Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Antlaşmalardan Mutlu Olmayan Taraf: Enosisçiler ve Kilise

Cumhuriyet Halk Partisi İktidarı Döneminde, Kahraman Bülent Ecevit, Kıbrıs'ta Rauf Denktaş Gibi Kahramanların Önderliğindeki Türkler İle Birlikte, Kıbrıs Türk Barış Harekâtı'nı Başarıyla sonuçlandırarak İngiltereyi ve Amerikayı mağlup etmiştir. İngiltere ve Amerikanın kontolü altında olan Kıbrıs'lı Rumların Kıbrıs'lı Türklere karşı Soykırım Teşebbüsü Kıbrıs Türk Barış Harekâtı ile engellenmiştir.
Bu mağlubiyet karşısında Amerika ve İngiltere'nin verebildiği yanıt, sadece "uluslararası ambargo" ile sınırlıydı.
Bu Başarıdan bir sonuç çıkartmak gerekirse: "Görüldüki, dünyayı yöneten Amerika ve İngiltere, ASLA VE ASLA Türkiye Cumhuriyeti'mizi ve Türk Soyumuzu savaşla mağlup edecek güce sahip DEĞİLDİR. Bu yüzdende yıllardır emperyalist entrikalarla içimize sızmaya çalışıyorlar"!!!

Antlaşmalardan Mutlu Olmayan Taraf: Enosisçiler ve Kilise

Mesajgönderen TurkmenCopur » 30 Ara 2010, 21:16

Antlaşmalardan Mutlu Olmayan Taraf; Enosisçiler ve Kilise

Rumlar yıllardır Enosis peşindeydiler. EOKA, adayı "Türklerden temizlemek ve Enosis'i gerçekleştirmek için" kurulmuştu. Ortodoks Kilisesi ise hem Türk düşmanlığının, hem de Enosis'in yıllardır öncülüğünü yapıyordu.

Kıbrıs'ı Helenleştirmek amacını yıllardır sürdüren Başpiskopos Makarios ise antlaşmaları, istemeye istemeye imzalamıştı. O günlerdeki uluslararası soğuk savaş konjonktürü içinde, "imzalamak zorunda kalmıştı". Bu tutumunu hem Londra'da gösterdi, hem de Londra'dan Kıbrıs'a döndükten sonra yaptığı açıklamalarla ortaya koydu.

Zürih ve Londra antlaşmaları imzalanırken taraflar genellikle, işlerin bu kadar çabuk bozulacağını beklemiyorlardı. Ancak Başpiskopos Makarios ve Rumların çoğunluğu, yeni cumhuriyeti nasıl Rumların egemenlik kuracağı bir yapıya dönüştüreceklerinin hesaplarını yapıyorlardı. Yapılan açıklamalardan ilk sinyaller ortaya çıkmaya başlamıştı bile.

Yeni cumhuriyet'in kendine özgü yapısı, "iki tarafın da cumhuriyeti yaşatmak için iyi niyetli hareket etmelerini" gerektiriyordu. Sorunlar Türk tarafından değil Rum tarafından geldi. Türklerle Rumlar arasındaki "adil ve dengeli yapılanmayı" Rum tarafı bir türlü kabullenemiyordu". Bakanlar Kurulunda, Belediyelerde diğer konularda, Rumların üstünlüğü gösterme çabası içindeydiler. Rumlar yönetimlerde sürekli olarak Rum çıkaralarını öne çıkarıyorlardı ve kurulan düzeni işlemez duruma getiriyorlardı.

Haksız kararlarda Türklerin veto haklarını kullanmalarını fiilen engellemeye başladılar. Anayasa ve yasalar sürekli olarak Rumlar tarafından çiğneniyordu. Vergilerde, memur atanmasında, polis idaresinde Rumlar yasalara uymuyorlardı. Bu durumdan tarafsız Anayasa Mahkemesi Başkanı Alman Prof.E.Forsthoff ve yardımcısı Dr.Christian Heinze de şikayetciydiler. Rumların tutumunu onaylamıyorlardı. Daha sonra yakından tanıma fırsatını bulduğum değerli Alman hukukçu Dr. Christian Heinze, Rumların anayasayı ve yasaları sürekli olarak ihlâl ettiğini bana ayrıntıları ile anlatmıştı. Yayınladığı kitap ve makalelerde de 1960'ı izleyen yıllarda, sorunun hangi taraftan geldiğini net bir biçimde ortaya koydu.

Belediyeler konusunda Rum çoğunluklu Bakanlar Kurulu yasalara aykırı karar aldı. Anayasa Mahkemesi bu kararları iptal etti. Rumlar Anayasa Mahkemesi'nin kararlarına uymayacaklarını açıkladılar. Rumlar tarafsız Anayasa Mahkemesi'ni tanımıyorlardı.

1960-1963 döneminde bulunan Makarios ve diğer Rum liderler kurulan cumhuriyeti tamamen işlemez duruma getirmişlerdi. EOKA da Cumhuriyeti ortadan kaldırmak için yeraltı bağlantılarını arttırmıştı.

1963 yılında Makarios 13 maddelik anayasa değişikliği istedi. Oysa anayasa, uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış, tarafların çıkarları dengelenmişti. Rum tarafının istediği bu değişiklikler, cumhuriyet'in özel statüsünü ortadan kaldırıyor, mutlak bir Rum egemenliğini getiriyordu. 1962'de Türklere karşı şiddetini arttırmaya başlayan Rum silâhlı saldırılarına, Makarios'un bu istekleri eklenince büyük bir kriz patladı.

Anayasa ve yasalar Rumlar tarafından fiilen uygulanmıyor, Rum çoğunluğunun istediği yönde kararlar alınıp yasal olmayan yollarla uygulamaya konuyordu.

Anayasa, yasalar ve cumhuriyet fiilen ortadan kalkmıştı.

Kaynakça
Kitap: DÜNDEN BUGÜNE KIBRIS
Yazar: EROL MANİSALI
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1971-1974: Cumhuriyetimizin 2. Yükseliş Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir