Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Akıncı gençler

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Akıncı gençler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 01:52

Akıncı gençler

AKP çevrelerinin başta cumhurbaşkanlığı seçimi ve türban olmak üzere toplumsal mutabakatı zedeleyen tartışmalar yaratması laik çevrelerin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi, bir dönem Milli Görüş "gömleği" giymiş siyasilerin "gizli maksatlar" peşinde oldukları şeklindeki şüphelerini sürekli artırıyor.

Gül ve Erdoğan her ne kadar değiştiklerini söyleseler de bu çevrelerin kuşkulan giderilemiyor. Kimin haklı çıkacağını elbet zaman gösterecek.
Ama gelin sizi, 1980 öncesi, Milli Görüşçü Akıncı Gençler Derneği'nin Kayseri'deki silahlı bir kampına götüreyim; o kampta yaşananla İslâm'ın dününü ve bugününü yazayım.
Belki "kuşku tartışmalarına" bir nebze katkımız olur!...

Tarih: 23 ağustos 1980.
Yer: Kayseri, Yahyalı ilçesi Aladağ Aksuderesi bölgesi. Tan yeri yeni ağarıyordu...
Kampın gece nöbetçisi, 17 yaşındaki Kâmil Dağaslan'dı; belinde tabancası, elinde av tüfeğiyle çevreyi gözetliyordu. Kamptaki 16 kişi, gelişigüzel yapılmış çadırlarda uyuyordu.
Yaşları 15 ile 18 arasında değişen kamptaki bu gençler, gün boyu beden eğitimi yapıyor; silah atmayı ve patlayıcı madde yapımını öğreniyordu. Kamptaki genç Akıncılar, Kayseri, Nevşehir, Niğde ve Kırşehir'den gelmişlerdi. Çoğunluğu imam hatip öğrencisiydi.
Liderleri Kayseri Akıncılar Derneği Başkanı Osman Yapar'dı...

Akıncı Gençler Derneği (AK-GENÇ) 1 mart 1980 tarihinde kuruldu. Genel Başkanlığı'nı Necmettin Erbakan'ın yaptığı Milli Selamet Partisi'nin gençlik örgütüydü AK-GENÇ.
Derneğin amacı, "sınırsız ve sınıfsız bir İslam devleti kurmaktı."
Süvari müfrezesi anlamına gelen Seriyye adlı bir yayın organları vardı.
Akıncılar'ın silahlı kampı sadece Kayseri Yahyalı'da değildi. Türkiye'nin çeşitli yerlerinde 30 kampları vardı.
Kampların amacı, "ilerideki çetin mücadelede görev alma kabiliyetinde olan din kardeşleri" gerilla olarak eğitmekti.

Çevredeki köylülerin ihbarım değerlendiren Kayseri Jandarma Alay Komutanlığı askerleri, sabaha karşı Akıncılar kampım kuşattı.
Askerler, "teslim olun" çağrısını yapmaya fırsat bulamadan silahlı direnişle karşılaştı.
Kamp nöbetçisi Kamil Dağaslan, birden karşısında askerleri görünce heyecanlanıp silahını ateşlemişti.
Askerler ateşe karşılık verince Kamil Dağaslan, oracıkta can verdi.
Silah seslerine uyanan kamptaki diğer Akıncı gençler, ne olduğunu anlamadan çatışmanın ortasında kalakaldılar.
Çatışma kısa sürdü. Kampın lideri Osman Yapar, Türkay Gürlek ve Sami Öztürk yaralandı. Kaçamayacaklarını anlayan Akıncı gençler teslim oldu.
Kampta yapılan aramada, 5 adet tabanca, 14 adet dinamit lokumu ve fitili, 4 av tüfeği, havalı tabanca ve çok sayıda mermi bulundu.
Kampta ele geçirilen afiş ve pankartlarda, "Ya Şeriat, Ya Ölüm", "Her Akıncı Bir Mermi, Kuracağız İslam Devletini" gibi sloganlar yazılıydı.

Kayseri Akıncılar kampında yakalananlar çıkarıldıkları mahkemece tutuklandılar. 20 gün soma 12 Eylül 1980 askeri darbesi oldu.
Kayseri'dekiler de dahil, Türkiye'nin çeşitli yerlerindeki kamplarda yakalanan Akıncılar, Ankara Mamak Askeri Cezaevine kondu.
Tekrar işkenceli sorgulamadan geçirildiler.
Mahkemeleri bir yılı aşkın sürdü. Nihayetinde hepsi tek tek tahliye oldu. Ve yaşamlarım devam ettirmek için hayat mücadelesine gücüler...

Kaynakça
Kitap: Siz Kimi Kandırıyorsunuz!
Yazar: Soner Yalçın
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Akıncı gençler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 01:52

Şimdi nerede ne yapıyorlar?

- Çatışmada yaralanan Türkay Gürlek, o dönemde Nevşehir İmam Hatip Lisesi 4. sınıf öğrencisiydi. Bugün Nevşehir'de "Gür Vigo Tekstil" adlı şirketin sahibi. Şiir yazıyor. Siyasetle ilgilenmiyor.

- Kayseri İmam Hatip Lisesi 5. sınıf öğrencisi Faruk Hasetçi, aynı zamanda boksördü. Cezaevinden çıktıktan sonra boksu bırakmadı. Milli Takım'a kadar yükseldi. Türkiye'yi yurt dışında temsil etti. Halen Türkiye Boks Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi. Kayseri'deki "FEM Çorapları"nın üç ortağından biri. Hasetçi, Refah Partisi Kayseri İl Yönetim Kurulu üyesiydi; 24 ocak 1997 tarihinde Kayseri'ye gelen Necmettin Erbakan'ın korumalığını yaptı. Ancak koruma görevi sırasında bazı partililerle birlikte, tek tip güvenlik üniforması giydiği için yargılandı. Bunun üzerine siyasetten soğudu.

- Kayseri Pınarbaşı doğumlu Erdoğan Akan, Akıncılar kampına okuduğu Niğde İmam Hatip Lisesinden gelip katılmıştı. Cezaevinden çıktıktan soma Ankara Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Halen Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı Destek Hizmetleri Daire Başkam. 2004-2005 yılları Milli Güvenlik Akademisi 57. dönem müdavimiydi; yani askerler tarafından "güvenirlik" belgesi almıştı. Aynı zamanda taekwondo milli hakemi. Bu arada Türkiye Taekwondo Federasyonu'na adaylığını koydu; az bir oyla kaçırdı.

- Ali Aydemir, Nevşehir İmam Hatip Lisesi 5. sınıf öğrencisiydi. Bugün memleketi Nevşehir'de imamlık yapıyor. Ayrıca Diyanet Sendikası Nevşehir Şube Başkanı. Sendikada yardımcısı ise, yular önce Kayseri Akıncı kampında butikte olduğu arkadaşı Baki Öncel.
Baki Öncel de, cezaevinden çıktıktan sonra okulunu bitirdi; Nevşehir'de imamlık yapıyor.

- Mustafa Çakır, kampa katıldığında Nevşehir İmam Hatip Lisesi 3. sınıf öğrencisiydi. Şimdi aynı okulda öğretmenlik yapıyor. İslamcı İlkadım dergisine makaleler yazıyor.

- Hamza Süs, o dönemde Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü öğrencisiydi. Cezaevinden çıktıktan soma okula devam etmedi. İstanbul'da Çelebiler Tekstil ve Turizm Şirketi var.

- Çatışmada yaralanan Sami Öztürk ise bugün halı ticaretiyle uğraşıyor...

23 ağustos 1980'de Kayseri Akıncılar kampında olanlardan sadece bu isimlere ulaşabildim. Diğerleri nerede ne yapıyor bilemiyorum. Bildiğim, zamanın, insan hayatlarım bambaşka yerlere savurduğu... Görünen o ki, zaman, silahlı Akıncıları düzenin içine çekip ılımlaştırdı. "Sınıfsız ve sınırsız bir İslam devleti" peşinde koşan eli silahlı Akıncılar, zamanla sınırlı bir hayatın içinde sınıf atlama peşine düştü!

Artık sloganları bile değişmişti: "Yaşasın Yeşil Kapitalizm!" Akıncılar'ın bir bölümü siyasetten kopmadı. Ancak siyasi hayat yıllar, içinde onları bambaşka mecralara yönlendirdi:

Akıncıların büyük lideri, Milli Görüş'ün efsanevi dava adamı Tevfik Rıza Çavuş bile zamanla değişti; 1991 yılında DYP'ye katıldı!
Akıncılar'ın dergisi Seriyye'ye makale yazan Erdem Beyazıt ANAP listesinden TBMM'ye girdi.
Akıncılar Derneği Ankara Başkam Ersönmez Yarbay, RP-AKP milletvekilliği yaptı. Son seçimlerde veto edildi, listeye alınmadı.

Akıncılar bugün, merkezi Ankara'da olan Server Vakfı çatısı altında sosyal faaliyetler peşinde koşuyor. Vakfın başkanlığını ise AKP K. Maraş eski milletvekili M. Ali Bulut yürütüyor. Son seçimlerde Bulut da veto edildi, milletvekili yapılmadı.
"Kuşku duyulan" Başbakan Erdoğan, Akıncılar'ı listesine almamıştı!
Burada da bir kez daha karşımıza çıkıyor ki, tartışmalarımızı bilgiye dayalı olgularla yapmalıyız.
Çünkü insan tanımadığından korkar...

O gün, silahlı çatışmanın olduğu Kayseri Akıncılar kampında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kardeşi Macit var mıydı?
Ağabeyi Abdullah Gül 18 ağustosta yani Kayseri'deki Akıncılar kampından beş gün önce evlenmişti. İddiaya göre, Macit, düğünleri olduğu için bu kampa katılamamıştı!

Ama 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra ağabeyi gibi Macit de gözaltına alındı.
Gül ailesinde siyasetle sadece iki kardeş ilgili değildi...
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir