Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Sahte Milliyetçiler

Cumhuriyet Halk Partisi İktidarı Döneminde, Kahraman Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta Rauf Denktaş Gibi Kahramanların Önderliğindeki Türkler İle Birlikte, Kıbrıs Türk Barış Harekâtı'nı Başarıyla sonuçlandırarak İngiltereyi ve Amerikayı mağlup etmiştir. İngiltere ve Amerikanın kontolü altında olan Kıbrıs'lı Rumların Kıbrıs'lı Türklere karşı Soykırım Teşebbüsü Kıbrıs Türk Barış Harekâtı ile engellenmiştir.
Bu mağlubiyet karşısında Amerika ve İngiltere'nin verebildiği yanıt, sadece "uluslararası ambargo" ile sınırlıydı.
Bu Başarıdan bir sonuç çıkartmak gerekirse: "Görüldüki, dünyayı yöneten Amerika ve İngiltere, ASLA VE ASLA Türkiye Cumhuriyeti'mizi ve Türk Soyumuzu savaşla mağlup edecek güce sahip DEĞİLDİR. Bu yüzdende yıllardır emperyalist entrikalarla içimize sızmaya çalışıyorlar"!!!

Sahte Milliyetçiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 04 Oca 2011, 22:03

Sahte Milliyetçiler

Bunların milliyetçilikleri de sahte. Haşhaş konusunda bize söy-lediklerini unutmadık bu sahte milliyetçilerin. "Gidip Amerika'dan özür dilemelisiniz" diye demeç verdiler. "Nasıl siz Amerika'dan izin almadan, Amerika'nın onayını almadan Türkiye'de haşhaş ekimine izin verirsiniz" dediler. Milliyetçi Hareket Parti-si'nin başlıca düşünce organı olan gazete, çokuluslu dev petrol şirketlerinin savunucusu olarak ortaya çıkmıştır. Ama tek fonksiyonu bu değildir. Aynı gazete aynı zamanda Cephe Hiikümeti'niıı, kuruluş karargâhlığını yapmıştır. Türkiye'nin başbakanlığını yapmış olan zat, Türkiye'nin ikinci büyük partisinin lideri, bu gazetenin idarehanesine gitmiş, yabancı petrol şirketlerinin savunuculuğunu yapan gazete idarehanesinde sözde "Milliyetçi" Cephe'nin hükümetini oluşturmaya başlamıştır.

Şimdi bu gazete ve bu gazetenin ardındaki düşünceler hakkında kimler neler söylüyor?.. Ben susuyorum, sözü Milliyetçi Hareket Partili bazı gençlere bırakıyorum. "Davaya katılıp da dönen olursa vurun" sözüne, uyarısına, buyruğuna rağmen bazı Milliyetçi Hareket Partili ve Ülkü Ocaklı gençler gerçeği görmüşlerdir, nasıl kandırıldıklarını, oyuna geldiklerini görmüşlerdir. Kasım ayında İstanbul Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları örgütünden on genç, başlarında Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul Gençlik Kolu Başkanı, bu gazeteyi, -Ortadoğu gazetesini- protesto etmeye giderler. İdarehanenin önünde Ortadoğu gazetelerini yakarlar ve protestolarını birinci sahifede basmak zorunda bırakırlar. O gazeteden okudum bu gençlerin söylediklerini.

Söyledikleri şu:

"Bu gazete çıkış gününden itibaren Türk toplumcu hareketini suiistimal etmiştir. Türk milliyetçiliğinin ve ülkücülüğünün savunucusu olduğunu ileri süren bu gazete kapitalist düzenin savunucusu olmuştur.

Bundan bir sene evvel petrol konusunda bir neşriyat yapan bu gazeteden, bizim savunuculuğumuz sıfatı dolayısıyla bu yayını durdurmasını istedik, bize bu yayının gerekçesini şöyle ifade ettiler:

'Neşrettiğimiz yazı Ecevit'in sürmek istediği bir parlamenterin kaleminden çıkmıştır. (Sanırım bir eski parlamenteri kastediyorlar.) Biz bu yazıyı o parlamenteri Ecevit karşısında güçlü kılmak için neşrettik, fikirler doğrudur.'"
Gençler için bardağı taşıran damla, bu gazetenin Franco'yu çağın en büyük lideri olarak tanıtması oluyor.

Devam ediyor gençler Ortadoğu gazetesinde zorla yayınlattıkları yazılarında:

"Bu gazete Türk ülkücü gençliğini kavgaya teşvik etmiştir. Halbuki bizler kavgayı benimsemeyen, sulh isteyen bir topluluğuz.".

İşte bu gazete, Milliyetçi Cephe Hükümeti'nin karargâhıdır. Türkiye'nin başbakanlığını yapmış kimse bu gazetenin idarehanesine giderek sözüm ona "Milliyetçi" Cephe'yi oluşturmuştur ve onun başbakan yardımcılarından biri de bu gazetede zaman zaman imzasıyla başyazı yazmaktadır.

Şimdi bizim görevimiz, bizim insanlık görevimiz, yalnız Türkiye'yi ve demokrasiyi bu Cephe Hükümeti'nden, Demirel zihniyetinden kurtarmak değil, yalnız saldırılara uğrayan solcu veya başka düşünceli gençleri kurtarmak değil... Bu sahte ülkücülerin ve sahte milliyetçilerin tuzağına düşmüş olan gençleri de kurtarmaya çalışmak bizlerin insanlık görevimizdir. Siyasal görevimiz olmanın da ötesinde, insanlık görevimizdir.
Biraz önce dediğim gibi, Sayın Demirel, yıllar önce daha ilk kez Başbakan olurken, halkı devlete karşı silahlanmaya çağırmıştır.

1968 Ağustosu'nda şunları söylemiştir:

"Kendisini kabadayı sananlar şunu hiçbir vakit akıllarından çıkarmasınlar ki, milletin sinesinde onlardan çok daha kabadayılar vardır.".

Şimdi Sayın Demirel, milletin sinesindeki o "kabadayılar"ı bulmuş, onlara dayanarak "Milliyetçi" Cephe Hükümeti'ni kurmuştur.
Biz Türk'ün halkını korumak için Kıbrıs'ta savaş açtık. Milliyetçi Cephe Hükümeti ülkede ve ülkenin okullarında savaş açtılar ve bugüne kadar bu savaşın can bedeli, en azından, Birinci Barış Harekâtı kadar yüksek, devlete mali bedeli bakımından özellikle yitirilen ders günleri göz önünde tutulursa Kıbrıs Barış Harekâtından çok daha yüksek olmuştur. Kıbrıs Barış Harekâtı millete çok şey kazandırmıştır, ama bu savaş, bu okul savaşı, bu ülke içi savaş, herhalde Türkiye'ye hiçbir şey kazandırmamıştır.

Kaynakça
Kitap: Türkiye 1965-75
Yazar: Bülent Ecevit
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13985
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1971-1974: Cumhuriyetimizin 2. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir