Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

İslami Siyasi Partiler

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

İslami Siyasi Partiler

Mesajgönderen TurkmenCopur » 20 Kas 2010, 23:06

İslami Siyasi Partiler

Türkiye'deki İslam hareketi içinde en önemli yasal rolü dinci siyasi partiler oynamaktadır. 1950'lerde ve 1960'larda bazı partiler tarafından dini propaganda amacıyla kullanılmakla birlikte, açık açık dinci partiler yoktu. Eski AP taraftan Necmettin Erbakan 1970'te Milli Nizam Partisini kurdu. Erbakan'ın Sünni bir siyasi teşkilat kurma kararında, birkaç yıl önce bir grup Alevi politikacının Birlik Partisi'ni kurmaları da etkili olmuştu. Milli Nizam Partisi İslami muhafazakarlığı açık açık savundu ve zaman zaman şeriat yanlışı işaretler verdi.

1971 askeri müdahalesinde parti kapatıldı. Bir yıl sonra Erbakan, açıkça bu partinin devamı olan Milli Selamet Partisi'ni kurdu. 1970'li yıllarda Erbakan'ın MSP'si, Türkiye'nin kültür ve siyaset müesseselerinin İslamlaştırılmasını savunmasından dolayı yurt içinde ve yurt dışında dikkat çekti. MSP'nin dünya görüşü Türkiye'nin ekonomik geri kalmışlığı ve kültürel yozlaşmasına laiklik ve Batılılaşma'nın sebep olduğu inancı doğrultusunda şekillenmişti. Partinin programında Milli Görüş adıyla tarif edilen ideolojisi sanayileşmeyi ve İslam ülkeleri arasında daha fazla işbirliğini savunuyordu. MSP, Türkiye'nin AET'ye girmesine karşıydı ve banka faizlerini eleştiriyordu. MSP'nin asıl dünya görüşü, geleneksel İslami değerlere ve uygulamalara dönüşün, mutluluğun ve milli kalkınmanın anahtarı olduğunu savunmasında kendini gösteriyordu.

MSP, 1973-80 arasında Türk politikasında önemli rol oynadı. 1973'te oyların yüzde 11.9'unu, 1977'de yüzde 8.6'sını aldı. Oy oranı az olmasına rağmen MSP, iki büyük siyasi partinin mutlak çoğunluğu sağlayamamaları sebebiyle koalisyon hükümetlerinde anahtar durumuna girdi. MSP önce 1974'te merkez sol CHP, sonra 1978'te merkez sağ AP hükümetlerinin koalisyon ortağı oldu. Parlamentoda ve hükümette temsil gücünün az olmasına rağmen, Ecevit ve Demirel hükümetlerinden siyasi tavizler koparabilmek için oldukça atak bir strateji yürüttü. Bunun sonucu olarak çok sayıda İslamcı, çeşitli bakanlıklarda ve dairelerde işe alındılar. 1980 askeri darbesi sonrasında bütün partilerle birlikte MSP'de yasaklandı. Demokrasiye geçişle birlikte Erbakan'ın yardımcılarından bazıları Anavatan Partisine katıldılar ve bugün önemli pozisyonlara geldiler. MSP seçmenlerinin çoğunluğu da Anavatan'a yöneldiler. Bu arada eski MSP'lilerden bir grup Refah Partisi adıyla yeni bir siyasi teşkilat kurdu.

MSP'nin devamını teşkil eden Refah Partisi'nin başına, 1986'da eski parti liderlerinin referandumla yasaklarının kaldırılmasından sonra Erbakan geldi. Refah Partisi'nin çeşitli iç ve dış konulardaki tavrı MSP"ninkine çok benzemektedir. Refah Partisi de sanayileşmeyi, ekonomik ve siyasi açıdan Batı'dan uzaklaşmayı ve İslam değerlerinin hakim olduğu bir toplumu savunuyor. Bu yeni İslamcı Parti 1980'ler içinde oy oranını kademe kademe artırdı. 1984 mahalli seçimlerinde oyların yüzde 4'ünü alan Refah Partisi'nin oy oranı üç yıl sonra yapılan parlamento seçimlerinde yüzde 7'ye yükseldi. Ancak parti parlamentoda hiç sandalye kazanamadı.

1989 Mart ayında yapılan mahalli seçimlerde oy oranını yüzde 98'e yükselten RP, sekiz şehrin belediye başkanlığını kazandı. Seçimlerin ilk analizi; RP'nin, Anavatan Partisi'nin oylarını aldığını gösteriyordu. Erbakan'ın yeni partisi de, MSP gibi Konya ve Doğu Anadolu'da güçlüdür. Türkiye'deki İslamcı siyasi partiler yasallık sınırlarını aşmamaya dikkat ediyorlar. Şeriat düzeninin dönüşünü istemek gibi radikal dini görüşlere sahip olanlara karşı cezai müeyyideler bulunması, bu partileri İslam temalarını daha dikkatli kullanmaya zorluyor.

Ancak, MSP'nin 1970 sonlarında artan militanlığının gösterdiği gibi, İslamcı partiler, müsait şartları buldukları zaman daha radikal bir pozisyona kayabiliyorlar. İslamcı siyasi partiler seçimlere katıldıkça Türkiye'nin demokratik rejimine karşı çok net, çok açık olmayan bir tavır içine girerler. Çok dar sınırlar içinde hareket etme mecburiyetinde iken demokrasi onlara parlamento gibi milli bir forum sağlamıştır ve burada mesajlarını verip kamuoyunu etkileyebilirler. Bunun karşılığında demokratik gelişmenin de İslamcı partiler üzerinde etkileri vardır. Koalisyon hükümetlerine katılmalarının sonucu olarak yönetim tecrübesini bizzat yaşayan İslamcı partiler, iç ve dış politika konularının karmaşıklığını öğrenmişlerdir.

Kaynakça
Kitap: Amerikan Gizli Belgelerinde Türkiye de İslamcı Akımlar
Yazar: Yılmaz Polat
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13980
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir