Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Demirel ve Türkeş'in Amaçları

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Demirel ve Türkeş'in Amaçları

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 05:57

AMAÇLARI ORTADA...

Görüyorsunuz, artık hiçbir olay yadırganmıyor. Toplum olarak kanlı cinayetlere, yolsuzluklara, saldırılara bağışıklık kazandık. Kimsenin bu olaylara aldırdığı yok bile. Burası Türkiye... Yolsuzluk dosyalan birbiri üzerine dizilir, kimse ses çıkarmaz. Sokaklar gencecik çocukların kanlarıyla sulanır, kimse aldırmaz...

CHP Genel Sekreterine yapılan saldırıyı da, görüyorsunuz kimsenin ciddiye aldığı yok. Çünkü toplumun, kamuoyunun duyarlılığı yok edilmiş bir kez. Çünkü duygular aşınmış, değer yargıları çürümüş. Çünkü adam öldürmek bile günlük olaylardan sayılıyor. Çünkü "cephe ahlakı", ülkeye bir karabulut gibi egemen olmuş.

1960 yılında Demokrat Parti, ana muhalefet partisinin özgürlüklerini kısıtlamak için Anayasayı zorla değiştirmek suçundan mahkûm oldu. Uşak, Kayseri, Topkapı ve Çanakkale olayları Demokrat Partiyi idam sehpasına götürdü. ÇHP Genel Sekreteri Orhan Eyüboğlu'na Pasinler'de düzenlenen saldırı, işte bu türden bir olaydır. Öyle amma, kim dinler bunları!.. Bakın Demirel bu olaydan bir tek söz bile etmiyor. Bir "geçmiş olsun" dileğinde bile bulunmuyor. Oysa kendisine Başbakanlıkta bir yumruk atılınca, ortalık birbirine girmiş, olaylarla hiçbir ilgileri olmayan ilerici öğretim üyelerinin evlerine bombalar atılmış, emrindeki haber ajansları uydurma haberler düzenlemiş ve Devlet Güvenlik Mahkemesi savcıları, bu yumruğa idamlık ceza da biçmişlerdi.

Saldırı Demirel'e karşı olursa Anayasayı ihlal, Eyüboğlu'na olursa "zabıta vakası" sayılıyor...
işin iç yüzüne bakarsanız, Anayasal düzen, Anadolu'nun birçok ilinde ve ilçesinde yürürlükte değildir. Adına "ülkücüler" denilen bir "milis örgütü", yurdun her yanında taşlı, sopalı ve silahlı saldırılar düzenlemektedir.
Bu ülkücüler de sırtlarını iktidara dayamanın rahatlığı içinde herkese saldırmaktadırlar. Bunların sırtları 12 Mart günlerinde sıvazlandı. Eski Cumhurbaşkanı Sunay, bunlara arka çıktı. Birçok sıkıyönetim savcısı, bu ülkücüler aracılığı ile birçok ilerici öğretim üyesi ve öğrenciyi mahkemelere çıkardı. Bazı sıkıyönetim yargıçları, bunları öven kararlar yazdılar.

O günlerde ekilen, bugünlerde biçilmektedir... Demirel, bu ülkücülerle tam bir eylem birliği içindedir; kaş göz işareti yeterlidir. Demirel ve Türkeş, tencere ve kapak gibidir. Demirel 12 Martta yuvarlanıp bir kapak gibi Türkeş'i bulmuştur. Şimdi işte bu tencere kaynamaktadır.

Demirel-Türkeş ikilisinin amacı açık seçik ortadadır. Seçimler, bir gerginlik ortamında yapılacaktır. Seçime kadar öyle olaylar yaşanacaktır ki, birçok seçmen can korkusuyla, seçim sandığına bile gitmekten korkacaktır.
Bu seçim, hem Demirel, hem de Türkeş için ölüm kalım savaşıdır. Eğer Demirel bu seçimi kazanamazsa, siyaset sahnelerinde dolaşması güçleşecektir. Ayağı bir kez tökezledi mi, yol Yüce Divana kadar açıktır. Demirel bunu biliyor. Bunun için de, ne pahasına olursa olsun bu seçimi kazanmak istiyor.

Demirel'in siyaset sahnelerinden çekilmesi, Türkeş'in dayanağını da büyük ölçüde azaltacaktır. Türkeş bu gücü, cephe iktidarında buldu. Ülkücüler bu kabadayılık cesaretini, cephe iktidarından aldılar. Cephe iktidarı kalkınca, komando eylemlerinden devlet desteği de çekilmiş demektir, işte o zaman, Başbuğun hacılığından başka hiçbir etkinliği kalmaz. Türkeş de bunu biliyor...
ÇHP bir yandan, cephe iktidarından gelen kışkırtmalara karşı uyanık olurken, öte yandan da Edirne'den Ardahan'a kadar ülkenin dört bir bucağında örgütlenmiş en büyük siyasal kuruluş olmanın gücünü göstererek, yandaşlarını ve yurttaşları, bu tür olaylara karşı yüreklendirmelidir.

Demirel ve Türkeş, birlikte yarattıkları siyasal gerginlikten yararlanıp seçim sandığı başında yurttaşı ürkütmek korkutmak istiyorlar.
CHP, bu korkuların üzerine yürümelidir...

Kaynakça
Kitap: Devlet Silah Adalet
Yazar: Uğur Mumcu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir