Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gladyonun İstikrarsızlaştırma Operasyonu ve 12 Eylül Darbesi

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Gladyonun İstikrarsızlaştırma Operasyonu ve 12 Eylül Darbesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Kas 2010, 17:11

Gladyo'nun İstikrarsızlaştırma Operasyonu ve 12 Eylül Darbesi

Türkiye, 12 Mart döneminden Ecevit-Demirel işbirliğiyle çıktı. İki büyük partinin lideri, 13 Mart 1973 günü başlayan Cumhurbaşkanı oylamaları sonrasında C. Senatosu Üyesi E. Oramiral Fahri Korutürk'ü Cumhurbaşkanı seçerek, Genelkurmay Başkanı Faruk Gürlerin önüne set çektiler ve yeniden parlamenter sürecin önünü açtılar. Bu koşullarda 14 Ekim 1973 seçiminde CHP birinci parti çıktı ve Erbakan'ın liderliğindeki Milli Selamet Partisi (MSP) ile ortaklık kurdu; Ecevit Başbakan oldu.

Ecevit Türkiye İhtilalci İşçi Köylü Partisi (TİİKP) Davasında ilk kez ortaya atılan ve gündemi belirleyen kontrgerilla konusunu seçim ortamında işledi ve iktidar olunca hesap soracağı sözü verdi. Hükümet kurduktan sonra Özel Harp Dairesi (ÖHD) gerçeğini öğrendi, bu konuda gizli bilgilenme toplantısı düzenledi. Kendi anlatımına göre, ÖHD'nin Kıbrıs'taki direnişi örgütlediğini öğrenince, meselenin üzerine gitmeyi Kıbrıs Barış Harekâtının sonrasına erteledi.

İlginçtir, Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Özel Harp Dairesi kendisinden beklenen istihbaratı getirmemişti. Bu olgu. Genelkurmay Başkanlığı'nın ve Ecevit'in tepkisine neden olmuştu.

Ecevit, 12 Ekim 1974'te CHP-MSP koalisyonunu bozdu ve iktidarı Demirel'in başında bulunduğu Milliyetçi Cephe Hükümetine bıraktı. Ecevit, iktidarı terk etmişti, ama MSP yine hükümet ortağıydı ve İçişleri Bakanlığını elinde tutmaya devam ediyordu. Daha önemlisi 31 Mart 1975 günü kurulan 1. MC Hükümetinde MHP de vardı ve Türkeş Başbakan Yardımcısı oldu. MC Hükümetleri, kısa süren 1978 yılındaki Ecevit Hükümeti dönemi dışında 12 Eylül 1980 Darbesine kadar Türkiye'yi yönetti. Bu süreçte İçişleri Bakanlığı hep MSP'nin elinde kaldı ve Polis içindeki "İslamcı Cunta" adım adım inşa edildi. Bugünkü Fethullahçı Gladyo'nun kökü 1973'e kadar uzanır.

Gladyo'nun yan kuruluşu görevini yapan MHP ise, devlet yönetimi içinde önemli mevkileri ele geçirdi ve Gladyo'nun Türkiye'yi istikrarsızlaştırma operasyonunda başrollerden birini oynadı. MC hükümetlerinin Başbakan Yardımcısı Türkeş, hükümetin iç güvenlik için oluşturduğu Kurulun başına geçti ve ÖHD ile MİT üzerinde belli bir denetim kurdu. 1974 yılı Ağustosunda ÖHD'nin başına Türkeş'in yakını olan Tuğg. Sabri Yirmibeşoğlu getirilmişti. Yirmibeşoğlu, 1971 yılından beri Dairenin Kurmay Başkanlığını yapıyordu, 12 Mart döneminde çok önemli operasyonlar yürütmüştü. MİT'te ise çok önemli bir olay yaşandı. MİT Müsteşarı Amiral Bahattin Özülker 27 Eylül 1974 gecesi Samsun'da kaldığı otelin odasında ölü bulundu. Özülker, CIA'nın MİT üzerindeki denetimine tavır almıştı. Özülker'e göre MİT, yabancı devletlerin faaliyetini izlemeli ve önlemeliydi. Teşkilat iç politikada ve sola karşı kullanılmamalıydı. Tehlike dışarıdan ve ülkücü takımından geliyordu. Bu nedenle Özülker döneminde MİT ile CIA arasındaki ilişkiler bozuldu.

Özülker'in şüpheli karşılanan ölümünden sonra MİT yeniden CIA'nın ve Türkeş'lerin denetimi altına girdi Bu arada MC Hükümeti'nin sağladığı devlet imkânları da kullanılarak Ülkü Ocakları, daha etkin bir operasyon örgütü haline getirildi. Abdullah Çatlı'nın başını çektiği cinayet ve terör timleri ülkücü terör kamplarında yetiştirilmiş ve örgütün kilit mevkilerine yerleştirilmişti. Özel Harp Dairesinin sivil kadroyu eğitmek ve örgütlemekle görevli Özel Birlikler Komutanı Korkut Eken. TBMM Susurluk Komisyonu'na 27 Aralık 1996 günü verdiği ifadesinde Abdullah Çatlı'ların 1980 öncesinde ve sonrasında "devlet için kullandığını" açıkladı. Eymür ise, Çatlı'ları 1980 sonrasında kullandıklarını belirtmişti.

1975-1976 yıllarında Gladyo, kurumlaşmasını tamamlamış, Türkiye istikrarsızlaştırma operasyonu için hazır hale getirilmişti. ÖHD, MİT, MHP, Ülkü Ocakları ve diğer örgütlenmeler istikrarsızlaştırma operasyonu için göreve hazırdılar. Bu "yasal" görüntülü kuruluşlar yanında operasyonun ihtiyaçlarına göre Türk İntikam Tugayı (TİT), Esir Türkler Kurtuluş Ordusu (ETKO), İslami Hareket, İslami Yumruk, Hizbullah, İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi (İBDA-C) gibi "Milliyetçi" veya "İslami" maskeli yeraltı örgütleri çeşitli terör eylemlerinde kullanılıyordu. CIA'nın ve Gladyo'nun Türkiye'yi 12 Eylül 1980 Darbesine sürükleyen İstikrarsızlaştırma Operasyonunun eylem düzlemindeki başlangıcı 1 Mayıs 1977 olayıdır.

6-7 Eylül 1955 tertibinden sonra denilebilir ki, Gladyo'nun en önemli tertibi, Taksim'de 34 yurttaşımızın katledilmesidir. 1 Mayıs 1977 tertibi bağıra bağıra gelmiştir. Gladyo, bu tertibi düzenlediğini söz yerindeyse ilan etmiştir. Gladyo'nun basın organları, 1 Mayıs'ta "Leninci-Maocu çatışması" çıkacağını işleyerek, aslında tertibin kurgusunu duyurdular. O zaman henüz yasal olarak kurulmamış olan Türkiye İşçi Köylü Partisi, tertibin gelişini saptadı ve Aydınlık ve Halkın Sesi dergileri adına yapılan bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu ve kışkırtılan sol örgütleri tek tek ziyaret ederek gereken uyarılar ı yaptı. Hazırlanan tertibe fırsat vermemek için, Aydınlıkçılar, 1 Mayıs'a toplu olarak katılmayacaklarını, tek tek yer alacaklarını da açıkladılar ve diğer örgütlere de aynı tavrı önerdiler. Ayrıca telsiz dinleme merkezi kurarak tertibi saptamak için gerekli düzeneği de kurdular. Nitekim dinlenen bazı telsizlerden saptanan "Santiago" ve "Dalyan" kod adları, Şili'de 1973 yılında Allende'ye uygulanan tertibin örnek alındığını gösteriyordu. Bazı başıbozuk "sol" grupların içine elemanlar yerleştirildiği telsiz konuşmalarında açıkça görülüyordu. Operasyon merkezine "sol" grupların içinden sürekli bilgi veriliyordu. Belli sol gruplar "Dalyan" denen balık ağına sürülüyordu. Bu dinleme kayıtlarını o zaman tertibin somut belgeleri olarak yayımladık.

Bu Dalyan ve Santiago şifreleri, Şili'deki Ailende yönetimine karşı uygulanan CIA tertibinin bir benzerinin Türkiye'de sahnelendiğini gösteriyor. 5 Haziran 1977 günü seçim vardı ve Ecevit'in CHP'si tek başına iktidara ilerliyordu. 1 Mayıs 1977 günü Taksim'de balık yerine konan yurttaşlarımız "Dalyan'a kıstırıldı ve bütün Türkiye'yi sindiren dünya ölçeğinde büyük bir terör eylemi gerçekleştirildi. Aslında kışkırtma ve tertipler 1 Mayıs öncesinde başlamıştı. Ecevit'in Nisan sonlarında Niksar, Şiran ve Erzincan'daki toplantılarına saldırılar oldu.

Tertipler 1 Mayıs'tan sonra da devam etti. 29 Mayı s 1977'de Sirkeci Garı ve arkasından Yeşilköy Havaalanında bombalar patladı, yedi yurttaşımız can verdi, 40 yurttaş yaralandı. Aynı gün İzmir Çiğli'de Ecevit'e polis marifetiyle suikast girişiminde bulunuldu. Seçime üç gün kala, 2 Haziran 1977 tarihinde Başbakan Demirel, Ecevit'le bir gün sonra Taksim'de yapılacak açık hava toplantısında suikastla karşılaşacağını bildirdi. Mektubun içeriği aslında her şeyi anlatıyordu.

"Yabancı kuruluşlar ve uluslararası tedhiş (terör) kuruluşları"nın seçimlere müdahale için bu tertiplere başvurduğu belirtiliyordu. Mektubun tarihinden bir gün önce Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Namık Kemal Ersun ve 200 kadar subay emekliye sevkedildi.

Org. Ersun'un CHP'nin iktidara gelmesini önlemek için darbe girişimi içinde olduğu herkesçe biliniyordu. Emekliye ayrılanlar arasında Eski ÖHD Başkanı, o tarihte Genelkurmay İstihbarat Daire Başkanı Korg. Recai Ergin ve ünlü Özel Harpçilerden Korg. Musa Öğün de vardı. Bu arada MİT'te de tasfiyeler oldu. Türkeş'in dünürü MİT Hukuk Dairesi Başkanı Şahap Homriş ve Gladyo'nun en önemli şeflerinden Hiram Abas Teşkilat'tan ayrılmak zorunda bırakıldılar. Türkeş'in damadı Yüzbaşı Hamit Homriş, ÖHD'den emekliye sevk edildi. Gladyo'nun darbe girişimi başarısızlığa uğradı ve 5 Haziran 1977 günü genel seçim yapıldı. CHP birinci parti oldu; ancak tek başına hükümet kurmak için 13 milletvekili eksiği vardı. Türkiye yine Milliyetçi Cephe Hükümeti'nin elinde kaldı. 1977 yılının son günü MC iktidarı devrildi ve Türkiye 1978 yılına Ecevit hükümetiyle girdi.

Gladyo'nun terör eylemler i yoğunlaşarak sürdü. 16 Mart 1978 günü İstanbul Üniversitesinde solcu öğrenciler Eczacılık Fakültesi önünde bombalı saldırıya uğradı ve kurşun yağmuruna tutuldu. Yedi genç katledildi, 41'i yaralandı. Seçkin Atatürkçü ve Solcu aydınlar birbiri peşi sıra katledildi. Kahveler tarandı. Ülkücü gençlerden ve aydınlardan da katledilenler oldu.

19 Aralık 1978 günü Kahramanmaraş'ta resmi verilere göre 111 Alevi ve Solcu yurttaşımız katledildi. Arkasından Çorum'da yine Alevi yurttaşlarımızı hedef alan tertip geldi. 52 yurttaş öldürüldü; yüzlercesi yaralandı. 12 Eylül 1980 Asker i Darbesine uzanan süreç. Türkiye tarihinin en kanlı tertipler ve cinayetler dönemidir. 12 Eylül'ü mazur göstermek isteyen birçok iyi niyetli, "başka çare var mıydı" diye sorar. Ancak asıl sorulacak soru şudur : 12 Eylül Darbesini zorunlu ve hatta gerekli gösteren o büyük kargaşalık ortamını kim niçin hazırlamıştı?

Türkiye'yi istikrarsızlaştıran. Gladyo'nun küresel merkezi, yani SüperNATO idi. 12 Eylül Darbesini CIA'nın "bizim oğlanlar" dediği güçler gerçekleştirmişti. Sabah 3.30'da CIA'nın eski İstasyon Şefi Paul Henze'ye askeri darbe şöyle bildiriliyordu: "Your boys have done it", yani "Senin oğlanlar işi yaptı". İşte Türkiye'deki Gladyo budur : CIA'nın "oğlanları".

SüperNATO'nun Türkiye'de askeri darbe kararını daha 1977'de belki de daha önce aldığı anlaşılıyor. KKK Org. Namık Kemal Ersun'un şefliğindeki ilk girişim başarısızlığa uğradı veya ABD o girişimi yarı yolda bıraktı. Ancak 1977-1980 sürecinde, askeri darbe "zorunlu ve gerekli" hale getirilmişti. Türkiye, Gladyo'nun pençesinde kan revan içinde çırpmıyordu. 12 Eylül 1980 Darbesi'nin görünüşteki lideri Genelkurmay Başkanı Org. Evren, hatıralarında darbe kararını 1979 yılının Temmuz ayında aldıklarını açıkladı. Genelkurmay 2. Başkanı Org. Haydar Saltık darbe için çalışmalara 11 Eylül 1979 günü başlamış ve "Bayrak Harekâtı Planı'nı 4 Haziran 1980'de hazırlamıştı.

Ancak asıl karar çok daha önce, 1977 öncesinde SüperNATO merkezlerinde alınmıştı. Evrenler darbeyi yapma göreviyle karşı karşıya bırakılmıştı. Tarihi bir derstir bu. 1980 yılı başında Türkiye İşçi Köylü Partisi olarak, gidişi saptadık ve darbeyi önleyecek tek çözüm olarak CHP-AP yönetiminde bir Milli Birlik Hükümeti önerdik. İki büyük parti, birbirleriyle kavgayı bırakıp, cepheyi Gladyo'nun askeri darbe girişimine çevirselerdi, darbe önlenebilirdi. Ancak sistemin partilerinin böyle bir seçeneklerinin olmadığı görüldü. ABD ve Küresel Gladyo, kanlı bir tertiple Türkiye'yi "dünya ekonomisiyle bütünleşme" ve "Sovyetler Birliğini yeşil kuşak"la çevreleme programının içine itti.

Kaynakça
Kitap: Gladyo ve Ergenekon
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir