Türk Siyaseti ve Türkiye Siyasi Tarihi - Video Projesi - Türk ve İslam Tarihi - Türk Dna'sı

Deniz'i Yaratan Mücadele: Ulusal Kurtuluş Mücadelesi

27 Mayıs 1960 Devrimi, Amerika ve Amerikan Gladyo'suna karşı kazanılmış bir savaştır.
Ardından Deniz Gezmiş gibi Kahraman Atatürkçü'lerin mücadeleleri ile Amerikan Gladyosu yok olma noktasına geldi.
Ve sonunda 12 Mart 1971 Muhtırası ile Amerikan Gladyosu yeniden güç kazandı.

Deniz'i Yaratan Mücadele: Ulusal Kurtuluş Mücadelesi

Mesajgönderen TurkmenCopur » 04 Oca 2011, 20:02

Deniz'i Yaratan Mücadele: Ulusal Kurtuluş Mücadelesi

Deniz'in doğduğu yıllar Türkiye'nin tekrar bir sömürgeleşme sürecine girdiği ilk yıllardı. Türkiye Atatürk'ü ve devrimci yolunu kay-bedeli henüz 10 yıl ancak olmuştu. Ancak Türkiye bu arada belki bir 50 yıl geriye giderek, tekrar yabancı hakimiyetinin ortaya çıktığı bir ülke olmuştu. Ülkede ABD'nin sözü ve ABD'nin parası geçiyordu. ABD'nin dayattığı bir politik sistem kurulmuş, halk şiddetli bir baskı altına alınmıştı. O yıllarda Türkiye Atatürk'ün bıraktığı Türkiye değildi ama dünya tam da Atatürk'ün izinden, onun kaldığı yerden gitmekteydi. Ulusal Kurtuluş Savaşları çağını Atatürk başlattı. Deniz doğduğunda o çağ baharını yaşıyordu.

Her devrimin temelinde güçlü bir çelişki yatar. Ona enerji veren ve hareketi yaratan çelişkidir bu. Deniz'in varlığını yaratan çelişki de buydu: Atatürksüz Türkiye ve Atatürklü dünya arasındaki çelişki. Afrika'da, Ortadoğu'da, Asya'da, Latin Amerika'da Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri verenler göğüslerinde Atatürk'ün portresini taşırken Türkiye'de rejim bu mücadelenin karşısında yer alıyordu. Bu çelişki kabul edilemez ve ille de değiştirilmesi gereken bir dünya gerçeğinin bir Türk gencinde yarattığı çelişkidir. Bu çelişki Deniz'in zekasında ve enerjisinde pırıl pırıl bir devrimci genç yaratmıştır. Bir yanda 6. Filo'yu denize döken, ABD konsolosunun arabasını yakan gençler, diğer yanda onların karşısında, ABD elçilerinin önünde el pençe divan duran iktidar liderleri.

Bu Atatürkçü Türkiye ile Atatürksüz Türkiye arasındaki çelişkiydi aynı zamanda. Deniz'lerin eylemi bu çelişkiyi yüreklerde bir sızı olmaktan çıkarıp tüm halkın bilincine yeniden oturttu. Halkın özlediği başı dik tavrı "Mustafa Kemal" yürüyüşleri yapan gençler alıyordu ve gençlik hareketi halkın gözünde büyük itibar kazanmıştı. Ülkedeki atmosfer değişmişti. Çünkü artık Deniz'ler vardı.
Ancak Deniz'lerin mücadelesini yalnızca bağımsız bir Türkiye mücadelesiyle sınırlı tutarsak da yanılmış oluruz. Onların gözü tüm ezilen dünyanın mücadelesindeydi. Hareket geliştikçe anti-emperyalist tavır keskinleşti. Ulusal Kurtuluş Mücadelesi kendi özünü buldu. Bir ülkedeki mücadele tüm ezilenlerin mücadelesini tetikliyordu.

Deniz FKÖ'nün (Filistin Kurtuluş Örgütü) Arapça yazılı kimliğini taşıdı, Filistin'e gitti. Kimi buna bir macera diyebilir. Bizce böylesi görüşler dünya çapında yaşanan mücadeleyi idrak kabiliyetinden yoksunluğun eseridir. Yapılan yanlıştır veya doğrudur fark etmez; işin esası Deniz'in bir Türk genci olarak ezilen dünyanın bir çocuğu olmasından kaynaklanır. Deniz o gerçeği yaşamış, onu teneffüs etmiştir. Deniz'i yaratan mücadele hiç şüphesiz emperyalistlerle ezilen uluslar arasında yaşanan Ulusal Kurtuluş Mücadelesidir. İşte şimdi bu mücadeleyi atlayıp emperyalistlerin yedeğine düşenler ne solculuktan ne de Deniz'i sevmekten bahsetmelidir.

Kaynakça
Kitap: Savunma
Yazar: Deniz Gezmiş
Kullanıcı avatarı
TurkmenCopur
Genelkurmay Başkanı
Genelkurmay Başkanı
 
Mesajlar: 13983
Kayıt: 29 Eki 2010, 17:26

Dön 1960-1971: Cumhuriyetimizin 1. Yükseliş Dönemi ve Cumhuriyetimizin 2. İhanet Dönemi

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir