Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Maraş Olayları

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Maraş Olayları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 23 Ara 2010, 21:55

MARAŞ OLAYLARI

Maraş katliamı; 1980 öncesinin çatışmalı ortamında solcu ve özellikle temelde Alevileri temel alarak geliştirilen organize saldırılar.

19 Aralık 1978'de Maraş'ta bulunan Çiçek Sineması'na patlayıcı atılmasıyla başlandı. Gerici ve tahrikçiler saldırıları solculara yükleyerek grup halinde CHP il merkezine, PTT ve TÖB-DER (Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği) binalarına saldırdı. 21 Aralık 1978 tarihinde Hacı Çolak ve Mustafa Yüzbaşıoğlu adlı iki sol görüşlü öğretmen öldürüldü. 22 Aralık tarihinde cenazeler kaldırılırken tahrikçiler şehirde cenazeye katılanların camileri ateşe verdiğini söyleyerek Sünni mahallelerini harekete geçirerek silahlı şekilde "Bugün cihat günüdür; Aleviler'i öldüren, cennete gider" sloganları eşliğinde Alevi ve solcuların iş ve evlerine saldırarak tarihin en saldırgan ve yağmacı girişimine katılmışlardır. Olaylara yeterli müdahalede bulunulmamıştır. Askerler 3 gün sonra müdahale etmişlerdir. Daha sonra 13 ilde sıkıyönetim ilan edilmiştir.

Olaylar sonucunda açıklanan resmi rakamlara göre; 111 kişi ölmüş, 176 kişi yaralanmış, 210 ev ve işyeri tahrip edilmiştir.

Döneme şahitlik etmiş kişilerin tanıklık ettiği olaylar:

"...Küçük çocukların ve yaşlı adamların üzerine gaz dökülerek yakılmış, insanlık dışı olaylar işlenmiştir. Toplu katliam olayları, toplu halde ceset bulunmasıyla doğrulan¬maktadır. Ölü sayısının resmi miktarı aşarak iki yüzü aşacağını tahmin ediyorum." (Dündar Saner, Dönemin Savcısı)

"Hastaneye getirilen ölülerden elli ikisini inceledim. Bunlardan üç tanesi sopayla öldürülmüş, diğer ölüler mermilerle... Boğularak öldürülenlerin olduğunu söylediler. Yetmişlik yaşlıları, üç yaşında bebekleri vurmuşlardı. Bir cehennem aleminden geldim." (Mete Tan, Dönemin Sağlık Bakanı)

"...Karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen 80 yaşındaki, yaşlı Cennet Çimen'in evine gittiler. Bu kadını, 'Gel nene, gel' diyerek elinden tutup dışarıya çıkardılar. Cennet Kadın, gözleri görmediği ve yaşlı olduğu için öldürülenlerden ve yakılanlardan habersizdi. Sanıklardan Cuma Yalçın ve Nuri Boğa tornavida ile gözlerini oydular, sonra silahla öldürdüler. Yakınında bulunan helanın çukuruna baş üzeri atıp, üzerine at arabasını devirdiler... " (Maviş Toklu, Tanık) Celalettin Can 25-12-2006 (BiA İstanbul)

Dönemin içişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, K.Maraş Katliamı'nın gün ışığına çıkartılması için özel bir ekip görevlendirdi. Özel ekip ayrıntılı raporunu İçişleri Bakanı'na sundu. Ancak raporun içeriği gizli tutuldu. Gündem Dergisi, bu raporun bir kısmını elde ederek bazı bölümlerini daha sonra yayımladı.

Raporun yayımlanan bölümü şöyledir:

1. 18 Aralık 1978 günü, ÜGD Maraş Şubesi'nde görevli bazı kişilerin isimleri bu iddianame de "Halkı kışkırtmak, tahrik etmek ve isyanını sağlamak için solcuların attığı süsü verilmek kaydıyla, tahrip gücü az bir dinamit atılmasını" emretmiştir.

2. 15 gün öncesinden itibaren, gelecek program olarak "Zeynel ile Veysel" filmi gösterilecekken Adana Maraş ÜGD Şubesi'ne gelen iki şahsın getirdiği "Güneş Ne Zaman Doğacak" filmi 16 Aralık'ta aniden gösterime sokulmuştur.

3. Olaylardan önce, Ankara ili Bahçelievler, Karşıyaka ve Keçiören semtlerinde oturdukları bilinen ve daha sonra da gündemden düşmeyen bazı isimlerin Kahramanmaraş iline gittikleri öğrenilmiştir.

Gazeteci Rıdvan Akar ve Can Dündar'ın dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in arşivinde yaptıkları inceleme sonucunda elde ettikleri ve medyaya yansıyan sonuçlara göre: K.Maraş katliamında MİT'in bazı görevlilerinin ismi zikrediliyor ve Bülent Ecevit tarafından "Çok ciddi bir kaynaktan verilmiştir" notu düşülüyor. Dokuz maddeden oluşan söz konusu raporda, K.Maraş, Sivas ve Malatya'da çıkan olayların önceden haber verilmemesine dikkat çekilerek, olaylarda dönemin bir parti genel başkanının ismi, daha sonra milletvekili olacak ve K.Maraş olaylarında adı geçen bazı şahıslar ve bazı MİT görevlilerinin başrolü oynadığı belirtiliyor.
Ancak, en az bu bilgiler kadar önemli ve altı çizilmesi gereken bir başka nokta ise; "Değerlendirilmesinde yarar vardır" diyen Bülent Ecevit'in mektubu hangi merciye yönlendirdiği ve yer alan bu denli önemli bilgiler ışığında bir resmi soruşturma ve araştırma yapıp yapmadığıdır.

Bu soruyu yönelttiğimiz Rıdvan Akar, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren Ecevit'in, görüşme yaptıkları sırada bu soruyu yanıtlayabilecek durumda olmadığına dikkat çekiyor, ama ardından şunu ekliyor:

"Ne yazık ki, anladığımız kadarıyla bir şey yapılmamış."

Haftalık Tempo Dergisi'nin yer verdiği rapor, Birgün Gazetesi'nin "Maraş katliamı dosyası açılsın" başlıklı dizi yazısındaki iddiaları güçlendirirken, 12 Eylül'e giden süreçte kilit isimlerden olan ve "kitle kıyımlarının ardındaki güç"ü temsil eden yabancı bir diplomatın ismi de bir kez daha gündeme geliyor.

Kaynakça
Kitap: Osmanlı Belgelerinde KIZILBAŞLAR HAKKINDA İDAM ve SÜRGÜN FERMANLARI
Yazar: Cemal CANPOLAT
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Re: Maraş Olayları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 22 Nis 2011, 01:06

K. MARAŞ OLAYLARI - UYARI MEKTUBU - MİT

KATLİAM...


En acımasız savaşlarda bile silahsız insanlara kurşun sıkılmaz. Kahramanmaraş'a önceki gün bir düşman alayı saldırsaydı, kent baştan başa düşman askerleriyle işgal edilseydi, bu kadar hunharca, bu kadar namussuzca ve alçakça cinayetler işlenmezdi.

Bunun adı "iç savaş" değildir. Çünkü iç savaşın silahlı iki tarafı olur. Kahramanmaraş'ta iç savaş değil, bir "katliam" yaratılmıştır. Tıpkı, 1572 yılı 23 Ağustos'unda Fransa'da binlerce protestanın boğazlandığı o ünlü "Saint-Barthelemy" katliamı gibi; tıpkı Endonezya'da solcuların bir gecede birer birer vuruldukları faşist ayaklanmada olduğu gibi..

23 Aralık günü, Menemen'de kanlı gericiler tarafından boğazlanarak şehit edilen Teğmen Kubilay'ın kırksezinci ölüm yıldönümünü yaşıyorduk... Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet, inanın Kahramanmaraş katillerinin yanında zemzemle yıkanmış kadar temiz kalır.. Olay öylesine korkunç, öylesine alçakça ve öylesine namussuzca planlanmış ve sahneye konmuştur.

Bunun adına "anarşi" de denmez, "sağ-sol çatışması" da.. Bu "Alevi-Sünni" düşmanlığı ile de açıklanmaz.
Bu, planlı ve örgütlü bir saldırıdır. Çevre illerden Kahramanmaraş'a getirtilen katil çetelerine belli adresler gösterilmiş, noktası ve virgülüne kadar hesaplanan bir plan yürürlüğe konmuştur.

Kin tohumlan ekip, kan çiçekleri büyütenlerin yarattıkları olaydır Kahramanmaraş katliamı.. Direnme hakkından söz edip, "Milli direnme hakkı doğmuştur" diye bildiriler yayınlayanların eseridir Kahramanmaraş'a akıtılan kanlar..

Güneydoğu illerimizde bir ayaklanma hazırlığı içinde oldukları çoktandır görülüyor ve seziliyordu.. Elazığ, Malatya, Gaziantep, Kahramanmaraş gibi illerde zaman zaman "provalar" yaptılar. İşe, önce bireysel terör ile başladılar. Sonra da işte böyle adım adım ilerleyerek, kitle kıyımlarına kadar uzanabildiler.
Belliydi; böyle olayların çıkacağı anlaşılıyordu. Devrimci iki öğretmen öldürülmüş, bu öğretmenlerin cenaze namazlarının kılınmasına sağcı teröristler izin vermemişlerdi.. Ve bu olayın hemen ardında yeni cinayetler işlendi ve cumartesi günü de çevre illerden gelen teröristlerce katliam başlatıldı.
O zaman soracağız: MİT Bölge Başkanları nerede? İl Jandarma Komutanı ne yapmış? Vali ve Emniyet Müdürü ne gibi önlemler almıştır?..
Sayın Ecevit, sizden bu olayların üstüne gitmenizi istiyoruz. Unutulmasın; bu olay da, tıpkı öteki cinayetler gibi, örneğin 1 Mayıs olayı gibi unutulmasın.. Üstüne gidin bu olayların, bu katliamın altında hangi siyasal güçler, hangi faşist odaklar ve hangi milletvekilleri var?.. Genişletin soruşturmaları, siz ki, Kıbrıs'ta soydaşlarımız faşist saldırılara uğrayınca savaş ilan etmiş bir Başbakansınız..

Kahramanmaraş'taki katiller. Kıbrıslı Türkleri boğazlayan katil Sampson çetelerinden daha da alçak, daha da hunhar ve namussuzdurlar.
Sayın Ecevit, faşist odakların üzerine "barış" değil, "savaş harekatı" ile gidin.

Böyle yapmazsanız gün gelecek bu kan seli, sizi de, evet sizi de sürükleyip götürecektir. Geç kalmayın ve zaman yitirmeyin artık...
25 Aralık 1978

Kaynakça
Kitap: UĞUR MUMCU KİTABI
Yazar: Hürriyet
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26


Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir