Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Kırcı, Bahçelievler Katliamını Anlatıyor

NATO şemsiyesi altında Amerikan Gladyosu ve İçimizdeki Hainler birlikte çalışarak uygulamaya koydukları senaryolarla(Amerikan projeleriyle), Türk Milletimiz'i sağ-sol kavramlarıyla birbirine düşürdüler ve bunun sonucunda katliamlar yapıldı ve Amerika'nın Our Boys'u Hain Kenan Evren 12 Eylül 1980 Darbesi'ni gerçekleştirdi.

Kırcı, Bahçelievler Katliamını Anlatıyor

Mesajgönderen TurkmenCopur » 19 Ara 2010, 00:50

KIRCI, BAHÇELİEVLER KATLİAMINI ANLATIYOR (Aydınlık, 10 Kasım 1996, Sayı 490)

"HAVLUYU AĞZINA VE BURNUNA BASTIRARAK BOĞDUM"


Haluk Kırcı "Bahçelievler'de 7 TİP'linin öldürülmesi" davasında, Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcısı Albay Nurettin Soyer başkanlığındaki heyet huzurunda yazılı olarak 14 sayfalık ifade verdi. Halen yurtdışında firarda olan Kırcı, 7 kez idam cezası aldı. 17Kasım 1980 tarihli ifadesinde Çatlı ile birlikte yaptıkları katliamı Haluk Kırcı şöyle anlatıyor:

"Ben Bahçelievlerde 7 TİP'linin öldürülmesiyle ilgili olayı bütün açıklığıyla kabul ediyorum, bu suçu işledim ancak pişman değilim.
"Abdullah Çatlı'nın bir araba ile beraber geldiğini Kürşat ile sabah evvelce kararlaştırdığımız gibi kapıyı iki kere çalarak içeri girip bana söylediler. Eter şişesini bana vererek bunu Abdullah'ın gönderdiğini ve onları bayıltalım dediğini söylediler. Ben bunun üzerine dışarı çıktım kendisine bu böyle olmaz evdekileri ikişer ikişer veya birer birer dışarı çıkarıp tenha bir yerde öldürmemiz gerektiğini söyledim. Abdullah da olur dedi.
"Tekrar eve girdim ve bağladığımız kişilerden ikisini alarak Kürşat ile beraber arabaya götürdük. Bu arada belimdeki silahı Kürşat'a verdim. Abdullah Çatlı arabayı hareket ettirdi ve Eskişehir yoluna çıktık araba süratle gidiyordu. Ne kadar gittiğimizi hatırlıyamıyorum, 3-5 dakika gittik, araba çalışır vaziyette bekliyordu, ben indim. O iki kişiyi de indirdim. 9-10 metre kadar yürüttüm. Tümseğe yüzükoyun yatırttım. Her birinin kafasına üçer tane mermi sıktım ve hemen arabaya döndüm. Tekrar süratle eve geldik. Kalan 5 kişinin baygın vaziyette yattığını gördük. Herhalde Mahmut bayıltmış olacak.

"Evde bulunan Mahmut, Kürşat ve Ercüment'e bunları boğarak öldürmenin daha doğru olacağını söyledim, onlar da bana becerebilir misin diye sordular, ben de denerim dedim. Evde bulunan telden yapılmış bir askıyı aldım ve bir tanesini onunla boğmaya çalıştım ancak boğamadım, bunun üzerine yine bulduğum bir havluyu ağzına ve burnuna bastırarak boğdum. Diğer üçü ise bu arada baygın vaziyette yatıyordu. Bunun üzerine diğer odaya geçtim. Ve diğerlerine bu şekilde öldürmenin çok zor olacağını, onların gitmelerini, baygın olanları ayıltıp hepsinin kafasına yakın mesafeden kurşun sıkarak benim hepsini öldürebileceğimi söyledim. Mutfakta bulunan baygın vaziyetteki üç kişiyi ayıltarak diğer odada bulunan Serdar isimli kişinin yanına getirdiler. Böylece ayık vaziyette bulunan üç kişiyi ben duvara yasladım.

"Diğerleri gidince ben, evde bulunan 4 kişiyi sedirin üzerine arkalan duvara dayanacak şekilde oturttum. İlk defa Serdar isimli kişiye ateş etmiştim. Tabancadaki mermilerin hepsini boşalttıktan sonra dışarı çıkıp kaçmaya başladım.

"Sabah saat 08.00'de Dörtyolda Abdullah Çatlı'nın bulunduğu eve gittim. Silahı kendisine verdim. Silahı vermemin sebebi evde Mahmut'u bulamayışım ve üzerimde taşımamak isteyişimdir. Haberlerde bir kişinin ölmediğini öğrenince akşam olmadan ben otobüs ile memleketim olan Erzurum'a gittim. Aradan epey zaman geçmişti, bir gün kahvede otururken birden Mahmut Korkmaz çıkageldi. Turan Demirkıranın şubeye alınıp bizim ismimizin de bulunduğu bir ifade verdiğini söyledi.

"Ben kendimi gönüllü vatan fedaisi olarak görüyorum. Her gün daha tehlikeli hale gelen komünistler cezasız kalmamalı idi, gerçi gerçeği söylemek gerekirse bu görev bizim olamazdı bu görev, bu vatana kastedenleri devlet cezalandırmalıydı. Türk milliyetçileri olarak tarihi misyonumuzu tamamlamıştık. Ya devlet başa ya kuzgun leşe diye bağıran bizler devleti başta görünce devlete olan görevimi yerine getirmek için bu samimi itirafımı kaleme alıyorum ve hiçbir baskı altında kalmadan inandığım bir uğurda mücadele ettim ve bundan gurur duyuyorum."

Kaynakça
Kitap: Çiller Özel Örgütü
Yazar: DOĞU PERİNÇEK
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13984
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1974-1980: Cumhuriyetimizin 3. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir