Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Gençlik Hareketleri

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Gençlik Hareketleri

Mesajgönderen TurkmenCopur » 04 Oca 2011, 20:50

Gençlik Hareketleri

27 Mayıs'tan sonra yoğunlaşan öğrenci olayları, bilhassa son dört yılda bilinçli bir döneme girdi ve Amerikan emperyalizmi ile yerli ortaklarını tedirgin etmeğe başladı.

Öğrenci hareketleri iki amaçla yürütüldü:

1. Emperyalizme ve ortaklarının sömürüsüne karşı diğer halk kesimlerini desteklemek ve baskılara karşı direnmek,
2. Öğrencilerin, üniversitelerin sorunlarına dönük mücadele.

Gençliğin meşru ve demokratik direnişlerine iktidarın polisi ve emrindeki gericiler silahla karşı koymuşlardır. Sayıları binleri bulan yürüyüş, miting, forum, boykot ve işgal gibi eylemler daima silahla bastırılmıştır. Gençlik hareketleri içindeki eylemlerin gerekçelerine bakarak bunu daha iyi anlayabiliriz.

1967 yılında özel okulların devletleştirilmesi için üç yüz öğrenci İstanbul'dan Ankara'ya kadar yürümüşlerdir. O zaman AP ve gerici çevrelerce haksız karşılanan bu talep, bugün bizzat gericiler tarafından uygulanmak üzeredir.
1968 yılında AP Anayasayı değiştirmek istediği zaman okullarda boykot ve işgallere gidilmiştir. O zaman Anayasanın uygulanması için kahramanca direnen ve şehit veren öğrenciler, bugün sıkıyönetim mahkemelerinde hem o işgallerden dolayı, hem de Anayasayı ihlalden dolayı yargılanmaktadırlar.

Akdeniz'in saldırgan jandarması 6. Filo'nun İstanbul ve İzmir'e gelişlerine karşı protestolar artmış ve 6. Filo Türkiye'ye uğramaz olmuştur. Devrimci gençler bir-iki yıl da olsa, 6. Filo'nun İstanbul ve İzmir gibi şehirleri kerhane olarak kullanmalarını engellemişlerdir. Fakat bugün aynı 6. Filo, Türkiye'ye rahatça gelmekte ve cinsel ihtiyaçlarını karşılamak için gelenlere iktidar alkış tutmaktadır.

Bu konuda 1 Eylül 1971 günü 6. Filo'nun yurdumuza gelişiyle ilgili olarak Amerikan New-York Times gazetesinin sahibi C. L. Sutzberger şöyle yazıyor:

Bakanlar artık taşlanmaktan korkmadan Amerikan taraftarı konuşma yapabilirler ve Amerikan gemileri de gösteri korkusu olmadan Türkiye'yi tekrar ziyaret edebilirler.
Hükümet son zamanlarda afyon ekimini yasaklayan bir kanun çıkarmıştır ki, bu kanun da, Washington'u çok memnun etmiştir.
Bu sözler, iktidar tarafından uygulanan politikanın kimleri memnun ettiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Diğer taraftan AP, Emniyet Teşkilatları ve valiliklerce kurdurulan ve Shell, Mobil-Oil gibi Amerikan petrol şirketlerinden yardım alan Ülkü Ocakları, Mücadele Birliği gibi gerici teşkilatları gençlik eylemlerine karşı kullanmıştır.
Diğer taraftan, AP iktidarı zamanında, üç yıl içinde hükümetin cinayet şebekeleri, "otuz"dan fazla siyasi cinayet işlemişlerdir. Bunların bir kısmı gerici ayaklanmalar tertipleyerek, cihat çağrıları ile ve camilere bomba koyup halkın inançlarını körükleyerek işlenmiş cinayetlerdir. Diğerleri ise planlı yürütülmüş ve polislere para karşılığı işletilmiş cinayetlerdir.

1968 yılında, 6. Filo'yu protesto eden gençlere karşı, misilleme yapan polisler, İstanbul Teknik Üniversitesi Gümüşsüyü Yurdu'nu basarak Vedat Demircioğlu'nu yurdun üçüncü katından aşağı atmışlardır. Aynı günlerde, Ankara'da yakalanan devrimcilerin adliyedeki davalarını takibe giden Atalay Savaş, Anafartalar Caddesi'nde araba ile çiğnenmiştir.
1969 yılında, 6. Filo'nun İstanbul'a tekrar gelişini protesto için yürüyüş tertiplenmiştir. Yürüyüşe katılan 30 bin civarında işçi, öğrenci ve memurlardan oluşan büyük bir halk topluluğuna, Dolmabahçe Cami'nde cihat çağrısı ile toplanan, bin kişi civarındaki gerici güruhu saldırmıştır. Polislerin gericilere yardım ettiği bu saldırıda, Mehmet Ah Aytaç ve Duran Erdoğan öldürülmüştür. Aynı yıl Eylül ayında, İstanbul Üniversitesi yakınında Taylan Özgür ü gazete okurken polisler kahpece vurmuşlar ve sonra da devletin arabasına binerek olay yerinden uzaklaşmışlardır. Bu cinayetten birkaç gün sonra Mehmet Cantekin ve Mehmet Büyüksevinç, Mücadele Birliği, Ülkü Ocakları ve Emniyet Teşkilatına mensup gericiler tarafından açılan yaylım ateşi sonucu ölmüşlerdir. Battal Mehetoğlu ise, gericiler Dolmabahçe Cami'nde sabah namazından çıktıktan sonra, Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi önünde nöbet bekleyen polis arabalarından arkalarına pusu kurarak açtıkları yaylım ateşiyle vurulmuştur.

1970 yılında Ülkü Ocaklarına bağlı faşistler Hacettepe Üniversitesi'ne araba ile gelmişler ve öğrencilerin üstüne yaylım ateşi açarak Doktor Necdet Güçlü'yü öldürmüşlerdir. Aynı yıl faşistler İstanbul Çapa Enstitüsü'ne ve Ankara'da Fen Fakültesi'ne saldırarak, Hüseyin Aslantaş ve İlker Mansuroğlu'nu öldürmüşlerdir. Yine 1970 yılı sonlarında Ankara Fen Fakültesi'nde, faşistler pusu kurmuş ve okuldan çıkarken Recep Sakın, Nail Karaçam ve Mehmet Demir in üzerine ateş açmışlar, Nail hemen ölmüş, Recep Salon ve Mehmet Demir ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılmışlardır.

İstanbul'da Gamak ve Gislaved fabrikalarına saldıran polisler, işçilerden Hüseyin Çapkan ve Şerif Aygün'ü öldürmüşlerdir.
İzmir Aliağa Rafinerisinde, işvereni protesto eden Yapı İşçileri Sendikası Başkanı Necmettin Giritlioğlu öldürülmüştü.
Ankara Sağlık Personeli Sendikası'nda çalışan Hıdır Altınay yakalanarak Ankara Emniyetine götürülüp işkence ile öldürülmüş ve sonra da intihar süsü vermek için Emniyet Sarayından aşağıya atılmıştır.
Balıkesir Öğrenci Yurdu'na faşistlerin yaptığı baskında ise Niyazi Tekin öldürülmüştür.
5 Mart 1971 günü ODTÜ'ye saldıran güvenlik kuvvetleri Erdal Şener'i öldürmüşlerdir. Hafif ve ağır makineli silahların kullanıldığı bu saldırıda okul her taraftan kuşatıldığı için kendi mermileriyle Mevlüt Meriç isimli askeri ve bir işçiyi de öldürmüşlerdir.

Tunceli'de Pir Sultan Abdal piyesi oynanırken Emniyet sabote etmiş ve polisler tarafından Mehmet Kulan isimli köylü yurttaş öldürülmüştür.
Amasya ve Hatay Türkiye İşçi Partisi İl Başkanları, Emniyet Teşkilatı tarafından planlanarak öldürülmüşlerdir.
Kırıkhan'da polisler camiye bomba koymuş ve peşinden gericiler tahrik ederek katliama girişmişler ve bir kişiyi öldürmüşlerdir.
Üç yıl içinde bu kadar siyasi cinayeti işleyenler hiçbir takibata uğramamışlardır.
Bugün demokrasi şampiyonu geçinen ve idam fermanı çıkaran sıkıyönetim savcıları... Sizlere sesleniyor ve göreve çağırıyoruz. Cezaevleri devrimcilerle dolu iken, bu kiralık katillerden bir tanesini dahi olsun neden yakalamıyorsunuz? Yoksa bu kadar siyasi cinayet, peşine düşülmeyecek kadar önemsiz midir? Devrimciler vatana ihanetten yargılanırken, bu cinayetleri işlemek vatan görevi mi kabul edilmektedir? Bu cinayetleri işleyenlerin birçoğunu biliyor ve duyuyoruz.

1. Taylan Özgür: Polis İhsan Çakıcı tarafından vurulmuştur, terfi ederek komiser olmuştur ve halen İstanbul Emniyet Teşkilatında çalışmaktadır.
2. Nail Karaçam: Polis Sabri Can, Mahir Özsoy, Hasan Ali Arıkan ve Sami Bal (Ülkü Ocaklarına bağlı faşistler) tarafından vurulmuştur.
3. Hıdır Aitınay: Ankara Emniyeti, İkinci Şube eski Müdürü Mustafa Erdoğan ve aynı şubede Komiser Selçuk tarafından hunharca öldürülmüştür.
4. Doktor Necdet Güçlü: İbrahim Doğan (Ülkü Ocaklarına bağlı faşist) tarafından,
5. Necmettin Giritlioğlu: Kâzım Soyuncu tarafından,
6. İlker Mansuroğlu: Sabri Can, Mahir Özsoy ve Sami Bal tarafından,
7. Mehmet Cantekin: Semih Topçu ve Abdülkadir Akpınar (Mücadele Birliği'ne bağlı gericiler) tarafından öldürülmüşlerdir.

Bütün bu kiralık katiller halen İstanbul Emniyet Teşkilatında, sıkıyönetimin emrinde çalışmaktadırlar.
Bugünkü iktidar tarafından, ortaokul öğrencileri dahi sınıf diktatoryası kurmaktan yargılanırken, siyasi cinayetlerin katilleri korunmakta ve taltif almaktadırlar. Cinayetlerle ilgili sivil mahkemelerdeki bir kısım dosyalar yok edilmiştir.

Kaynakça
Kitap: Savunma
Yazar: Deniz Gezmiş
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir