Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Yunanistan ile GKRY Arasında Askeri İşbirliği ve AB

Cumhuriyet Halk Partisi İktidarı Döneminde, Kahraman Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta Rauf Denktaş Gibi Kahramanların Önderliğindeki Türkler İle Birlikte, Kıbrıs Türk Barış Harekâtı'nı Başarıyla sonuçlandırarak İngiltereyi ve Amerikayı mağlup etmiştir. İngiltere ve Amerikanın kontolü altında olan Kıbrıs'lı Rumların Kıbrıs'lı Türklere karşı Soykırım Teşebbüsü Kıbrıs Türk Barış Harekâtı ile engellenmiştir.
Bu mağlubiyet karşısında Amerika ve İngiltere'nin verebildiği yanıt, sadece "uluslararası ambargo" ile sınırlıydı.
Bu Başarıdan bir sonuç çıkartmak gerekirse: "Görüldüki, dünyayı yöneten Amerika ve İngiltere, ASLA VE ASLA Türkiye Cumhuriyeti'mizi ve Türk Soyumuzu savaşla mağlup edecek güce sahip DEĞİLDİR. Bu yüzdende yıllardır emperyalist entrikalarla içimize sızmaya çalışıyorlar"!!!

Yunanistan ile GKRY Arasında Askeri İşbirliği ve AB

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 21:27

Yunanistan ile GKRY Arasında Askeri İşbirliği ve AB

1990 sonrası yeni dönem, Yunanistan-GKRY ilişkilerinde, "işbirliği ve bütünleşme" hareketlerinin artmasına yol açtı. Soğuk savaş artık bitmişti ve AB içindeki Yunanistan, Amerika'daki Yunan lobisini de arkasına alarak yeni girişimler başlatmak ve Enosis politikasını günün koşullarına göre gündeme getirmek istiyordu.

Kıbrıs'ın, Rum çoğunluğun eğemenliği altında üniter bir yapıya kavuşturulması ve Türklerin bir "azınlık" konumuna indirilmesi umutları, AB'de yürütülen görüşmelerde "kaybolmaya" başlamıştı. 1990 öncesinde 1980'li yıllarda dünya Kıbrıs uyuşmazlığını çoktan unutmuştu. Adada iki devletli yapı "kemikleşiyordu". Kıbrıs'ta barış vardı ve GKRY de ekonomik olarak iyi durumdaydı. Bu durum Rumları ve Yunanistan'ı rahatsız ediyordu.

1990'da Doğu Bloku'nun çökmesi, AB'nin "Akdeniz bölgesini nüfuzu altına alma politikası Yunanistan'ı harekete geçirdi. Yukarıda da değindiğim gibi Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde, Türkiye "zaaf gösteriyordu". 1995'te Yunanistan ve Rumlar için yeni bir fırsat yaratılabilirdi.

Ve Atina Güney Kıbrıs Rum Kesimi ile anlaşarak ikili ilişkileri bir bütünleşmeye götürecek uygulamalara geçti.

a. 1993 yılında "Ortak Savunma Doktrini" adı altında Yunanistan ve GKRY, Atina'da ortak bir deklarasyon imzaladılar. Ortak Savunma Doktrinine göre Yunanistan ve GKRY askeri güçlerini Ege, GKRY ve Doğu Akdeniz'de "bütünleştiriyorlardı". Bu "bütünleştirme", askeri açıdan "tek bir komuta altında, tek bir ordu" gibi hareket etmek amacını güdüyordu. Bu nokta da açıklandı.

Bu ortaklık ve bütünleşmenin hedefi Türkiye ve KKTC idi. Rum siyasiler bunu da açık olarak ortaya koydular. Ortak Savunma Doktrini çerçevesinde.

* GKRY Yunanistan'a hava ve deniz üsleri verecekti (bunlar 1999'da gerçekleşti).
* Yunanistan asker ve silâh olarak, GKRY'deki gücünü arttıracaktı.
* GKRY, topraklarında ve denizlerde ortak manevralar düzenli olarak yapılacaktı (bunlara da başlandı).
* Yunanistan GKRY'nin silâh tedarikinde yardım sağlayacaktı(Bu da devam edegelmektedir).

Türkiye, Yunanistan ve GKRY arasında 1993'te başlatılan ortak savunma doktrini "aynı üslup içinde" 1998'de yanıt verebildi. Türkiye ile KKTC arasında kapsamlı düzenlemeler bu tarihte başladı.

Yunanistan'ın ve GKRY'nin 1993'te imzaladıkları ortak savunma doktrinine AB'den, Amerika'dan ve NATO'dan bir "tepki gelmedi".

Bu tarihten itibaren GKRY silâh alımlarını hızlandırdı. Fransa, İtalya ve Rusya'dan tanklar, ağır zırhlı araçlar, orta menzilli füzeler (Fransa) alımı arttı. Yıllık 460 milyon dolar silâh alımına başladılar.

Yunanistan'ın GKRY'de 10.000 askeri bulunuyordu. Yunan zırhlı araçları GKRY ordusunda kullanılıyordu. GKRY ölçeğine ve nüfusuna oranlandığında, "olağanüstü bir silâhlânma" içine girmişti. Bu aşırı silâhlanmaya AB ve ABD göz yumuyor, hiçbir tepki göstermiyorlardı. GKRY'deki deniz ve hava üslerinin yapımı da, Yunanistan'ın desteği ile hızla ilerliyordu (bunlar 1999'da tamamlandı).

1996 yılında GKRY Rusya Federasyonu ile S 300 füzeleri alımı konusunda anlaşma yaptı. Tutarı 600 milyon dolardı. Türkiye büyük tepki gösterdi. Çünkü S 300 füzelerinin menzili 160 km.idi ve Türkiye'nin Akdeniz kıyısındaki illerine rahatlıkla ulaşıyordu.

Türkiye'nin baskısı sonucu pazarlıklar başladı ve S 300 füzeleri Girit'e yerleşti. Ancak unutmamak gerekirki bu füzeler sabit değil, tekerlekli araçlar üzerinde kullanılan füzelerdir.

GKRY'nin Rusya Federasyonu'ndan füze alımı kararı, "Türkiye ve KKTC üzerinden baskı yaratmaya ve gerektiğinde Türkiye'yi de vurmaya yönelik" bir davranıştır.

Yunanistan GKRY'deki deniz ve hava üslerini 1999'da tamamladı ve kullanılabilir hale getirdi.

GKRY halen düzenli olarak ortak manevralarını sürdürmektedirler. Bu manevralar, Ankara ve Atina arasında "barış çağrılarının" yapıldığı 1999 sonbaharında bile, GKRY'de bütün hızı ile sürmekteydi. Yunan Dışişleri Bakanı Papandreu Türkiye'de barışcı sözler söylerken Yunan savunma bakanı Kıbrıs'ta Türkiye'yi ve KKTC'yi tehdit ediyordu.

AB Türk askerinin KKTC'den çekilmesini her açıklamasında isterken,

a. Rumların yıllık 400 milyon dolarlık silâh alımına,
b. Fransa'dan orta menzilli füze alımına,
c. Yunanistan'ın modern silâhları ile birlikte GKRY'de, 10.000 asker bulundurmasına,
d. Yunanistan'ın kullanımı için GKRY'de deniz ve hava üslerinin yapımına,
e. GKRY'nin 1996'da Rusya Federasyonu ile 600 milyon dolarlık S 300 füzesi alımı anlaşması yapmasına, nedense sessiz kalıyordu.

AB, Yunanistan'ın 1993'te başlattığı ve 2000 yılında da sürmekte olan GKRY ile askeri bütünleşmesini desteklemektedir. Halen kurulmakta olan ve AB'nin askeri örgütü Batı Avrupa Birliği (BAB)nin yerini alacak olan Avrupa Güvenlik ve Savunma Örgütü (A.G.S.K.), GKRY'de Yunanistan'la birlikte gerçekleştirilen askeri tesisleri, üsleri ve diğer askeri potansiyeli, doğal olarak kendi bünyesine alacak ve kullanacaktır.

AB Yunanistan'ın GKRY'deki bütün askeri faaliyetlerine sessiz kalmakta, buna karşılık Türkiye'nin KKTC'deki faaliyetlerini sürekli olarak eleştirmektedir. Oysa TSK Kıbrıs'a, Türkleri Rumlardan korumak için çıkmışlardır ve bugün adadaki varlıkları, aynı amaca yöneliktir.

Kaynakça
Kitap: DÜNDEN BUGÜNE KIBRIS
Yazar: EROL MANİSALI
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1971-1974: Cumhuriyetimizin 2. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir