Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Pusudakiler...

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Pusudakiler...

Mesajgönderen TurkmenCopur » 05 Kas 2010, 05:05

14 Haziran 1975

PUSUDAKİLER...


İstanbul'da Kültür Sarayını ve Marmara vapurunu yakmak, Eminönü araba vapurunu batırmak suçlarıyla yargılanan Tersane-iş Sendikası Başkanı Hilmi Taşdemir ve arkadaşları hakkındaki beraat hükmü Askeri Yargıtayca da onaylanarak kesinleşti. Bu kararın ışığı altında bazı siyasal gerçekleri yeni baştan değerlendirmek ve bundan, ileriye dönük sonuçlar çıkarmak gerekmektedir.
11 Mart muhtırasından sonra başlayan "devrimci avı" döneminde bazı kişiler Kültür Sarayı ve Marmara vapurunu yakmak ve Eminönü araba vapurunu batırmak suçlarıyla gözaltına alınmıştı. Sanıkların ilk sorgusunda suçlarını itiraf ettikleri sıkıyönetim komutanlığınca kamuoyuna bildirilmişti.

Gerçekten de sanıklar "kontrgerilla" adlı gizli örgüt karargahında yapılan sorgularında,

- Kültür Sarayını, Marmara yolcu gemisini biz yaktık, Eminönü araba vapurunu da batıran bizleriz... yollu ifadeler vermişlerdi.
Yargılama devam ederken, Başbakanlık, "Beyaz Kitap-Türkiye Gerçekleri ve Terörizm" adlı bir kitap yayımlayarak, sanıkların suçlu olduğunu ilan etti.

Simdi kitabın 93'üncü sayfasını birlikte okuyalım:

- İstanbul'un Taksim semtinde inşa edilen Kültür Sarayı, kültür adına iftihar edilecek modern bir bina idi. Ancak Marksist-Leninist ihtilalciler bu binayı burjuvazinin hizmetinde bir eser olarak vasıflandırmış ve zaman zaman, fazla zararlı olmayan saldırılarda bulunmuşlardır. Nihayet 27 Kasım 1970 gecesi, önceden planlanmış bir sabotaj neticesi Kültür Sarayını yakmışlardır. Sabotajda bilfiil vazife alanlar aşırı solcu bir sendikanın bazı üyeleri ile, Türkiye işçi Partisinin bir üyesidir.
Kitapta, Marmara yolcu gemisi ile Eminönü araba vapurunun da Kültür Sarayını yakanlar tarafından yakıldığı ve batırıldığı yazılmaktadır. "Beyaz Kitap" adıyla çıkan, ancak içindeki satırlarla kapkara bir faşizmin suç tutanağı olan bu kitap şimdi devlet arşivlerindedir. Beraat kararı, bu kitabı, I 2 Mart yöneticilerinin suratlarına bir tokat gibi çarpmıştır.

Bu beraat kararı, sanıkların sorgularını saptayan "kontrgerilla" örgütünün de mahkûmiyet hükmünü noktalamaktadır. Bu örgüt, komünizmle mücadele gerekçesi altında, bütün NATO ülkelerinde kurulan gizli örgütlerin ortak adıdır. Panama Kanalında, 1960 yılında Amerikan Milli Savunma Bakanlığına bağlı olarak kurulmuş olan "Antigerilla Okulu"nda, dünyanın dört bir bucağından gelen görevlilerle, başta işkence olmak ü-zere, her türlü yasadışı yöntem öğretilmektedir. Bu eğitimle sorgu ve bilgilerin artırarak yurtlarına dönenler, devletin ö-nemli kuruluşlarında görev almaktadırlar.

Panama Kanalında Pentagon generallerine bağlı olarak çalışan askeri nitelikteki "Antigerilla Okulu" yanında merkezi Washington'da bulunan "Uluslararası Polis Akademisi" de.

NATO ülkelerindeki sivil haber alma örgütlerine eğitilmiş uzman yetiştirmektedir. Bu her iki kuruluş da doğrudan doğruya CIA (Merkezi Haber Alma Örgütü)'ne bağlıdır.
Yunanistan'da 1967 yılında gerçekleştirilen faşist darbenin, Yunan istihbarat Örgütü (KYP) tarafından düzenlendiği belgelerle kanıtlanmıştır. Darbe lideri Albay Papadopulos'un CIA ve KYP arasında görev yapan "irtibat subayı" oluşu da, tek başına birçok gerçeği anlatmaktadır, italyan Gizli Haber Alma Örgütü (SID) tarafından girişilen bazı eylemler de, geçtiğimiz yılın aralık ayında bütün belgeleriyle ortaya konmuştur.
Devrimci örgütlere kışkırtıcı ajanlar yerleştirmek, sabotajlar düzenlemek, basını elde tutarak kamuoyunu belirli amaçlar i-çin hazırlamak, darbeyle birlikte, işkenceleri yönetmek, doğrudan doğruya, CIA tarafından yönetilen "kontrgerilla" örgütlerinin ortak yöntemleridir.

Panama Kanalında I960 yılında kurulmuş bulunan "Anti-gerilla Okulu", NATO ülkelerinde her türlü sol akımı ezmek için, faşist darbeci yetiştirmektedir. Olağanüstü dönemlerde girişilen amansız baskı yöntemlerini anlayabilmek için, Panama Kanalındaki Anti-gerilla Okulu, Washington'daki Uluslararası Polis Akademisi ve Türkiye'de, devletin bazı önemli kuruluşları içinde karargah kuran "kontrgerilla" örgütü arasındaki ilişkiyi bilmek, olaylarla bu kuruluşlar arasındaki bağı yerli yerine yerleştirmek gerekmektedir.

12 Mart döneminde, perde arkasından devleti yöneten "kontrgerilla" örgütü kimlerden oluşmaktadır? Bunlar devletin hangi kuruluşu içinde görev yapmışlardır? Bu örgütte görev alanlar, yurtiçi ve dışı eğitimlerini nerede tamamlamışlardır? Bu örgütle, sağcı terörist gençlik kuruluşları arasında ne gibi ilişkiler vardır?

Bu soruların cevaplarını araştırmak sadece, 12 Mart dönemini anlayabilmemiz için gerekli değildir. Şimdi önemli olan bu "kökü dışarıda" örgütün, bundan sonra hangi "taktık" ve "strateji" ile yeni eylemler saptadığıdır. 12 Mart muhtırasının gölgesinde, devleti ele geçiren bu örgüt şimdi hangi eylemlerin içinde ve hangi planların başındadır?

Ülkeyi sürekli bir rejim bunalımı içinde göstermek, gençlik kuruluşları arasında silahlı çatışmalar yaratmak, devrimci kuruluşlar içine kışkırtıcı ajanlar sokmak, sabotajlar düzenleyip düzmece davalar açtırmak ve demirbaş politikacıları birer masa gibi katlayıp bütün yasadışı eylemlerini "Beyaz Kitap" adıyla, devletin damgasıyla mühürlemek gücünü kendinde bulan bu örgüt, bundan sonra, kim bilir hangi siyasal olayların içinden çıkacaktır?

"Kontrgerilla" cuntası Türkiye'de kapatılması hiç düşünülmeyen bir Amerikan üssüdür. Önümüzdeki günlerde, kanlı siyasal olaylar yaratılırsa, biliniz "kontrgerilla" eyleme geçmiştir. Sağcı gençlik örgütleri saldırılarını yoğunlaştırırsa, hiç şüpheniz olmasın, "kontrgerilla" emir vermiştir.
Bakalım gündemlerinde ne var?

Kaynakça
Kitap: Çağın Suçu
Yazar: Uğur Mumcu
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir