaki MİT arasında çok farklar vardır. Bunlara değinmeden önce MİT'in 1980 öncesi bazı uygulamalarına bakmak gekiyor. Özellikle siyasetçilerin MİT'i kullanış şekillerine bakmakta yarar vardır. Siyasetçiler MİT'i ya seviyor ya da sevmiyorlardır. Sevenleri içine girip, kendi çıkarına ne yaptırabilirse kar diye bakmıştır. Bu arada teşkilatın bünyesinin geliştirilmesi, değiştirilmesi gibi özlemleri olanlara az rastlanılır. Bunları söyleyenlerden de hiç kimse hiç bir şey yapmamıştır. Ancak birbirlerine karşı MİT'i kullanmaktan çekinmemişlerdir. MİT, CHP'nin telefonlarını 1960 darbesinden öncede dinlemiştir. O zaman bu dinleme işini DP iktidarı yaptırmıştır.1960 sonrasında da CHP dinlenmiştir. Peki ama MİT ne ve kimin için dinliyordur CHP Genel Merkezini.

Siyasetçiler mi kullanıyordur, yoksa genel bir istihbarat çalışmasımıdır yapılan? Ancak hangisi olursa olsun MİT yetkilerini aşmıştır. Yasasının dışında çalışmalar yapmaktadır. Bu yüzden içerdeki "uzmanlığını" bir türlü dış istihbarata yoğunlaştıramamıştır.

2 Şubat 5 Haziran 1977'de dönemin Başbakanı Bülent Ecevit o dönem Türkiyesi hakkında bakın neler söyler oysa:

" Türkiye'de demokrasinin olmamasını ya da sınırlı olmasını isteyenler var. İş çevreleri ve MHP. Demirel'in adı liberale çıkmış ama liberal diyemiyorum. O da kendisini iktidara getirmeyecek bir demokratik rejim istemiyor. Ayrıca MİT'in dışında olan çevrelerin etkisi olduğu kuşkusunu duyuyorum. Yabancı sermaye çok uluslu şirketler CIA, (CIA başına buyruk yürüyebiliyor. Amerikan hükümetinin denetiminin dışında kalabiliyor. Türkiye herkesin at oynattığı bir ortamda. Kim kimdir belli değil. Kim milliyetçi kim feodal. CIA ajanları ile KGB ajanları birbirine karışıyor. Joseph Conrad'ın Rus ihtilalinden önceki durum anlatan romanı çok ilginçtir. (The Secret Agent) "

Kaynakça
Kitap: MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Yazar: TUNCAY ÖZKAN
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: BÜLENT TÜRKER VE MİT'İN 12 EYLÜL DARBESİ RAPORU

Mesajgönderen TurkmenCopur » 02 Oca 2011, 19:40

MİT İYİ ÇALIŞSAYDI 1 MAYIS 1977 VEYA KAHRAMANMARAŞ OLUR MUYDU?

Evet ülkenin Başbakanı bunları söylüyor. Peki o dönemde Türkiye'nin içişlerine karışan yabancı ajanlar ayıklansa, kanlı 1 Mayıs 1977'in perde arkasındaki asker ve sivil darbeci güçleri, Kahramanmaraş'ın gerçek failleri, Çorum olaylarının kışkırtıcıları yakalansa ve bunların dış veya iç bağlantıları çözülse, bunları besleyen silah kaçakçıları ve ajanlar yakalansa Türkiye bir darbe yaşar mıydı sizce? Peki bunları ortaya " sadece " MİT mi çıkartacaktı diye soracak olursanız, bunun yanıtı elbetteki 'Hayır' dır. Ancak Nasrettin Hoca'nın hikayesindeki gibi 'evi soyan hırsızın hiç mi kabahati yoktur?' Eğer MİT o zamandan yapılandırılmış bir kurum olabilseydi, Türkiye üzerine oynanan oyunların büyük bir kısmını engellemek mümkün kılınabilirdi. Tabi bunda en önce askerlerin sorumluluklarının ve ülke rejimine etkilerinin, kurumları kullanış biçimlerinin iyi tahlil edilmesi gerekmektedir.

Bir başka siyasetçi ve eski İçişleri Bakanı Korkut Özal'ın o döneme ilişkin görüşleri ise şöyle:

"Türkiye'nin entelijans( casusluk ) sistemleri benim kanaatim, benim bildiğim kadar yetersizdir. Hiç bir zaman da yeterli olamadı. Dahasını söyleyeyim, daha üstün entelijans servislerinin biz daima altında ezildik. Yani entelijans olarak, yabancı CIA idi, MI-6 idi,MOSSAD ve KGB'siydi. Bize tahakküm etti. Çünkü onlar çok daha güçlü organize olmuşlar. Dolayısıyla Türkiye'miz entelijans meselelerin hem gerisinde kaldı, hem desinformation dediğimiz şeylere maruz kalındı. Yanlış yönlendirme, bilgilendirmenin acısını Türkiye çok çekti, çekebiliyor.

Gerçi o tarihlerde MİT özellikle kaçakçılık faaliyetleri konusunda dönemin hükümetlerine zaman zaman çok önemli bilgiler de sunmuştur. Ancak dönemin mafyasının rüşvet ile bakan atattırabilecek düzeyde siyasette etkin olabildiğini anımsamak gerekmektedir.İçinde bulunulan siyasi istikrarsızlık ve güçsüzlük bilgi toplanmasını, toplanan bilgilerin değerlendirilebilmesini imkansız kılmıştır. Bu dönem MİT'in ekonomik açıdan içinde bulunduğu yetirsizlikleri de gözardı etmemek gerektir. Unutulmaması gereken en önemli gerçek istihbarat çalışmasının dünyanın en pahalı işlerinden birisi olduğudur. Ne kadar çok para harcar ve buna uygun yapılanma ve kaliteli eleman ile çalışırsanız o kadar başarılı olunur. Bu istihbarat işinin değişmez gerçeğidir.

Türkiye ise son yıllara kadar istihbarat ekonomisi açısından hep büyük sıkıntılar yaşamıştır. Hatta 1960'lı yıllarda kendisinden istihbarat için ek ödenek isteyen Fuat Doğu'ya dönemin Başbakanı İsmet İnönü kendi örtülü ödeneğinde bile para olmadığını belirterek bunun olanaksızlığını ifade etmiştir. İstihbaratta başarısızlığın nedenlerinden biri, belki de en önemlisi Türkiye'nin 1950 sonrası hiç bir zaman yenemediği siyasi istikrarsızlık sorunudur. Türkiye gücünü, kurumlarının yerleşebilmesi için harcayacağı enerjiyi savurmuş hatta kabetmiştir, başka ve boş işlerde harcamıştır. Oy toplama arzusu ve iktidar hırsının boyutu o derece büyümüştür ki kıskançlık, aklı, güç arzusu ulusal çıkar amaçlarını yenmiştir. Demokrasi arayışları hep bir kaos ortamında söndürülmüştür. Herşey bir sonraki yıla ertelenmiş, gün kurtarılmış gelecek unutulmuştur. Vizyon yoksunluğu , gelecek körlüğü süslü lafların altında saklanmış durmuştur. Bu gelişmeler istihbarat faaliyetlerine de aynıyla yansımıştır. MİT içindeki sivilleşme ve yeniden yapılandırılma ile dışa dönük istihbarat vaadleri aynı dönemin gizli servisini tarif eder hale gelmiştir.
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir