Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

AP-MHP-MSP

"Bizim Çocuklar"

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

AP-MHP-MSP

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 05:17

AP-MHP-MSP

Cephe partileri bir araya gelip hükümeti oluşturdukları günlerde, bir "protokol" imzalayarak, seçimlere "ortak liste" ile gireceklerini açıklamışlardı. Bu tarihten sonra, senato üçte bir yenileme seçimi ile yerel seçimler yapıldı ve cephe partileri seçimlere ayrı ayrı girdiler.

Ortak liste ile seçimlere girmek Anayasaya aykırıydı. Bu konuda bir de Anayasa Mahkemesi kararı vardı. Demirel bu protokollere imza atarken, "ortak liste" konusunun bir kandırmaca olduğunu bilmekteydi.

Demirel için bir tek konu vardı:

Ne yapıp yapıp Başbakan olmak, böylece bir yandan DP'nin oylarını eritirken, öte yandan MSP, MHP gibi partilerin oylarını toplamak... CGP bir "tabela" partisi olduğu için, Feyzioğlu'nu pek ciddiye almıyordu Demirel.
1973 seçimlerinde AP oyları parçalanmış, sol oylar da birleşmişti. Demirel'in planı, sol oyları parçalayıp, sağ oyları birleştirmekti. Senato seçimleriyle son günlerde yapılan belediye seçimleri, Demirel'in planının işlediğini kanıtlamıştır.
Demirel, MSP ve MHP'den kuşkuludur. Daha doğrusu bu partilere, Silahlı Kuvvetler içinde duyulan tepkiden endişe etmektedir. Fakat, sola karşı bu partilerle işbirliği yapmak zorundadır. MHP, Demirel'in "vurucu gücü"dür. Türkiye çapında yaratılacak "devlet terörü" için, Türkeş ve komandoları son derece gereklidir.

MHP ve MSP ile işbirliği yapıp gerektiğinde bu partiler için savcılara göz kırpmak, Demirel'in de işine gelmektedir. MSP kapatılsa, bu partinin oylarının büyük bir çoğunluğu AP'ye gelecektir. MHP kapatılsa, bu oylar da AP'de toplanacaktır.

Bu partilerin suç sınırlarını aşmaları, Demirel'in de işine gelmektedir, işin iç yüzünü araştırırsanız, 1973 seçimlerinde MSP'nin kapatılmasını isteyen Demirel'in demeçlerini okursunuz:

- MSP bir muvazaa partisidir. Anayasa Mahkemesince kapatılan bir partinin devamıdır... Çalışması önlenmelidir...
Demirel'in bu yolda konuşmaları ve girişimleri vardır. Bunu bizler bildiğimiz gibi, Erbakan da, Erbakan'ın çevresinde toplanan "cemaat-ı Müslimin" de bilmektedir. MSP'ye Silahlı Kuvvetler içinde tepkiler artınca, Demirel yeniden "Atatürkçü" kesilerek, MSP kapısının kilidini kendi eliyle çevirecektir.

Güncel konu MHP'nin kapatılmasıdır. Cumhurbaşkanının gerek Irak gezisinde, gerekse 19 Mayıs törenlerinde gözleriyle görüp kulaklarıyla tanık olduğu olaylar, Türkeş'in hangi tür iktidar özlemi içinde olduğunu anlatmaya yetmiştir. Silahlı Kuvvetler içinde, MHP eylemlerine karşı duyulan tepki, Demirel'e de iletilmiştir.
Demirel'e göre, MHP'nin kapatılması şimdilik zamansızdır. Çünkü AP'nin, Türkeş'le de, Erbakan'la da yapacağı işler vardır. Bu ortaklık seçime kadar gereklidir. Seçimler 1977'de yapılırsa, Türkeş, Erbakan, Feyzioğlu ve Demirel, bir süre daha "milli birlik ve beraberlik ruhu" içinde çalışacaklardır. Eğer bir erken seçim olasılığı varsa, Demirel, Türkeş'i de, Erbakan'ı da harcamak isteyecektir.
MHP, suç işleme amacıyla bir araya gelmiş olanların örgütüdür. Eğer bu parti için kovuşturma açılacaksa, sadece Almanya'daki uzantısı için değil, parti genel merkezi için de açılmalıdır. Türkeş kimdir ve siyasal hayata nasıl girmiştir? Komando kamplarını kim kurmuş, kim "finanse" etmiştir? Ülkü Ocakları nasıl kurulmuş ve kimlerden destek almıştır? Konu budur.

Siyasi Partiler Yasasının ikinci maddesinde, bir siyasal partiyi destekleme ya da desteklemek amacıyla demek kurulamayacağı belirtilmektedir. Ülkü Ocakları, MHP'nin "yan örgütüdür. Türkeş de açık açık,
- Bunlar bizim çocuklardır... demektedir. "Bizim çocuklar" dediği, MHP ile işbirliği içinde olan Ülkü Ocakları yöneticileridir: Bunlar o kadar beraberlerdir ki, cinayetleri bile ortaklaşa işlemektedirler. Örnek ortada. 1970 yılında Dr. Necdet Güçlü, Ülkü Ocakları Genel Başkanı ile MHP Gençlik Kolları Genel Başkanının kurşunlarıyla öldürülmüştü.
MHP'nin dış örgütleri için açılan dava, Türkeş'e zaman kazandırmaktan başka bir işe yaramayacaktır. Çünkü Siyasal Partiler Yasasının I 13'üncü maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, MHP'nin ülke dışındaki örgütlerini kapatmasını isteyecektir. MHP, altı ay içinde bu örgütlerini kapattığını bildirmezse, o zaman MHP'nin kapatılması yoluna gidilecektir.

Demirel şimdilik, MHP'ye böyle bir gözdağı verilmesinden hoşnuttur. Eğer bir terslik olur da, MHP altı yedi ay içinde kapanırsa Demirel seçimlere, MHP oylarını toplayarak girecektir. Çünkü o tarihten sonra MHP yandaşlarının yeni bir parti kurarak seçimlere girmeleri olanaksızdır. MHP için açılan dava, MSP için de bir örnek olacak, Demirel bu davaları gerektiğinde "demokrasinin kılıcı" gibi kullanacaktır.
MHP hakkında Anayasa Mahkemesinde dava açıldığı şu günlerde, Demirel ve ortaklarına, 'Ne oldu sizin ortak listeyle seçime girme işiniz?' diye sormanın tam zamanıdır...

Kaynakça
Kitap: Devlet Silah Adalet
Yazar: Uğur Mumcu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir