Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Abdullah Gül Kilise'de Namaz Kıldı

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Abdullah Gül Kilise'de Namaz Kıldı

Mesajgönderen TurkmenCopur » 06 Kas 2010, 19:22

Abdullah Gül Kilise'de Namaz Kıldı

Abdullah Gül üniversiteden mezun olunca akademik kariyer yapması için Prof. Dr. Nevzat Yalçmtas Prof Sebahattin Zaim gibi hocaları tarafından teşvik edilir.

1976-1978 yıllarında Fehmi Koru ve Kayseri'den arkadaşı şükrü Karatepe ile birlikte Milli Kültür Vakfı'nın bursuyla doktora çalışması yapmak için ingiltere'ye gönderilen öğrenciler arasında Gül de vardır. Gül İngiltere'de akademik çalışmalarını sürdürürken sosyal faaliyetlerini de ihmal etmez. Müslüman Öğrenciler Birliğinde Türk Öğrencileri Yardımlaşma Derneğinin kurucuları arasında yer alır. Aynı dönem aynı yurtta beraber kaldığı gazeteci Fehmi Koru, Gül ile ilgili bir anıyı şöyle anlatıyordu:

"Gül, cami ararken okulun yanında bir kilise görmüş. İçeriye bakarken göz göze geldiği papaza yakınlarda mescid olup olmadığını sormuş. Genç papaz kendisine boş bir oda gösterip yere temiz bir örtü serivermiş. Gül, bana bunları anlattıktan sonra, 'aylardan beri namazımı kilisede kılıyorum' demiş ti..." Tabi ki, böyle bir masala kargalar güler, samimi bir Müslüman, cami bulamazsa, mescit de, mescid bulamazsa evinde, onu da bulamazsa parkta bahçede namazını kılar, kilisede ise asla. Kaldı ki, hiçbir papaz bir Müslüman'a namaz kılması için kiliseyi açmaz. Bu durum; herhalde birisi Kiliseden çıkarken gördüğünde "burada ne arıyorsun" sorusunun peşin verilmiş cevabıydı.

Gül, Kilise ve papazlarla son derece samimiydi. Öyle ki; Refah Partisi döneminde yanında Salih Kapusuz olduğu halde Kayseri de bulunan Ermeni kiliselerinde, bağlık ve bahçeliklerde papazlarla fotoğraflar çektirecek kadar yakınlaşmışlardı. Gül ile aynı ekipten olan arkadaşı Kayseri eski Belediye Başkanı şükrü Karatepe, "10 Kasım törenlerine içim kan ağlayarak katılıyorum" derken, Ermeni kilisesi açıyor ve açılışta "Biz hoşgörüyü Ermenilerden öğrendik'' diyordu.

Yeniçağ Gazetesi'nden Aslan Bulut, Gül'ün eğitim gördüğü Exeter Üniversitesi hakkında şu, bilgileri veriyordu: "İngiltere'de bir Exeter Üniversitesi vardır. İngiliz Üniversiteleri arasında "Kürt Araştırmaları Enstitüsü" olan tek yüksek öğretim kurumudur. Exeter Üniversitesi'nde ayrıca Arap ve İslami Araştırmalar Enstitüsü de bulunuyor! Başında, Abdullah Gül'e fahri doktora unvanı veren. Tim Niblock vardır. İngiliz istihbarat servislerinin yurt dışı görevlere gönderilecek ajanlarının Önemli bir bölümü Exeter Üniversitesi'nde eğitim görür. Ayrıca Arap ve İslam Dünyası ile Kürtler hakkında uzmanlaşması gereken İngiliz ajanlar da bu üniversitenin hocaları tarafından eğitilir. Üniversite yayınlarında, Irak'ın kuzeyinden "İrak Kürdistanı" diye söz edilir. Green Peace (Yeşil Barış) örgütü de Exeter Üniversitesi'nde bir laboratuvar sahibidir!

Exeter Üniversitesinden mezun olan veya doktorasını burada .yapan kişileri, daha sonra özellikle İslam ülkelerine ekonomik ve siyasi kuruluşların başında veya devlet görevlerinde görmek mümkündür. Mesela İslam Kalkınma Bankası'nın bütün önemli yöneticileri Exeter Universitesi'nde yüksek lisans veya doktora yapmıştır! Tabii buraya gönderilecek öğrencileri de kendi ülkelerindeki "İslami kuruluşlar" seçer!

İstanbul Milletvekili Nevzat Yalçıntaş seneler önce İngiliz Dışişleri Bakanhğı'nın kendisini Londra'ya ve güneye Exeter şatosuna davet ettiğini, burada medyanın demokrasiyi tahrip etmesi üzerine bir beyin fırtınasına katıldığını bir Meclis konuşmasında açıklamıştır. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Exeter Universitesi'nde iki yıl eğitim öğretim görmüştür. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da Abdullah Gül'ün bu üniversiteden arkadaşıdır! Abdullah Gül, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş ve Prof. Sebahattin Zaim gibi hocalarının teşviki ve sağladıkları Milli Kültür Vakfı bursu ile 1976-1978 yıllarında Fehmi Koru ve şükrü Karatepe ile birlikte İngiltere'ye gönderilmiştir.

Gül, burada İslam ülkelerinde ileride görev alacak olan doktora öğrencileri ile sıkı bir arkadaşlık kurmuştur Dönüşte Sebahattin Zaim'in daveti ile Sakarya Universitesi'nde görev almıştır. Abdullah Gül, 12 Eylül'den birkaç gün sonra evinden alınıp götürülür ve İstanbul'da Metris Askeri Cezaevi'ne kapatılır!.."

ABD'nin en sevdiği İslamcı(!) tiplemesi içinde yer alan Gül, ABD, İsrail, İngiltere, Fetullah Gülen ve Tayyip Erdoğan'dan destek alarak Fazilet Partisi Gene! Başkanlığına adaylığını koydu. Diğer adaylar, Bülent Arınç ve Abdüllatif Şener, Gül'ün lehine adaylıktan çekildi. Ancak kılpayı seçimleri kaybetti. Gülen'e yakınlığı ile bilinen Samanyolu TV ve Zaman Gazetesi'nin de her fırsatta yanında olduğu Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün, bir diğer hocası Sabahattin Zaim idi. Gül; Zaim'in yanma aldığı üç yardımcısından da birisi!...

Sabahattin Zaim kendisine "bu yardımcıları niye yanına aldın" şeklindeki soruyu, 22 Kasım 2002 tarihli Zaman gazetesinde şöyle yanıtlıyordu:

. "...Burası bir fideliktir. Böyle kıymetli elemanları buraya alıp bir fidan gibi diker ve yetiştirirsek, bunlar mümtaz şahsiyetler halini alır ve iyi bir eleman 10 yılda doçentliği ulaşır, şahsiyet haline gelir. Ondan sonra bu milletin, memleketin hizmetinde istediğin yerde kullanabilirsin; ister bürokrasi de, ister politikada ve nitekim de böyle oldu." Sabahattin Zaim'in söylediği gerçekleşiyordu. Bu isimler memleketin hizmetinde kullanılıyorlardı. Tabi ki o memleket; ABD, ingiltere ve İsrail'di.

Gül, Özal'ın kefaletiyle Metris'ten çıktıktan bir süre sonra Merkezi Cidde'de olan ve 48 İslam ülkesinin üye olduğu İslam Kalkınma Bankası'nda diğer Exeter mezunu arkadaşları ile birlikte ekonomi uzmanı olarak görev alır. İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Ekmeleddin İnsanoğlu, Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar yapmıştır.

Exeter Üniversitesi'nden Prof. Dr. lan Markham'ın "Said Nursi'nin başarısı: Hakikat ve hoşgörü" başlıklı bir makalesi vardır! Yani bu üniversite "Dinler arası diyalog" un kurgulanmasında da büyük bir rol oynamaktadır.

Yahudilerin şalom Gazetesi 2005 yılında Yahudi Cemaatının önde gelen isimlerinin İsrail'i ziyaretlerine yer veriyordu: "...Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, 3 Ocak Pazartesi günü başlayan ve üç gün sürecek olan Ortadoğu gezisi sırasında İsrail'i de ziyaret etti. İsrail'de Devlet Başkanı Moşe Katsav tarafından kabul edilen ve İsrail Dışişleri Bakanı Silvan şalom, Başbakan Ariel şaron, Başbakan Yardımcısı Ehud Olmert ve İşçi Partisi Lideri şimon Peres ile görüşen Abdullah Gül'ün beraberindeki heyette Yahudi Cemaati Başkanı Silvyo Ovadya, Onursal Başkan Bensiyon Pin to, Başkan Vekili Sami Herman da yer aldı..."

Bensiyon Pinto ve İsrail'e giden heyet Tayyip Erdoğan'la yıllarca yakın ilişkilerde olmuş, Fetullah Gülen'in çevresinden hiç eksik olmamıştı. Pinto, Mason yapmak istedikleri İslamcıların Localardaki kefillerinin arasında hep ön sırada yer almıştı.

Kaynakça
Kitap: Musanın Gülü
Yazar: Ergün Poyraz
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir