Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Tam Hedeften Vurmuşuz

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Tam Hedeften Vurmuşuz

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Nis 2011, 04:29

TAM HEDEFTEN VURMUŞUZ

Tercüman gazetesi, AYDINLIK'ın 12 Mart işkencecilerini kulaklarından tutup birer birer halkın önüne çıkarmasından bir hayli rahatsız olmuş ve telaşa kapılmış. Birinci sayfanın baş köşesinde dün yayınladığı yazıda, «görevlilerin posterleri, ev adresleri yayınlanarak adeta kurşun hedefleri gösterilmektedir» diye sızlanıyor.

Tercüman gazetesine göre, Kontrgerilla haydutlarının açığa çıkarılmasının amacı tektir:

«Devletin sahiplerini, gerçek yurtseverleri, komünist tırmanışa karşı koyabilecek güçleri yıldırmak, sindirmek.»

Ve eğer hükümet Tercüman'ın bu «görevlilerini» korumazsa, «geçmişte görev almış olanlar kadar, bugünün, yarının görevli ve sorumlu devlet memurları haklı kuşkulara düşecektir».

Devleti kurtarmak için yapılan göreve bakınız: İşkencecilik. Bu ne kadar çürümüş ve batağa saplanmış bir devlettir ki, ancak işkence ile ayakta durabilmektedir.
«Yasaların verdiği görev» işkence yapmak mıdır?
İşkenceciliğe ne zamandan beri «yurtseverlik» deniyor?

Tercüman'ın esas telaşı, «bugünün, yarının görevli ve sorumlu devlet memurlarına» malum «görevi» yaptıramaz duruma düşmektir. Sorumlu ve görevli memurlara işkence bile yaptıramazsan, emperyalist işbirlikçilerinin ve toprak ağalarının düzenini nasıl ayakta tutabilirsin, «komünist tırmanışa nasıl karşı koyabilirsin»?

Bir de bunlar sözüm ona Sovyet tehlikesine karşı koymaktan söz ederler. İşkencecilere dayanarak, halkı ezerek, bugün dünyanın en büyük işkencesine karşı koyacaklarmış. Zırvalıyorlar.

İki süper devlete, özellikle Sovyet sosyal-emperyalizmine karşı mücadelenin tek bir yolu vardır: 45 milyonluk halkı özgürlük temelinde, demokrasi temelinde birleştirmek.

Halka zulüm uygulayanlar, işkencecileri savunanlar, Türkiye'yi Sovyet sosyal-emperyalizmi karşısında bölmekten ve zayıf düşürmekten başka bir şey yapamazlar.

Sovyet sosyal-emperyalizmine karşı direnmeden yana olan, köylünün toprağa kavuşmasını ister, 141 -142. maddelere karşı çıkar, «Toplumsal Anlaşma» ile işçilerin daha fazla ezilmesine boyun eğmez, Kürtler üzerindeki baskılara ve eşitsizliklere karşı mücadele eder, Kontrgerillacılardan ve işkencecilerden hesap sorulması için sesini yükseltir. Çünkü Türkiye halkını emperyalist saldırganlar karşısında birleştirecek temel budur.

Nedir sizin yurtseverlik dediğiniz şey? Koçların, Sabancıların, Nezih Duralların, Burla Biraderlerin çanağını yalamak. Fahri Tanmanların, Küfrevilerin, Kepoğluların kırbacını sallamak mıdır? Böyle «yurtseverlere» Kremlin' deki Yeni Çarlar da bayılır. Çünkü bu sözümona «yurtseverler» Rus sosyal-emperyalistlerinin Türkiye halkını parçalamaları ve zayıf düşürmeleri için ne gerekiyorsa onu yapmaktadırlar.

ABD emperyalizminin çöküşü ile birlikte bunlar da çökmekte ve çürümektedirler. Geçmişleri karanlıktır, ellerini bir kere halkın kanına bulaştırmışlardır. «Kurşuna hedef olmak» korkusu içlerine düşmüştür bir kere. Kuşku, telaş ve güvensizlik yüzlerine çöken karanlığı her gün daha fazla koyulaştırıyor ve koyulaştırmaya devam edecektir.

Bunlara kurşun sıkmaya ne hacet! En öldürücü kurşunu onlara AYDINLIK sıktı ve sıkıyor. Halkın önüne çıkararak, halka karşı işledikleri cinayetleri ve kanlı tertipleri bir bir gözler önüne sererek AYDINLIK onları can evlerinden vuruyor.

İşte Sovyet sosyal-emperyalizmine karşı böyle mücadele edilir. Emperyalizme karşı yüreği yurtseverlik ateşiyle yananlar, her yerde ve her zaman halka yapılan zulmün karşısına dikilirler, işkencecilerin yakasına yapışır ve özgürlük için mücadele ederler. Çünkü Türkiye halkını iki süper devlete karşı sımsıkı birleştirecek harç, özgürlüktür, baskı ve zulmün son bulmasıdır. Bağımsızlığı korumanın biricik güvencesi, tek bir yumruk gibi birleşmiş olan halktır, yoksa ruhları ve yüzleri kararmış olan Kontrgerilla «görevlileri ve sorumluları» değil.

Kaynakça
Kitap: ANARŞİNİN KAYNAĞI VE DEVRİMCİ SİYASET
Yazar: Doğu Perinçek
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir